Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Erkek



Erkekler için dırdır rehberi
Erkekler için dırdır rehberi Dırdıra Karşı Savunma Yolları
      Birlikte olduğunuz erkeği seviyorsunuz... Çünkü, o yakışıklı, kültürlü, başarılı, dürüst ve size deliler gibi aşık... Ah bir de dırdırcılığı olmasa! Peki bu durumda ne yapılabilir? Her zaman kadınların geveze oldukları, vıdı vıdı yaparak erkeklerin hayatını kararttıkları ve küçücük bir sorunun üzerine saatlerce söylendikleri iddia edilir. Ama hiçbir kadın, sabahtan akşama kadar susmasa bile dırdırcı bir erkekten daha sevimsiz olamaz. Her şeye karışır Bu erkek bir kere her yaptığınıza karışmadan duramaz.

      "Bardağı niye masaya koydun? Sehpaya koysana...", Bence arkadaşlarınla haftaya buluş", "O dergiyi okuma, şu dergiyi oku", "O filme gitme, bu filme git" ve buna benzer bitmek tükenmek bilmez cümlelerle hem evdeki davranışlarınıza, hem de dışarıdaki hayatınıza müdahale eder. Sizin adınıza programlar yapar, her hareketiniz hakkında bir yorumu vardır. Hele ufacık bir hata yapmaya görün, günlerce bu hatayı başınıza kakarak sizi yer bitirir, sinek gibi vızıldanır.

Sürekli konuşur
      Başlangıçta onun dırdırlarına karşı mücadele etmeye çalışırsınız. Kendinize ait bir hayatınız olduğunu ve evdeki bazı işlerin nasıl yapılacağını sizin daha iyi bileceğinizi ona kabul ettirmeye uğraşırsınız. Fakat kısa bir süre sonra vazgeçersiniz, çünkü başaramayacağınızı anlarsınız. Dırdırcı erkek kavgacı değildir, bağırıp çağırmaz, alçak sesle söylenir de söylenir. Eski hatalarınızı, en küçüklerini bile ısıtıp ısıtıp önünüze getirir ve sizde sinir diye bir şey bırakmaz. Ruh sağlığınızı korumak adına her dediğini kabul etmeye, her şeyi onun istediği gibi yapmaya başlar hale gelirsiniz.

Çılgına döndürür
      Oysa yapmanız gereken şey, mücadeleden vazgeçmek değil, başka bir yol denemek. Bir ilişki sadece bir tarafın istekleriyle yürümez ve siz her ne kadar onu bu haliyle kabul ettiğinizi sansanız da bilinçaltınızda ona karşı diş bilemeye başlayabilirsiniz. Ne bağırıp çağırmanız, ne de onun robotu haline gelmeniz işe yaramaz. Sessizce bildiğinizi okuyun, yani pasif direnişe geçin. Bu şekilde davranırsanız mümkün değil sizinle başa çıkamaz.Birlikte olduğunuz erkeği seviyorsunuz... Çünkü, o yakışıklı, kültürlü, başarılı, dürüst ve size deliler gibi aşık... Ah bir de dırdırcılığı olmasa! Peki bu durumda ne yapılabilir? Her zaman kadınların geveze oldukları, vıdı vıdı yaparak erkeklerin hayatını kararttıkları ve küçücük bir sorunun üzerine saatlerce söylendikleri iddia edilir. Ama hiçbir kadın, sabahtan akşama kadar susmasa bile dırdırcı bir erkekten daha sevimsiz olamaz. Her şeye karışır Bu erkek bir kere her yaptığınıza karışmadan duramaz.

      "Bardağı niye masaya koydun? Sehpaya koysana...", Bence arkadaşlarınla haftaya buluş", "O dergiyi okuma, şu dergiyi oku", "O filme gitme, bu filme git" ve buna benzer bitmek tükenmek bilmez cümlelerle hem evdeki davranışlarınıza, hem de dışarıdaki hayatınıza müdahale eder. Sizin adınıza programlar yapar, her hareketiniz hakkında bir yorumu vardır. Hele ufacık bir hata yapmaya görün, günlerce bu hatayı başınıza kakarak sizi yer bitirir, sinek gibi vızıldanır.

Sürekli konuşur
      Başlangıçta onun dırdırlarına karşı mücadele etmeye çalışırsınız. Kendinize ait bir hayatınız olduğunu ve evdeki bazı işlerin nasıl yapılacağını sizin daha iyi bileceğinizi ona kabul ettirmeye uğraşırsınız. Fakat kısa bir süre sonra vazgeçersiniz, çünkü başaramayacağınızı anlarsınız. Dırdırcı erkek kavgacı değildir, bağırıp çağırmaz, alçak sesle söylenir de söylenir. Eski hatalarınızı, en küçüklerini bile ısıtıp ısıtıp önünüze getirir ve sizde sinir diye bir şey bırakmaz. Ruh sağlığınızı korumak adına her dediğini kabul etmeye, her şeyi onun istediği gibi yapmaya başlar hale gelirsiniz.

Çılgına döndürür
      Oysa yapmanız gereken şey, mücadeleden vazgeçmek değil, başka bir yol denemek. Bir ilişki sadece bir tarafın istekleriyle yürümez ve siz her ne kadar onu bu haliyle kabul ettiğinizi sansanız da bilinçaltınızda ona karşı diş bilemeye başlayabilirsiniz. Ne bağırıp çağırmanız, ne de onun robotu haline gelmeniz işe yaramaz. Sessizce bildiğinizi okuyun, yani pasif direnişe geçin. Bu şekilde davranırsanız mümkün değil sizinle başa çıkamaz.

Aklı erenler “İnsanlar konuşa konuşa...” demişler...
Erkekler için dırdır rehberi       İyi demişler hoş demişler de galiba “ayar” tutturamayanları hesap edememişler!
      Herkesin yakınında veya çevresinde bir “Lafazan”ı vardır mutlaka. Zaman gelir kaçacak delik ararsın... Zaman gelir bir büyük rakı içmiş gibi olursun... Hatta strese dahi girersin... Lakin, saygıdan ya da sevgiden “gık”ını bile çıkaramazsın.
      (......)
      Lafazanlığın pirleri de “çağın asileri” kadınlarmış. Çünkü kadında “gevezelik geni” varmış. Ayrıca konuşmak kadını fena halde rahatlatıyormuş.
      Burada bir parantez açıp herhangi bir kastımızın olmadığını vurgulayalım ki hanımlar gönül neyim koymasınlar. Çünkü bunları ben değil, konunun uzmanları söylüyor.
      Şimdi mevzuyu gevezelikten alıp, evliliğin tadı-tuzu “dırdır”a taşıyalım ve ilginç bir araştırmayı aktaralım...
      Dokuz bin erkeğe “Eğer bekar olsaydınız eş olarak yine aynı kadını seçer miydiniz?” diye sormuşlar.
      Yiğitlerden iki bini “hayır” yanıtını vermiş. Bir sürü neden sıralamışlar ama ilk sırayı “kadınların dırdırı” almış!
      Biliyorum ki hanımlar yine gönül koyacak, ama hemcinslerimin safında yer alıp onlara akıllar vermek durumundayım!
      Dırdırdan mustarip evli beyler... İşte size “kurtulma” rehberi(!)

      Uzlaşmak için “sen” ya da “ben” kelimelerini fazla kullanmadan “biz”le başlayan cümleler seçin. Unutmayın ki, her bulmaya çalıştığınız çözümde onunla ilgili şeylerin değişmesi gerektiğini tekrarlarsanız dırdır asla bitmez. Bu yöntemin başarı ihtimali yüzde 48’miş...

      Gerginliği azaltmak için ağır ağır ve ses tonunuzu yükseltmeden konuşun. Bu hem gerginliği azaltır, hem de eşinizin beynine oksijen gitmesini sağlayarak biraz daha mantıklı olmasına yol açar. Sakinlik her daim şart. Başarı ihtimali yüzde 38’miş...

      Yapacağınız bir yanlış mimik bile işlerin çığırından çıkmasına ve dırdırın devam etmesine neden olabilir. Çaresi, yüzünüzdeki ifadeyi kontrol atlına alarak ona güven vermektir. Yöntemin başarı ihtimali yüzde 21’miş...

      Dırdırın arkası kesilmiyorsa, ona “bu konuyu tartışalım” diyerek yemeğe çıkmayı teklif edin. Yani şaşırtın. Bu yöntemdeki başarı ihtimali yüzde 12 olarak hesaplanmış...

      Ve en zor olanı yapın: Dinleyin... Başarı ihtimali yüzde on olsa da kesin çözümlerden biridir. Unutmayın ki siz onu dinlemediğiniz, en azından dinlermiş gibi görünmediğiniz sürece susmayacak, aksine şiddeti artırarak devam edecektir.

      Kimseyi rencide etmek gibi bir niyetimiz yok, olamaz da. Amaç, meşakkati bol şu ortamda asık yüzleri birazcık da olsa tebessüm ettirebilmek. Yine de asma budadıysak affola. Erkekler için dırdır rehberi














Kaynak: Vatan - zennube.com




Google