Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Kültür - Sanat
Televizyon



Issız adam, Asi Kerim, Cemal Hünal
Issız adam, Asi Kerim, Cemal Hünal       Cemal Hünal: “Çok fazla şekilci olan şehir hayatında küçük sınıflandırılmalarla aşkı teğet geçebiliyoruz”.

      DUBLÖR olarak gittiği “Ulak” filminden, Ulak rolünü alarak çıkan Cemal Hünal’ı ekranda “Asi” dizisinin Kerim’i olarak izliyoruz. Son olarak Çağan Irmak’ın filmi “Issız Adam”da başrol oynayan Hünal canlandırdığı Alper karakteri için “Düşüncesiz, çok bencil, çok şekilci, hayatındaki çok şeye sırtını dönmüş bir adam” dedi. Hünal, filmin daha çok erkekleri döveceği konusunda, Çağan Irmak’la hem fikir. Oyuncu, ”İnsanların çok daha özgür olduklarını zannettikleri şehir hayatında, yaklaşımlar çok özgür, ama çok da şekilci. Basitleştirilmiş, yavan tasvirler, küçük sınıflandırılmalarla aşk teğet geçilip gidilebiliyor” diyor.

Çağan’ın bende ne bulduğunu bilmiyorum
      Çağan Irmak’ın yeni filmi “Issız Adam’da” düşüncesiz, bencil, şekilci bir karakteri oynayan Cemal Hünal “Çağan’ı hiç kimse sorgulamıyor, çünkü istediği hakkında hiçbir soru işareti bırakmıyor. Bütün bir resim veriyor ve sen o sahneyi onun gözünden görüyor, gidip oynuyorsun” diyor

      Dublör olarak gittiği “Ulak” filminden, Ulak İbrahim rolünü alarak çıkan Cemal Hünal, şimdi de “Issız Adam”ın Alper’i olarak karşımızda. Epey ses getiren ve tartışılan “Issız Adam” filminde canlandırdığı Alper karakterini çok bencil ve düşüncesiz bulan Hünal, filmin daha çok ‘erkekleri döveceği’ konusunda, Çağan Irmak’la hem fikir.

      “Issız Adam” ne demek? Filmin adı neden “Issız Adam”?
      Çok düşünmedim, ama bana yaptığı ilk çağrışım adamdan daha çok Ada ile alakalıydı. İlk duyduğumda, bana öyle daha bütünleyici gelmişti. Alper’in Ada’da ıssızlığı bulduğu bir yer gibiydi.

      Çağan Irmak, “Bu filmde erkekler ağlayacak, kadınlar değil” demiş.
      Güzel demiş. Film daha çok erkekleri dövecek, daha çok onları pataklayacak. Belki de ilk defa; çok farklı, çok samimi bir yerden, bir şeyi kaybetmenin ne kadar anlık ve kolay olabileceğini, bunun cezasını çekişlerini görecekler... İzleyici, her yerde kendinden bir şeyler bulacak.

      En başta?
      Açgözlülüğümüzü! Sorumluluk almadan tüketme isteğini! Bu kadar da basit aslında.

      Oynadığınız Alper karakteri, nasıl biri?
      Düşüncesiz, çok bencil, çok şekilci, hayatındaki çok şeye sırtını dönmüş bir adam. Daimi bir doyumsuzluğu var, istediği şeyler bir noktadan sonra ona o kadar boş geliyor ki. Boşluğa düştükten sonra da geri dönemiyor, zamanını harcamış oluyor, ama öğreniyor...

      Çağan Irmak, Alper’in hep hayvani sevişmeler yaşadığını söylemiş ve Ada’nın ona dokunmayı ve sevişmeyi öğrettiği bir sahneden bahsetmiş. O sahnede, tam olarak ne oluyor?
      İlişkide çok kilit bir nokta aslında. Alper ile Ada’nın beklentileri çok farklı ve Alper’in yaklaşımı Ada’nın hoşuna gitmiyor. Bunun üzerine Alper kapanıyor ve uzaklaşıyor, ama bu sefer Ada orada ona yaklaşmayı tercih ediyor, ona bir şey göstermek istiyor, bunu konuşarak değil, dokunarak yapıyor ve ipleri eline alıyor. En çok zorlandığım sahnelerden biriydi.

Issız adam, Asi Kerim, Cemal Hünal       Filmin de eleştirdiği, yakınlıktan kaçma durumu, sizce neden oluyor?
      Bu şehir hayatında var özellikle. İnsanların çok daha özgür olduklarını zannettikleri şehir hayatında, insanların çok daha fazla seçeneği de var tabii... Yaklaşımlar çok daha özgür, ama çok daha fazla şekilci. Basitleştirilmiş, yavan tasvirler, küçük sınıflandırılmalarla teğet geçilip gidilebiliyor.

      1976 doğumlusunuz. Oyuncu olmaya ilk ne zaman karar verdiniz?
      Hatırlamıyorum. Ortaokulda tiyatro yapmıştım. Sahne, sinema hep çok çekiciydi, herkes için öyledir sanırım, sadece benim okuma fırsatım oldu.

      Saint Benoît’da okurken, İskoçya’da okumaya devam etmeye karar vermişsiniz.
      On yedi yaşındaydım. Ailemle beraber bir seçim yaptık. Ben liseyi bitirmeye İskoçya’ya gittim. Sonra geri geldim, Amerika’ya geçtim. Geri geldim, tekrar İngiltere’ye gittim. Biraz karışık...

      “Ulak” filminin setine dublör olarak, ata binmek için gittiniz.
      Evet, Yetkin Dikinciler’in dublörü olarak gittim, Ulak rolünü oynayacaktı. Sonra o, Adem rolünü oynadı; ben, Ulak rolünü oynadım. Çağan, beni gördüğünde, herhalde Ulak’ı oynamaya geldi demiş. Çok da memnun oldum.35 mm sinema kamerası önünde at üzerinde koşturmak, benim en büyük çocukluk hayalimdi. İnanılmaz bir tecrübe, çok büyük bir hediyeydi bu. Sonra Çağan’la tekrar çalışabilmek... Daha da büyük bir hediye. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum.

      Nesi farklı Çağan Irmak’ın?
      Yaptığı şeye o kadar çok önem veriyor ki ona hemen güvenebileceğini biliyorsun. Çağan’ı hiç kimse sorgulamıyor, çünkü istediği hakkında çok net, hiçbir soru işareti bırakmıyor. Bütün bir resim veriyor ve sen o sahneyi onun gözünden görüyor, gidip oynuyorsun.

      Çağan Irmak sizi neden seçmiş olabilir?
      Nedenini bilmiyorum! Bana gelip “Tam sana göre bir şey var kafamda!” dedi, ama bende gördüğü şeyin ne olduğunu ben değil, o biliyor.

Setten çıkıp atlarımla ilgileniyorum
Issız adam, Asi Kerim, Cemal Hünal       Atları çok seviyorsunuz. Kaç tane atınız var?
      İki tane, ikisi de Arap atları. Bunlar aynı zamanda federasyona kayıtlı ve uzun mesafe yarışan atlar. “Asi” dizisi için Antakya’da yaşadığımdan çok büyük bir fırsat var elimde. Ahırı olan bir evde yaşıyorum. Kırk beş metrekare evim, elli metrekare ahırım var. Sabah kalkıp ahırı temizlemek, onların yemlerini vermek iki saatlik bir rutin. Sonra köpeğim orada... Akşam setten çıkıp eve gidip hayvanlarımla ilgileniyorum, her iki atıma da idmanlarını yaptırıyorum.

      ’Asi’de oynadığınız Kerim karakteri...
      Eğlenceli bir karakter haline geldi. Çok iyi bir okul orası, çok iyi bir ekip var.

Aşk tanımsız kalmalı
      Aşk sizin için ne demek?
      Yaşamın bütünlüğünde var olan bir şey, tutku oradan geliyor, motivasyon oradan geliyor... Gün batımına bakarak da aşık olabilirsin, bir baharat kokusunu çekerken de. Bence, mümkün olduğunca tanımsız bırakılmalı.

      Bir kadında sizi en çok ne etkiler?
      İlk bakışta, genel olarak kendini taşıyışı, karakterinin dışa doğru nasıl çıktığı. Karakterin dışarıya samimi bir şekilde yansıması, bedenin dışında kendi varlığını hissettirmesi. Herhalde beni en çok çeken şey o oluyor. Işığı, varoluşu.

      Ne iter?
      Şekilcilik. Fazla makyaj, fazla mücevher, fazla parfüm, fazla ayakkabı.

Kaynak: Milliyet




Google