Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



'Güzel ve dahi' gündemdeki yerini koruyor
Güzel ve Dahi Yarışması Konuşulmaya Devam Ediyor - Merve Kaban       Güzeller parmak kaldırsın, dâhiler çömelsin!
      Türkiye Beyin Takımı Kaptanı Ferhat Çalapkulu'na gittik, Güzel ve Dâhi yarışmasını yorumlattık. "Orada olsam, direkt kızların bacaklarına bakardım," diyen zekâ oyunları uzmanı Çalapkulu, programın sunucusu Behzat Uygur'un zeka seviyesine de kafayı takmış.....

      Şimdi efendim, malumunuz, saçmalık müptelası olduk, yerli saçmalar yetmeyince, yurtdışından acayiplikler bulup ithal ediyorlar ve ekranlardan, artık Allah ne verdiyse, sallıyorlar. Şu yeni başlayan Güzel ve Dâhi adlı program da, Amerika'dan ithal edildi, getirildi ve hemen başkalarının aptallığına sevinen pek zeki vatandaşlarımızın favorisi haline geliverdi. Güzel olduğu söylenen sekiz hanım kızımız, dahi olduğu söylenen sekiz delikanlıyla eşleştirildi, kapılar açıldı, çatışmalar başladı!.. Hakikaten, pek kültürlü ve ne bileyim, Balzac, Dostoyevski falan düşkünü milletimiz, bir süredir, işte bu Güzel ve Dâhi yarışmasındaki hanım kızların cehaletini ve, af edersiniz, azıcık da kıt akıllı olduklarını konuşuyor. Özlem Elmas Biraz daha okumuş, insaflı ve iyimser vatandaşlarımız ise, aslında kızların bu kadar aptal olamayacağını, kesinlikle format icabı rol yaptıklarını savunuyor. Neyse efendim, ne kadar lüzumsuz iş varsa kafayı taktığımdan, bu işi bir bilene sormaya karar verdim. Gittim, çok zeki bir adam buldum, bu Güzel ve Dâhi işlerini ona danıştım. Evet, Ferhat Çalapkulu, Türk Beyin Takımı Kaptanı; memleketi dolaşıp çok zeki adamları buluyor, çıkarıyor, dünya ölçeğinde müsabakalara hazırlıyor. Zamanında Uluslararası Zekâ Oyunları Federasyonu'nun düzenlediği Dünya Zekâ Oyunları yarışmasında üçüncülük alan takımda bizzat yer almış. Zaten şimdi de Akıl Oyunları, Sudoku ve Ötesi gibi dergilerin Genel Yayın Yönetmeni. Acayip acayip zekâ oyunu aletleri tasarlıyor, şirketlere eğitimler veriyor. Anlayacağınız, ortada bir 'deha' meselesi varsa, illa ki o bilir bu işleri. Nitekim hemen takibe almış Güzel ve Dâhi'yi, hatta ecnebi formatını bile araştırıp izlemiş. Şöyle diyor:

'Program Akıllıca Değil'
Esra Ersoy       "Programı akıllıca ve layığıyla yapsalardı, hem program tutardı, hem de eğlenceli ve hayırlı bir iş yapmış olurlardı. Ama hemen dikkat çekip reyting almak adına işi bayağılığa vurmuşlar. Bu memlekette güzelliğe zaten fazlasıyla kıymet veriliyor; hatta haddinden fazla. Oysa zekâsıyla bir iş yapanlara zerre değer verilmiyor. Dahası, bu programda olduğu gibi, bir de rezil etmeye çalışıyorlar. Keşke zekâya değer verilmesini sağlayacak bir format geliştirebilselerdi..." Programdaki 'güzel' hanımların, dâhi olduğu söylenen gençlerin görünümünü aşağılaması, ortalığa bir vücutçu çıkarıp hepsini soyundurmaları, dans ettirmeleri falan epey rahatsız etmiş Ferhat Çalapkulu'nu. Bir de yarışmanın sunucusu Behzat Uygur'a takmış kafayı. "Behzat Bey aslında gerek zekâ seviyesi bakımından, gerekse cehalet bakımından programdaki kadınlardan hiç de geri kalır gibi değil," diyor. Pek haklı. Behzat Uygur, Avrupa'nın hangi yarımkürede olduğu sorusunun cevabını kendisinin de bilmediğini itiraf etmişti ki, hani bu öyle, "İlgilenmem," deyip, bazı konulardaki cehaletiyle övünen adamlarınkine benzer bir durum değildi, düpedüz ilkokul seviyesinden yoksun olmak anlamına geliyordu. Tencere dibin kara, sunucu hepsinden kara!.. Çağlar Pekuz Tabii kabahat biraz da Behzat Bey'e 'dâhi' gençlerle kafa yapmasını söyleyende. 'Cehalette Behzat standardı'nı geliştiren Behzat Uygur, Ferhat Çalapkulu'na göre, ekran tecrübesini ve cehaletinden gelen cesaretini pek güzel kullanıyor, kendi durumuna bakmıyor, ekran karşısında genç adamları, af edersiniz, asosyal salaklar gibi göstermeye çalışıyor. Peki bu arkadaşlar hakikaten dâhi mi? Ferhat Çalapkulu'na göre, öyle her önüne gelene dâhi denemez: "Bir kere birini 'dahi' kategorisine yerleştirmek öyle basit bir şey değil. Mesela, aynı yarışmanın ABD'deki versiyonunda çok acayip adamlar vardı. Birisi, zekâ küpü de denen Rubik küpüne sadece şöyle bir bakıyor ve elleri arkasında olduğu halde takır takır yapabiliyordu. Bir tanesi matematik, bir diğeri bilgisayar dahisiydi. Biri, ABD'de bizim ÖSS'ye benzer SAT sınavından tam puan almıştı. Çok önemli okullarda okuyorlardı ya da mezun olmuşlardı. Bizim buradaki versiyona baktığınızda, mesela işletme, tıp öğrencilerini dâhi diye çıkarmışlar. Okulunda satranç oynayan bir arkadaşı, satranç şampiyonu diye tanıtıyorlar!.."

'Ben De Bakardım'
Ozan Aygün       E, peki gerçek dahiler nerede? "Gerçekten deha sınırına yakın adamlar, Türkiye'de bu tür yarışmaların insanları kepaze etme üzerine kurulacağını bilecek kadar zekidir," diyor Çalapkulu, "Anladığım kadarıyla, programdaki kadınlar, ne yarışması olsa katılacak cinsten, bir şekilde ekranda görünmeye, oradan modelliğe ya da bir dizide figüranlığa geçmeye falan çalışıyorlar. Halbuki, bu yarışma bir mühendisin özgeçmişine yazacağı türden bir şey değil. Olsa olsa 100 bin YTL'lik para ödülünü hedefleyen veya belli bir para karşılığı yarışmaya katılmış gençlerdir bunlar. Ve dediğim gibi, onları 'dâhi' diye tanımlamak için kendimizi epey bir zorlamamız gerekir..." Tabii, ister istemez 'Sen olsan...' soruları geliyor insanın aklına. Mismini etekler giymiş kadınlar masanın üstüne çıkıyor, oynamaya başlıyor, gençler mahcup, önlerine bakıyor (bir güzel kardeşimiz dışında), Ferhat Çalapkulu'na soruyorum, "O durumda olsanız, direkt bacaklara bakar mıydınız?" diye, "Vallahi ben bakardım. Gerçi açı da çok kötü, baktın mı direk içine bakıyorsun arkadaşların ama olsun!" İşte gerçek bir dâhi cevabı!..

'Bir Süre Katlanılır'
Orçun Ersivri       Peki, Pavarotti'yi Bill Gates sanan, Elvis Presley'i tanımayan, Bülent Ecevit konusunda fikri olmayan bir güzel kadınla ömür geçer mi? Çalapkulu yine dâhiyane bir cevapla olaya açıklık getiriyor: "Vallahi ömür geçmez de, bir süre geçirilebilir tabii. Okan Bayülgen'di galiba, 'Ben o hanımlarla felsefe tartışmıyorum ki' gibisinden bir laf etmişti. Hakikaten, felsefeyi ya da akıl oyunlarını da gider başkasıyla tartışırsın o süre içinde..." Eh, artık kritik soruya gelelim: Türklerin zekâsı ne durumda? Ferhat Çalapkulu, gayet net bir cevap veriyor: "Bizim milletimizdeki pratik zekâ tartışılmaz. Sorun akıl sorunu. Akıl, olan potansiyeli en iyi şekilde kullanma meselesidir. Uzun vadeli ve eğitimli bir zekânın işidir. Oysa bizde bu çok zayıf; disiplinsiz bir zekâdan söz edebiliriz. Meseleyi anlamak için, Güzel ve Dâhi programına katılan kadınların lise ve üniversiteleri nasıl bitirebildiğine bir bakmak yeterlidir. Normal koşullarda bu kadınların liseyi bitirmiş olması imkânsız. Ama tabii artık her şeyin bir 'özel'i var. Özel lise, özel üniversite... Arkasından gelsin diplomalar..." Peki efendim, Ferhat Bey benim zekâ durumumu nasıl buldu dersiniz? Gözlerimden ışık huzmeleri çıktığını söyledi. İki parmağını birleştirip, "Bu kaç?" diye sorana kadar dalga geçtiğini anlayamadım. Bu durumda Güzel ve Dâhi'nin ikinci etabına dâhi olarak değil ama güzel kontenjanından katılabileceğimi sanıyorum...

Kadınlar dâhi, erkekler güzel olamaz mı?
Ellerinde zekâ küpleri, satranç tahtaları ve gönyelerle 'dâhi'ler, alışveriş yapmak ve güzel olmaktan başka meziyetleri olmayan genç kadınlardan 'sosyalleşmeyi' öğreniyor. Hadi hayırlısı!       Güzel ve Dâhi yarışmasının kadını aşağılamak ve cinsel obje olarak göstermek amacıyla yapıldığını savunan kadınlar, programın bir an önce yayından kaldırılmasını isitiyor...

      Türk seyircileri yepyeni bir yarışmayla tanıştı, Güzel ve Dâhi Show TV ekranlarına 'Güzel ve Dâhi' adıyla arzı endam eyledi. Ancak işler bu kez yolunda gitmedi. Aralarında Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun da olduğu birçok kadın, programın yayından kaldırılması için RTÜK'e başvurdu. Buna karşın, programın yapımcısı Fatih Aksoy'un yanıtı, "Sen kendi işine ve aynaya bak," oldu. Medyada kadın hakları ihlallerini izleyen Medya İzleme Grubu (Mediz) yaptığı açıklamayla, ortaya çok doğru bir soru attı: Kadınlar dâhi, erkekler güzel olamaz mı? Açıklamada, kadınlara 'güzel ve akılsız' erkeklere 'zeki olma' rolünün biçildiğine dikkat çekildi ve Yayıncılık Etik İlkeleri hatırlatılarak, programın bir an önce yayından kaldırılmasını istedi.

Sosyolog Tanrıöver, Güzel ve Dahi'de erkekler lehine ırkçılık yapıldığı görüşünde. Röntgen Kültürü
      Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Tanrıöver de, 'telegerçeklik' olarak nitelediği bu tür programların izlenmesini, 'insanların röntgenciliğini gıdıklamalarına' bağlıyor. Kültürel geleneklerimizde bile bunun olduğunu söyleyen Tanrıöver, pencereye minder koymanın bunun önemli bir göstergesi olduğunu söylüyor. Tanrıöver yarışmaya sadece para için katılındığına da inanmıyor: "Televizyonda görünmenin en gözde meşruluk kaynağı olarak sunulduğu popüler kültürün de payı vardır."

Kadınlara Pervasızlar
      Meselenin genç kadınların kamu önünde aşağılanması olduğunu söyleyen Tanrıöver, Türkiye'de gelişkin bir tüketici kültürü olmamasının da bu türden programlara yol açtığını öne sürüyor: "Genel kültürün yaygın olması güzel bir şey ama gençler İran'ın başkentini bilmiyor olabilirler, ama bir sürü genç kadın da bu ayrımcılığa karşı çıkıyor," diyor. Fransa'da BBG yarışması başladıktan kısa bir süre sonra Televizyon Tüketicileri Derneğ'nin televizyon şirketine ve BBG evine baskın düzenlediğini anlatan Tanrıöver, böylece aldatılmaya karşı çıktıklarını vurguluyor. Güzel ve Dâhi programıyla bir tür ırkçılık yapıldığını savunan Tanrıöver, Anayasa'yı ihlal pahasına programın yayınının sürdürüldüğünü kaydediyor: "Orada güzellerin yerine Müslümanları, dâhilerin yerine Yahudileri koysaydık, Türkiye'de böyle bir program yapılabilir miydi? Aşağılanan kadın olduğu için mi bu kadar pervasız olunuyor?"

      Show TV'nin yeni yarışma programı "Güzel ve Dahi"ye bayanların güzellikleri ve zekaları damgasını vurdu...

Güzel ve Dahi Yarışmasından İlginç Cevaplar       Birbirinden güzel, liseli, üniversiteli, kolejli kızlar, ilkokul düzeyindeki basit sorulara verdikleri cevaplarla ekran başındakileri şoke etti.

      Sunuculuğunu Behzat Uygur ve Melike Güner’in yaptığı programda 8 erkek ve 8 kız yarışıyor. Erkeklerin birçoğu mühendislik bölümünde öğrenci. Hepsi de dahi derecesinde bir zekaya sahip. Kızlar ise son derece güzel ancak bilgi düzeyleri akıl alır gibi değil. İşte güzellerin şaşkına çeviren gafları:

      Semra Özal için “Ünlü bir sanatçı olması lazım” dedi

      Öykü Eyşimez (18 yaşında. Mankenlik yapıyor. Lise mezunu)
Güzel ve Dahi Yarışmasında Bayan Yarışmacıların Verdiği Cevaplar       Ecevit’in adını hatırlayamadı. Yakın zamanda öldüğünü söylerken partisini DYP olarak hatırladı. Pele için renginden dolayı “Afrikalı futbolcu elinde siyah beyaz top var, Beşiktaş’ta mı oynuyor” diye sordu. Semra Özal için de “Ünlü bir sanatçı olması lazım” dedi.

      “Maradona Bursaspor’da oynuyor, Uluç puro içiyor”

      Merve Kaban (22 yaşında. Oyuncu. Lise)
      Abdullah Gül’ü tanıdı “Fakat hala görevde mi onu bilmiyorum” dedi. Maradona’yı tanıyamayan Merve, “Kendisi Bursaspor’lu mu? İsmi Macit mi? diye sordu. Hıncal Uluç içinse “Puro içer, Ece Gürsel ile birlikte olmuştu” dedi.

      Clinton fotoğrafına baktı tanıdı: “Clinton Bush!”

      Özge Özçelikel (18 yaşında. Manken fotomodel. İzmirli. Lise mezunu)
      Clinton’un resmi gösterilen Özge, “Bush mu?” dedi. Daha sonra Clinton olduğunu anlayan genç kız tam ismine “Clinton Bush” dedi. Özge, Fazıl Say’ı ise ancak “Hande Ataizi’nin sevgilisiydi” ipucunu aldıktan sonra tanıdı.

      “Irak’ın başkenti Lübnan. Pardon Lübnan değil Musul”

      Zümra Ufuk Behram (21 yaşında. Aydın Üniversitesi İnternet gazeteciliği öğrencisi)
      “Irak’ın başkenti Lübnan” dedi. Kendisine ikinci bir şans verilen Zümra bu defa da Musul cevabını verince “Aslında bizim anne tarafı Arap ama benim heyecandan aklıma gelmedi” dedi. Daha sonra Ahmet Necdet Sezer resmi gösterilen Zümra, ilk ismini hatırlayamadı “Şu anda Ankara’da Bahçelievler’de oturuyor, devlet adamı. Abdullah Gül olamadı, hala görevine devam ediyor. Anavatan partisindeydi” dedi.

      Evren için: “Kazım mıydı neydi, astsubay mıydı?”

      Rüya Isırgan (20 yaşında. Oyuncu ve dansçı. Pera Güzel Sanatlar mezunu)
      Tayyip Erdoğan’ı tanıyan Rüya hangi semtte doğduğu sorusuna “Kadıköy veya Kartal’da olabilir” dedi. Rüya Kenan Evren fotoğrafını görünce “Kemal mi, Kazım mı, Kendi miydi” diye sordu. Evren’in geçmişteki mesleğine ise “Bunların hepsine çalışmıştım, astsubay mıydı?” diye sordu.

     Ve diğerleri:
      Esra Ersoy (24 yaşında. Bilkent Üniversitesi Turizm mez.)
Güzel ve Dahi Yarışmasında Bayan Yarışmacıların Verdiği Cevaplar       Tansu Çiller’i bildi. Elvis Presley’i tanıyamadı. Adolf Hitler için ise “Adolf Hitle, Adof Hitli, Adof Hider” dedi. Elvis Presley için de “Eurovision’da birinci mi oldu” diye sordu.

      Özlem Elmas (19 yaşında. Lise mezunu. Fotomodel)
      Pavarotti’ye Bill Gates dedi. Fatih Terim ve Yılmaz Güney’i tanıdı.


"Güzel ve Dahi" yarışmasından ilginç bölümler

Kaynak: Sabah - Vatan




Google