Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Hamilelik - Annelik
Giyim - Moda
Güzellik - Bakım
Kadın Sağlığı
Magazin
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Çocuğunuzun dilinden anlamak için...
Çocuklarla iyi geçinmek için Annemle babamı nasıl çıldırtırım?
      Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, çocuklarının soruları ve davranışlarıyla kendilerini çıldırttığını söyleyen aileleri uyardı: Anlayışlı olun! ..

      Her çocuk sorduğu ilginç sorular ya da edindiği birtakım alışkanlıklar nedeniyle, zaman zaman ebeveynlerini çıldırmanın eşiğine getirebilir. Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul; bu durumu yaşayan anne-babalardan gelen soruları yanıtladı ve çocukların aileleri çileden çıkaran davranışlarıyla başa çıkmanın yollarını açıkladı:

      Oğlum her gece altını ıslatıyor. Bu durumu engellemek için ne yapabilirim?
      Gece işemelerinin 4 yaşından itibaren ortadan kalkması beklenir. Ancak bazı çocuklarda bu sorun ilkokula kadar sürebilir. Çocuk ilkokuldan sonra da gece altını ıslatıyorsa, ortada bir problem vardır. Çocuğun altını ıslatması, psikolojik sorunlara bağlanır. Bunun ne zamandır devam ettiği ve ne şekilde olduğu önemlidir. Doğduğundan beri altını ıslatan bir çocuk ile 3 yaşında altını ıslatmayı bırakmış ama sonra tekrar başlamış bir çocuk arasında fark vardır. Kardeş doğumu, yakınlardan birinin hastalığı ya da ölümü, gece korkuları, ruhsal sıkıntılar, idrar yollarındaki taş, idrar yolu iltihabı ya da gece uykusunda geçirilen epilepsi nöbeti; çocuğun altını ıslatmasına neden olabilir. Çocuk altını bilerek ve isteyerek ıslatmaz! O yüzden onu cezalandırmak, tehdit etmek veya aşağılamak sonuç vermez. Onu engel olamadığı bu durum karşısında aşağılarsanız, kendine güvenini kaybedecektir. Bunun yerine bazı önlemler almayı deneyin. Çocuğunuza gece yatmadan önce sıvı vermeyin. Yatmadan önce ve yattıktan bir saat sonra tuvalete girmesini sağlayın. Gerekirse sabaha karşı, onu bir kez daha tuvalete götürün. Bütün bu önlemler işe yaramazsa, çocuğunuzu doktora götürün. Ortada fiziksel bir neden yokken altını ıslatıyorsa, bir psikiyatristten yardım alması gerekebilir.

ONA MASAL OKUYUN
      Çocuğum çok geç yatıyor ve yeterince uyumuyor. Bu konuda ne yapabilirim?
      Çocukların uyku sorunu yaşamalarının tek sorumlusu ailenin davranışlarıdır. Uyku saati çocuklara kazandırılması gereken ilk alışkanlıktır. Büyüme hormonları uykuda çalışır yani uyku çocuk için çok önemlidir. Bu nedenle onun bir uyku düzeni edinmesini sağlayın. Anne çocuğa, "Git, yat. Uyku saatin geldi" dediğinde, baba biraz daha oturmasına izin verirse çocuğun bütün programı bozulur. Çocuğun uykusunun kaçmasına izin vermeyin. Özellikle babalara, çocukları yatarken onlara masal okumalarını tavsiye ediyorum. Çocukların doğumdan sonra sık gözlenen gece uyanmaları, bir-iki yaşından sonra azalarak devam edebilir. 3 yaşından sonra ise, çocuk gece bir ya da iki kez uyanabilir ve normalde tekrar uyuması beklenir. Tekrar uyuyamayan çocuğa, masal okumakta yarar vardır. Uyku düzeni bozuk olan çocuk, ertesi gün sinirli ve huysuz olur. Bu nedenle bir uzmandan yardım alması gerekir. Uzman ilaç öneriyorsa bu konuda çekimser davranmayın. Çocuğunuzun uyku sorunu 3 aydır sürüyorsa, bu sorunu çözme vaktiniz gelmiş de geçiyordur.

TELEVİZYON SAATİ OLSUN
      Kızımı televizyon başından alamıyorum. Ne yapabilirim?
      Televizyon bağımlılığının en büyük göstergesi; çocuğun vaktinin çoğunu televizyon karşısında geçirmesi ve televizyon seyretmesi engellendiğinde huzursuzluk yapmasıdır. Aileler, televizyon seyretmesine engel olmadıkları sürece, televizyonun çocuklarının yaşantısında ne kadar önemli bir yeri olduğunu fark edemiyor, fark ettiklerinde ise çok geç kalmış oluyorlar. Çocuğun televizyon izleme saatlerinin önceden belirlenmesi gerekir. Onun, bu saatler dışında başka şeylerle ilgilenmesi sağlanmalıdır. Oyuncakları ile oynamak, ebeveynlerinin ona masal okumaları ya da birlikte resim yapmak çocuğa sunulacak alternatifler arasında yer alabilir. Anne-babalar meşgul olduklarında, çocuğu televizyon karşısında unutmamalıdır. Çocuğunuzun televizyon bağımlısı olmasını engellemek için ona hayat boyu edineceği alışkanlıklar kazandırın ve televizyon seyretme saatlerini sınırlayın. Sadece belirli programları izlemesine izin verin ve sonra televizyonu kapatın.

EVE ABUR CUBUR ALMAYIN
      Çocuğum sağlıklı beslenmiyor. Sürekli abur cubur yiyor. Onu bu alışkanlığından nasıl vazgeçirebilirim?
      Zayıf çocuklar ne kadar sağlıksız görünüyorlarsa, kilolu çocuklar da o kadar sağlıksızdır. Kilolu çocukların ileride kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski yüksektir. Çocukları abur cubura yönlendiren en önemli neden; televizyon ve reklamlardır. Çocuğunuza normal yemek saatlerinde sağlıklı yemek yeme alışkanlığı kazandırın. Haftada sadece bir ya da iki gün abur cubur yemesine izin verin. Genel olarak eve abur cubur alınmıyorsa, zaten çocuk bu alışkanlığı edinmez.

Siz değişirseniz, o da değişecektir! Çocuklarla iyi anlaşmak için
  • Çocukluk çağının önemi yalnızca hayatın ilk yılları olması değildir. Bu yıllarda edinilen davranışlar yaşam boyu süren alışkanlıklar halini alır.
  • Çocukluk çağı dediğimiz ilk 10 yıl, kişilik gelişimi için önemlidir. Yaşama sağlıklı başlamak, ruhsal ve bedensel gelişimin olumlu bir seyir izlemesini sağlar.
  • Çocuklarımızın hareket ve davranışlarının başlıca sorumlusu bizleriz. Onların her davranışı bizim ya da eşimizin ona olan davranışlarıyla ilgilidir. Biz sinirli ve öfkeli davranıyorsak, onlar da sinirli ve öfkeli davranacaktır.
  • Çocuklarımızda sevmediğimiz ve tasvip etmediğimiz davranışlar gözlemlediğimizde, önce kendi davranışlarımızı gözden geçirmeliyiz. Kendimize, 'Ben nerede hata yaptım?' sorusunu sormalıyız.
  • Biz söylediklerimizden çok yaptıklarımızla çocuklarımıza örnek oluyoruz. Onlara karşı davranışlarımızı düzelttiğimizde, onların davranışlarının da düzeleceğini sakın unutmayın.
  • Davranış konusunda yalnızca eşinizi suçlamak yerine, 'benim de şu davranışlarım hatalı' diye düşünüp bunları değiştirmeye çalışın. Bunu yaparsanız, çocuğunuzun davranışlarının da olumlu yönde değiştiğini göreceksiniz.
  • Çocuklar çok zekidir. Bu yüzden onlara söylediğiniz her sözü inceden inceye planlayın. Çünkü siz, söz ve davranışlarınızla onlara model oluşturuyorsunuz. Örnek alınan model kötü olursa, ortaya çıkan insan da kötü olacaktır.
  • Hiçbir zaman 'artık çok geç' diye düşünmeyin. Hangi yaşta olurlarsa olsunlar biz davranışlarımızı değiştirdiğimizde, çocukların da davranışları değişecektir. Unutmayın ki çocuklar, kötü davranışlarını sürdürme konusunda sandığınız kadar ısrarlı değillerdir.

    Tutturmasına izin vermeyin
          Çocuğun istediği her şeyin olması için tutturması ruhsal bir hastalık belirtisi olmasa bile, anne-babalara çok fazla eziyet çektiren bir durumdur. İstedikleri yerine getirilmediği zaman tutturan çocuklara, ebeveynler başlangıçta direnebiliyor ama sonra tahammülleri kalmadığı için onun isteklerini yapıyorlar. Bu durumda çocukların aldıkları mesaj; 'Ne kadar çok ısrar edersem, isteklerimi o kadar çok yaptırırım' oluyor. Çalışan annelerde bu durum daha çok gözleniyor. Tutturan çocuğa karşı kararlı ve tutarlı olmak gerekiyor. Çocuğunuza 'olmaz' dediğiniz anlarda ısrarlı olun. Ağzınızdan 'hayır' lafı çıktıktan sonra, onun istediğini yapmasına izin verirseniz, çocuğun kafası karışacaktır. Çocuğunuzun elinde oyuncak olmamak için, 'evet' dediğiniz şeyler evet, 'hayır' dediğiniz şeyler ise hayır olarak kalmalıdır. Böyle yaparsanız, çocuğunuzun tutturma sorunundan kısa sürede kurtulmayı başarabilirsiniz.

    Çocuğunuzla inatlaşmayın
    Çocuğumla nasıl iyi geçinirim       Bazen çocuklar her söylenilene karşı gelir ve tepki verir. Çocuğa çok karışan ve onun her yaptığına müdahale eden anneler, onun tepkisi ile karşılaşırlar. Bu durumda yapılması gereken temel iş, çocukla zıtlaşmamak ve onun yapılması makul olan isteklerini yerine getirmektir. Bütün çabalarınıza rağmen çocuğunuz sizinle zıtlaşmayı sürdürüyorsa, psikiyatrik bir yardım almak ve onun ilaç kullanmasını sağlamak gerekebilir.

    Açık açık konuşun
          Çocuklarınızın isteklerini iyi dinleyin. Olanaklarınızı çok zorlamayacak şeyleri, onu çok yalvartmadan yapın. Yapamayacağınız şeyleri ise, çocuğa açık ve net bir şekilde izah edin. Çocuğunuz bütün bunlara rağmen sözlerinizi dinlememeye devam ediyorsa, o zaman onunla ilişkilerinizi tekrar gözden geçirin. Ailelerine kızgın olan ya da aile içi sorunlar nedeniyle mutsuz olan çocuklar söz dinlemezler. Bu yüzden, çocuğunuzun neden böyle davrandığını araştırın. Çocuklar doğuştan inatçı olmaz. İnatçılık sonradan kazanılan bir özelliktir. Çocuğunuz inatçılık yapma konusunda çok ısrarlıysa, siz kendi davranışlarınızı gözden geçirip 'ben nerede hata yaptım' sorusunun yanıtını aramaya başlayın.

    Yalanlarının nedenini bulun
          Yalancılık her zaman kötü bir karakterin belirtisi değildir. 4-5 yaşlarındaki çocuklarda yalancılık, hayal dünyasının belirtisidir. Yalanın neden söylendiği önemlidir. Yalan söylediği zaman, ona büyük tepkiler vermeyin. Çocuklar arada bir yalan söyleyebilir. Yalan söylemeleri, ilgi çekme arzularından da kaynaklanıyor olabilir.

    Kaynak: Sabah




    Google