Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Hamilelik - Annelik
Giyim - Moda
Güzellik - Bakım
Kadın Sağlığı
Magazin
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Çocuklar en çok annesini taklit ederek öğreniyor
Çocuklar en çok annesini taklit ederek öğreniyor       Hepimiz başkalarını düşünen çocuklar yetiştirmek isteriz. Bir oyuncağı bile paylaşamadıkları düşünülürse, onlara bu bilinci aşılamak cesaret kırıcı bir görev gibi gözükebilir. “Afrika’da çocuklar aç. Hadi yemeğini ye” lafı bir işe yaramazken, oyun yoluyla ve davranışlarınızla ona etrafa karşı duyarlı olmayı öğretebilirsiniz. Önümüz bayram. Haydi kolları sıvayın!

KÜÇÜKLERE
      3 yaşından küçük miniklerinize yemek yedirirken, banyo sırasında saçını şampuanlarken, üstünü başını giydirirken farkında olmasanız da günün birinde onların da başka çocuklara böyle sevgiyle yaklaşması gerektiğini öğretiyorsunuz. Defne bebeğiyle oynarken onu emziriyor, yediriyor, lazımlığa tuvaletini yaptırıyor ve uyutuyor... Evet o, beni taklit ediyor.

ÇEVREYE
      Komşulara selam vermenin, bir dükkana girdiğinizde görevli kişiye “merhaba” demenin, rica ve teşekkür etmenin duyarlılığın oluşmasında ilk adım olduğunu biliyor muydunuz?

AİLEYE
      “Anne, bu çorbayı kime yapıyorsun.” “Zeynep Teyze’ye...” “Niye?” “Çünkü hasta ve evde yatıyor.” “O zaman biz de ona resim yapalım.” “Tabii, Zeynep Teyze çok sevinir.” Günlük hayatta yaşadığınız küçük olaylar, onlara tahmininizden daha fazla şey öğretiyor.

BÜYÜKLERE
      Komşumuzun zorla taşıdığı Migros poşetlerinin iki tanesini elime alıp, kapıyı açmasına yardımcı olduğumu gören Defne ve Ege, o gün bugündür hafif poşetleri mutfağa taşıyarak bize yardım etmeyi kendilerine görev edindi.

DOĞAYA
      Bu yaz piknikçilerin, güzelim Orak Adası’nın sahiline attığı pet şişeleri, torbaları, gazete kağıtlarını gören Defne ve Ege çok şaşırdı. Hemen torbalardan birini kapıp, göz zevkimizi bozan çöpleri topladık. Bizimkiler bunu bir oyun olarak gördükleri için çok eğlendi. Temizlik faslından sonra onlara teşekkür edip, sayelerinde yeni gelenlerin burayı temiz göreceğini söyledim. Bir işe yaradıklarını anlayıp, çok sevindiler.

TANIDIĞINIZ ÇOCUKLARA
      Defne ve Ege kendi seçtikleri bebeklik oyuncaklarını arkadaşımın bebeğine ayırdı. Onları ikna etmek için “Siz artık büyüdünüz, bunlarla oynamıyorsunuz. Ama Yağmur bunları çok sevecek” demem yetti.

İHTİYAÇ SAHİBİ ÇOCUKLARA
      Geçtiğimiz yılbaşında Defne ve Ege, Leonardini mağazasının bir kampanyası doğrultusunda hâlâ oynadıkları iyi durumdaki bazı oyuncakları, İstanbul içindeki toplum merkezleri ile paylaştı. “Bazı çocukların hiç oyuncağı yok. Onlara yılbaşı hediyesi verelim mi?” diye sorduğumda, Ege bana bir soruyla cevap verdi: “Anne oyuncağı olmayan çocuk ne yapar?” “Çok sıkılır, diğer çocuklardan daha geç ve zor öğrenir” dedim Kolilere tamamiyle kendi seçtikleri oyuncakları doldurdular ve Leonardini’ye götürüp kendi elleriyle görevlilere teslim ettiler. Onlarla hiç bu kadar gurur duymamıştım.

      Şimdi de iyi durumda olan giysilerimizi ve oyuncaklarımızı seçtiğimiz bir dernekteki ihtiyaç sahibi çocuklara bayram hediyesi olarak vermek için ayırıyoruz. Defne ve Ege, o çocuklar sevinecek diye şimdiden çok heyecanlı.

Okulları da işin içine katın
      Geçtiğimiz yıl Bir Dilek Tut Derneği Başkanı Carole Hakko ile konuştuğumda, bana “Hayalimi paylaş” projesinden bahsetmişti. Öğrenciler, kendi yaşlarında ama tehlikeli bir hastalıkla mücadele eden yaşıtlarına yardımcı olmak için projeler üretiyormuş. Kimileri sınıfın ortasına kumbara koyup harçlıklarını paylaşıyor, kimileri özenle yaptıkları resimlerden sergi açıp ailelerine satıyor, kimi de evden getirdikleri, kendileri için özel bir eşyayı açık arttırma ile satıyormuş. Ne güzel! Bizimkilerin okuluyla konuşup, bayram öncesinde böyle bir proje yapmalarını önereceğim.

Hamilelikte oruç tutulur mu?
Kadın Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. İbrahim Sözen, Anadolu Sağlık Merkezi: Açlıkta üretilen ketonlar, bebek için tehlikeli
  • Hamilelik, oruçtan muafiyet için sayılan istisnalardan biridir. Buna rağmen birçok hamile kadın oruç tutmaktadır. Bu durum, anne ve gelişmekte olan bebek için sakıncalıdır.
  • Gebelikte günlük kalori gereksinimi artar. 3-4 saatte bir düşmeye eğilimli kan şekerini sabit tutmak için küçük öğünler almak gerekir.
  • Bebek için görülen en büyük tehlike, onların ileride nörolojik ve psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek ketonların oruç sırasında kandaki artışıdır.
  • Uzun süren açlıklarda vücudun şeker deposu çabuk tükenir ve hücrelerin enerji gereksinimi için yağlar yakılır. Ketonlar da, vücut şeker eksikliği çektiği sırada depolanmış yağların yakılması sonucu açığa çıkarlar.
  • Diğer sorun vücudun sıvısız kalmasıdır. Gebelerde damarlarda dönen kan ve sıvı miktarı çok önemlidir. Bunun için günde en az 3 litre sıvı tüketilmelidir. Kısmi sıvısızlık durumlarında, kan basıncı düşer, plazentaya ve dolayısıyla bebeğe giden kan akımı, dolayısıyla bebeğin ihtiyacı olan oksijen azalır.
  • Hamilelerin kaza orucu tutmaları hem kendileri hem de bebek açısından çok daha doğrudur. Özellikle 28. haftadan sonra veya gebelikte diyabet söz konusuysa, oruç ciddi risklere yol açabilir.

    Çocuk Doktoru Ela Tahmaz, Anadolu Sağlık Merkezi: Anne sütünü azaltıyor
  • Uzun süre aç ve susuz kalmak, anne sütünün kalitesini ve miktarını düşürür. Bu oruç tutan anneler arasında yapılan araştırmalarda gözlenmiştir.
  • Bazı oruç tutan anneler için sıvı kaybı diğerlerine göre daha ciddi bir durum olabilir ve süt miktarı daha sonra tekrar arttırılamayabilir. Bu nedenle emziren annelerin, özellikle bebeğin sadece anne sütüyle beslendiği ilk 6 ay süresinde oruç tutmaları doğru değildir. 6 aydan sonra ise bebek ek gıdalara başladığı için annenin oruç tutması tolere edilebilir. Ancak mutlaka sahura kalkmak ve iftar ve sahur arasında bol bol sıvı almak şartıyla. Bu konudaki bir diğer önemli nokta annenin sağlık durumudur. Diyabeti, şeker düşüklüğü ya da diğer sağlık problemleri olan annelerin oruç tutması kesinlikle risklidir.

    Kaynak: Vatan




    Google