Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Magazin
Giyim - Moda
Güzellik - Bakım
Hamilelik - Annelik
Kadın Sağlığı
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Teoman'dan inciler
Teoman'dan inciler. Şarkıcı Teoman'dan çarpıcı sözler       En son ne zaman âşık olduğunu hatırlamadığını söyleyen Teoman, “Kızları ben ayarlıyorum sanıyordum meğer onlar beni baştan çıkarıyormuş” diyor.

      SON dönemlerde düzenli bir adam olmak için uğraş verdiğini ve radikal kararlar aldığını dile getiren Teoman, artık daha steril bir hayatının olduğunu söylüyor. “Paramparça Senfoni” projesi için 13 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda hayranlarıyla buluşacak olan şarkıcı bir yandan da ekim sonuna doğru çıkacak olan yeni albümünün müjdesini veriyor.

      ŞIPSEVDİ biri olmadığını söyleyen Teoman, yaşadığı ilişkilerle ilgili olarak şöyle konuştu: “Ayşe Boyner’le birlikteydik ama ayrıldık. İnsanın sevgili olmayınca herhangi birine bağlanmasına da gerek yok. O zaman libero oynuyorum. Kendimi çapkın zannediyordum ama kız arkadaşlarım bana ‘Seni kandırıyor herkes’ dediler. Meğer onlar beni baştan çıkarıyormuş” diyor.

Artık daha steril bir hayatım var
      Son dönemde düzenli bir adam olmak için uğraş verdiğini anlatan Teoman “Yediğime içtiğime dikkat ediyorum. Eylülde spora başlayacağım. Bir de kışın yurtdışında yaşamaya karar verdim” diyor.

      Söylediği şarkılar, yazdığı sözler, sahnedeki cool tarzı, yalnız ve depresif tavırlarıyla Teoman mutluluğu arıyor... Şarkılarını yazdığı, albümünü hazırladığı ve sahnede olduğu zamanlarda dünyanın en mutlu insanı olan Teoman, bunlar bittiğinde depresyona giriyor, hem de yılda iki kez... Bu dönemlerde gündüzleri eve kapanan, geceleri ise kendini sokaklara atan Teoman, karanlıkta daha mutlu bir adam olduğunu söylüyor.

      “Paramparça Senfoni” projesi kapsamında 13 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava’da sahneye çıkacaksınız. Çalışmalar hangi boyutta?
      Güzel gidiyor çalışmalar. Yıllar öncesinden beri aklımızda olan bir projeydi bu. Benim 16 tane parçam klasik aranjmanlara çevrildi. Türkiye’de bu işi en iyi yapanlar arasında olan Kamil Özler’le birlikte çalıştık. Tamamen ana formundan uzaklaştırdık. Ben klasik taraflarda kendime güvenmiyorum çünkü. Çok güzel şeyler yaptı Kamil Özler. Çağ Erçağ müzikal direktörlüğünü yüklendi işin. 50 kişilik büyük bir orkestra. İzmir Senfoni’den İbrahim Yazıcı da var. Orada solist olmaktan çok orkestranın bir parçası olacağım.

      Bu konser size müzikal anlamda neler katacak?
      Bu parçaların değişik formlarda olması o tarz müzikten hoşlanan insanlara belki de benim şarkılarımın gitmesini sağlayacak. Ya da tam tersi benim şarkılarımı sevenler o tarz müzikten hoşlanmaya başlayacaklardır. Öyle olmasa bile sadece zevk olsun diye yaptığım bir proje. .

      Yeni albüm çalışması var mı bu arada şarkı yazıyor musunuz?
      Ekim sonuna doğru çıkarmayı planlıyorum.

      Yılda iki kez depresyona girdiğinizi söylemiştiniz. Şimdi ruh haliniz nedir.Teoman depresyonda mı?
      Nisanda depresyondan çıkarım diyordum ama mayısta çıktım. Benim bu depresyon durumum mevsimsel. Yıllardır olur bu depresyon durumu. Vücut kimyam onu oluşturuyor alıştığım için öyle dramatik bir şekilde yaşamıyorum bu durumu.

      Depresyonda olduğunuz zaman neler yapıyorsunuz. İçinize mi kapanıyorsunuz, yoksa kendinizi dışarılara mı atıyorsunuz?
      İkisini de yapıyorum. Gündüzleri eve kapanıyorum, geceleri de kendimi dışarı atıyorum. Dört beş yılda bir yoğun yaşarım bu depresyonu. Yazın hiç depresyona girdiğim olmadı. Depresyondayken 7-8 kilo veriyorum mesela. Çıkınca aldığım kiloları geri alıyorum. Adam gibi yemek yemek aklıma geliyor. Kafam daha rahat çalışıyor, daha organize biri oluyorum, mutsuz olmuyorum. Şimdi ama tekrardan sonbahar gelecek depresyonundayım.

      Sürekli olarak bunun tedirginliğini yaşıyor musunuz?
      Yaşıyorum tabii. Kasım aralık gibi benim mutluluk seviyem düşer. Bu sefer kendimi biraz daha dinç tutup onu rahat atlatmayı düşünüyorum. Ben boş durmaktan sıkılan biriyim ve bu beni çok mutsuz ediyor. Bu dönemde albümle uğraşıyorum, senfoni projesi var. Yaz olunca tembellikten yana şikâyetim olmuyor. Yapacak işlerim oluyor. Ama albüm bitecek, konserler azalacak ve kışın ben yine negatif bir kişiye dönüşeceğim. Bir şekilde içimde ‘Çalış’ diyen biri var. Çalıştığım zaman eğlenmenin hazzını yaşayabiliyorum.

      Bu yaşam tarzından rahatsız olan biri olarak hiç yaşam tarzınızı değiştirmeyi düşünmediniz mi?
      Bunu evimi değiştirerek hayata geçirdim. Daha steril bir hayat yaşıyorum. Yediğime içtiğime dikkat ediyorum. Bir de kış aylarında yurtdışında yaşamaya karar verdim. 10 küsur senedir yaşadığım hayatın artık tekrar etmesini istemiyorum. İnsanın çok vaktinin olması fazla düşünmesine, fazla düşünmesi de fiziksel dünyadan uzak kalmasına ve kendi kendine didişmene neden oluyor.

      Daha önce sterilize olmayan bir hayat yaşadığınızı kabul ediyorsunuz o zaman?
      Evet kabul ediyorum. Ben günleri bilmem, ne zaman uyuyacağım belli değildir. Sabah kalkınca ilk yaptığım şey sigara içmektir. Akşam üzeri saat 16.00’da kahvaltı yapmadığım aklıma gelir ve döner yerdim. Artık sabah sigara değil, kahvaltımı yapıyorum. Yemeklerime dikkat ediyorum ve eylül ayında da spora başlayacağım. Gerçi konser dönemlerinde spora ihtiyacım yok çünkü her konserde 1,5 kilo veriyorum.

      Yurtdışında nerede kalmayı ve neler yapmayı planlıyorsunuz?
      Benim fiziksel bir şeylere ihtiyacım var. Yazı özlediğim için küçük tatiller olarak Hindistan ya da Tayland taraflarına gitmeyi düşünüyorum. Hayat tarzı olarak Avrupa ülkelerini seçeceğim. Gündüz rahat rahat kimsenin beni tanımadığı sokaklarda yürümek ve sürtmek istiyorum. Gezmek için illa ki geceyi beklemek istemiyorum.

      Burada gezmek için geceyi beklemek durumundan çok sıkılmışsınız anlaşılan?
      Evet kesinlikle çok sıkıldım. Beni karanlıkta daha az insan tanıyor ve o zaman daha mutlu oluyorum. Gündüz sokaklarda olmayı istediğim halde olamıyorum.

      Ekranda gece eğlenen ve çıkışta kameralara alkollü bir şekilde yakalanan Teoman var. Hiç kendinizi geri plana çekmeyi düşünmüyor musunuz?
      Ben geriye çektim zaten. Alkolle ilişkimi eskisine nazaran çok azalttım. Hatta beni kontrol etsin diye kendi adamlarıma bile söyledim. Viski istediğim zaman bana kola getiriyorlar artık. Artık kendimi kaybedecek kadar sarhoş olmuyorum. Düzenli bir adam olmak beni mutlu ediyor. İçki ve gece hayatı boşken oluyor. O yüzden benim sürekli çalışmam gerekiyor. (Gülüyor)

‘Şıpsevdi birisi değilim’
Teoman'dan inciler. Şarkıcı Teoman'dan çarpıcı sözler       Teoman gece kameralara hep başka başka kadınlarla yakalanıyor. Çok çapkın biri misiniz?
      Ayşe Boyner’le birlikteydik ama ayrıldık. İnsanın sevgili olmayınca herhangi birine bağlanmasına da gerek yok. O zaman libero oynuyorum. Jokerim yani. Ben kendimi çapkın zannediyordum ama kız arkadaşlarım bana ‘Sen hiç çapkın değilsin. Seni kandırıyor herkes’ dediler. Kızları ben ayarlıyorum zannediyorum meğer ben ayarlamıyormuşum onlar beni baştan çıkarıyormuş. Meğerse ben baştan çıkarılanmışım.

      Zor âşık olan birisiniz o zaman?
      Şıpsevdi birisi değilim. Sevgililik formundaki kişinin çok özel birisi olması gerekiyor. Duygularınızdan da çok emin olmanız gerekiyor. Bir iki ay içerisinde ben sana âşık oldum diyecek birisi değilim. Uzun sürmesi, bir şeyler yaşanması gerekiyor. En son ne zaman âşık oldum hatırlamıyorum. Yıllar sonra o aşkların ne kadar önemli olduğunu fark ediyorum. Dokuz kere âşık oldum diyen birisine ben çok inanmıyorum. Bunun bir ya da iki kez olması gerektiğine inanıyorum.m.

      Yaş geçiyor anneniz baskı yapmıyor mu ‘Hadi artık torun istiyorum’ diye?
      O yıllardır var. Etrafıma baktığım zaman ‘Vay be ne kadar güzel ilişki’ diyebileceğim bir ilişki görmüyorum. Kötü örnekleri çok fazla gördüm. Ama ben kağıt üzerinde iki kişiye inanıyorum. Ancak bu konuda korkağım. Sonuca varmak beni korkutuyor ama ne yazık ki çocuk sahibi olmayı da istiyorum.

      Sadece çocuk sahibi olmak için evlenebilir misiniz?
      Onun yerine evlenmeden anlaştığım birisiyle çocuk yaparsak ilişkimizin daha güzel olacağını düşünüyorum. Evlenmeden kişi olarak sevdiğin, aşk bitse de sevginin devam edeceği birisiyle evlenmeden çocuk yapmak daha mantıklı. Evlilik biraz fazla müessese konumuna girdiği zaman işin içine gereksiz insanlar doluşuyor. Bir anda sizi olmadığınız kişiye dönüştürüyorlar.

‘Menajerimden harçlık alıyorum’
      Teoman kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor. Para hayatının neresinde?
      Ben para olayından pek anlamam. Neyim var neyim yok onu da bilmem. Konserden kaç para aldığımı bile bilmem. Tüm bunlarla menajerim ilgilenir. Harçlığımı menajerim verir. Çok harcadığım zamanlarda ‘Har vurup harman savurmuşsun’ der. Tüm yatırımlarımı menajerim yaptı. Cihangir’de bir ev aldırdı bana. Başka bir ev ayrıca arsalar aldırdı. Benim için paranın bir önemi yok. Standartım çok yüksek değil benim. Kitap alıyorum, CD alıyorum, plak alıyorum. Param olmadığı zamanda bunları yapmam, olur biter.

‘İstenmeyen Tüyler’i çekeceğim
      Yıl sonunda çekeceğiniz bir filmden bahsettiniz. Nedir bu proje biraz bahsedebilir misiniz?
      “İstenmeyen Tüyler” benim iki yıl önce yazdığım bir senaryo. Bir rock gurubunun hikâyesi. 1990’lardaki benim ve arkadaşlarımın başına gelenlerden, problemlerimizden ve hayata dair amaçlarımızdan yola çıkarak yazdığım bir hikâye. Eskiden bizim yaşadığımız zorluklar, hayaller ve hayal kırıklıklarının olduğu bir hikâye. Senaryosu bana ait ve ben yönetmenliğini yapacağım. Oynamayı düşünmüyorum. Hayko Cepkin’in oynamasını istiyorum. Çünkü o karakteri Hayko Cepkin’i düşünerek yazmıştım.

Kaynak: Milliyet




Google