Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Hamilelik - Annelik
Giyim - Moda
Güzellik - Bakım
Kadın Sağlığı
Magazin
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Çocuğuma nasıl söz geçiririm?
Çocuğuma nasıl söz geçiririm? Dikkat! İpler çocukların elinde
      Birçok evde çocuklar hükümdarlığını ilan etmiş durumda. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına söz geçiremediğini söylerken, aslında otorite kurmanın düşünüldüğü kadar zor olmadığını belirtiyorlar...

      O minik, sevimli, biricik çocuğunuz kimi zaman küçük bir şeytana mı dönüşüyor? Sizi parmağında oynatıyor ve her şey onun istediği gibi mi oluyor? Durum gerçekten vahim olsa da merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Günümüzde evde hükümdarlığını ilan etmiş o kadar çok çocuk var ki... Bizler babamızın 'höt' demesi, annemizin bir bakışıyla hizaya geçerken ne oldu da yeni kuşak çocuklar bu hale geldi? diye sorduğumuz Aile terapisti Güler Ann bunu şöyle yanıtlıyor: "Çoğumuzun anneğbabası zamanında disiplin, 'saygı' adı altında, aslında korkuya dayalıydı.

      Bugünkü neslin değer yargıları, bakış açısı ve yaşam tarzı da hemen her alanda bir öncekinden öylesine farklı ki, anneğbabalarımızın yöntemlerini benimsememiz neredeyse imkansız.

      Çocuklarımıza birey olarak davranmanın, onlara seçenekler sunmanın önemini, özgüvenlerini kazandırmak için fazla sıkmamamız gerektiğini duyuyoruz. Ancak bu yeni doğru' için modelimiz yok. Sonuç olarak da bugünün anneğbabaları ne yapacaklarını bilmiyor ve çocuklarına söz geçiremiyorlar."

HÜKÜMDAR SİZ OLMALISINIZ...
      Günümüz çocuklarının ebeveynlerini yalnızca parmaklarında oynatıp, istediklerini elde etmekle de kalmadıklarını söyleyen Güler Ann, anne babalarına küfredip vurabildiklerini ekliyor: "Biz ise çocuklarımızın bizden korkmamalarını, bizimle arkadaş gibi olmalarını ve onlarla yakın bir ilişki kurabilmeyi arzu ediyoruz. 'Hayır,' dersek bizi sevmeyebilirler diye endişe ediyoruz.

      Oysa çocuklar iki-üç yaşından itibaren istediklerinin olabilmesi için bazı sorumlulukları yerine getirmeleri gerektiğini öğrenmeliler. Örneğin, üç yaşında çizgi filmi seyretmek istiyorsa önce oyuncaklarını toplaması, 10 yaşında bilgisayarı kullanmak için de önce ödevini bitirmesi gerektiğini bilmeliler." Evde küçük bir hükümdar olmasının önüne geçmek istiyorsanız, öncelikle çocuğunuzun yaşına uygun, net ve uygulanabilir kurallar oluşturmanız gerektiğine dikkat çekiyor Ann: "Çocuğunuzun olumsuz davranışlarını pekiştirmemeye de dikkat etmelisiniz.

      İyi davranışlarını yakalamaya ve onlara olumlu ilgi göstermeye dikkat etmeliyiz.
      Çocuğu her konuda ikna etmeniz gerekmiyor.
      Kuralın nedenini bir kez anlattıktan sonra uygulamaya geçebilirsiniz.
      Unutmayın, hükümdar siz olmalısınız."

BAĞIRMADAN DİSİPLİN
      İşler kontrolden çıktıktan sonra bazı ebeveynler, çocuğu disipline sokmak için baskı, bağırma, azarlama hatta dövmeye kadar farklı yöntemlere başvurabiliyor. Oysa sesimizi yükseltmeden de çocuğumuzu disipline etmemizin mümkün olduğu görüşünde Ann: "Bağırdığımız zaman bağırmanın kabul edilebilir bir davranış olduğu mesajınızı vermiş oluyoruz. Dövünce de vurmanın. Örneğin, kardeşiyle kavga etmekte olan bir çocuğa avazımız çıktığı kadar 'Ben sana bağırma, vurma demedim mi?' deyip, bir tane de patlattığımızda bu, sadece çocuğun kafasını karıştırmaya neden olur." Aileleri en çok zora sokan durumlardan biri de çocuklarının geçirdiği öfke nöbetleri. Ortada bir sebep yokken kendini yere atıp, tepinen çocukların sayısı oldukça fazla. Güler Ann bunun düzeltilmesi en kolay davranış olduğunu söylüyor: "Böyle yaptığında istediğinin hiçbir zaman olmamasını sağlayın yeter. Ağlamasının yaptırımının olmadığını öğrenmiş olan çocuklar ağlamazlar. Eğer çocuk bu öfke nöbetlerinin sonucunda olumlu veya olumsuz bir ilgi alıyorsa bunu sıkça tekrarlaması normaldir. Nedeni ise diğer davranış sorunlarında olduğu gibi psikolojik bir sorun değil, anneğbabanın yanlış yönlendirmesidir."

Sağlıklı bir ilişki nasıl olmalıdır?
  • Anne/babaların çocuklarının olumlu davranışlarını yakalamaları çok önemli. Özellikle 'yaramaz' çocukların istenilmeyen hareketleriyle uğraşmaktan, ebeveynler yaptıkları olumlu davranışlarını övmeyi unutabiliyorlar.
  • Çocuklardan istediklerimizi dikte etmek yerine, onlara seçenekler sunmak gerekiyor. (Ya odanda oturabilirsin ya da ödevini bitirip dışarıda oynayabilirsin gibi.)
  • Onlara bazı istediklerini elde etme imkanının verilmesi ama iyi davranışlarının karşılığında. (Bilgisayara girebilirsin ama bir saat ödev yaptıktan sonra.)
  • Çocukları dinlemeye özen göstermek ve onlara etkili komutlar vermek, yani istenilmeyen değil de, istediğimiz davranışı söylemek ('Odanı çok dağıtmışsın' yerine 'Odanı toplamanı istiyorum.').

    Kaynak: Sabah




    Google