Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Kariyer



İş başvurusunda temel adımlar
CV'nizi tombala torbasına atmayın
İş başvurusunda temel adımlar       CV'mi hazırladım, şimdi ilanları süzüp kopyala-yapıştır hepsine başvuracağım. Biri dönmezse biri döner, ne kadar başvuru o kadar şans. İşte size esaslı bir başvuru hatası! Bir piyangoya ya da gazetenin çekilişle dağıttığı araba kampanyasına katılmıyorsunuz, iş arıyorsunuz. İşverenlerin tombala çeker gibi CV çektiğini sanıp ne kadar çok tombala torbası içine girersem o kadar iyi demek, basit ve geçersiz bir mantık yürütmedir.

BİRİNCİ ADIM: Temel soruları cevaplayın!
      Hayatta ne yapmak istediğinize karar verin. Buna karar verirken dikkate almanız gereken 3 önemli faktör var. Bu faktörlerin hepsinin yanına + işareti koyduğunuz zaman ne olmak istediğinize karar vermişsiniz demektir. Ama bunlardan biri bile eksikse o işin sizin için iyi bir hedef olmadığını kabul etmek ve alternatif hedeflere yönelmek gerekir.

A) Bu işi gerçekten seviyor muyum?
      Unutmayın anne-babanızın, arkadaşlarınızın, toplumun sevdiği meslekler sizin de sevdikleriniz olmak zorunda değil. Ailenizin fikirleri tabiî ki önemlidir ama sizin neyi yapmaktan haz duyduğunuzu da şüphesiz en iyi siz bilirsiniz. Toplum için revaçta olan meslekler popüler olabilir ama elbette bir gün o popülerlik de kaybolacak ve eğer sırf popüler diye sevmediğiniz bir işte çalışmaya başlamışsanız gelecek sizin için sanıldığından sıkıcı gelecek demektir. Gerek ailenizin gerekse toplumun hatırları bir işi istemeye istemeye ömür boyu yapmak kadar hayatınıza tesir etmemeli. Ve şunu da aklınızın bir kenarına yazın: "Sevdiğiniz işi yapıyorsanız bir gün bile çalışmış olmazsınız." (Konfiçyüs)

B) Yeteneklerim ve eğitimim bu işi yapmak için yeterli mi?
      Bir işi yapmayı gerçekten çok istiyor olabilirsiniz. Ama bunu sadece kalbinizin istemesi de maalesef yetmiyor. Kalbiniz işe bağlılığınızı pekiştirecektir ama bunun yanında işi yapacak olan beyniniz, elleriniz, kollarınızdır. Eğer onlar bu sevdiğiniz iş için biçilmiş kaftan değilse kalbinize söz geçirebilmeli ve hedefinizi sevdiğiniz ve yapabileceğiniz bir başka seçenekle değiştirmelisiniz. Sayısal hafızası ve sorumluluk alma yeteneği iyi olmayan birinin sırf seviyor diye muhasebeci olması; dikkatini konsantre etme sıkıntısı yaşayan hiperaktif birinin yazılımcı olması, pratik düşünme, iletişim gücü zayıf ve içe dönük birinin satış uzmanı olması devenin hendek atlamasından daha zordur. Gelin siz siz olun sevdiğiniz mesleklerle aşkınızı eğer yetenekleriniz buna el vermiyorsa platonik bir aşk olarak kabul edin ve yeteneğinizin kalbinizden geçeni desteklediği mesleklerle evlilik yapın. Bunu nasıl anlayabilirim ki derseniz de internet olanca kişilik testi havuzuyla sizin için uçsuz bucaksız bir kendini tanıma fırsatı sunuyor.

C) Türkiye'de işimi yapabileceğim ortamlar var mı?
      İşinizi seviyorsunuz ve yetenekleriniz de sizi yarı yolda bırakmayacak gibi. Bitti mi? Maalesef hayır. Yapacağınızın işin Türkiye'de veya dünyada bir sektörü var mı? Varsa sektördeki gelir durumu ve diğer sağladığı şartlar sizi mutlu etmeye yetecek düzeyde mi? Eğer değilse yapmayı istediğiniz iş Türkiye ve dünya için bir fanteziyse ya gelir kaygısını unutup kendinizi o işe adayacak ve aç kalmayı göze alan bir Einstein, ölmeyi dert etmeyen bir Galile olacaksınız. Ya da ben en iyisi YTL cinsinden bir anlamı olan hayaller kurayım diyerek yolunuzu yolun ortasında değil, yola çıkmadan değiştirecek ve hem sizi mutlu edecek hem yapabileceğiniz hem de istediğiniz yaşam kalitesini size sunan bir meslek seçeceksiniz.

İKİNCİ ADIM: Kendinizi yetiştirin!
      Bu 3 kritere dikkat ederek seçtiğiniz mesleğe yönelik uzmanlaşmak için kaynak arayışına girin. Bu bir ön lisans programı da olabilir, bireysel çalışma için kitaplar dizisi edinmek de olabilir, bir kurs programı da olabilir. Ama bu aşamada bilgiye değin ve uzmanlaşın. İşin ehliyim diyebilecek özgüveni ve bilgi donanımını çerçeveniz içine alın. Öğrenin, sorun, derinleşin, tekrarlarla pekiştirin. Bir adım ötede ise edindiğiniz teorik bilgileri pratik uygulamalara aktarın. Bilginizi yansıtabileceğiniz somut projelerin içinde olun. Bu bir firma içinde sırf öğrenmek için bilabedel çalışmak da olabilir, bir derneğin içinde koşturmak da olabilir, bir tanıdığınızın yanında staj da olabilir. Ama mutlaka somut hayata dokunun.

ÜÇÜNCÜ ADIM: Çalışmak istediğiniz firmaya odaklanın!
      İnsan kaynaklarıyla ilgili web sitelerinden size uygun ilanları seçin. Bu firmaları derinlemesine araştırın. Ve araştırmanız sonucunda edindiğiniz bilgilere göre CV'nizi özelleştirin. CV denilen şey firmanın vücut hatlarına göre dikilen bir elbise gibidir. Firmanın aradığı yeteneklere bunlar bende zaten var diyecek şekilde CV'nizde projektör tutmanız gerekir. Her firmanın beklentisi ve yapısı farklı olduğuna göre projektörü her başvuruda tutacağınız yer de farklı olmalıdır. Burada özellikle Türk gençlerinin büyük bir kısmının yaptığı önemli bir hataya sakın düşmeyin. CV'mi hazırladım, şimdi ilanları süzüp kopyala-yapıştır hepsine başvuracağım. Biri dönmezse biri döner, ne kadar başvuru o kadar şans. İşte size esaslı bir başvuru hatası! Bir piyangoya ya da gazetenin çekilişle dağıttığı araba kampanyasına katılmıyorsunuz, iş arıyorsunuz. İşverenlerin tombala çeker gibi CV çektiğini sanıp ne kadar çok tombala poşeti içine girersem o kadar iyi demek, düz ve geçersiz bir mantık yürütmedir.

      Bunun yerine hedef firmalarınızı belirleyip (ilk etapta 5 taneyi geçmemesi daha iyidir) bu firmaların her gün 1 tanesini, derinlemesine araştırmak şeklinde masanıza yatırın. O kadar ki neredeyse o firmada çalışan biri kadar o firmayı bilin. Tuttuğunuz takımın kalecisinin en sevdiği yemeği bilmeyi bile bir tutkunun işareti olarak görüyorsanız, bu tutkuyu bu sefer hedeflediğiniz firmaya yönelik hayata geçirin. Unutmayın orası sizin çalışacağınız firma olacak. Tuttuğunuz takımdan daha fazla ilgiyi hak ediyor. Firmanın pazar payı, çalışanlarının yaş ortalaması, rakipleri, güçlü ve zayıf yanları, müşterileri, genel müdürünün hangi takımı tuttuğuna kadar bütün detaylara hakim olun. Bunun için firma web sitesini, Google'ı, o firmayı ucundan kıyısından tanıyan yakınlarınızı, firmanın basın bültenlerini, Sanayi Bakanlığı'nın yayınladığı ticaret raporlarını, her kaynağı kullanabilirsiniz. Hiçbir şey yapamazsanız gidin firmanın önünde turlayın, komşularına sorun. Edindiğiniz her bilgi kırıntısını cebinize koyun, bunlar başvurunuzun ilerleyen aşamalarında bozduracağınız altın değerindedir.

DÖRDÜNCÜ ADIM: Eksiklerinizi kapatın!
      Eğer ilanlarınıza dönüş olmuyorsa anlayın ki CV'niz içinde gösterdiğiniz eğitimleriniz veya uygulama deneyimleriniz hâlâ başvurduğunuz firmayı etkileyebilecek düzeyde değil demektir. Kendinize yeni potansiyel geliştirme ve uygulama adımları belirleyin. Bu adımları birer birer cebinize koyarak başvurularınızı sürdürmeye devam edin. Ve şunu hiçbir zaman unutmayın, işverene kendinizi beğendirebilmek iş yapabilir olmanın en net göstergesidir. Hiçbir işveren kapıyı çalmadan kapıyı size açmaz. Kapıyı çalanlar içinde de en iyisi olmak öğrenmek, öğrendiklerini uygulamak ve firmaya kendini ispat edebilmek zincirinin hakkını verenler için tereyağından kıl çekmek gibidir.

Kaynak: Zaman





Google