Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Kültür - Sanat
Televizyon



Yabancı filmlerin adları Türkçeye neden farklı çevirilir?
Yabancı filmlerin adları Türkçeye neden farklı çevirilir?       Bazı yabancı film isimleri dilimize bambaşka şekilde çevriliyor. Yakında gösterime giren ve adı 'İntikam Peşinde' olarak çevrilen Edge of Dark-ness'ı buna örnek gösterebiliriz.

      Çevirmenler ve film eleştirmenleri, çeviri farklılığının sebebinin tamamen ekonomik olduğunu söylüyor.

      Geçtiğimiz günlerde gösterime giren filmlerden biri Edge of Darkness. Film, kızı öldürülen bir babanın olayın arka planını araştırmasını konu alıyor. Bu nedenle olsa gerek filmin ismi Türkçeye 'İntikam Peşinde' şeklinde çevrilmiş. Hâlbuki orijinal isme en yakın olabilecek uyarlama, 'Karanlığın Kıyısında' olabilirdi. Bu durum çevirisi yapılan birçok film isminde görülüyor. Peki, neden yabancı film isimleri Türkçeye uyarlanırken gerçek anlamlarına sadık kalınmıyor?

      Film eleştirmeni Burçin S. Yalçın ve Sevin Okyay'a göre bunun sebebi tamamen ekonomik. Bu yüzden Türkçeye çevrilen birçok film isminde bu tezadı görebiliyoruz. Özellikle romantik komedi filmiyse daha çok gişe yapar ümidiyle hemen her birinin ismine aşk, sevgi sözcükleri yerleştiriliyor. Örneğin Keanu Reeves ve Charlize Theron'un başrollerinde oynadığı Sweet November, 'Kasımda Aşk Başkadır' şeklinde Türkçeleştirilmişti. Leon ise romantik komedi olmamasına rağmen sevgi sözcüğünden nasibini alan filmlerden biri. Film birçok ülkede 'Leon' ismiyle beyazperdede görülmesine rağmen; 13 yaşındaki bir kızın (Natalie Portman) tetikçiye (Jean Reno) olan sevgisini konu aldığından Türkiye'de 'Sevginin Gücü' ismiyle piyasaya sürülmüştü. Bunun gibi piyasa mantığıyla hareket edip orijinal isme sadık kalınmayan durumlar olduğu gibi Türkçeye tam karşılığı ile çevrilen film isimleri de var. Minority Raport 'Azınlık Raporu', Kingdom of Heaven 'Cennetin Krallığı', Sixth Sense 'Altıncı His', The Lord Of The Rings 'Yüzüklerin Efendisi' bu filmlere örnek gösterilebilir.

      Çevirinin mümkün olmadığı durumlar da olabiliyor. 'Eternal Sunshine Of The Spotless Mind' bunun en güzel örneklerinden. Filmin ismi Alexander Pope'un 'Eloisa To Abelard' şiirinin bir mısrası aslında. Türkçeleştirildiğinde de anlamsız bir çeviri ortaya çıkıyor. Bu yüzden vizyona 'Sil Baştan' adıyla girdi. Burçin S. Yalçın, Sevin Okyay ve Türkiye Çevirmenler Derneği Başkanı Ahmet Varol, böyle durumlarda filmin konusunu anlatan çeviriler yapılabileceğini söylüyor.

Film yapım şirketleri ve eleştirmenler ne diyor?
      Ayhan Çolak (Pinema Film Dağıtım Sorumlusu): Çeviri yaparken en çok dikkat ettiğimiz nokta, filmin isminin film ile örtüşüp örtüşmemesi. Şu an vizyonda olan 'İntikam Peşinde' filminin ismine de bu şekilde karar verdik. Dağıtım bölümü öncelikle filmi izledi. Çevirisi 'Karanlığın Kıyısında' şeklinde de yapılabilirdi, bunu da düşündük fakat bu ismin filmin konusu ile örtüşmediğine karar verdik. Yani bize göre 'Edge Of Darkness' filmine 'İntikam Peşinde' ismi daha güzel uydu. Bu nedenle bu isimle gösterime girmesi kararlaştırıldı.

      Tuğçe Taçkın (Tiglon Film Pazarlama Sorumlusu): Kelimeleri olduğu gibi çeviremiyoruz çünkü her kelime her dilde aynı anlama gelmiyor. Biz aşk filmiyse mutlaka içinde aşk kelimesinin geçmesine ya da korku filmiyse içinde ölüm kelimesinin olmasına dikkat ediyoruz. 'An Education' filminde de buna özen gösterdik ve 'Aşk Dersi' ismini uygun gördük. Eğitim şeklinde çevirseydik belki tam karşılığı olurdu ama seyircinin dikkatini çekmezdi. O yüzden seyircinin dikkatini çekebilecek isimler tercih ediyoruz. Bazen de tam çeviri yaptığınızda Türk izleyicisi anlayamayabiliyor. Örneğin Wall Street diye bir filmimiz var. Bu isimle Amerika'da herkes filmin neyi anlattığını anlar fakat burada aynı durum söz konusu değil. Bu nedenle 'Borsa' diye çevirdik. Filmin yapımcısı da isim konusunda özgür bırakıyor. Yurt dışında farklı ülkelerde nasıl gösterimegirdiğini söylüyor, öneri sunuyor. Fakat son kararı biz veriyoruz.

      Hakan Sonok (UİP Film Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu): 'The Lovely Bones' filmini 'Cennetimden Bakarken' şeklinde çevirdik çünkü filmin romanı Cennetimden Bakarken şeklinde Türkçeleştirilmişti. Filmin romanı varsa, o romanın ismini filme uygun bulduğumuzda onu kullanmayı tercih ediyoruz. 23 Nisan'da gösterime girecek olan 'Ejderhanı Nasıl Eğitirsin' adlı filmimizin adını da filmin dayandığı romanın Türkiye'deki adı belirledi. Bir başka örnek, 'Kanatsız Kuşlar' romanı filme uyarlandığında, filmin Türkiye'de gösterileceği ismi de aynı olacaktır.

      Ahmet Varol (Türkiye Çevirmenler Derneği Başkanı): Filmler isimlerine göre insanların dikkatini çeker. Dolayısıyla film şirketleri çarpıcı bir isim bulmayı tercih ediyor. Bazen karşılığı olmayan tercümelere film izlenerek karar veriliyor. Bazı film şirketleri de tecrübesiz çevirmenlere yaptırıyor. Onlar da yanlış çevirebiliyor. Ama tamamen farklıysa o kesinlikle çevirmenle ilgili değildir. Kısacası bu konu film sahibi ile şirket arasındaki bir anlaşmadır. Film şirketi nasıl daha fazla kâr sağlayabilirim diye düşünüyor ve film isimlerini rant aracı haline getiriyor. Ben orijinal isme en yakın çeviriyi tercih ederim.

      Burçin S. Yalçın (Film Eleştirmeni): Bu, uzun zamandır kafa yorduğum bir konu. Film şirketlerinin daha ticari isimler düşünmesinden kaynaklanıyor. Gösterime giren An Education filmi normalde 'eğitim' anlamına gelir. Ticari anlamda da bir şey ifade etmez. Bunu fırsat bilen film şirketleri, bu filmin ismini hemen 'Aşk Dersi' şeklinde çeviriyor. Bazen de film şirketleri onurlu davranış sergiliyor. Örneğin 'Oceans 11', nasıl Türkçeleştirelim diye düşünüldü. İşin içinden çıkılamayınca orijinal ismiyle vizyona girdi. Maddi gerekçelerle anlamını değiştirebilirlerdi ama yapmadılar. Bu da saygı duyulası bir davranış. Bazen ticari isimler kullanılabilir ama düzgün bir çeviri yapılabiliyorsa ben gerçek karşılığının kullanılmasını tercih ederim. Ama Eternal Sunshine Of The Spotless Mind örneğindeki gibi işin içinden çıkılamıyorsa en azından filmin ismine yakın çeviriler yapılmalı.

      Sevin Okyay (Film Eleştirmeni): Film adlarının farklı şekilde çevrilmesinin en baskın nedeni, bu farklı Türkçe adların filme daha fazla seyirci çekeceği düşüncesi elbette. Heyecanlı, romantik, korkutucu, hatta erotik adlar koymak dağıtımcıya cazip geliyor. Filmi yapan kişilerden daha akıllı olduklarını da düşünüyor olabilirler. Yani, seyirci çekme açısından. Bunun dışında, ahlâkî mülahazalar söz konusu olabiliyor ya da filmin adını çeviren kişilerin romantik ya da idealist eğilimleri devreye giriyor. Bazen, kültür farklılıkları göz önüne alınarak, daha iyi anlaşılabilecek ya da tepki uyandırmayacak bir isim seçiliyor. Bazen de düpedüz saçmalıyorlar. Ben, film adlarına müdahale edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ama istisnai durumlarda, çevirinin mümkün olmadığı hallerde mazur görülebilir. Bu durumlarda, filmin konusunu anlatacak bir ad tercih edilebilir. Ama bunun için de o adı koyan kişinin filmi görmesi, filmi yaratanların niyetini anlamış olması gerekir ki, endüstrinin şartları dahilinde, biraz zor. Demek ki en iyisi, filmin kelime anlamına en yakın çeviriyi tercih etmek.

Kaynak: Zaman




Google