Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Dosya



Sponsor Linkler:
Akide Şekeri
Korsan aldı başını gidiyor
Korsan cd, müzik, film ve kitap       Korsanlık, insanlık tarihi kadar eski bir 'meslek'. Resmi otoritenin izni olmadan gemilerde soygun yaparak işe başlamış korsanlar. Türkiye'de basılan kitapların, albüm ve filmlerin korsanlarını yapmak da eski bir meslek... Sevsek de sevmesek de hayatın bir gerçeği olan, kitap, müzik ve film piyasasının 'korsanları'nı yakın plana aldık.

FİLM
      Hızlı internet kullanımının artması ve DVD fiyatlarının ucuzlamasıyla, önceleri daha çok kitap piyasasına hâkim olan korsanlar yeni bir kıtaya, film piyasasına doğru yol aldılar... Bugün korsan film satan korsanlar, kültür ürünleri satan mağazaları DVD fiyatlarını düşürmeye zorladı. Bir yandan Türk sinemasına emek verenleri büyük zarara uğratırken, bir yandan da Türk seyircisinin en son Hollywood filmlerini Amerika'da çıkar çıkmaz seyretmelerine imkân verdi.

Korsan DVD'lerin İstanbul'daki merkezleri

BEŞİKTAŞ
  • Beşiktaş'ın önünde en çok randevu verilip, ziyaret edilen mekânlarından birindeyiz, her türden korsan film satan dükkâna ev sahipliği yapıyor.
  • Bu binanın içinde 15'ten fazla korsan film dükkânı var.
  • Filmler şu anda 5 YTL'ye satılıyor. Takas için film getirenler, ellerindeki film kadar yeni filmi, tanesi 3 YTL'den satın alabiliyor.
  • Geçtiğimiz ay mevzubahis mekânda yapılan bir baskında bir dükkân kapatıldı, sahibi şu anda cezaevinde.
  • Dükkânı basan belediye görevlileri, bütün filmleri alıp götürüyor ve dükkân sahibine dava açıyor. Sonuçlanan davalarda mahkûmiyeti kesinleşenler, hapis yatıyor.
  • Filmler genellikle internet üzerinden indiriliyor, CD'lere basılıyor ve dükkânlara dağıtımcılar tarafından getiriliyor.
  • Lost gibi, her bölümü merakla beklenen dizilerin yeni bölümlerini dükkân sahipleri bizzat internetten indirip CD'ye yazmıyor.

    KADIKÖY Korsan cd
  • Kadıköy'de korsan piyasası artık eskisi kadar aleni yürümüyor. Bir süre öncesine kadar Altıyol'dan Rıhtım'a kadar pek çok yerde küçük de olsa tezgâhlar vardı. Baskınlar, bu korsanları yok etti.
  • Tabii korsanlar kendilerine yeni yollar buldu. Sokaklarda dolaşırken, "Yeni DVD'ler geldi, savaş, komedi, ne istersen!" diye fısıltılar duyabilirsiniz. Elinde birkaç filmi yelpaze yapmış genci takip ederek, DVD'lerin merkezine ulaşmak mümkün. Ama bu takip biraz uzun sürüyor. Örneğin karanlık bir iş hanında aşağı katlara koşar adımlarda indiğinizde, vizyon filmlerinden klasiklere kadar yüzlerce çeşidin bulunduğu bir dükkâna varıyorsunuz.
  • Kadıköy'de, Beşiktaş'taki gibi korsan filmlerin satıldığı bir iş hanı veya merkez yok. Ama bölgenin en ünlü yerlerinden biri, 'barlar sokağı' olarak tabir edilen bölge.
  • Film satın almak 5, takas yapmak 3 YTL. Bazı dükkânlar takas için üyelik istiyor.

    Korsan artık yerli oldu
    Nilüfer Sapancılar       Film, oyun ve yazılımda korsanla mücadele eden kuruluş AMPEC'ten Nilüfer Sapancılar'a göre, piyasadaki korsan filmlerin yüzde 90'ı Türkiye'de üretiliyor.

          - Korsanlığın maliyeti ne?
          - Korsanlıktan elde edilen kayıpların hesabını yapmak çok zor. Korsanı olmasa filmlerin ne kadar satacağını öngöremiyoruz. Bu yüzden de işin maddi boyutunu çok kesin olarak bilemiyoruz. Dünya çapında, film sektörü korsandan 50 ile 150 milyon dolar arasında para kaybediyor.

          - En büyük zararı hangi filmler görüyor?
          - En çok Türkiye'de henüz vizyona girmemiş olan filmler zarar görüyor. Daha Türkiye sinemalarında oynamadan insanların ulaşabildiği filmler bunlar. Sinema sektöründe çalışanlar için büyük bir kayıp söz konusu.

          - Bu filmler Türkiye'ye nasıl geliyor?
          - CD ve DVD'ler yurtdışından belli sayıda Türkiye'ye sokuluyor. Bakın, 2000'lerin başında gelen korsan CD'ler çoğunlukla Uzakdoğu kaynaklıydı. Daha sonra Ukrayna ve Asya ağırlıklı CD'ler Türkiye'ye gelmeye başladı. Şu anda korsan CD'ler yüzde 90 oranında Türkiye'de üretiliyor. Yani korsan yerli malı oldu!

    İTİNAYLA KORSANLIK YAPILIR
          - Kim üretiyor bu filmleri?
          - Aynı anda birden fazla CD'ye yazan writer'larla üretiliyorlar. Korsanlar evlerinde ya da dükkânlarında bu çoğaltma işini yapıyor. Aynı anda 30 CD birden yazan writer'lar ele geçirdik baskınlarda. Süreç şöyle işliyor: Önce, filmlerin yapıldığı ülkeden ya filmin DVD'si ya da sinemada çekilmiş bir kopyası, 'master' (ana kopya) olarak, o ülkeden internete yükleniyor. Bu kopya orijinal bir DVD'den de yapılmış olabilir, el kamerasıyla çekilmiş de olabilir, 'screener' denilen, mesela Akademi Ödülü üyelerine gönderilen bir kopya da olabilir.

          - Yerli filmler için de bu yöntem mi uygulanıyor?
          - Filmin montaj öncesi kopyasını ele geçirebiliyorlar, bir defa böyle olmuştu. Yani korsanlar filmi 'içeriden' elde etmişlerdi. Genellikle korsanlar, Türk filmlerini sinemadan çekmeye çalışıyor ama bunu pek başaramıyorlar.

          - Neden?
          - Türkiye'de sinema denetimleri çok arttı. Artık sinemada çekim yapmak hiç kolay değil! Bu yüzden de dikkat ederseniz, Türk filmlerinin korsan DVD'lerinde Hollandaca veya Almanca altyazılar oluyor. Neyse ki filmlerin altlarında kodlar var da biz hangi sinemada çekildiklerini tespit edebiliyoruz.

          - Bu kodları biz göremiyoruz ama, öyle değil mi?
          - Hayır, bizim özel bir teknikle görebildiğimiz kodlar bunlar, her filmde varlar ve biz sinemadan çekilen her filmin hangi sinemadan çekildiğini öğrenebiliyoruz.

    ELEMANLAR KORSAN PEŞİNDE
          - Korsanın bitmesi mümkün mü?
          - Hayır, çok ütopik bir şey. Geçtiğimiz yıllarda yapılan uygulamalarla, devletin takındığı istekli tutumla korsanda ciddi azalmalar oldu. 2001'de yapılan yasal değişiklikle, sokak satışları tamamen yasaklandı. Telife tabi ürünlerin sokakta satılması 2001'den beri yasak. Bunun üzerine sokakta satılan korsan ürün sayısında yüzde 80'e varan azalma yaşandı. Artık polisler her gördükleri yerde korsana müdahele ediyor.

          - En çok nerede oluyor baskınlar?
          - Kadıköy'de çok baskın yapıldı, bir sene içinde 25 defa basılan dükkânlar var!

          - İnternet üzerinde de operasyonlar yapıldığını haberlerden okuyoruz. Kim tespit ediyor bunları?
          - Genişbant kullanımının artmasıyla, internet üzerinde korsanlık yoğun biçimde yapılmaya başladı. Korsan; müzikle başladı, filmle devam ediyor. Bizim bu işle ilgili özel araştırma yapan çalışanlarımız var. Ofisimizde çalışan bu kişilerin dışında, dışarıdan çalışan elemanlarımız da var. İnternetteki telif hakkı ihlallerini tespit ediyorlar.

          - Peki son kullanıcı olarak bizim ne kadar korkmamız gerekiyor?
          - Bakın, son kullanıcı, bizim için son hedeftir! Gerçi Avrupa'da ve dünyada giderek son kullanıcıya operasyon yapma yöntemleri kullanılmaya başladı. Yasadışı olduğunu bildiği bir işe karışan insanların, bu yaptıklarının sorumluluğunu kabul etmesi bekleniyor. Biz yine de öncelikle yöneticilerin ve bu işi organize eden insanların üzerine gidiyoruz. Son kullanıcıyı çeşitli vesilelerle uyarmak, eğitmek istiyoruz.

          - Neden Amerika'daki iTunes gibi, Türkiye'de de ucuza film kiralama yöntemleri yok?
          - TTNet'in müzik hizmeti gibi uygulamalar devam edecek. Türkiye'de genişbant internet kullanıcılarının sayısı artıyor. Yakın zamanda film alanında da TTNetMüzik gibi girişimlere hazır olun.

    Film koparsa kızma! Korsan cd
  • D&R ve Remzi Kitabevi gibi büyük dükkân zincirlerinden film satın almak, korsan film almaya oranla yaklaşık üç kat daha pahalı. James Mangold'un 3:10 Yuma filmi 16 YTL'ye satılıyor. Aynı filmin korsanı 5 YTL'ye bulunabiliyor.
  • Alınan korsan DVD'lerin bazılarından başka filmler çıkabiliyor. Ödüllü bir Türk filmi zannettiğiniz kutudan, 1950'lerde çekilmiş bir Hollywood filmi çıkarsa şaşırmayın!
  • Korsan filmler, en kritik noktalarında bozulmalarıyla da ünlü. İki saatlik filmin son sahnesinde görüntü aniden donup kalırsa şikâyet etmeye hakkınız yok.
  • Henüz DVD'si çıkmamış filmlerin korsanlarında kullanılan kapak resimleri, korsanlar tarafından tasarlanıyor. Bu özel tasarım afişlerin sahte olduğu, amatörce yapıldıkları için hemen anlaşılabiliyor.

    - SİZ EVLENEMEZSİNİZ, KORSANSINIZ... - SKANDAL!
  • Divxplanet gibi altyazı sitelerinin popülerliği gittikçe artıyor. Perşembe günü itibariyle, Lost dizisinin altyazıları toplam 23 bin 912 defa indirilmişti. Bir başka ilginç ayrıntı da, yoğun ilgi görmekle birlikte yasadışı film piyasasını destekleyen Divxplanet sitesinin Vodafone Türkiye gibi büyük bir şirketten reklam alabilmesi.

    NEW YORK'TAN TEZGÂHA Korsan cd
  • Korsan DVD dükkânlarında, daha çok film arşivcilerinin bildiği, New York'ta faaliyet gösteren Criterion gibi özel koleksiyonların filmleri de bulunabiliyor.
  • Sinema sanatının en önemli isimlerinin yapımlarını içeren bu tür koleksiyonlara Türkiye'de yasal yoldan ulaşmanın tek yolu, şimdilik bu filmleri internetten sipariş etmek. Berlin'in Altın Ayı'lı filmi tam üç aydır korsan tezgâhında!

    ITUNES STORE BİZDE YOK
  • Sinemaseverler için Türkiye'de filme ulaşmanın pek çok yolu var. Sinemaseverler, sinemada bilet parası ödeyerek, kültür ürünleri satan zincirlerden film DVD'si satın alarak, özel dükkânlara abone olup, film kiralayarak istedikleri filmleri seyredebiliyor.
  • Ayrıca Amerika'da kendilerine iTunes gibi internet temelli eğlence portallarından hesap açmış kullanıcılar, 5 YTL gibi bir ücret karşılığında 'izle-sil' yöntemiyle filmleri hem yasal hem de çok yüksek kaliteli olarak seyredebiliyor.

    TORRENT'A AKIN VAR
  • Film meraklıları, korsan dükkânları dışında 'torrent' teknolojisinin imkânlarından da faydalanıyor.
  • 2001 yılında Bram Cohen isimli bir programcının geliştirdiği BitTorrent protokolü, büyük film şirketlerinin en büyük kâbuslarını gerçeğe dönüştürdü. Bu teknoloji, 600 MB civarındaki film dosyalarını parçalara ayırıyor ve bir kullanıcının her parçayı dünyanın başka yerindeki bir kullanıcıdan alabilmesini sağlıyordu. Böylece iki saatlik bir film, neredeyse iki saat içinde bilgisayara kaydedililiyor. Bu tür sitelere Türkiye'de yoğun ilgi var.

    Bir korsan dükkânında ne bulunur?
  • Korsan film dükkânlarının büyük çoğunluğunda, korsan bilgisayar oyunları ve konser DVD'leri de bulunuyor.
  • Girişte çoğunlukla diziler yer alıyor; hemen yanında Amerika'da yeni gösterime giren filmler var.
  • Avrupa filmleri için özel raflar oluyor. Fellini'nin, Godard'ın, Bunuel'in filmleri gruplanmış halde yan yana duruyor.
  • Dükkânların özel oyun raflarında hem PlayStation hem de PC oyunlarının korsanları bulunuyor.
  • Konser DVD'leri de yine 5 YTL'ye korsan dükkânlarından alınabiliyor.

    Korsan sözlüğü
    Korsan cd Çip takalım mı?
          Sony'nin oyun konsolu PlayStation'ın oyunlarının korsanları, tıpkı filmler gibi 5 YTL'ye satılıyor. Normalde sadece orijinal CD'leri okuyan PlayStation'ın, korsan oyunları çalıştırabilmesi için gerekli çipler korsan dükkânlarda satılıyor.

    DivX de bulunur
          Satılan filmler normalde DVD film formatında oluyor ama hızla yaygınlaşan DivX formatında filmler de artık dükkânlarda bulunabiliyor. Ancak bu filmleri seyretmek için özel bir DivX oynatıcısı gerekiyor.

    Festival filmi
          Avrupa sinemasının seçkin örneklerinin de bulunduğu dükkânlarda bu filmler, 'festival filmi' olarak adlandırılıyor.

    Hemen getiriyorum
          Dükkânlarda kutuları bulunan filmleri hemen alabileceğini düşünenler yanılıyor. Bir film sipariş edildikten sonra zuladan getirilmesi için üç dört dakika bekleniyor.

    Yeni bölümü geldi
          Her bölümü merakla beklenen yabancı dizilerin takipçileri için korsan dükkânlarında jet servis yapılıyor. Önceki akşam yayınlanmış bir dizinin bölümü için 5 YTL'yi gözden çıkarmak hiç de sorun olmuyor.

    Yazarların korsan tartışması Hakkı Devrim
  • 2004 yılı başlarında CNN Türk ve Radikal'de görüşlerini dile getiren korsan yayıncılar, medyada büyük bir korsan tartışmasının yaşanmasına da sebep olmuşlardı. Korsan yayıncı Zafer Sevim: "Sonuçta herkese ucuza kitap satıyorsun. Kitapçıda pahalı gelen kitabı adam buradan alıyor, onlara destek oluyorsun. Hiç okumayan bile buradan kitap alıyor," diyerek korsanı savunurken, Kafka, Tolstoy gibi klasik yazarların ve Ahmet Altan, Orhan Pamuk, Ahmet Ümit ve Elif Şafak gibi popüler yazarların korsan sayesinde okurlara ulaştığı iddia edilmişti.
  • Aynı yılın şubat ayında Radikal'den İsmet Berkan: "Umberto Eco'nun Baudolino'sunu baştan 100 bin basıp satın 3 milyon liraya, bakın korsan falan oluyor mu? Ama siz çok satacağını bildiğiniz kitabı sadece 5 bin basıp üstüne de 22 milyon lira fiyat koyarsanız, birileri hemen onun korsanını yapar ve kendi standartlarında bile fahiş paralar kazanır," demiş, korsan yayıncılığı Türkiye'de, dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar büyük bir sorun olarak nitelemişti. 2007'de korsanlar, sektörden çaldıkları oranı yüzde 60'a yükselttiler, çaldıkları tutar 300 milyonu buldu. Yayıncılık sektörünün toplam cirosu 500 trilyon (481.5 milyon dolar); 300 milyon YTL'lik bir korsan pazarı var.
  • O günlerde Yapı Kredi Yayınları'nda editör olarak çalışan Cem Akaş, 2 Şubat'ta Korsan Yayına Güzelleme yazısında şöyle demişti: "Ben de alıyorum korsandan kitap. Bazıları çok kötü üretilmiş oluyor, onları değil, ama eli yüzü düzgün olanlar da çıkıyor... En son Yüzüklerin Efendisi'ni almıştım mesela. Askerdeydim, koğuş arkadaşımla kavga ettik, 'Bir de yayıncı olacaksın, nasıl korsan kitap okursun?' diye girişti bana. Yüzüklerin Efendisi'ni sevmeyeceğimi düşünüyordum, kısa dönem çavuş olarak devlete 2 milyon aylıkla çalışıyordum, Metis Yayınları'nın istediği parayı vermeye gönlüm ve durumum yoktu açıkçası. Pişman değilim, bugün olsa yine yaparım."
  • Bunun üzerine ünlü köşeyazarı Hakkı Devrim, Cem Akaş'ın fikirlerini 'deli saçması' olarak nitelendirmiş ve Akaş'ın 'korsana güzelleme'sini 'kışkırtıcı bir çağrı' olarak yorumlamıştı.

    Kitap, Türkiye'de talebi olmayan bir mal
    Cem Akaş       Şu anda yazar menajerliği de yapan bir yayınevi olan g yayın grubunu yöneten Cem Akaş, korsan kitap hakkındaki görüşlerini şu şekilde özetliyor: "Türkiye'de insanlar ortalama olarak altı yılda bir kitap okuyor. Türkiye'de bir yılda yayımlanan toplam kitap adedi (ders kitapları vs. hariç), Japonya'da tek bir kitabın ulaşabildiği satış rakamını geçmiyor. Dolayısıyla bizim ürettiğimiz bütün kitaplar korsan olsa ne olur, korsan sıfır olsa ne olur... Bu korsan takıntısı, gerçek sorunları tartışmayı engellemekten, konuyu bir zabıta sorununa indirgemekten başka bir işe yaramıyor. Talebi olmayan bir 'mal'ın arzından söz ediyoruz. Başka herhangi bir ürünü düşünün, fiyatı bir kitap fiyatı dolayında olacak ve bir kişiye bu üründen altı yılda bir adet satabileceksiniz... Böyle endüstri olmaz. Bunun koşullarını değiştirmek için hiçbir şey yapılmıyor; duyduğumuz tek şey, sinekten yağ çıkarmakla uğraşan, uğraşmak zorunda kalan yayınevlerinin bu yağın paylaşımıyla ilgili çığırtıları."

    Kitap
          Yayıncılar, satışlarına büyük darbe vuran korsan kitapçılarla mücadelelerinde henüz tam bir zafer kazanmış olmasalar da, korsan kitap satışlarını düşürmeyi başardılar. Bunun için yayınevleri Amerika'da 'paperback' olarak adlandırılan maliyeti ucuz, ufak boyutlu, kolay taşınır kitaplar basmaya, fiyatları düşürmeye başladı. Yeni yasal düzenlemelerle sokaklarda satılan korsan kitapların sayısı büyük oranda azaldı ama üniversitelerin çevresinde yer alan kırtasiyelerde ders kitaplarının fotokopi makinalarıyla çoğaltılmaları hâlâ büyük bir sorun...

    Yayınevleri ne diyor?
    Sırma Köksal (Everest Yayınları) Veda'yı mavi mürekkeple bastık korsan 20 gün gecikti
  • Korsan kitabın görünürlüğünde, eğer sokaktaki tezgahları kastediyorsak bir gerileme olduğunu söyleyebiliriz. Sokaklardaki tezgahlar azalıyor ama bununla birlikte çok daha vahim olan bir başka gelişme var ki bu da, piyasayadaki güçlerinin azalmak bir yana, arttığını gösteriyor. Korsan kitap artık maalesef kitabevlerine girmekte ve buralardaki satışlarını artırmakta. Bu durumda belediyelerin gerekenleri yapmakta biraz daha titiz davrandığını ama tüm gerekenlerin yapılması konusunda alınacak çok yol olduğunu söyleyebiliriz.
  • Ancak gerekenlerin yapılmasını sadece görevlilerden beklemekle yetinmemeli, alıcı durumundaki okurların da bu kitaplardan uzak durmalarını sağlamaya çalışmalıyız. Tabii ki bu, görevlilerin üstündeki sorumluluktan tamamen kurtulmaları anlamına gelmiyor. Korsan sorununun sonuçta adli bir olay olduğunu da unutmamak gerekiyor ve görevlilerin bu süreci başlatmak ve sürdürmek konusunda ödünsüz ve disiplinli davranmalarını bekliyoruz.
  • Everest Yayınları en son Ayşe Kulin'in Veda adlı romanını mavi mürekkeple yayımladı ve bu, bize korsanı hiç değilse 20 gün kadar geciktirme imkanı sağladı. Ancak korsanın önüne kesinlikle geçebilecek bir yöntem bilseydik, bunu tüm yayıncılarla paylaşırdık. Çünkü sadece kendi kitaplarımızın korsanıyla değil, tüm kitapların korsanıyla savaşmamız gerektiğine inanıyoruz.

    İlknur Özdemir (Merkez Kitapçılık) Yarı fiyatına üstelik bandrollü satıyorlar
  • Çok baskı yapan kitaplarda korsanı önlemek için, baskı adedini çok tutup bir anda piyasaya vermeyi tercih ediyoruz. İnci Aral'ın Safran Sarı'sında aynı yöntemi uyguladık. Mart başında çıkacak Unutmak adlı kitabında da böyle yapıyoruz.
  • Korsanı tamamen önlemek mümkün olmuyor. Bizzat İnci Aral, çağrılı olduğu bir üniversitede Safran Sarı'nın korsanına rastlamış. Öğrenciler alıp satıyormuş. Tabii kötü bir baskı kalitesiyle.
  • Birkaç yıl öncesine kıyasla, korsan kitap sayısı azalsa da yasalar tam uygulanmadığından tamamen önüne geçilemiyor. Üstelik bandrollü satılıyor bu kitaplar. Okurların bandrol kontrolü yapmaları mümkün değil. Kim bilir ne yollardan edinilmiş bandroller kitaba yapıştırılarak, kitap yarı fiyatına satılıyor.
  • Devletin yayıncılara, fiyatları indirebilmelerini sağlayacak şekilde destek vermesi, kısmi vergi muafiyeti sağlaması kitap fiyatlarını düşürebilir, korsan yayınları en aza indirebilir.

    Yoksa suçlu, fotokopi makinesi mi?
  • Tüm ders kitaplarının, yardımcı ve kaynak kitaplarının, sözlük, atlas gibi materyalin ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrencilerin okumasını öngördüğü 100 Temel Eser listesinde yer alan edebiyat eserlerinin fotokopileri hâlâ yapılıyor.
  • Edisam'a (Edebiyat ve İlim Eserleri Sahipleri Meslek Birliği) göre, YÖK'le işbirliği yapılarak üniversitelerde ders aracı olarak fotokopi ile çoğaltılmış kitapların kullanılmasından vazgeçilmesi şart. Derslerde ders kitapları kullanılmalı. Üniversite alanlarında yer alan fotokopi makinelerinin kullanımı durdurulmalı.

    Kaynak: Sabah




    Google