Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Kadın



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Güzel olmak kadınlara ne kazandırıyor?
Kadınlar için güzel olmanın avantajları       “Güzel” olanlar gerçekten hayata 1-0 önde mi başlıyor?
      Amerika’da Miami Üniversitesi tarafından yapılan son araştırma güzel kadınların diğerlerinden en az yüzde 8 daha fazla kazandığını ortaya koydu. Peki “güzel” olanlar gerçekten hayata 1-0 önde mi başlıyor? Bu sorunun yanıtını farklı yıllara güzellikleriyle imza atan dört kadına sorduk. Hem eski günleri, hem de tescilli güzelliklerinin onlara ne kazandırdığını konuştuk. Buyurun muhabbete...

      Her biri tarihe adını güzellikleriyle yazmayı başardı. Aynı fikir için “güzellikleriyle ülkelerini temsil etme” şansını yakalamak için podyuma çıktı. 1968’de adından bahsettiren Mine Vargı, 1970’de ailesine rağmen dereceye giren Hülya Cündübeyoğlu, Erberk’i marka yapmayı başaran 83 yılının güzeli Neşe Erberk ve milenyum çağının 2005 güzeli Hande Subaşı...

      Zamanın en güzel kadınları bugün yüzlerindeki kırışıklıklara aldırmıyor. Kendilerini hâlâ güzel ve en önemlisi unvanlarından dolayı gururlu hissediyorlar. Hande Subaşı ise yolun henüz başında olduğunu, 60 yaşındaki kırışıklıklarını merak ettiğini söylüyor.

1968 Türkiye Güzeli Mine Vargı Yıl 1968
MİNE VARGI
      17 yaşında lise öğrencisiyken okul yönetiminden gizlice güzellik yarışmasına girdim. 10 yıl mankenlik yaptım. Eşim Ömer Vargı ile evlenerek Filma Cass’ı kurdum. Bu yarışma beni 40 yıl boyunca keyifle taşıdığım bir unvanın sahibi yaptı. Bana güzel imkanlar sundu ama bu unvana yaslanmadım. Hiç “Çok güzelim” diyerek kibir yapmadım. Hiç “Ben neymişim” demedim. 1970 Türkiye Güzeli Hülya Cündübeyoğlu Geçen yılların yarattığı yer çekiminden hiçbir kadın hoşlanmıyor, tabii ben de hoşlanmıyorum. Ama “68’in Türkiye güzeli bak şimdi ne hale geldi” demiyorum.

Yıl 1970
HÜLYA CÜNDÜBEYOĞLU
      1970 yılında Milliyet’in açtığı güzellik yarışmasına çevremin baskısıyla katıldım. Türkiye dördüncüsü olduktan sonra sayısız film teklifi aldım ama ailem izin vermediği için hepsini geri çevirdim. Şimdi İzmit’te sakin bir hayat yaşıyorum. Güzelliğin birçok avantajı oldu ama dezavantajları da etrafınızda dostunuzun kalmayışı oluyor. Çünkü güzel insanı seven gerçek dostlar olmuyor. Artık yaşlandım, yüzümde çizgiler var ama buna hiç üzülmüyorum. Çok güzel anılardı.


21 yaşında Miss Turkey 2005 güzeli seçilen Hande Subaşı Yıl 2005
HANDE SUBAŞI
      21 yaşında Miss Turkey 2005 güzeli seçildim. Çok karamsar bir yapım vardı. Bu yarışma ve çalışma süreci, karamsarlığımı üzerimden atmama yardımcı oldu. Bence güzellik yarışmaları herkese bir ayrıcalık getiriyor ama bunu iyi kullanabilmek marifet. Eğer donanımlı bir insansanız Miss Turkey unvanı yıldız gibi parlıyor. Bu yarışmayla insanın gözünün kayacağı, hayatını kontrol edemeyeceği görüşlerine katılmıyorum. 5 yılda çok saçma sapan yollar tercih edebilirdim ama yapmadım.

Yıl 1983
NEŞE ERBERK
1983 yılında Türkiye Güzeli Neşe Erberk       1983 yılında Türkiye Güzeli, 1984’te Avrupa Güzeli seçilen Neşe Erberk, okul yıllarında başladığı mankenlik çalışmalarına, Türkiye ve Avrupa Güzeli seçildikten sonra da devam etti. 1987’de Neşe Erberk Ajansı’nı, 2002’de Joyfull House Yetenek Geliştirme ve Eğlence Merkezi’ni kurdu. Üç kızı oldu.

      “Üniversitedeydim. Güzel seçildikten sonra okulda hep kenardan kenardan yürümeye başladım. Havalara girdiğimi düşünmelerini istemedim. Hayatım boyunca da hep aynı mantıkla yaşadım. Güzellik yarışmasının en büyük kötülüğü hayatımı normal yaşayamamak oldu. En iyi tarafıysa hiçbir zaman gitmeyi aklıma getirmeyeceğim ülkelere görebilmek... Pakistan, Mısır, İran, Avrupa ve Amerika gibi birçok ülkeye gidip, prensesler gibi ağırlandım. Onun dışında herkes tarafından konuşulmanın, tanınmanın hep üzüntüsünü yaşadım. O yüzden tatillerimi her zaman, beni kimsenin tanımadığı ülkelerde yapmayı tercih ettim. Mankenlik yaptığım için işlerim biraz daha sıklaştı ama onun dışında hiçbir değişiklik olmadı. 22 yaşımda, ajanstan önce anaokulu açmak istiyordum. “Biraz bekle” dedim kendime, onu da 6 yıl önce kurdum. Ajansımı kurduğumda da neler söylenmişti arkamdan ama ben istediğim gibi iş kadını olmayı başardım. 80’lerdeki gibi kalmadık tabii, değişiyorum. Ama o zamanlar ki güzelliğimi koruyamayacağımı da biliyorum. Kibarca, usul usul yaşlanıyorum ama bu beni üzmüyor.

Kaynak: Vatan




Google