Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Magazin
Giyim - Moda
Güzellik - Bakım
Hamilelik - Annelik
Kadın Sağlığı
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Tamer Karadağlı: Arzu Balkan sağ kolum
Arzu benim kolum gibi
Tamer Karadağlı: Arzu Balkan sağ kolum       Yeni dizisi “Son Ağa” ile kendine yeni bir sayfa açtığını söyleyen Tamer Karadağlı eski eşi, çocuğunun annesi Arzu Balkan için, “Arzu’yu ben, bir kalemde silip atamam atmam. Benim için çok değerlidir. Arzu benim kolum gibi” diyor.

      Komedi dizisi “Çocuklar Duymasın”da hayat verdiği “Taşfırın erkeği Haluk”la yakaladığı şöhret onu bir anda Türkiye’nin en popüler adamlarından biri yaptı. Hızlı şöhret birçok ünlü gibi onun da başını döndürdü. Önce kaçamakları, ardından Deniz Uğur’la olan yasak aşkı, kızının annesi Arzu Balkan’la olan evliliğinin bitmesine yol açtı.

      Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olan Tamer Karadağlı, Star TV’de ekrana gelen yeni dizisi “Son Ağa” ile kendine yeni bir sayfa açtı. Evliliği bitene kadar bir o çiçekten, bir bu çiçekten bal alan “Taşfırın erkeği”, şimdi “Son Ağa” oldu, ama duruldu. Gönül yaralarını yalayarak iyileştirdiğini söyleyen Karadağlı, sütten ağzı yandığı için artık yoğurdu bile üfleyerek yemeğe kararlı. Bakalım, hadi hayırlısı!

      Şov dünyasının en hızlı çapkınlarından biriydin ama son zamanlarda yanında dişi sinek dahi görmüyoruz. Ne oldu duruldun mu? Sütten ağzın yandığı için yoğurdu üfleyerek mi yiyorsun, yoksa karda yürüyüp de izini mi belli etmiyorsun?
      (Gülüyor) Valla o son cümle neydi öyle. Yok, bu dönem hakikaten çok sakin bir hayat yaşıyorum. Bir kere dediğim gibi haftanın 3 - 4 günü zaten çekimlerdeyim. Geri kalan zamanda da İstanbul’da kızımla vakit geçiriyorum. Zeyno’nun gelişimi benim için çok önemli ve şimdi en güzel zamanları. 2 yaşını geçti hatta 26 aylık oldu. Hafif dillenmeye başladı, konuşuyor.

      Onunla vakit geçirmek benim için çok önemli. Bir çocuğun gelişiminde 0 - 3 yaş çok önemli olduğu için mümkün olduğunca Zeyno’yla birlikte kaliteli zaman geçirmek istiyorum. Bunun yanında da evet insanların hayatında böyle hızlı yaşadıkları dönemler, yavaşladıkları, rölantiye aldıkları dönemler olabiliyor. Ve benim şu anda o sakin dönemim. Hayatımda kimse yok. Öyle bir arayış içinde de değilim. Tabii ki yaralarımı ben de yalayarak iyileştirmeye çalışıyorum. Üzüldüğüm bir dönem geçirdim. Üzülmedim dersem yalan söylemiş olurum. O yüzden bir süre yalnız olmakta fayda var. Artık işime konsantre oldum.

      “Yaralarımı sarıyorum” diyorsun, hâlâ geçmedi mi o gönül yaran?
      Yaralarımı sardım.

En büyük desteği Zeyno
      O zor günleri nasıl atlattın? O süreçte kimlerden destek aldın?
      Bir tek şey yok tabii ki. Allah’tan çok yakın dostlarım vardı etrafımda ve bu dostlar benim her zaman yanımda olan insanlardı. Her günde. Yani yağmurlu günde de, güneşli günde de olan dostlarımdı. Reyting dostları değillerdi. Çünkü bizim piyasamızda öyle şeyler olabilir. .

      En güzel günlerde yanında olup ama en ufak bir kriz anında ya da ilk virajda arabadan atlamaya çalışan insanlar da olabilir. Ben bu anlamda çok şanslıyım. Çünkü hakikaten sağlam dostluklarım var. Dostlarım çok yardımcı oldu. Ailem keza öyle. Kızım bana en büyük manevi desteğim oldu. Onun varlığı bile birçok şeyi daha rahat göğüslemeye sebep oluyor.

      O krizi iyi yönettiğini söyleyebilir misin?
      Çok da iyi yönettiğimi söyleyemeyeceğim.

      Ürgüp’te kaldığın 3-4 gün içinde en çok neyi özlüyorsun?
      Kızımı..

      Kızının annesiyle yeniden bir birliktelik, evlilik söz konusu mu?
      Bir kere Arzu, kızımın annesi olmanın dışında hayatımda çok önemli bir yere sahip bir insan. Arzu, iyi ki çocuğumun annesi. Ayrılmış olsak da benim gözüm arkada değil. Çok iyi bir annesi var kızımın. Akıllı bir annesi var bu çok önemli. Onu seven, ona büyük sevgi veren, iyi ve güzel büyümesi için elinden gelen her şeyi yapan bir annesi var. Ama bütün bunların dışında Arzu benim hayatımın neredeyse yarısında var. Çok uzun yıllardır tanıyorum Arzu’yu ben, bir kalemde silip atamam, atmam. Ne olursa olsun, Arzu benim için çok değerlidir. Arzu benim kolum gibi. Çok erdemli ve çok düzgün bir insandır Arzu. Biz zaten bir araya geliyoruz. Çocuğumuz için çok sık bir araya geliyoruz. Ama yarın öbür gün ne olur hani kehanetlerde de bulunmak istemem.

      O zaman şöyle bir şey sorayım. Yarın öbür gün Arzu Balkan’ın hayatına biri girse ve evlense ne olur? Kızınızın velayeti aranızda bir sorun olur mu?
      Hayır, olmaz. Çünkü biraz önce dediğim gibi Arzu çok akıllı bir kadın. Zeyno’nun gelişimi Arzu için çok önemli. Ve yarın öbür gün hayatında eğer biri olacaksa bunu çok iyi hesaplar. Çünkü Arzu, “Âşık oldum, evleniyorum” diye öyle duygusal tepkiler verip de konuşacak, bir şeyler yapacak bir insan değil.

      Arzu laf olsun diye birliktelikler yaşayan bir insan değil. Eğer öyle bir seçimi olursa da saygı gösteririm. Hiçbir şey söyleyemem. Öyle çocuğu alırım diye bir şey söz konusu olmaz.

      Peki Arzu Balkan’dan ayrıldığın için pişman mısın?
      Bunun net bir cevabı yok ama Arzu’yu üzdüğüm için tabii ki çok üzgünüm. Onun üzülmesini, kimsenin üzülmesini istemezdim. Kimse bilinçli olarak birini üzeyim birinin canını yakayım demez. Gönül isterdi ki böyle olmasın.

‘Bizim piyasada kimse birbirini sevmez’
      “Çocuklar Duymasın”la gelen ani şöhret başını döndürmüş müydü?
      Yoo... Biraz önce dediğim yani her şey olması gerektiği gibi. Ben bizim mesleğimizi yapıp da egosu şişik olmayan kimseyi tanımıyorum. Bizim mesleğimizin güdüsüdür bu. Herkes kendini Marlon Brando zanneder. Ben bile zannederim ki aslında Naylon Brando’yuzdur. Ama o ego mutlaka devreye girer. Dikkat et, bizim piyasamızda aslında kimse birbirini sevmez. Hepimiz bir araya geldiğimizde top atarız birbirimize.

      Sadece bir araya geldiğinizde mi?
      Bir araya da gelsek, gıyabında da olsa konuşulur. Ben de konuşuyorumdur. Bu mesleğin vazgeçilmez unsurudur.

      Niye bundan mı beslenir egoların?
      Belki de, bilmiyorum ki? Yani çok görsel bir iş yapıyoruz ve zevke hitap eden bir şey. Bir şey hani tutuyorsa popüler kültürün ürünleri aslında bunlar da ve şöyle de bir gerçek var “Çocuklar Duymasın”ın getirdiği başarı baş döndürür mü? Bilmiyorum ki döndürmüş müydü?

      Biraz döndürmüştü. “Çocuklar Duymasın”ın setine gelmiştik yine foto muhabiri arkadaşım Ercan Arslan’la. Hiç unutmuyorum orada şöyle bir şeye tanık olmuş ve şaşırmıştık. Sen cep telefonuyla görüşmeni tamamladıktan sonra fırlatıyordun, adamların da havada yakalamaya çalışıyordu. Bir keresinde yanlış köşeye atlamışlardı da telefon yere çakılıp, dağılmıştı.
      Doğrudur, ama o benim setle olan diyaloğumdan kaynaklanan bir şeydir. Set beni çok sever, şimdiki setim de öyle.

‘Kolejde okudum, Amerika’da büyüdüm’
Son Ağa Tamer Karadağlı       Yine atıyor musun telefonları?
      Yok, başka türlü şakalaşıyoruz. Takıldığım insanlar var. Mesela set işçilerinden birine sürekli takılıyorum, ama arkadaş gibiyiz artık. Onların benim yanımda ödleri kopmuyor.

      Tamer Karadağlı bir dönem sadece çapkınlığıyla değil başta cip ve Amerikan arabaları değiştirmesiyle de ünlüydü. Hâlâ sürüyor mu o zevkin?
      Ben ilk defa “Çocuklar Duymasın”la eline 3 kuruş para geçmiş de, o parayla gidip hemen cip almış biri değilim. Kolejde okudum, Amerika’da büyüdüm. Parayı daha yeni görmüş bir adam değilim. Dolayısıyla birileri cipe ilk defa biniyorsa o benim problemim değil, ama benim öyle bir durumum hiç olmadı. Benim her zaman arabalarım vardı. Her zaman araba değiştirdim. Bir de araba erkeklerin vazgeçilmez tutkusudur. O dönemde arabayı üzerime almadan arkadaşlar plakayı ezberleyip peşime düşüyorlardı. Daha üzerime almadan arabayı değiştiriyordum. Dolayısıyla benim bir cip çiftliğim var, her gün biriyle dolaşıyor gibi bir durum zaten söz konusu değil.

      Şimdi ne var?
      BMW.

      Ne zamandan beri değişmiyor?
      Epeydir değişmiyor.

      Amerikancı Tamer Karadağlı ne oldu da birden Alamancı oldu?
      Ben Amerikan arabası seviyorum. Amerika’da büyüdüğüm için o konsepti seviyorum. Ama geçen sene cipin arkasına baktım, arkada 3 sıra koltuk bomboş minibüs gibi ve ben tek başınayım. Sıkıldım da açıkçası. Hem çok fazla benzin yakıyor hem de benim artık bunu da kullanayım gibi bir açlığım yok. Şu anda arabam olsa da olur olmasa da olur. En güzel arabaları da kullandım ne olduğunu biliyorum.

      “Oturacak insan sayısı azalınca arabayı da küçülttüm” diyorsun.
      Yok hiç öyle şey demiyorum. Doldurmak istersem doldururum. Benim kimleri arabama almak istediğimle doğru orantılı bu.

      Bunu Arzu Balkan yok, arkada bebek yok, o boşluk ondan kaynaklanıyor düşünerek söylemiştim oysa...
      O bebek koltuğum hep duruyor, Zeyno’yla dolaşıyoruz sürekli, şarkılar söylüyoruz

‘Sevgilimin arkasından konuşmam ben’
      Deniz Uğur’la yaşadığın aşk olay oldu. Deniz Uğur bu konuda çok konuştu, seni aşkına dolayısıyla da kendine sahip çıkmamakla suçladı. Sen bu konuda ısrarla sessiz kaldın, niye?
      Çünkü ilişkiyi iki kişi yaşar ve adı üzerinde özel ilişkidir bu ve taraflarında susması gerektiğine inanırım. Ben kendime düşen kısmında susma hakkımı kullanıyorum ve susuyorum, hâlâ da susuyorum. Bundan sonra da hep susacağım. Benimle ilgili herkes istediği şeyi söyleyebilir ama “Sevgilisinin arkasından konuşuyor” diyemez.

      Sadece “Uğurlar olsun” mu diyorsun?
      Aynen.

      “Her aşk hikâyesi mutlu sonla bitmeyebilir, böyle de bir gerçek var. Siz bakmayın filmlere” diyorsun yani... Peki, “Keşke yapmasaydım” dediğin ne var?
      Çok yok.

      İyi ki yapmışım dediğin?
      Kızım.

      Mutlaka yapmalıyım dediğin?
      Mümkün olduğunca sağlıklı olmalıyım ve kendime iyi bakmalıyım ki kızımla daha çok vakit geçirebileyim.

10 ismin çağrıştırdıkları
Arzu Balkan: Hayatımda her zaman olacak
Zeyno Karadağlı: Hayatımın anlamı
Deniz Uğur: Uğurlar olsun
Pınar Altuğ: Canım benim
Deniz Akkaya: Güzel kız
Seda Sayan: İyi dost
Hülya Avşar: Star
Begüm Kütük: Arkadaşım
Emel Müftüoğlu: Fırlama
Birol Güven: Çocuklar Duymasın

Kaynak: Milliyet




Google