Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Giyim - Moda
Güzellik - Bakım
Hamilelik - Annelik
Kadın Sağlığı
Magazin
Mutfak - Yemek



Sponsor Linkler:
Bahçelievler Anaokulu
Bakırköy Anaokulu
Tween markası 2009-2010 sonbahar-kışa hazır
Tween markası 2009-2010 sonbahar-kışa hazır       Tween markasına bir şeyler oluyor. Son dört sezondur dünya moda başkentlerinde çarpıcı gelişmelere imza atıyor. Milano’da dünyanın en büyük showroom’uyla anlaştı. Londra ve Hong Kong Harvey Nichols’ta satılıyor. 30 ülkede Damat ve ADV markalarının da satıldığı 60 mağazası var. Geçen ay Nicole Kidman, eşi için Londra’dan Tween marka bir triko satın aldı.

      Oasis grubunun solisti Liam Gallagher, Arsenal’li futbolcu Freddie Ljunberg ve daha pek çok isim Tween’i tercih etmeye başladı. İngiltere’nin ünlü rock grubu Snow Patrol, bu yaz yapacağı turne boyunca Tween giyecek. Anlaşma daha yeni imzalandı. Ve marka, hafta içinde Esma Sultan’da düzenlediği 2009-2010 sonbahar kış defilesinde son bir sürpriz yaptı: Podyuma kadın koleksiyonu çıkardı. Ama bir kısım davetli buna kadın koleksiyonu demekte zorlandı. Sanki kadın mankenler, erkek ceket, yelek ve pantolonlarının kendi bedenleri için dikilmiş halini giymişti. Tıpkı erkekler gibi ince kravatlar takmışlardı. Kullanılan kumaşlar da, kesimler de aynıydı. Tasarımlar renksiz, fazlasıyla sade, kadınsı detaylardan uzaktı. Evet birkaç parça mini etek, bir iki tane transparan elbise vardı ama tüm bunlar ortaya çıkan şeye kadın koleksiyonu demek için yeterli miydi?

      Tween gibi köklü bir erkek markası neden durup dururken kadın koleksiyonu da üretir? Tween’in bağlı olduğu Orka Grubu’nun Tasarım Başkanı Güneş Güner Işık bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Tween markası, son dört sezondur dünya moda markalarının arasında satılıyor. Yabancı basın ve alıcılar Tween’in modaya yeni bir anlayış ve başlık kazandırdığı görüşünde. Herkes Tween’i ’modern ve ulaşılabilir tasarım markası’ olarak tanımlıyor. Bu markanın erkek koleksiyonuna çok benzer bir kadın koleksiyonu ile tamamlanması talebi alıcılardan geldi. Biz de dört sezondur üstünde çalışıyoruz. Tasarım ekibimize kadın koleksiyonu için yeni isimler eklendi. Piyasadaki sıradan kadın koleksiyonlarına yeni bir alternatif olabilmek amacındayız. Heyecanlıyız."

      Tween Kadın koleksiyonu, tamamen markanın kimliği korunarak kurgulanmış. Ortaya modern, kullanılabilir bir marka çıkmış. Bu kıyafetleri erkek koleksiyonundan ayıran çok küçük detaylar var: Cekette yuvarlak kesimler, bele takılan ince kemerler gibi.

      Tween Kadın’da hedef kitle 18-48 yaş; bazen feminen ama daha çok maskülen... Koleksiyonda hem hafta sonu hem işe giderken, hem de gece dışarı çıkarken giyebilmeleri için parçalar var. Sigara paça pantolondan kalem deri eteğe, küçük yaka pilili gömlekten rock’ın roll bir tişörte kadar.

İSTEYEN ÇİFTLER İKİZ GİBİ GİYİNEBİLİR
      Tween erkek ve kadın koleksiyonu aynı ruh halini paylaşıyor. Hatta kadın ve erkek koleksiyonları için tasarlanmış aynı model ceket ve gömlekleri koleksiyonda bulmak mümkün. Yani isteyen sevgililer ya da eşler takım giyinebilecek.

      Koleksiyon 25 Şubat’tan sonra Londra ve Milano’daki showroom’larda yerini alacak ve alıcılarla buluşacak. İstanbul’da ise öncelikle iki noktada limitli bir koleksiyon olarak satılacak.

      Peki yakında Tween çocuk koleksiyonu da piyasaya çıkar mı? Güneş Hanım bu alanda da talepler geldiğini söylüyor. Londra’daki alıcıları son iki sezondur asi ve farklı bir çocuk koleksiyonu tasarlamaları için bastırıyormuş ama bu konuda henüz planlanan bir şey yokmuş.

MODA dünyası O’NU konuşuyor GAMZE SARAÇOĞLU
MODA dünyası O’NU konuşuyor GAMZE SARAÇOĞLU       Üç hafta önce düzenlenen bir kriz konferansının kapanışında 2009 yaz koleksiyonu için bir defile yaptı.

      Şimdi Uçma Zamanı! Yeni koleksiyonunun sloganı bu öyle değil mi?
      - Evet hem koleksiyonun hem de finalini yaptığımız ’Time to Exit’ konferansının sloganı buydu. Birbirine çok uygun düştü.

      Neden uçuyoruz? Hikayesi nedir?
      - Konferansı düzenleyen Assemble Organizasyon’un Genel Müdürü Sinan Bey’den bir teklif geldi. Krizden kurtulma ve geleceğe pozitif bakmaya yönelik verilecek bir konferansa kapanış defilesi yapmamı arzuladılar. Konferansta labirentten yatay değil, dikey olarak çıkılabileceği anlatılıyordu. Kısacası uçmak. Fikir olarak, ruh olarak. Ben de koleksiyonumu bu felsefeye göre tasarladım.

      Biz sizin vintage yani yüzü eskiye dönük tasarımlara meraklı olduğunuzu bilirdik de "futuristic vintage" kelimesini ilk kez duyduk... Koleksiyonun adı bu. Anlatır mısınız?
      - Ben koleksiyonlarımda son teknolojiyle üretilmiş kumaşlar kullansam da, eskiyi yaşatmayı seviyorum. Geçmişe olan merakın ve geleceğe olan ümidin birleşmesi bu. Dünyada olumsuz gelişmeler olsa da, bir şekilde gelecekten ümitliyim ama geçmişe olan tutkumdan da vazgeçemiyorum. Koleksiyonlarımın hepsine bu karmaşık duygular yansıyor. Bazen bu çok net bir şekilde oluyor bazen de ufak detaylarda kalıyor.

      Koleksiyonun temel malzemesi olan ipeği sizin için Saydam Tekstil üretmiş. Nasıl işbirliği yaptınız?
      - Saydam ile işbirliğimiz 2004’ten beri devam ediyor. 2008’den beri de Saydam’a yaratıcı danışmanlık hizmeti veriyorum. Tüm detaylara Seda Saydam ile beraber karar veriyoruz. 2010 kumaşlarını ilk kez Paris’teki Premiere Vision fuarında sunmadan önce ben kendi koleksiyonumda kullandım. Saydam tasarımcılarla en verimli ilişki kuran kumaş firmalarının başında geliyor.

      Bu kumaşları önemli dünya markaları da kullanacak mı? Mesela hangileri?
      - İki çok özel isim verebilirim. Biri Fransa’yı altüst eden Vanessa Bruno, diğeri son dönem koleksiyonlarıyla dikkat çeken Isabelle Marant.

      2009 yaz sezonu nasıl bir koleksiyon? Ruh hali nasıl? Krizden etkilendiniz mi?
      - Geniş ve abartılı yakaların, süper minilerin, drape ve piliselerin yoğunlukta olduğu bir koleksiyon. İpeklerin yanısıra organik kotondan trençkot elbise, yelek gibi çeşitlemeler var. Koton grubumuzda elbise, pantolon, etek ve yelekleri ipeklerle kombine ettik. Kriz ne yazık ki bizim sektörde de kendini gösterdi. Yaz sezonumuz bizim genelde yoğun geçer, sanırım o zamanı beklemek gerekecek.

      Ya renkler ve modeller? Drapeler için ağır ve ince bir el işçiliği gerekiyor değil mi?
      - Renklerde pudra pembesi, buz mavisi, bulut grisi, narçiçeği, indigo mavi, ekru ve taş tonlarını tercih ettik. Pastel renkler ile canlı tonları kullandık. Kumaşlarda ise hafif gramajlar ile daha ağır gramajları kombinledik. İpek dikim açısından zorlayıcı oldu. Drape detaylarını sıkça kullandık, drapelerin çok büyük bir bölümü de el ile işlendi.

      Elbiselerin ağırlıkta olduğunu görüyorum. Elbise tasarlamayı daha çok seviyorsunuz değil mi? Sizce elbise bir kadın için ne demektir?
      - Son zamanlarda elbiseler çok öne çıktı. Hem pratik, hem kolay kombinleniyor, hem de kadınsı. Kriz sebebiyle insanlar iki parça yerine tek parçaları daha çok tercih etmeye başladı. Ayrıca ipeği en iyi elbiselerin yansıttığını düşünüyorum. İpeği daha kullanışlı hale getirmek için, modelleri de günlük tasarladık, yani hem gündüz hem gece kullanılabilir.

      Koleksiyonunuz kaç parça?
      - 80 parça. Abiyelerde abartısız, işlemesiz, düz fakat draj teknikli modeller kullandık. El işçiliğine bol bol başvurduk.

      İsteyenler nereden satın alacak?
      - Nişantaşı’ndaki atölyemden. Bilgi için de www.gamzesaracoglu.com’u tıklayabilirler.

Moda Dünyası bunları konuşuyor
MODAYI DEĞİŞTİREN 7 FOTOĞRAFI
      Yaklaşık üç haftadır BBC’de dönüşümlü olarak bir belgesel yayınlanıyor. Rankin isimli fotoğrafçı hazırlamış. Adı "Modayı değiştiren yedi fotoğraf". Bu yedi fotoğraf, Rankin’in tercihi. Eski tarihlerde Cecil Beaton, Erwin Blumenfeld, Richard Avedon, Helmut Newton, Herb Ritts, David Bailey ve Guy Bourdin’in çektiği fotoğrafları kendisi yeniden çekmiş. Ve neden önemli olduklarını anlatmış. Mesela bu filli fotoğrafın orijinali Richard Avedon’a ait. 1950’de çekilmiş. O dönemin aristokrat güzellerinden Dovima lakaplı Dorothy Virginia Margaret Juba, Yves Saint Laurent marka elbisesiyle iki filin arasında poz veriyor. Bu fotoğraftan sonra moda çekimlerinde büyük hayvanların kullanımı artmış. Bu trend hálá da bitmiş değil.

ŞİŞMAN İKONU
      The Gossip grubunun vokalisti Beth Ditto yine soyundu. Yeni piyasaya çıkan moda ve aktüalite dergisi Love’a kapak oldu. Fotoğrafları Mert Alaş ve Marcus Piggo çekti. Derginin editörü Katie Grand, Ditto’nun bu davranışını günümüzde herkesin "sıfır beden" güzellik anlayışına meydan okumak olarak yorumlandı. Alışılmış kadın kalıplarının aksine vücuduyla gayet barışık olan, zayıflamaya çalışmayan, boğazından kesmeyen, güzelliklerini sergilemekten de çekinmeyen 27 yaşındaki Ditto tam 95 kilo 250 gram. O kıvrımlı aşkın sembolü. Bence yeni moda ikonumuz bulunmuştur.

SULU SUTYENLERİ
      Gerçek göğüs hissi veriyor, göğsü doğal formunda tutuyor aynı zamanda kadını psikolojik olarak da rahatlatıyor. Magic Form’un ürettiği su dolgulu sutyenlerden bahsediyorum. Düz modelleri de var dantelli olanları da. Patlama, dökülme gibi riskleri yok. Boyner ve Debenhams mağazalarında satılıyor.

TÜRK BORNOZU KULLANAN YILDIZLARI
      Robert De Niro’ya ait New York’taki The Greenwich Hotel’e gelen ünlü aktristler, Moulin Rouge kızları ve NBA’in yıldız takımı Utah Jazz ekibinin tamamı, Türkiye’nin önemli havlu ve bornoz markası Hamam’ın bambu bornozlarını kullanıyor. Peki bu bambu bornozların özelliği nedir? Anti bakteriyel, ekstra su emici ve vücuda şık bir şekilde oturuyor. Daha ne olsun?

Kaynak: Hürriyet




Google