Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Güzellik - Bakım
Giyim - Moda
Hamilelik - Annelik
Kadın Sağlığı
Magazin
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Yaşlanma etkilerine karşı güzellik önerileri
Yaşlanma etkilerine karşı güzellik önerileri       Günümüzde estetik operasyonların yerini almaya başlayan kozmetik ürünler sayesinde kadınların korkulu rüyası haline gelen yaşlılık artık tarihe karışıyor.

      Doğal yaşlanma sürecinde kırışan cildinizi zengin içerikli anti-aging ürünlerle besleyin.

      Doğal yaşlanma sürecine giren cilt kırışmaya ve elastikiyetini kaybetmeye başlar. Kronolojik yaşlanmaya çevresel etkenler de eklenince, orta yaştaki kadınların çoğunluğunda derin kırışıklıklar meydana gelir. İşte bu dönemde anti-aging etkili ürünler devreye giriyor. Kozmetik ürünler cildin dokusunu onarıyor, nem seviyesini artırıyor, rengini dengeliyor.

      Bilim adamları cilt yaşlanmasının temel sebebinin kolajen eksikliği olduğunu belirtiyor. Cildin temel taşı olan kolajen cilt dokusunun yüzde 80’ini oluşturuyor.

      Siz de estetik operasyonlara gerek kalmadan kolayca kırışıklıklarınızdan kurtulabilir, eski sıkı cildinize kavuşabilirsiniz.

      Kimi kozmetik, kimi ise dermatolojik olan bu ürünler kadınların hayatını kolaylaştırıyor. Bu ürünlerden bazıları lifting yaparken kırışıklıkları açan içeriğe sahip, bazıları da çatlama, sarkma ve cilt incelmesine karşı cilt bariyerini koruyor ve yaşlanma sürecini durdurarak zarar görmüş cildi yeniliyor.

      Her yaştaki cildin ilk ihtiyacı hiç şüphesiz nem. Anti-aging’lerinizi seçerken mutlaka nemlendirici özelliği olan ürünleri alın. Yaş ilerledikçe cilt, ölü deri hücrelerini atamaz hale gelir ve bu ölü deriler cilt yüzeyinde birikerek yeni hücre oluşumunu yavaşlatır. Tüm bunların sonucunda karşımıza kalınlaşmış, kuru ve mat bir cilt çıkar.

      Cilt yaşlanması sürecinde, güneş ışınlarının da suçu olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Çünkü ciltteki yaşlanma izlerinin yaklaşık yüzde 70’inin UVA ve UVB ışınlarının zaman içindeki etkisinden kaynaklandığı ve zamanla oluşan kronolojik doğal yaşlanma izlerinden fazla olduğu biliniyor. Her biri anti-aging teknolojisinde yeni bir çığır açan ürünler cilt yapınızın ihtiyacına göre sınıflandırılabiliyor. Havyar özlü cilt kremleri, kolajen içeren kremler ve maskeler, hyalüronik asit, asetil hekzapeptit içerikli ürünler sabah akşam temiz cilde düzenli olarak uygulandığında harikalar yaratabiliyor.

Yorgun görüntüyü üzerinizden atın
      Bazı günler insan yataktan kalkmak istemez. Yüzünüz neredeyse on yaş birden yaşlanmış, saçlarınız birbirine karışmıştır. Böyle anlarda hayata küsmeyin ve kalkıp silkelenin. İşte size tepeden tırnağa yenilenmenizi sağlayacak ipuçları...

GÜNE DUŞ ALARAK BAŞLAYIN
      Sabah erken kalkmaya özen gösterin. Güne bir duş alarak başlayın. Böyle zamanlarda kullanmak için evinizde aroma terapi etkisi olan duş jelleri veya yağlar bulundurun. Özellikle limon, bergamot, greyfut, portakal, mandalina okaliptüs kokuları hızla enerjinizi yükseltir. Banyoda daha uzun kalmaya vaktiniz varsa SPA minareleri taşıyan ürünlerle vücudunuzu ovalayın sonra durulayın. Böyle maddeler cildi canlandırır. Hatta bazı insanlar eklem ağrılarını bile hafiflettiğini söylüyorlar. Hafif peeling etkisiyle deriyi yumuşatır, nemlendirir, kan dolaşımını hızlandırır ve böylece cildinizde solgun görünümünden eser kalmaz.

DOĞAL RENKLER KULLANIN
      Yüzünüze yapacağınız krem peeling cildi canlandırır . Ama cildiniz hassas ise veya peeling ile uğraşmaya vaktiniz yoksa çok yumuşak bir bezle hafifçe ovalayın. Bu işlemi haftada bir kez tekrarlayın. Enerjinizin düşük olduğu günlerde keskin renkler, koyu gölgeler, kırmızı rujlar kullanmayın, dudaklarınıza pembe, şeftali gibi ten rengine yakın bir ruj sürün. Bu renk seçimi yüzünüzde yorgunlukla artan kontrastları azaltır. İfadeyi yumuşatır. Kırık gölgeleri gizler. Toz pembe, çilek pembesi, şeftali gibi tonlardaki rujlar, pembe allıklar, belli belirsiz farlar ciltleri her zaman daha gergin ve ışıltılı gösterir.

KOYU RENK FAR SÜRMEYİN
      Göz makyajina, göz çevresi kreminizi sürerek başlayın. Işık yansımalarını önleyen bir kreminiz varsa daha iyi sonuç alırsınız. Seçeceğiniz kapatıcı ürün yumuşak, sürümü kolay, kremsi dokuda olmalı ve kurumamalıdır. Kapatıcıyı fondötenin altına değil, üzerine sürün. Gözlerinizin altındaki morluk çok fazla ise, kapatıcıyı fondötenin hem altına hem üstüne sürün. Yorgun veya neşesiz olduğunuzda kesinlikle koyu renkli far kullanmayın. Kapatıcıdan sonra lacivert veya yeşil bir sürme çekin, rimelinizi sürün.

Bunları yapmayın
1- Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı mı kullanıyorsunuz?
      Zararı:
Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde ‘nemlendiricidir’ yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.

      Ne yapmak gerekir? Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendirmeye yardımcı olup cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi tercih edin. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.

2- Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez mi peeling işlemi yapıyorsunuz?
      Zararı:
Peeling ölü hücrelerin atılması konusunda cildiniz için yaralı olabilir. Ancak fazlası yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağı keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır. Gece de retinoid gibi dökücüleri içeren krem sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu işlemler cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.

      Ne yapmak gerekir? Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem, hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici edinin. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, rahatlatıcı jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinize yardımda bulunun.

Kaynak: Vatan




Google