Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Hamilelik - Annelik
Giyim - Moda
Güzellik - Bakım
Kadın Sağlığı
Magazin
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Çocuk sağlığı rehberi
Çocuk sağlığı rehberi
Çocuğunuzun doktoru olun
      Prof. Dr. Murat Tuncer, Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu ve Prof. Dr. Hilal Mocan'dan çocuk sağlığı rehberi... Sağlıklı çocuk yetiştirmenin ve hastalıklara karşı alabileceğiniz önlemlerin tüm reçetesi bu dosyada...

İşte bu dosyada cevabını bulacağınız sorulardan bazıları:
  • Çocuğum hasta mı, ne zaman doktorumu aramalıyım?
  • Sağlıklı çocuk yetiştirmek için en önemli 10 öneri.
  • Çocuklarınızı kanserden koruyacak 10 önemli bilgi.
  • Yazın çocuğuma televizyon kısıtlaması getirmeli miyim?
  • Seks hakkında çocuğunuzun bilmesi gerekenler.
  • Çocuğunuz için hangi sporu seçmelisiniz?
  • Çocukları kazalardan koruma yolları.
  • Alerjilere karşı ne yapılmalı?
  • Aşı, alerji yapar mı?
  • Büyümesi normal mi?
  • Sık tekrarlayan enfeksiyonlardan çocuğumu nasıl korurum?
  • Ateş, ishal ve kusma ne zaman tehlikeli olur?

    ÇOCUĞUN HASTA OLDUĞUNU ANNELİK İÇGÜDÜSÜ SÖYLER
          'Çocuğum gerçekten hasta mı' sorusunun yanıtını bulmak için tıp uzmanı olmaya gerek yok! Çünkü çocuğun hasta olduğunun en doğru habercisi annelik içgüdüsüdür! Eğer anne çocuğunun hasta olduğunu hissediyorsa fazla düşünmeden bir doktora gidilmelidir.

          Prof. Dr. Murat Tuncer; mükemmel anne baba olmak isteyen aileler için hazırladığı 'Çocuk Sağlığı Rehberi' adlı kitabında hazırladığı önerileri anlattı:

    Çocuğum hasta mı, ne zaman doktorumu aramalıyım?
          Bu soru, çoğu ebeveynin sürekli aklına takılan bir sorudur. Aslında cevabı çok önemli olan bu soru, bebeğimizi doktora ne zaman götürmemiz yanıtını da orta koyacaktır. Genellikle anneler bebeklerin sağlığının iyi veya sorunlu olduğunu içgüdüleriyle hissederler. Ancak bebeğinizin sağlığı konusunda hemen doktora başvurmanız gerektiğini gösteren belirtileri şöyle sıralayabiliriz: Bebeğin nedensiz ağlaması, aniden soluklaşması, emmeyi reddetmesi, vücut ısısının düşmesi (koltuk altında 36 derecenin altındadır), vücut ısısının yükselmesi (koltuk altında 37.n derecenin üzeridir), kusması, vücudunda morarmalar, daha çok uyuması, ellerinden veya bacaklarından birini daha az kullanması, titremeleri, gözünde kayma, sık aralıklarla su gibi ve kötü kokulu kaka yapmaya başlaması, bir haftadan uzun süre hiç kaka yapmaması, karnında ciddi gerginlik bulunması, idrarının koyu renk veya kanlı olması ve idrarının kokusunun değişmesi... Bunun yanında annelerin hiçbir belirgin bulgu olmadan bebeklerinde normal olmayan bir şey hissetmeleri ve hislerinin devam etmesi; bebek için doktora başvurmanın en geçerli nedeni olabilir!

    Ailece yolculuğa çıkmak bebeğimizin sağlığını bozar mı?
          Bebeğinizle en kolay ve rahat yolculuk; henüz sadece anne sütü aldığı dönemde yapılandır! Bu bilinçle ilk 6 ayda her zaman yolculuk yapabilirsiniz. Ancak yolculuk yapacağınız araç çok önemli. Eğer uçak yolculuğuysa bazı konulara dikkat edilmeli. Biletinizi alırken önceden bebeğinizin olduğunu söyleyin ve yer rezervasyonunu en önde yaptırın. Uçağa ilk siz binin, en son siz inin. Böylece bebeğin daha rahat ortamda taşınması sağlanmış olur.

    UÇAKTAYKEN BEBEĞİ EMZİRİN
          Bebeğe mevsimine göre mümkün olan en az şeyler giydirip, yanınıza üzerini örtebileceğiniz pike türü bir örtü alın. Bebeği soymanız zor olur ancak örtmeniz kolaydır. Uçak havalanırken veya inerken, kabin basıncındaki değişiklikler bebeklerin kulakları tarafından çok yoğun hissedilir ve 'basınç etkisi' denen bir ağrı olur. Be nedenle, bu sırada bebekler ağlar. Bunu engelemek için bebeğinizi uçak kalkarken ve inerken emzirin veya emziğini verin. Bu sırada burnunu da burun damlalarıyla açın.

    Arabayla yolculuk yaparken nelere dikkat etmeli?
          Arabanızla yolculuk yapacaksanız kalabalık olmamaya özen gösterin. Ara sıra mola verip çocuğun hava almasını sağlayın. Yolculukta anne sütü daha sık aralıklarla verilebilir. Arabanızın hava filtresini mutlaka temizletmiş olun. Bebeğiniz sarsıntıdan kusuyorsa bazı ilaçlar verilerek yola çıkmak doğrudur. Bu konuda doktora danışın. Bebekleri araba koltuklarına bağlı olarak koruyun. Bebeğinizle şehir içinde yalnız yolculuk yapıyorsanız bebek koltuğunu ön koltuğa ters yönde, yalnız değilseniz arka koltuğa sabitleyin.

    TATİLDE BESLENMEYE DİKKAT!
          Tatile çıkmadan bebek sağlığı için aileler yanlarına neler almalı?
          Beslenme; seyahatlerin en önemli konusudur. Yolda ve gideceğiniz yerde beslenme olarak bebeğinizin ihtiyaç listesi çok önemlidir. Hazır mamayla beslenen bebeklerde biberonlar ve sterilizasyon için gereken malzemeleri taşımanızı öneririm. Bazı kavanoz mamaları da size beslenme konusunda yardımcı olabilir. Ağızdan ve fitil olarak kullanılabilecek ateş düşürücüler unutulmamalı. Sivrisinek sokmaları ve alerjik reaksiyonlar için ağızdan kullanılabilecek bir antialerjik şurup ile deriye sürülen kaşıntı giderici bir kremin yanınızda bulunması önemlidir. Acil kullanım söz konusu olmadığı için antibiyotik taşımanıza gerek yoktur. Ayrıca antibiyotik mutlaka doktor kontrolünde alınır. Bebekler için olan güneş yağı, nemlendirici, bebek şampuanı, pişik kremi ve göz damlaları da sizi ve bebeğinizi tatilde bir hayli rahatlatır.

    Çocukları kanserden koruyacak 10 öneri
    Çocuk sağlığı rehberi       Gündelik hayatta küçük önlemler alarak çocuğunuzu kanserden korumanız mümkün. Hamileyken ve sonrasında yanında sigara içmeyerek, kanserojen maddelerden ve radyasyondan kaçınarak, fast food beslenmeden koruyarak, spor yaptırarak ve aşılarını ihmal etmeyerek kanser riskini azaltabilirsiniz

          Prof. Dr. Murat Tuncer; mükemmel anne baba olmak isteyen aileler için hazırladığı 'Çocuk Sağlığı Rehberi' adlı kitabında yer alan önerileri anlattı. Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı da olan Prof. Dr. Tuncer, çocuklarınızı kanserden koruyacak 10 altın öneride bulundu:

    1- SİGARA VE ALKOL:
          Türkiye'de her iki çocuktan biri sigarayla etkilenecek şekilde karşılaşıyor. Sigara; tüm kanserlerin üçte birinden ve akciğer kanserlerinin de yüzde 90'ından sorumlu. Evde sigara içen birinin varlığı ya da annenin sigara içmiş olması çocuklardaki lösemi ihtimalini üç kat artırıyor. Özellikle hamilelik döneminde alkol alan annelerin çocuklarında kanser riski artıyor.

    2- ÇEVRE KANSEROJENLERİ:
          Çevremizde farkında olmadan karşılaştığımız birçok kanserojen, yani kansere neden olan madde var. Örneğin; asbest, erionit içeren ev yapımı malzemeler ve toprak, ağır metal üreten fabrika artıkları, arsenik, PVC kesimi yapılan fabrikalar, elektromanyetik alanlar, hamilelik ve emzikli dönemde kullanılan kimyasal saç boyaları kanser riski yaratır.

    3- BESLENME:
          Kanser riskini azaltan en önemli beslenme tarzı anne sütü ile beslenmedir. Fast food'lardan, gazlı ve hazır içeceklerden kaçınmak da kanserlerin yaklaşık üçte birinden sorumlu olan önemli bir riski azaltmaktadır. Özellikle çocukları cezbeden ancak hiç de sağlıklı olmayan yüksek kalorili atıştırma amaçlı yiyeceklerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Böylece hem farkında olmadan aldıkları kanserojenleri uzaklaştırmış, hem de onları obeziteden korumuş oluruz. 'Na-benzoat' ve 'askorbik asit' içeren hazır içecekler de zararlıdır. Ayrıca cocuklarınıza aşırı tadlandırıcı içeren diyet ürünler vermeyin.

    4- FİZİKSEL AKTİVİTE:
          Erken yaşta başlanan uygun fiziksel aktivite ve düzenli spor, yaşam boyu sağlıklı bir vücut için gereklidir. Fiziksel aktivitenin yaşamımızın bir parçası haline getirilmesi tüm yaşam boyu kanser riskini ciddi şekilde azaltır. Bu azaltıcı etki; hem obeziteyi önlemesi, hem de doku oksijenlenmesini artırması sayesinde oluşur.

    5- GENETİK YATKINLIK:
          Kanserlerin yüzde 5 ila 10'unun genetik kökenli olduğunu ve genetik yapımızın riskimizi artırdığını bilin. Ailenizde kanser varsa; yatkınlık söz konusu olabileceğinden, çocuklarınız için oluşabilecek risklerden uzaklaşmak çok daha fazla önem taşır. Özellikle ailenizdeki kanser vakalarını aile doktorunuza danışarak, erken tarama ve kontrol programlarına nasıl başlanacağı hakkında bilgi edinmelisiniz.

    6- BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE AŞILAR:
          Menenjit aşısı olan çocukların daha az lösemiye yakalandığı bilinmektedir. Birçok aşı, bağışıklık sistemini erkenden uyararak olgunlaşmasına yardım eder ve kanser oluşumuna karşı bağışıklık sisteminin bilinçlenmesine yardımcı olur. Hepatit B aşısı karaciğerin özel kanserlerini engeller. Bu nedenle çocuklarımızın aşılarını düzenli şekilde yaptırmanız önemlidir.

    7- GÜNEŞ VE MANYETİK ALANLAR:
          Güneş ışını ve elektromanyetik alanlar, Dünya Kanser Kontrol Ajansı tarafından muhtemel kanserojenlerden sayılıyor. Hamilelik döneminde ve doğum sonrası emzirme döneminde; solaryum ve bağlantısız internet erişimlerinden ve cep telefonundan kaçınılmasında, evde ergenlik döneminde ya da çocuk yaşta biri varsa kablosuz bağlantıların tercih edilmemesinde fayda vardır.

    8- RADYASYONDAN KORUNMA:
          Yaşam boyu radyasyonla karşılaşıyoruz. Riskleri en aza indirmek için gereksiz film ve CT (bilgisayar tomografisi) çektirmemekte fayda var. Doktor önermedikçe çocuğa, tekrar tekrar kontrol amaçlı röntgen çektirmek doğru değildir.

    9- RUTİN KONTROLLER:
          Her yaşa uygun doktor kontrolleri, idrar ve kan testleri çocuğunuzun sağlığı için olmazsa olmazdır.

    10- KANSERİN EN ÖNEMLİ 10 BELİRTİSİNİ ÖĞRENİN:
  • Lenf düğümlerinde ve vücudun başka bölgelerinde şişlik ya da sertlik.
  • İki ayı geçen tedaviye dirençli, tekrarlayan ve nedeni bir türlü bulunamayan öksürük.
  • Düzelmeyen yara ile hızla şekli ve rengi değişen ben.
  • Açıklanamayan yorgunluk, halsizlik ve uzun süren gece ateşlenmeleri ile terlemeleri.
  • Hızlı kilo kaybı ve iştahsızlık.
  • Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, düzelmeyen ishal ve kabızlık.
  • Kanlı idrar.
  • Ciltte veya vücudun başka bir yerinde nedensiz kanama.
  • Yutma güçlüğü.
  • Solukluk.
  • Boyunda bir tarafta eğrilik.

    Tuvalet eğitimi çocuğa nasıl verilmeli?
    Çocuğu tuvalete alıştırmak için neler yapılmalı?
    Çocuk sağlığı hakkında herşey       Tuvalet eğitimi çocuğun verdiği işaretlerle yönlenmeli. Ortalama 2-2.5 yaş eğitim için uygundur. Çocuklar tuvalet eğitimine kesinlikle zorlanmamalı. Çocuk önce tuvaletini yaptığını söyler. Daha sonra gizli olarak tuvaletini yapmaya başlar; bu da tuvaletin herkesin içinde yapılmayacağı içgüdüsünün gelişimiyle ilgilidir. Son aşamada ise alt bezinin çıkarılmasını ister. Çocuğunuzun bu işaretlerini izleyerek ve onun isteklerine paralel olarak tuvalet eğitimini sürdürün. Çocuğunuzun tuvalet eğitimine, onun tuvalet bezini değiştirmeden gözleyerek başlayın. Kakasını ve çişini ne zamanlar yaptığını, lazımlığı mı klozeti mi tercih ettiğini gözleyin. Bu arada; çocuğunuza artık büyüdüğünü ve bundan sonra büyük çocuklar gibi kiülot giyeceğini açıklayın ve altını bağlamaktan vazgeçin. Çocuğunuzun daha önce gözlemlediğiniz tuvalet saatlerinde onu 5 dakika tuvalette oturtun ve birlikte ıkınma ya da bardaktan bardağa su aktarma gibi oyunlar oynayın. Çişini tuvalete yaparsa veya siz tuvalete götürmeden çişi olduğunu söylerse onu övün, mükafatlandırın. Etrafı kirletirse de azarlamayın; hiçbir şey söylemeden onun üzerini değiştirmesine yardım edin. Başlangıçta geceleri de çocuğununuz uyuduktan bir saat sonra altını ıslatıp ıslatmadığını veya tuvaleti olup olmadığını kontrol edin. Size kızdığında tuvaleti size karşı bir protesto aracı olarak kullanmasına izin vermeyin ve onu azarlamamaya dikkat edin.

    ONU CESARETLENDİRİN, AZARLAMAYIN
    Gece altını ıslatan çocuk için ne yapmalı?
          Gece tuvalete kaldırmak sıklıkla buşvurulan bir yöntem olmasına karşın, yararı çok azdır. Aksine mesane daha sık idrar yapmaya alışacağı için sorun daha da ağırlaşır. Bu konuda ilk yapılması gereken; bir çocuk doktoruna gidip böbrek fonksiyonlarıyla ilgili bir problemin olup olmadığını kontrol etmektir. İkinci adım olarak; çocuğunuzun sizin algılamadığınız başka bir sorunu var mı ona bakın. Eğer önemli bir ailevi problem varsa bu da neden olabilir. Özellikle erkek çocuklar babayla bir problem yaşarsa bu sorun gündeme gelir. Sorun yoksa; gece mutlaka yatmadan tuvalete gitmesini, akşam yatma saatine doğru meyve suyu içmemesini, eğer bu sorunla karşılaşırsa odasına temiz çamaşır koyacağınızı ve ıslanan çamaşırları kirli sepetine atmasını kimseye söylemeyeceğinizi anlatın. Daha sonra mesane kapasitesini artırmak için gün boyu bol sıvı almasını sağlayın ve dayanabileceği noktaya kadar tuvalete gitmemesini söyleyin. Bütün bunlardan sonra bir tiyatro oynamanız gerekecek. Ailede tuvalet ve çiş kelimelerini unutacaksınız! Eğer altını ıslatmışsa çarşaflarını o farkına varmadan değiştirin. Kesinlikle bu konuda bir memnuniyetsizlik hissettirmeyin. Tabii bu ailenin tüm fertleri için geçerli! Çocuğun odasının ayrılması ve tek yatması da sorunun çözümüne yardımcı olur. Ayrıca başarılı olacağı sportif faaliyetlere yönlendirerek kendine güven duymasını sağlayın. Süre tanıyın ve çocuğunuzu her yönden destekleyin.

    Yaz sporu seçmenin formülü
    Çocuklar ve spor       Yaz aylarında çocuğunuzun hangi sportif aktiviteye katılmasına karar veremediyseniz, şu önerileri dikkat alarak doğru seçimi yapabilirsiniz: Çocukların spor seçiminde performans ve istekleri çok önemlidir. Çocukların başardıkları ve sevdikleri sporu yapmaları; kendilerine olan güvenlerini artırır, örneğin ders çalışma konusunda da başarılı olmalarını destekler. Fiziksel aktivitenin çocukların gelişimde çok olumlu etkileri olması nedeniyle; doğru spor seçimi yaz aylarında daha fazla önem kazanıyor. İstediği ve sevdiği sporu yapmasına izin verin. Yaşına uygun spor dalına özendirin. Binicilik ve atletizme; omur ve iskelet sistemine ciddi hasar verebileceğinden 9-11 yaşlarından sonra başlanılmalı. Örneğin boyu uzunsa fizik yapısına uygun olduğundan basketbol oynayabilir. Eğer çocuğunuzun kulağında tüp veya kronik orta kulak enfeksiyonu varsa yüzme veya dalma sporları uygun olmaz.

    Aşıfobik olmayın çocuğunuzun aşı takvimini siz yapın!
    Çocuk ve aşı       Yan etkisi vardır diyerek sakın çocuğunuzun aşılarını ihmal etmeyin. Aşıyla önlenebilen tüm hastalıklar için çocuğunuzu mutlaka aşılatın. Eski yıllarda aşılarda kullanılan cıva bileşikleri artık tekli aşılarda kullanılmadığından yersiz kuşkulara kapılmayın. Üstelik hiçbir aşının ciddi bir yan etkisi olmadığını da unutmayın

          Prof. Dr. Murat Tuncer; mükemmel anne baba olmak isteyen aileler için hazırladığı 'Çocuk Sağlığı Rehberi' adlı kitabında aşıyla ilgili kendisine gelen soruları ve önerilerini anlattı:

    Aşı takvimi dışındaki yeni aşılar da çocuklara hemen yaptırılmalı mı?
          Her bebek için önerilen rutin aşıların dışındaki aşılar, ailelerin ve hekimlerin bu konuda aklının karışmasına neden oluyor. Bu aşılar konusunda size şöyle bir reçete yazabilirim: Ölümcül komplikasyonlar gözlenen suçiçeği ve hepatit A için hiçbir kuşkunuz olmadan aşı yaptırmanız önerilir. Grip aşısı ise belli kriterlere göre yapılır; altı aydan sonraki bebeklere uygulanabilir. Çocuğunuz okul öncesi eğitime başlıyorsa, eve enfeksiyon taşıma ihtimali yüksek bir başka okul çocuğu varsa veya evde yaşayanlardan biri bu riski taşıyorsa, bir önceki yıl çocuğunuz birden fazla ciddi gribal enfeksiyon geçirmişse ve sinüzit gibi üst solunum yolu sorunu varsa; grip aşısı yaptırın. Ayrıca astım olan bütün çocuklara grip aşısı önerilir. Bronşit gibi tekrarlama riski olan bir hastalığı varsa ve biri evde sigara içiyorsa çocuğunuza girip aşısı yaptırın. Grip aşısını her yıl sonbaharda yaptırmanız gerektiğini unutmayın. Türkiye'de kullanılmaya başlanan zatürree aşısı da; çocuklarda ciddi enfeksiyonlara yol açan orta kulak ve zatürree enfeksiyonlarına karşı önemli ölçüde korunmayı sağlar. Zatürree aşısı farklı programlarda yapılabilir; şaşırmayın! Bazı hekimler ikinci ayda, bazıları beşinci ayda başlar. Bence ateş yan etkisi nedeniyle ve bebeği huzursuz etmemesi için beşinci ayda başlanan program daha uygun.

    YAN ETKİLERİ YOK GİBİ
    Aşıların yan etkisi var mıdır?
          Aşıların hemen hepsi çoğunlukla yan etkisizdir. Ancak kullanılan canlı virüs aşılardan sonra döküntülere ve hafif ateşe rastlanabilir. Suçiçeği aşısında hafif ateşin yanı sıra üç hafta kadar sonra birkaç döküntü; kızamık, kızamıkçık veya kabakulak aşısından bir hafta sonra da hafif kırmızı döküntüler görülebilir. Çok nadiren kabakulak aşısından sonra hafif bir kabakulak tablosu gelişebilir. Canlı çocuk felci aşısında milyonda bir görülebilen geçici felçler bildirilmiştir. Bunu önlemek için bebeğinizin ilk iki çocuk felci aşısını inaktif yani canlı olmayan virüs ihtiva eden aşı olarak yaptırmanızı öneririm. İnaktif çocuk felci aşısı; ülkemizde beşli aşı difteri-tetanos-boğmaca-hemofilus influenza ve menenjit aşısıyla birlikte tek enjeksiyon olarak bulunuyor. Zatürree aşısı; ateşe yol açabileceğinden aşıdan sonra bir ateş düşürücü verilebilir. Ama sonuçta aşıların hiçbirinde ciddi bir yan etki görülmez. Aşıyla önlenebilen tüm hastalıklar için aşı yapılmalıdır. Eski yıllarda aşılarda kullanılan cıva bileşikleri artık tekli aşılarda kullanılmadığı için aşılar konusunda yersiz kuşkulara kapılmayın.

    Hangi aşılar sağlık ocağında yapılmıyor?
          Sağlık Bakanlığı ile özel doktorların uyguladıkları aşı programları arasında büyük farklar yoktur. Sonuçta her ikisinde de çocuğunuz aynı hastalıklara karşı bağışıklık elde eder. Ancak henüz Sağlık Bakanlığı; suçiçeği, hepatit A ve zatürree aşısı olarak bilinen pnömokok aşılarını uygulamamaktadır. Eğer dışarıdan bu aşıları temin ederek sağlık ocağına götürürseniz uygulama yapılabilir.

    AŞI TAKVİMİNİ ATLAMAYIN
    Kızım 8 aylık. Menenjit aşısını ne zaman yaptırılmalı?
          Menenjit aşısı; difteri- boğmaca-tetanos ve inaktif çocuk felci aşısı içeren aşılar içinde vardır. 2, 4 ve 6'ncı aylarda yapılıyor. 18'nci ayda da hatırlatma dozu veriliyor. Eğer bu tip aşı yaptırmadıysanız, 'hemofilus influenza tip b aşısı' ayrıca tek başına da kullanılabiliyor. 18 aylığa kadar minimum 3 kez yaptırabilirsiniz.

    4 yaşında bir oğlum var; kabakulak aşısı yaptırabilir miyim?
          Kabakulak aşısı; kabakulak-kızamıkkızamıkçık karışımı şeklinde tek aşı olarak yapılıyor. İlki 15 aylık, daha sonraki 4-6 yaş arasında yapılmakta. Bu yaşta tabii ki aşıyı yaptırabilirsiniz.

    İlköğretim sırasında hangi aşılar yapılmalı?
          Okul öncesi tüm aşıları tamamlanmış bir çocuk için aşı önerilerim şöyle: 7 yaş BCG (PPD kontrolüyle) + dT (difteri ve tetanos) + çocuk felci (polio). Eğer okulun hijyen durumu iyi değilse ve kalabalık sınıfta okuyorsa, hepatit A aşısı (6 ay arayla iki kez, 20 yıl koruyucudur) öneriyorum. Grip aşısı her sene sonbaharda yapılabilir. İlkokul 5'nci sınıftayken MMR (kızamık-kızamıkçık-kabakulak) aşıları tekrarlanmalı. Suçiçeği geçirilmemişse 7 yaşında suçiçeği aşısı yapılabilir.

    11 ay 10 günlük kızım var. Henüz kızamık aşısı olmadı. Bu konuda bilgi alabilir miyim?
          Kızamık aşısı 9-12'nci aylarda yapılabilir. Özellikle beslenme bozukluğuna bağlı enfeksiyon riskinin ve kızamığın çok görüldüğü ülkelerde bu öneriliyor. Ancak bu durumda 15'nci ayda aşı tekrarlanmalı. Çünkü erken yapılan aşılardan sonra gelişen bağışıklık dediğimiz koruyuculuk çok kalıcı olmuyor. 12'nci ayda kızamık aşısı yapılırsa tekrarına gerek kalmadığı belirtiliyor.

    Çocuk 'oyun kurucu' olmalı
    Çocuk ve oyun       Sağlıklı ve yararlı bir oyunun yüzde 90'ı 'çocuk', yüzde 10'u 'oyuncak' olmalı. Yani oyunun yaratıcısı çocuk, oyuncak ise araç olmalı. Çocuklar tatillerde ve özel günlerde hediye almayı çok sever; ancak ebeveynler, her türlü oyuncağın kendi çocuklarına uygun olamayacağının farkında olmalı. Çocuğun yaşının oyuncak için uygun olmadığı durumlarda oyuncaklar yarardan çok zarar verebilir. Oyuncak nedeniyle yaralanarak acile başvuran çocukların yarıdan fazlası 4 yaş ve altındaki yaş grubundandır. Vakaların neden olduğu birçok ciddi yaralanma ve ölüm olaylarının varlığı unutulmamalı. Sadece bebek ve çocuk sağlığı için değil, gelişimsel açıdan zararlı etkileri olabilecek oyuncaklardan da kaçınılmalı. Son yıllarda Avrupa Birliği uyum çerçevesi içinde; ülkemizde de oyuncaklar için yönetmelik çıkarılmış ve oyuncakların zararlı etkilerinden çocuklar korunmaya çalışılmıştır. Yan etkileri yanında, oyuncakların doğru kullanımları çocukların gelişmelerine son derece olumlu etki yapar.

    Eyvah çocuğum seks konuşuyor!
    Çocuklar seks hakkında neleri bilmeli?
    Çocuklar ve seks-cinsellik       Çocuklara yaşlarına göre seks konusunda verilebilecek bilgiler farklıdır. Bu konuda evrensel doğrular olmadığı gibi her ailenin yaşam felsefesi ve anenevi değerleri de öne çıkmalıdır. Verilen bilgiler mutlaka doğru olmalı. Ancak her doğru bilgi, çocuğa direkt olarak verilmemeli. Örneğin cinsel birleşmenin ne olduğu; adolesan (ergenlik) öncesi bir çocukta tamamen farklı şekilde algılanıp, yaşam boyu korkular uyandırabilir. Çocuklar 3 yaştan itibaren farklı cinslerini ayırt edebilir. Ancak cinsellik, adolesan dönemin başlangıcında ortaya çıkmaya başlar. Seksüel bir olaya kitap veya televizyonda şahit olmak, adolesan öncesi bir çocukta inanılmaz boyutta farklı bir algılama yaratabilir. Bu dönemde cinsiyet organlarına olan ilginin cinsellikle bir ilgisi yoktur. Adolesan dönemde farklı seksüel davranışlar konusunda ilgi artar. Çocuğun, merak ettiği bu konuları doğru olarak ailesinden duymasında yarar vardır. Arkadaşlar arasında öğrenilen konuların çoğu yanlış bilgilerden oluşur.

    Çocuk mastürbasyon yapıyorsa aile nasıl tepki vermeli?
          Her iki cinste de olabilir. Erken yaşlardaki mastürbasyonun, cinsel duygularla bir ilişkisi yoktur. Çocuklar oyalanmak istediklerinde, örneğin uyumaları için zorlandıklarında kendilerini oyalamak için bu farklı histen yararlanır. Bu konuda kesinlikle ayıplayıcı ve cezalandırıcı olunmamalı. Çocuğu başka bir konuyla oyalama yolunu tercih edin. Sevgi yoksunluğunda, anne ve babanın uzakta olması durumunda ve aile içi problemlerde bu durum daha yoğun yaşanır. Bu problemler çözülürse sorun hafifler.

    CİNSELLİK DÜRTÜLERİ BAŞLARSA AŞIRI TAVIR GÖSTERMEYİN!
          2.5 yaşında bir kızım var. Bu yaz tuvalet eğitimi vermiştim. Ama bir hafta önce idrar yolu enfeksiyonu oldu ve altına kaçırmaya başladı. Şimdi tedavisi bitti, artık çişini söylemiyor ve bezleniyor!
          Eğer idrar tetkikleri tamamen normale dönmüşse ona zaman tanıyın ve sabırla bekleyin. Düzelecektir. Çok uzarsa idrarını mutlaka tetkik ederek izleyin. Kesinlikle zorlama ve onu suçlar bir davranışa girmeyin.

          Kızım kaka yapmaktan korktuğu için kabız olmuştu. Sabahları aç karnına iki tatlı kaşığı zeytinyağı vermemiz önerildi. Zeytinyağını bir aydır içiriyoruz ve işe de yaradı. Ama devamlı içirmemiz bir sorun yaratır mı?
          Sorun olmaz ancak bir süre daha kullanıp yavaş yavaş azaltın. Kaka alışkanlığı yerleşince sorun olmayacaktır. Eğer sorun tekrarlarsa zeytinyağına devam edin.

    1-1.5 YAŞINDA YÜRÜRLER
          Oğlum 34 aylık. Sol elini daha fazla ve rahat kullanıyor. Yapmamız gereken bir şey var mı?
          Sağ elini de kullanmasını nasıl sağlayabiliriz? Bu bir süre sonra daha belirginleşecek. Siz zorlarsanız konuşma bozuklukları başta olmak üzere bazı problemler çıkabilir.

          1 yaşını doldurmuş bir yeğenim var ve şu an yürüyemiyor. Çevredeki bebeklerin hep 11 ay civarında yürüdüğünü duyuyorum. Bebekler kaç yaşında yürümeye başlar?
          Bebekler 1 ila 1.5 yaş arasında yürüyebilir. Diğer tüm gelişim testleri normalse yeğeninizin durumu normal olarak değerlendirilebilir.

          Benim 8 yaşında bir oğlum var. Arkadaşlarıyla oynarken birbirlerine cinsel organlarını değdirmişler. Ben bunu duyunca nasıl bir tepki vereceğimi bilemedim; dışarı çıkmasını, bilgisayarı yasakladım ve harçlıklarını kestim... Ama içim hiç rahat değil. Sizce bu tavrım doğru mu?
          6 yaşında bu dürtüler başlar. Arkadaşları kötü algılar edinmiş olabilir. Sakın şiddetli ve aşırı bir davranışa girmeyin. Eğer ağır bir suçlamayla karşılaşırsa yaşam boyu etkilenecek sorunlar doğabilir. Bunu yenmeniz için soğukkanlı ve açık olmalısınız. Bu gibi davranışların doğru olmadığını, eğer cinsellikle ilgili bir sorusu ve öğrenmek istediği şeyler varsa rahatlıkla paylaşabileceğinizi anlatın. Babasıyla arasının çok iyi olması gerekli. Bir süre onun hoşlanacağı uzun bir tatil planlayın. Bu konuda psikolog yardımı almanızın da önemi var. Sakın aşırı ve kırıcı davranışlarda bulunmayın; çünkü her şeyi anlayacak yaşta. 9 yaş ve üzeri artık çok geç olabilir. Bu yılı iyi değerlendirmeniz gerekli.

          5 yaşında kızım var, ilköğretim 1. sınıfa gidecek. İkinci çocuğu düşünüyoruz ama kızım kardeş istemiyor...
          Kardeş için uygun bir yaş farkı. Kızınızın etkilenmesi veya etkilenmemesi tamamen sizin davranışlarınızla ilgili. Danışmalık alıp kızınızla ilişkilerinizi düzenleyin. Kardeşlerin birbirlerine olumlu etkileri var. Biraz kıskançlık olabilir, önemli değil.

    Annesinden 5 günden fazla ayrı kalmasın
    Anne-Çocuk       İş veya tatil nedeniyle olabilecek anne-çocuk ayrılıklarını 5 günle sınırlı tutmak daha uygundur. Bunun üzerindeki ayrılıklarda bebeğinizi yanınızda götürün. İleride bu seyahat sizinle çocuğunuz arasında çok önemli tatlı anılar olarak kalacak ve iletişimizi güçlendirecektir. Eğer zorunlu olarak daha uzun bir ayrılık planlıyorsanız; seyahatten birkaç hafta önce evde iki bilgisayar kurup MSN veya skype gibi bir erişimle, bebekle görüntülü olarak konuşun. Daha sonraki birkaç günde başka bir evden aynı iletişimi kurun. Bu, bebeğiniz tarafından siz uzaklaşmadan uyguladığınız bir oyun olarak algılanacaktır. Seyahatteyken aynı iletişimi bulunduğunuz yerden sık sık, mümkünse her gün bir veya iki kez uygulayın ve onunla görüntülü olarak konuşun. Döndüğünde sizinle daha iyi iletişim kurabildiğini görecek ve ayrılığın zararlı etkilerini böylelikle en aza indireceksiniz.

    Yazın çocuk sağlığı için 10 önemli başlık
    Yazın çocuk sağlığı 1- GÜNEŞ: Güneş çarpmasına karşı; güneşin etkisinin azaldığı sabah saat 11.00 ila akşamüstü 15.00 arası dışında kalan saatlerde dışarı çıkmamaya özen gösterin. Ultraviyole ışınlarının kanserojen etkilerinden korunmak için gerekli önlemleri alın, güneş kremleri kullanın. Çocuklar sürekli bir saatten fazla güneşte kalmamalı, ilk bir yaştaki bebekler koyu gölgede tutulmalı.

    2- SICAK ÇARPMASI: Güneş olmasa bile sıvı alınmadan yüksek ısıda kalmak, çocuk sağılığını tehdit edebilecek olaylara neden olur. Bu nedenle, bebekler kapalı ve sıcak ortamlarda bırakılmamalı. Uzun süre güneşte kalınmamalı. Yeterli sıvı ve elektrolit alınmalı.

    3- BESLENME: Ağır yağlı beslenme tarzından kaçınılmalı. Bol sıvı ve özellikle meyve suyu tüketilmeli. Yoğurt ve ayran tüketimi artırılmalı.

    4- KAZALAR: Ev kazaları, trafik kazaları ve suda boğulma gibi tehlikeler konusunda gerekli önlemler alınmalı. Balkon kapılarının sıcak nedeniyle açık bırakılması, 1-5 yaş arasındaki çocuklar için ciddi tehlikedir. Arı sokma alerjisi hikayesi bulunan aileler, mutlaka gerekli önlemleri alarak tatile çıkmalı.

    5- TATİL ÖDEVLERİ: Belirli aralıklarla çocukları sıkmayan alıştırma ve hatırlatmalar yapılmalı. Kitap okuma alışkanlığı artırılmalı. Oyuna yeterli zaman ayırılmalı.

    6- AİLE BAĞLARI: Yıl boyunca birlikte yapılamayan aktivitelere ağırlık verilmeli. Aile bağlarının ve aile için iletişimin güçlenmesi için fırsatlar değerlendirilmeli.

    7- YAZ İSHALLERİ: Besin zehirlenmeleri ve enfeksiyon ishallerini önleyebilmek için gerekli hijyen koşullar sağlanmalı. Dışarıda yemek yenen ortamlar konusunda seçici olunmalı. Anne sütü alan bebekler yaz ishallerinden büyük ölçüde korunacaklarından, anne sütüne yazın mutlaka devam edilmeli.

    8- SEYAHAT VE TRAFİK KAZALARI: Uçak seyahatlerinde işitme kayıplarına yol açabilen 'barotravma' konusunda gerekli önlemler alınmalı; çocukların burun ve geniz yolları burun spreyleri ve diğer önlemlerle açık tutulmalı. Kara seyahatlerinde çocuklara mutlaka emniyet kemeri takılmalı. Yaşı uygun olmayan çocuklar hava yastıklarından korunmalı

    9- HAVUZ VE DENİZ: Havuzun hijyenine dikkat edin. Emziren anneler, havuzdan çıkınca çok iyi temizlenmeli (özellikle memeler) ve bebeklerin havuz suyundan etkilenmeleri önlenmeli.

    10- TELEVİZYON: Televizyonun çocuklar üzerinde olumsuz etkilerinin, olumlu etkilerinden fazla olduğu düşünüldüğünde; çocuklara gelişimlerine uygun programlar kısa süreli olarak izletilmeli. İki yaşına kadar çocuklar her türlü televizyon programından uzak tutulmalı. Obeziteyi teşvik edeceğinden sportif aktivitelere zaman ayırabilmek için, televizyon karşısında geçirilen zaman kısıtlı olmalı.

    Üstündeki 'maşallah' en tehlikeli cisim olabilir
    Çocuk sağlığı       Evler çocuklar için tuzaklarla dolu! Oysa alacağınız küçük önlemlerle çocuklarınızı ev kazalarından koruyabilirsiniz. Örneğin; merdivenli evlerde yürüteç kullanmayın, nazar boncuklarını çengelli iğnelerle takmayın ve balkon kapılarıyla pencerelere dikkat edin!

          Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sindirim Karaciğer Hastalıkları ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu; çocukları ev kazalarından korumak için önemli ipuçları verdi:

    Yaz aylarında çocuklarda en sık görülen kazalar neler?
          Bu mevsimde hava sıcaklığına bağlı susama hissinin artması sonucu zararlı sıvı ve maddelerin içilmesi ile dışa dönük ve hareketli yaşamın getirdiği düşme, yaralanma ve boğulma gibi olaylara çok sık rastlıyoruz. Kaza olarak tanımlanmasa da sinek, böcek, yılan ve akrep sokmaları da diğer önemli durumlardır.

    Çocuklar görünmez kazalara neden bu kadar yatkın oluyor?
          Bebek doğduğu andan itibaren çevresindeki cisimleri emme yeteneğine sahiptir. Bu yetenek, doğanın bebeğe verdiği olağanüstü bir ödüldür. Beslenme ancak bu sayede mümkün olur ve bebek anne memesinden gerekli besinleri böylece alır. Zeka, yürüme, oturma ve konuşma gibi beceriler henüz gelişmemiş olsa da; emme, bir refleks olarak doğumdan itibaren vardır. Bu nedenle yenidoğan, çevresindeki tüm cisimleri emer. Emekleme ve yürüme dönemlerinde halı ve döşeme üzerinde bulduğu çok küçük cisimleri ele geçirir ve ağzına götürür. Kısacası tehlikelerin boyutu ve sayısı artar.

    ÇENGELLİ İĞNE TAKMAYIN
    Evlerin görünmeyen tehlikeleri nelerdir?
    Bebek ve çocukların en sık yuttukları cisim metal paralardır. Çeşitli büyüklükteki paralar, yuvarlak oldukları için kolaylıkla yutulur ve genellikle göğüs ortasında bir yerde yemek borusuna takılır. Küçük oyuncak parçaları, legolar, metal çivi, vida, anahtar, kalem ve boya parçaları diğer çok yutulan katı cisimlerdir. Plastik ve madeni cisimler eğer kesici ve delici değillerse, ani olarak zararlı etki göstermezler. Fakat küçük saat pili gibi bebek için çekici, yutulması kolay ve masum görünümlü cisimler ne yazık ki mide içinde asidin sindirici etkisiyle açılarak, içlerinden zararlı ve zehirli maddeleri sızdırır. Bu durumda mekanik etkiden çok, kimyasal etki önem kazanır. Zehirlenmenin yanı sıra organda delinme ortaya çıkabilir. Yenidoğan bebekleri bekleyen bir başka tehlike aile yakınlarının mutluluk için taktıkları altın parçaları, maşallahlar ve çengelli iğnelerdir! Bebek emme refleksi sayesinde giysi veya yastığına tutturulmuş iğneyi ağızla açar ve çoğu zaman altın ve iğneyi birlikte yutar. Bu durumda açık olan iğne ucu yemek borusu veya mideye saplanır. Kısacası mutluluk felakete dönüşmeye başlar!

    Para veya diğer madelleri yutan çocuklar nasıl tedavi edilmeli?
          Bu konuda en kolay tanı yöntemi bebeğin radyolojik olarak incelenmesidir. Metal cisimler röntgende kolaylıkla görülür. Fakat plastik, kumaş veya yumuşak cisimler röntgende görünmedikleri için endoskop adı verilen fiberoptik aletlerin yardımıyla bulunurlar. Sert ve keskin maddeler kusturularak kesinlikle çıkartılmamalıdır. Çengelli iğne bu bakımdan en riskli cisimlerden biridir. Endoskop adı verilen cihazla, yenidoğan bebeklerde dahi birkaç dakikada yabancı cisme ulaşarak vücuda zarar vermeden bu cismi dışarı çıkarmak mümkündür. Madeni para gibi yuvarlak, kaygan ve midede erimeyen maddeler 24 saatten daha uzun süre mide içinde durmaktaysa mutlaka çıkartılmalıdır. Eğer zararsız kabul edilen madde mideyi terk etmişse, çocuk ve bebeğin dışkısı sürekli gözlenerek, yabancı cisim vücuttan çıkıncaya kadar kontrol altında tutulur.

    Ev içinde yaşanan düşme ve çarpmalar kalıcı zarara neden olabilir mi?
          Bebekler 9-12 aylık olduklarında, masa ve merdiven gibi ev eşyaları ve yükseklikler onlar için önemli risk oluşturabilir. Esnek kafa ve eklem yapıları sayesinde düşme ve çarpma sonucu oluşan travmalar, bebek ve çocuklarda ağır zararlara, özellikle kırıklara neden olmaz. Ancak sert yüzeylere ani ve baş üstüne düşme durumunda beyin travması gelişebilir. Kafa içinde kanama ve ödem oluşması halinde bebekte huzursuzluk, uyuklama, kusma ve ateş gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu durumda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurarak beyin incelemesi yaptırmak zorunludur.

    YÜRÜTEÇ KULLANMAYIN
    İlaç yutan çocuklara ilkyardım nasıl yapılmalı?
          Yetişkinler için zararsız olan ilaç dozları bebekler için ölümcül olabilir. İlaç içiminden sonra mümkün olduğu kadar kısa sürede çocuk kusturulmalı. Bunun başarılamaması durumunda mide yıkanması için hastaneye başvurulmalı. Toksik (zehirleyici) kimyasal maddeler; tarım ilaçlarının solunması veya cilt teması yoluyla da zehirlenmeye neden olabilir. Bu durumlarda da hastanın yıkanarak temizlenmesi ve oksijen verilerek en yakın sağlık kurumuna gidilmesi yaşamı kurtarır.

    Yürüteç çocuklar için tehlikeli mi?
          Eklem ve kaslarını yeteri kadar kontrol edemeyen, gelişimini tamamlamamış bebeklerde yürüteç kazaları ölümcül olabilir. Özellikle merdivenli ve çok katlı evlerde yürüteç kullanılması kesinlikle tehlikelidir. Hızlı hareket ederken yerdeki cisim, halı ve engellere takılan, dengesi bozulan yürüteç ile düşen bebeklerde çeşitli kemiklerde kırıklar oluşabilir.

    Plastik şişelere konulan temizlik maddelerinin içilmesi durumunda çocuklar nasıl tedavi ediliyor?
          Evlerimizdeki birçok sıvı madde bebeklerimizin yaşamını tehdit ediyor; bulaşık makinesi deterjanı ve yağ çözücüleri, çamaşır suları, mutfak ve banyo temizlik maddeleri, kireç çözücüler, lavabo açıcılar, boya ve tiner gibi... Markalı ürünlere göre açıkta satılan kimyasal temizlik sıvıları daha zararlı maddelerdir. Bebek ve çocuğun evde kolaylıkla ulaşabileceği yerlerde ve çekici ambalajlarda duran bu maddeler yanlışlıkla içildiğinde, yemek borusu ve midenin yanması sonucu ortaya çıkar. Bebek sürekli kusmaya başlar, beslenme bozulur. Endoskopik inceleme sayesinde yanık ve hasarın derecesi anlaşılır. Ana tedavi; ağızdan beslenmenin kesilmesi ve çeşitli ilaçların damardan serum içinde verilmesidir. Röntgen çekilerek akciğer ve sindirim sistemindeki bozukluklar araştırılır. Daralan yemek borusu endoskop yardımıyla açılır. Ağır olmayan yemek borusu yanığının tedavisi son derece başarılı olduğu halde, ciddi daralmalarda birkaç kez dilatasyon adı verilen yemek borusunun genişletilme işlemi yapılmaktadır. Günümüzde Çocuk Gastroenteroloji (Sindirim, Karaciğer ve Beslenme Hastalıkları) uzmanlığındaki gelişmeler sayesinde bu tedavi yöntemleri kolaylıkla uygulanabiliyor.

    En sık görülen 10 önemli ev kazası
    En sık görülen 10 önemli ev kazası 1- İlaçlar: Özellikle çocuklara ilginç gelen küçük şekerlemelere benzeyen kalp ilaçları geri dönüşü olmayan zehirlenmelere yol açabilir. Aspirin, flor ve demir tabletleriyle olan zehirlenmeler de ciddi sorunlara neden olabilir. Hayvanlar için kullanılan parazit ilaçları ile bitkiler için kullanılan organik fosfor bileşenleri, yaşamı tehdit eden zehirlenmelere yol açabilir.

    2- Boğulmalar: Ortada bırakılan yarı dolu bir temizlik kovasında bile çocuklar birkaç saniye içinde boğulabilir. Bu nedenle havuz, su kovası, küvet gibi tehlikeli noktalara dikkat edilmeli. Doğalgaz zehirlenmeleriyle boğulmalar da dikkate alınmalı.

    3- Düşme ve Çarpmalar: Çarpılan veya kafanın vurulduğu yerin kütlesel gücü yüksek değilse ciddi bir sorun yaratmaz. Ancak kolon, kiriş ve seramik gibi kitlesi yoğun yerlerdeki özellikle kafa çarpmalarında kısa ve uzun sürede ortaya çıkabilecek ciddi komplikasyonlar görülebilir.

    4- Yanıklar: Çocuklu evlerde kural olarak ocağın uzak alanları kullanılmalı. Kaynar su, süt ve çay yanıkları en sık görülen kazalardan.

    5- Kimyasal yemek borusu yanıkları: Deterjan ve lavabo açıcılar ağza alındıktan sonra geri dönüşü olmayan yanıklara neden olur; çocuk kurtulsa bile ömür boyu yapay bir yemek borusuyla beslenmek zorunda kalabilir.

    6- Yürüteç: En sık rastlanan ev kazalarından! Hem çocuğun yürümesini geciktirmesi hem de ciddi kazalara yol açması nedeniyle yürüteç önerilmez.

    7- Trafik kazalarında çocuklar: Her yaştaki çocuk, arabada seyahat ederken oturacağı araba koltuğu mutlaka sabitlenmeli ve kemerle bağlanmalı. Çocuğun oturduğu koltuk, hava yastığından uzakta olmalı. Çocuk kesinlikle önce oturtulmamalı.

    8- Vücutta yabancı cisim: Daha çok, yabancı cismin buruna sokulması, nefes borusuna kaçması şeklinde olur. 4 yaşından önce sakız ve fındık-fıstık gibi yiyeceklerin ezilmeden çocuklara verilmesi tehlikeli.

    9- Kesici delici aletlerle yaralanma: Bıçak, çakı, iğne ve cam kırıkları en sık rastlanan yaralanma nedenleri. Bunların erişilemeyecek şekilde saklanması ve temizlenmeleri gerekir.

    10- Merdiven ve balkon kazaları: Özellikle yazın yanlışlıkla açık bırakılan balkon ve sokak kapıları, düşme sonucu ciddi sakatlıklara ve ölümlere neden olabiliyor.

    Çocuğunuz için sağlıklı beslenme önerileri
    Çocuğunuz için sağlıklı beslenme önerileri       Sağlıklı bir beslenme daha yemek hazırlama aşamasında başlar: Teflon tavalarda mutlaka yağlı kağıt kullanın, alüminyum folyodan uzak durun

          Prof. Dr. Murat Tuncer; aileler için hazırladığı 'Çocuk Sağlığı Rehberi' adlı kitabında yer verdiği beslenme önerilerini anlattı:

    ÇOK FAZLA DENİZ ÜRÜNÜ YERSE METAL ZEHİRLENMESİ YAŞAR
          Çocuklara yemek hazırlarken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar neler?
  • Özellikle et gibi yoğun protein ve yağ içeren malzemelerin pişirilmesinde; teflon tavalar ve floroid içeren yapışmaz yüzeyler kullanıyorsanız tavanın içine mutlaka yağlı kağıt koyun.
  • 180 derecenin üzerindeki ısı, yağın ve şekerin yanarak akrilamit denilen kanserojen bir maddenin açığa çıkmasına neden olduğundan; böyle üretilmiş ürünleri (bebe bisküvileri, cips ve kızarmış patates gibi) sınırlı miktarda tüketin. Evinizde kek yaparken yüksek ısılarda pişirmeyin.
  • Malzemenizi alüminyum bazlı kağıtlara sarmayın. Alüminyum alımı, uzun yıllar içinde bazı öğrenme bozukluklarından ve hafıza kaybından sorumlu tutuluyor.
  • Çocuklarınıza çok sık aralıklarla deniz ürünleri yedirmeyin. Maalesef, deniz ürünleri bazı ağır metaller içerdiğinden sık tüketildiğinde ciddi ağır metal zehirlenmelerine yol açabilir.
  • Çocuklarınıza hiçbir yaşta sosis-salam gibi etler, konserve (balık dahil), sakatat (özellikle beyin), kolalı içecekler, hamburger türü fast food yiyecekler ve bunların ekmek çeşitleri (demir emilimini bozmaları nedeniyle) ile çikolata yedirmeyin.

    TUZ İYOTLU OLSUN
          Özellikle denizden uzak yerleşim yerlerinde yaşayan çocuklar ve erişkinler iyot alımında eksiklikler göstermektedir. Bu nedenle iyotlu tuz kullanın ve yemek pişirirken değil, mutlaka piştikten sonra yemeğe tuz ekleyin. Aksi halde tuzdaki iyot, pişme anında yok olur. İyotlu tuzunuzu kapalı bir kavanozda ve güneşten uzak tutun.

    Bebeğe hangi tür emzik kullanmak daha doğru?
          Bebeğinize ilk ay sonuna doğru emzik verebilirsiniz. Bebek, emziğini kendi seçecektir. Her tür emziği deneyebilirsiniz. Kauçuk emzikler kullanıldıkça nitrozanim denilen kanserojen bir madde oluşabileceği için, her ay yeni bir emzikle eskisini değiştirin. Eğer kullandığınız emzik silikonsa her üç ayda bir değiştirmeniz önerilir.

    Emzik kullanımı kaç yaşına kadar devam etmeli?
          Emme refleksi, her bebeğin doğal refleksi olup, iki aydan itibaren emzik verilmesi öneriliyor. Emziğin 2 yaş ve üzerinde kullanılması haricinde bir yan etkisinden söz etmek gerçekçi değildir. Bebeğin sevdiği emzikten birkaç adet alıp, kaybolmaya karşı hazırlıklı olunmalı. Emzik çok sık kirlenebildiği için çok iyi temizlenmeli. Temizlemede kaynatma yöntemi veya yıkama kullanılabilir. Yıkamada şehir suyu değil, içme suyu kullanın. Eğer kaynatıyorsanız emziği daha sık yenileyin.

    Bebeğimiz 33 aylık. Maden suyu içmesinde bir sakınca var mı? Çok nadir de olsa içmek istiyor...
          Tatmak anlamında içebilir. Ancak ağır mineralli sular bebekler için çok uygun değil.
    1.5 kibrit kutusu peynir, 250 cc. süt, 1 kase (yaklaşık 150 gr.) yoğurt, 15 aylık bir çocuğun kalsiyum ihtiyacını karşılar mı?
    Çocuğunuzun yaşına göre kalsiyum ihtiyacı; toplam 500-600 cc. süt veya yoğurt (2.5-3 su bardağı kadar), 1 kibrit kutusu beyaz peynir, sebze yemeklerinden günde en az 1 kez ve yumurta sarısının da mutlaka her gün verilmesiyle tam olarak karşılanır.

    MİKRODALGA FIRINI KULLANABİLİRSİNİZ
          Bebeklerin katı ve sıvı besinlerinin ısıtılmasında mikrodalga fırın ve teflon tencerelerin kullanımında sakınca var mı?
    Mikrodalga fırınların kullanılmasının zararlı etkileri gösterilmemiştir. Ancak bu fırınların elektromanyetik kirlenme nedeniyle evde bulundurulmasını önermeyen bir grup bilim adamı var. Teflonda da aynı şey söz konusu. Kişisel görüşüm, gerçek teflonlar kullanılabilir. Tavalarda ise yağlı kağıt kullanılmasını ayrıca öneriyorum. Zemin ne olursa olsun yağlı kağıt kullanılması daha sağlıklı.

    16 aylık kızım pilavla bile ekmek yiyor. Zeka gelişimini olumsuz etkiler mi?
    Ekmek ile değil de, dengesiz beslenme ile zeka gelişimi arasında bir ilgi var. Eğer karbonhidrat, yağ ve protein dengesi sağlanıyorsa ekmek vermenin bir sakıncası yok.

    BİSKÜVİ YEDİRMEYİN!
          4 yaşındaki kızım doğduğundan beri bebe bisküvisi tüketti. Ama zararlı olduğu yönünde çıkan haberlerden sonra vermemeye çalışıyoruz. Kızım bu şekilde büyüdüğü için zarar görmüş müdür?
          Çocuğunuza yüksek fırınlanmış bisküvi yedirmemenizi öneriyorum. Sadece bunlarda değil, bazı mamalarda ve kızartılmış patateste de kanserojenler bulunmakta. Bunları yakından takip etmenizi öneririm.

    Oğlum 7 aylık. Prebiyotik yoğurt verebilir miyim?
          Prebiyotikler için çok erken. Eğer kabızlığı varsa öğleyin hazırladığınız sebzelerde ve verdiğiniz meyvelerde yapacağınız değişiklikler daha sağlıklı olacaktır. Bu ürünler için 7 ay, çok erken.

          Prof. Dr. Murat Tuncer; aileler için hazırladığı 'Çocuk Sağlığı Rehberi' adlı kitabında yer verdiği beslenme önerilerini anlattı:

    ÇOK FAZLA DENİZ ÜRÜNÜ YERSE METAL ZEHİRLENMESİ YAŞAR
          Çocuklara yemek hazırlarken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar neler?
  • Özellikle et gibi yoğun protein ve yağ içeren malzemelerin pişirilmesinde; teflon tavalar ve floroid içeren yapışmaz yüzeyler kullanıyorsanız tavanın içine mutlaka yağlı kağıt koyun.
  • 180 derecenin üzerindeki ısı, yağın ve şekerin yanarak akrilamit denilen kanserojen bir maddenin açığa çıkmasına neden olduğundan; böyle üretilmiş ürünleri (bebe bisküvileri, cips ve kızarmış patates gibi) sınırlı miktarda tüketin. Evinizde kek yaparken yüksek ısılarda pişirmeyin.
  • Malzemenizi alüminyum bazlı kağıtlara sarmayın. Alüminyum alımı, uzun yıllar içinde bazı öğrenme bozukluklarından ve hafıza kaybından sorumlu tutuluyor.
  • Çocuklarınıza çok sık aralıklarla deniz ürünleri yedirmeyin. Maalesef, deniz ürünleri bazı ağır metaller içerdiğinden sık tüketildiğinde ciddi ağır metal zehirlenmelerine yol açabilir.
  • Çocuklarınıza hiçbir yaşta sosis-salam gibi etler, konserve (balık dahil), sakatat (özellikle beyin), kolalı içecekler, hamburger türü fast food yiyecekler ve bunların ekmek çeşitleri (demir emilimini bozmaları nedeniyle) ile çikolata yedirmeyin.

    TUZ İYOTLU OLSUN
          Özellikle denizden uzak yerleşim yerlerinde yaşayan çocuklar ve erişkinler iyot alımında eksiklikler göstermektedir. Bu nedenle iyotlu tuz kullanın ve yemek pişirirken değil, mutlaka piştikten sonra yemeğe tuz ekleyin. Aksi halde tuzdaki iyot, pişme anında yok olur. İyotlu tuzunuzu kapalı bir kavanozda ve güneşten uzak tutun.

    Bebeğe hangi tür emzik kullanmak daha doğru?
          Bebeğinize ilk ay sonuna doğru emzik verebilirsiniz. Bebek, emziğini kendi seçecektir. Her tür emziği deneyebilirsiniz. Kauçuk emzikler kullanıldıkça nitrozanim denilen kanserojen bir madde oluşabileceği için, her ay yeni bir emzikle eskisini değiştirin. Eğer kullandığınız emzik silikonsa her üç ayda bir değiştirmeniz önerilir.

    Emzik kullanımı kaç yaşına kadar devam etmeli?
          Emme refleksi, her bebeğin doğal refleksi olup, iki aydan itibaren emzik verilmesi öneriliyor. Emziğin 2 yaş ve üzerinde kullanılması haricinde bir yan etkisinden söz etmek gerçekçi değildir. Bebeğin sevdiği emzikten birkaç adet alıp, kaybolmaya karşı hazırlıklı olunmalı. Emzik çok sık kirlenebildiği için çok iyi temizlenmeli. Temizlemede kaynatma yöntemi veya yıkama kullanılabilir. Yıkamada şehir suyu değil, içme suyu kullanın. Eğer kaynatıyorsanız emziği daha sık yenileyin.

    Bebeğimiz 33 aylık. Maden suyu içmesinde bir sakınca var mı? Çok nadir de olsa içmek istiyor...
          Tatmak anlamında içebilir. Ancak ağır mineralli sular bebekler için çok uygun değil.


    1.5 kibrit kutusu peynir, 250 cc. süt, 1 kase (yaklaşık 150 gr.) yoğurt, 15 aylık bir çocuğun kalsiyum ihtiyacını karşılar mı?
          Çocuğunuzun yaşına göre kalsiyum ihtiyacı; toplam 500-600 cc. süt veya yoğurt (2.5-3 su bardağı kadar), 1 kibrit kutusu beyaz peynir, sebze yemeklerinden günde en az 1 kez ve yumurta sarısının da mutlaka her gün verilmesiyle tam olarak karşılanır.

    MİKRODALGA FIRINI KULLANABİLİRSİNİZ
          Bebeklerin katı ve sıvı besinlerinin ısıtılmasında mikrodalga fırın ve teflon tencerelerin kullanımında sakınca var mı?
          Mikrodalga fırınların kullanılmasının zararlı etkileri gösterilmemiştir. Ancak bu fırınların elektromanyetik kirlenme nedeniyle evde bulundurulmasını önermeyen bir grup bilim adamı var. Teflonda da aynı şey söz konusu. Kişisel görüşüm, gerçek teflonlar kullanılabilir. Tavalarda ise yağlı kağıt kullanılmasını ayrıca öneriyorum. Zemin ne olursa olsun yağlı kağıt kullanılması daha sağlıklı.

    16 aylık kızım pilavla bile ekmek yiyor. Zeka gelişimini olumsuz etkiler mi?
          Ekmek ile değil de, dengesiz beslenme ile zeka gelişimi arasında bir ilgi var. Eğer karbonhidrat, yağ ve protein dengesi sağlanıyorsa ekmek vermenin bir sakıncası yok.

    BİSKÜVİ YEDİRMEYİN!
          4 yaşındaki kızım doğduğundan beri bebe bisküvisi tüketti. Ama zararlı olduğu yönünde çıkan haberlerden sonra vermemeye çalışıyoruz. Kızım bu şekilde büyüdüğü için zarar görmüş müdür?
          Çocuğunuza yüksek fırınlanmış bisküvi yedirmemenizi öneriyorum. Sadece bunlarda değil, bazı mamalarda ve kızartılmış patateste de kanserojenler bulunmakta. Bunları yakından takip etmenizi öneririm.

    Oğlum 7 aylık. Prebiyotik yoğurt verebilir miyim?
          Prebiyotikler için çok erken. Eğer kabızlığı varsa öğleyin hazırladığınız sebzelerde ve verdiğiniz meyvelerde yapacağınız değişiklikler daha sağlıklı olacaktır. Bu ürünler için 7 ay, çok erken.

    Sağlıklı Bebeğin Beslenme Reçetesi Sağlıklı Bebeğin Beslenme Reçetesi
  • Bir yaşından önce beslenmede nelere dikkat edilmeli?
  • Tuz ve şekere bir yaşına kadar başlanmamalı. Dokuzuncu ayda özellikle tat arayan bebeklerde tuz azar azar eklenebilir.
  • Bal ve reçel verilmeye bir yaşında başlanabilir.
  • Bir yaşına kadar yumurtanın sadece sarısı verilebilir, daha sonra beyaz eklenebilir.
  • İnek sütüne (eğer erken başlanması için bir gereksinim yoksa) genellikle bir yaşında başlanır.
  • Yemekler bir pişirimlik porsiyonlar halinde hazırlanıp taze yedirilmeli ve ikinci kez ısıtılmamalı.
  • Baklagilleri yemekte kullanmadan önce tehlikeli ilaç kalıntılarını uzaklaştırmak için iyice yıkayın.

    ÖNEMLİ UYARILAR
  • Beyaz unla hazırlanmış abur cubur yiyecekleri göz önünden kaldırın.
  • Bebeğinizi henüz tatlıyla tanıştırmayın.
  • Sütün içine bir şey katmadan verin.
  • Bebeğinizin diyetini değişik gıdalarla hazırlayın.
  • Abur cubur için kesin yasaklar koymak yerine; bebeğiniz anlayacak yaşa geldiğinde bu tür yiyeceklerden arada bir az miktarda vermeyi tericih edin.

    Kaynak: Sabah




    Google