Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Televizyon dizilerinin bilinmeyen dünyası
Para basan TV dizileri
Televizyon Dizileri       TV'ler, gelirlerinin üçte ikisini prime time saatlerinde yayınlanan yerli dizilerden sağlıyor. Dizi başına 500 bin dolara yakın reklam alan diziler, son beş yılda 600 milyon YTL'yi aşan dev bir sektöre dönüştü

      Neredeyse tek "sosyal faaliyeti" televizyon izlemek olan Türk insanı kültürel olarak kendi yaşantısına örf ve adetine yakın gördüğü yerli televizyon dizileriyle yatıyor, onlarla kalkıyor. Avrupa Yakası ile kahkahalara boğuluyor, Kurtlar Vadisi'yle Türkiye'nin siyasi ve mafyatik gündemini izliyor, Bıçak Sırtı'yla rüyalar âlemine dalıyor. Ailenin bir arada izleyebileceği formatta hazırlanan diziler, hayatımızda öylesine etkili ki, dizinin repliklerine göre espri yapıyor, yayın akışına göre yemek saatlerini ayarlıyor, eş dost ziyaretlerinin günlerini belirliyoruz. Herkesin bir dizisi, herkesin kendisiyle özdeşleştirdiği bir dizi kahramanı var.

      SABAH hayatımızın ayrılmaz bir parçası yerli televizyon dizilerinin dosyasını açıyor. Yapımcılar, starlar, set işçileri, yayıncı kuruluş yöneticileri dizi dünyasını ve onun bilinmeyen sırlarını anlatıyor. Kimler bu işin ceremesini çekiyor kimler sefasını? Yıllık 600 milyon YTL'nin üstünde paranın döndüğü, starların haftada 70 bin en vasıfsız işçilerin 500 YTL kazandığı sektörde herkes şikâyetçi, herkes dertli.

İŞTAH KABARTAN 600 MİLYON YTL'LİK PASTA
      Her şey TRT'nin 1975 yılında Müjde Ar'ı üne kavuşturan Aşk-ı Memnu dizisini siyah beyaz ekranlara taşımasıyla başladı. Beyaz perdeden beyaz cama geçişle başlayan furya bugün özel sektörün elinde devasa bir sektöre dönüştü. Öyle ki, TV'de yılda kaç yeni yerli dizi yayına girdiği sorusuna net yanıt verebilecek kimse yok. Reyting yarışında başarısız olanlar ya da yorgun düşenler gözlerinin yaşına bakılmadan yayından kaldırılıyor. En çok izlenen televizyon kanaları atv, Kanal D, Show TV ve Star, yeni yayın döneminde 22'si yeni, toplam 44 yerli diziyle izleyicilerin karşısına çıktı. Bunlardan dördü ilk aylarını görmeden yayından kaldırıldı. Yapımcılar, tüm ulusal kanallardaki yeni dizilerle bu rakamın bir yıl içinde 100 ila 130 arasında değiştiğini söylüyor. Bu rakamlara tekrar eden diziler dahil değil. Medya Takip Merkezi'nin rakamlarına göre, 2007'nin ilk sekiz ayında yeni, eski ya da tekrar olarak atv'de 35, Fox'ta 34, Show'da 37 yerli dizi gösterildi.

3'TE 2'Sİ DİZİLERDEN
      TNS Piar adlı araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre; Türk halkının yüzde 87'si yerli dizileri izliyor. Hal böyle olunca yerli diziler, TV kanallarının iştahını kabartıyor. RTÜK standarına göre, yayıncı kuruluş 90 dakikalık bir dizinin içine dört reklam kuşağı sokabiliyor. Eli yüzü düzgün yüzde 7.5'in üstünde reyting yapan bir dizinin tek bölümü kanala 500 bin dolara kadar gelir getirebiliyor. Aslına bakılacak olursak, televizyon kanalları finansmanlarının yaklaşık üçte ikisini prime time (televizyonların en çok izlendiği 20- 23 arası) saatlerinde yayınlanan dizilere borçlu. Diğer bir deyişle TV'ler dizi yarışına girmeye mahkumlar. Dizi piyasası yıllık 600 milyon YTL'nin üstünde ciro yapan dev bir pazar. Bir dizi filminin tek bir bölümü ortalama 100 ila 150 bin YTL'ye mal oluyor. Büyük bir starın oynamadığı kaliteli bir dizi için yapımcının bölüm başına en 175 bin YTL'yi gözden çıkarması gerekiyor. Bir dizide teknik ekibinden oyuncusuna, set asistanından montajcısına yaklaşık 70 kişi çalışıyor. Film ekibinden yaklaşık 35-40 işçi sette arka planda görev yapıyor. Genelde dört senarist diziyi yazıyor, yedi stüdyo elemanı montaj, kurgu seslendirme işleriyle uğraşıyor, üç kişi ise ofisle saha kadrosu arasında ilişkiyi sağlıyor.

ÜCRETLER DEĞİŞKEN
      Dizilerin başlangıçta ortalama 15 kişilik bir oyuncu kadrosu oluyor, bu sayı yeni karakterlerin diziye eklenmesiyle 22'ye çıkıyor. Genco gibi üniversite ortamında geçen bol figüranlı dizileri saymazsak her bölümde yüz kadar figüran kullanılıyor. Set işçileri ve oyuncular zor koşullarda haftada 5-6 gün 15-16 saat çalışıyor. Setteki en ucuz işçi haftada 350 ila 500 YTL arası kazanıyor. Ücretleri Türkiye ortalamasının üstünde olsa da işleri düzenli değil. Her an işsiz kalabilirler. Senaristler ise dizinin cirosunun yüzde beşini kendi aralarında paylaşıyorlar. En çok izlenen TV kanalları, yapımcılara, dizi başına 180 ila 220 bin YTL arasında ücret ödüyor. Başrol oynayan çok tanınmamış bir dizi oyuncusu bölüm başına haftada 3 ila 10 bin YTL kazanıyor. Kurtlar Vadisi ve Aliye gibi çok tutan dizilerin starlarının ücretleri ise haftada 25 ila 70 bin YTL'ye kadar varabiliyor.

DİZİLERİN KADERİ REYTİNGE BAĞLI
      Yerli diziler genelde eylül, kasım ve ocak aylarında yayına giriyor. Bir de günlerin uzun, insanların genelde tatilde olduğu, TV'nin az izlendiği yaz dönemi dizileri var. Bunlar arasında reyting yarışından başarıyla çıkanlar, sonbahar ve kış döneminde de yayında kalıyor. Dizinin yayında kalıp kalmayacağı kararı yayıncı kuruluşa ait. Zira yapımcı ile televizyon kanalı arasındaki anlaşma reyting oranlarına göre belirleniyor. Yeni yayına giren bir diziye genelde dört hafta açık çek veriliyor. Eğer bu süre zarfında televizyon kanalının hedeflediği izleyici grubu içinden (örneğin 20 yaş ve üzeri B-C grubu) arzu edilen reyting alınamazsa dizinin yayınına son veriliyor. Devam eden bir yerli dizinin reytinginde düşme gözlendiğinde yayıncı kuruluş yapımcıya iki bölüm sonra dizinin yayınına son verileceğini haber veriyor. Senaristler de iki bölümde diziyi bir sonuca ulaştıracak finali yazıyor.

İlk dizi teklifini reddetmiştim
Türkan Şoray       Sinemanın tartışılmaz kraliçesi Türkan Şoray, Atıf Yılmaz'la başladığı dizi serüvenini SABAH'a anlattı. Dizi hazırlanırken çok özverili çalışıldığını anlatan Şoray, bütün set ekiplerini de alkışlamak gerektiğini söylüyor: "Öncelikle senaryo çok önemli, canlandıracağım karakteri sevmem, heyecan duymam lazım. Ayrıca, yapımcı firmaya ve gösterileceği kanala da güvenmem şart. Sinema filminde rol seçmek konusunda daha özgürüm ama televizyon farklı. Türkiye'nin genelinde seyredildiği için, seyircimin beni görmek istediği rolleri tercih ediyorum. Bu yıl Cihan Ünal'la kamera karşısına geçeceğim ve bu romantik komedi tarzında keyifli bir dizi olacak. Bu karakter içimizden biri. Yıllar önce Osman Seden teklif etmişti. Şaşırmış, böyle bir şey olamaz diye düşünmüş, kabul etmemiştim. Sonra Atıf Yılmaz'ın çektiği ve ilk dizim olan "Tatlı Betüş"te oynadığım zaman, Osman Bey'in ileriyi görüp, nasıl doğru değerlendirdiğini de anlamıştım. Dizideki elemanlar, günde 18 saat çalışıyorlar, sosyal yaşamları bitiyor. Yani ağır işçilik yapıyorlar. Tüm bu zor koşullara rağmen, inanılmaz güzel ve kaliteli diziler çekiliyor. Ben hepsini çok beğeniyorum nasıl iyi niyetle, inanılarak, canla başla çalıştıklarını biliyorum. Emek veren senaristleri, yönetmenleri, set işçilerini, teknik ekipleri, oyuncuları kutluyor ve alkışlıyorum. Bazı dizilerin üç dört bölüm sonra kaldırılmaları çok acı."

Kadınlar dizide aşk istiyor erkekler ise aksiyon
Mardin’de geçen bir aşk öyküsünü konu alan Sıla’nın başrollerini Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt paylaşıyor.       RTÜK araştırmasına göre, Türkler haber programlarının ardından en çok yerli dizi izliyor. Televizyon dizilerinin en büyük izleyicisi ev kadınlarının tercihleri aşk hikâyeleri. Erkekler ise aksiyonlara meraklı

      Hülya Gülbahar, her pazartesi, sofrayı apar topar kaldırıp bulaşığı hallediverip, saat tam 20.30'da televizyonun karşısına oturuyor. Salı sabahı 10.00'da çocukları okula gönderip toz alırken Brezilya dizisi; akşam 21.15'te ise yine apar topar bulaşık yıkayıp Sinan Bey'in kahvesini köpürtüp televizyon başına... Çarşamba günleri saatler 20.00'yi vururken, kavga dövüş, eşi Sinan Bey'den icazetle, sofrayı bile kaldırmadan haydi televizyon başına! Perşembe günlerinde ise mahalledeki hanımların kekli, pastalı, kısırlı günleri boyunca en çok konuşulan konu, bu hafta hangi dizide kim ne yaptığı... Televizyon için yapılan programların büyük kısmı kadınlar için üretiliyor. Özellikle diziler... Kadınlar da bunu istiyor. Televizyon sektöründe üretim yapan herkes için en klasik söylemlerden biri: Halk bunu istiyor.

EV HANIMLARI TV BAŞINA
      RTÜK araştırmasına göre, en çok televizyon izleyenler ev hanımları. Yani yerli dizilerin ana hedef kitlesi ev hanımları. Yağmur Ajans'ın sahibi Osman Yağmurdereli de dizilerin cinsiyetlere ayrı ayrı hitap ettiğini ve kanalların yayınlamaya karar verdikleri dizilerle kendi h e d e f kitlelerini ortaya koyduklarını belirtiyor. Yağmurdereli, erkeklere hitap eden dizilerin Show TV'de, aşk hikâyelerinin ise atv veya Kanal D'de daha çok şansı olduğunu ifade ediyor.

HANGİSİ TUTAR
      Halkın taleplerini iyi bilmesi gerekenlerin başında senaryo yazarları geliyor. Dizilerin en eski ve en sevilenlerinden biri olan Süper Baba'nın senaristi Muharrem Buhara, İkinci Bahar, Yeter Anne, Hayat Bağları gibi dizilere de imza attı. Buhara'nın en son dizisi de atv'nin başarılı dizisi Sıla. Buhara, "Bu ülkede ne tutar" kaygısının ve "aile öyküleri, duygusal yapımlar tutar" gibi yargıların bu işi yapanların vizyonunu daralttığını belirtiyor. Ayhan Bozkurt, edebiyat meraklılarının kitaplarından tanıdığı bir isim. Sağır Oda ve son olarak Ahmet Ümit'in romanından senaryolaştırılan Komiser Nevzat dizisinin senaryo ekibinde çalışan Bozkurt, "Ahlaksızlığa özendiren şeyler yazmıyorum ama hedef kitleye göre bir iş sunmaya çalışıyorum. İyi bir şey sunduğunuzda izlenmiyorsa halk bunu anlamıyordur. Kültürü televizyonla yükseltemezsiniz" diyor.

KONTRA DİZİLER
      Tükenmezkalem Ajans'ın sahibi Gani Müjde, televizyonda özgün işlerin çok da tuttuğuna inanmıyor. Müjde, "Köşe yazarı Oray Eğin'in şu tespitine katılmamak mümkün değil: Açık deterjan alanlar piyasayı belirliyor.'' Gani Müjde, kendi televizyon dizilerinin ise piyasada olmayan, 'kontra' diziler olduğunu ifade ediyor: "Ama istesem ağa dizisinin alasını yaparım."

En büyük sorun gülmeden oynayabilmek
Gülse Birsel       atv'de yayınlanmaya başladığı Şubat 2004'ten bu yana en sevilen dizilerden biri olan Avrupa Yakası, ayrılan oyuncularına rağmen yeni transferle daha da güçlendi. Dizinin lokomotifi; başrol oyuncusu ve senaristi Gülse Birsel, en büyük sorununun Engin Günaydın, Binnur Kaya gibi oyuncularla karşılıklı sahnelerde gülmeden oynayabilmek olduğunu belirtiyor.

      Bir bölümü ne kadar zamanda yazılıyor?
Avrupa Yakası 90 dakika ve 75 sayfa. Ben üç gün oyunculuk yaptığım için maksimum 4 günde yazıyorum.

      Senaryolar gündeme göre nasıl değiştiriliyor?
      Mesela ramazanda, ramazanla ilgili espriler ve hikâyeler koymayı tercih ediyorum, dinamizm ve gerçeklik katıyor.

      En çok parayı senaristlerin aldığı söylenir, bu doğru mu?
      Genelde erkek başrol oyuncuları en yüksek parayı alıyor bildiğim kadarıyla. Ama yavaş yavaş bunun değiştiğini görüyoruz ve doğrusu da bu!

      Bir dizi ortalama ne kadara mal oluyor?
      160 bin YTL'den başlayıp çok daha yukarılara çıkabilir.

      Yapımcılar senaryolara ne ölçüde müdahale ediyor?
      Avrupa Yakası'nda hiç müdahale olmaz, yapımcılar diziyi televizyondan izlerler.

      Cast'ında hiç "ünlü" olmayan dizilerin başarılı olabileceğine inanıyor musunuz?
      Ünlü oyuncu, ilk bölüme dikkat çekmek içindir aslında. Bir de ünlü olanların çoğu, aynı zamanda iyi oyuncu oldukları için başarılı olurlar.

      Yönetmenlerle senaristler uyum içinde çalışabiliyor mu?
      Jale Atabey Özberk'le tam bir uyum içindeyiz, aşağı yukarı aynı şeyleri düşünürüz.

İz Bırakan Diziler...
      BELENE/1987 Bulgaristan'da Todor Jivkov döneminde Belene kampında Türk azınlığa yapılan baskı ve işkencelerin anlatıldığı bir diziydi. Olaylar sıcağı sıcağınayken 1987 yılında ekrana geldi. Avni Özgürel'in senaryosunu yazıp, Hüseyin Karakaş'ın yönettiği, başrolünde Mehmet Aslantuğ'un oynadığı bir diziydi.

KARTALLAR YÜKSEK UÇAR/1983
      Bir dönem milyonları ekran başına çeken Kartallar Yüksek Uçar, önemli mihenk taşlarından biri. Attila İlhan'ın yazdığı dizi 1983'te ekrana geldi. Kentli Banaz ailesiyle ve Kasabalı Hanımağa grubunun ilişkileri anlatılıyordu. Başrollerini Sadri Alışık, Can Gürzap ve Serap Aksoy'un oynadığı dizi önümüzdeki günlerde yeni versiyonuyla ekrana gelecek.

KÜÇÜK AĞA/1983
      TRT'nin 1983'te ardı ardına yayına koyduğu döneme damgasını vuran dizilerden biriydi. Padişah yanlısı bir imamın zaman içinde nasıl Kuvayı Milliye saflarına geçtiğini anlatan dizide Küçük Ağa rolünü Çetin Tekindor, Çolak Salih'i ise Fikret Hakan canlandırmıştı. Tarık Buğra'nın bu ölümsüz eserini Yücel Çakmaklı senaryolaştırmış ve yönetmişti.

AŞK-I MEMNU/1975
1975 yapımı Aşk-ı Memnu çekilen ilk dizi.       Kelime anlamı Yasak Aşk olan dizi TRT'nin ilk yerli dizisi olma unvanını da taşıyor. Halit Ziya Uşaklıgil'in eserinden ekrana uyarlanan dizi 1975'te Halit Refiğ tarafından çekilmişti. Müjde Ar'ı üne kavuşturan dizi de diğer rolleri Salih Güney, Itır Esen, Şükran Güngör ve Neriman Köksal oynamıştı.

'Halk istiyor' ama peki ya sorumluluk
En çok izlenen programlar       İzleyici tercihlerinin o kadar da keskin hatları olmadığı; halkın, daha çok dayatılan programlara maruz kaldığı gibi yorumlar da mevcut. Evdeki Yabancı, Ah Be İstanbul, Asmalı Konak, Köpek gibi pek çok dizide rol almış olan İpek Tuzcuoğlu, halkın televizyonla uyutulduğu kanısında. "Halkın istediği bir şey yok. Bazıları TV aptal kutusu olsun istiyorlar." Senaryo Yazarları Derneği Başkanı Haluk Ünal ise, başarılı bir dizi senaryosunun püf noktalarını verirken halkın temelde ne istediğini de ifade ediyor: "Seyirci, özdeşleşebileceği kahraman, kahramanın hepimizin paylaşabileceği güçlü amaçları olması ve bu amaçlara doğru ilerlerken önüne, güçlü duygular yaratacak, mücadele etmesine neden olacak ilginç, şaşırtıcı engeller çıksın ister". Romanları sinema filmi ve dizi olan yazar Ahmet Ümit, televizyonda düşük kaliteli iş yapılıp, "Bunu halk istiyor" denilmesine tahammül edemediğini, yapımcıya bu konuda iş düştüğünü belirtiyor. Ümit, yüksek reyting alan mafya dizilerine özellikle karşı: "Halk bunları beğeniyor ama yapımcının sorumluluğu yok mu? 'Ben eğlendiriyorum, biri birini vuranlardan bana ne' denebilir mi? Biri durup dururken onun çocuğunu öldürse iyi mi olacak? Bankada duran paraları saymaya benzemez, çocuğunun cenazesinde ağlamak."

Ayda 120 bin YTL kazanan dizi senaristi var
Binbir Gece'nin başrolünde Bergüzar Korel oynuyor.       Senaryo dizileri vezir de ediyor, rezil de. Reytingi yüksek dizilerin senaryo ekiplerinin haftalık kazancı 30 bin YTL'ye ulaşıyor. Parayı "ekipbaşı" denilen lider yazar alıyor. Ekipbaşı bu parayı kıdeme göre senaristlere bölüştürüyor

      Yapımcı, inandığı bir dizi projesini, projeye uygun olacağını düşündüğü kanalın yöneticisine sunuyor. Peki, gün geçtikçe sayısı artan yapım şirketlerine gelen yüzlerce proje, nasıl elenip yapım şirketince kabul ediliyor ve kanallara ulaşıyor? Medyapım'ın sahibi Fatih Aksoy, bir projenin ön değerlendirmesi hakkında bilgi verirken, öncelikle senaryonun özgünlüğüne ve senaryoda zekâ olup olmadığına baktıklarını belirtiyor. "Daha önce yurtdışında yapılmışsa başarı yakalayıp yakalamadığına bakıyorum. İkinci aşamada ise nasıl anlatıldığına bakılır." Reytingi yüksek diziler, senaristlerine haftada 30 bin YTL kazandırabiliyor.

STOKTA ÇOK DİZİ VAR
      Uzun süre yayında kalabilen başarılı dizilerden Sıla'nın yapımcısı FM Yapım'ın sahibi Faruk Bayhan, televizyonların genel müdürlerinin onayladıkları projeleri kanalın icra müdürlerine sunduklarını, icra kurulunun da dizinin yayınlanıp yayınlanmayacağına karar verdiğini belirtiyor. Bayhan, yeni sezona da Sır Gibi ve Komiser Nevzat gibi iddialı dizilerle başlayan FM Yapım'ın stokta da çok sayıda dizisi olduğunu ekliyor: "Hangi dizinin ne zaman tutacağı belli olmadığı gibi, tutmaması kalitesiz olduğu anlamına da gelmez." Yağmur Ajans'ın sahibi Osman Yağmurdereli, Murphy Kanunlarını işyerinde uygulayan patronlardan. Gülerek anlatıyor: "Bizim firmamız çok demokratiktir. 30 kişi çalışır. Herkesin fikri alınır. Patron ne derse o olur." Dizinin hikâyesini seçme görevi de Yağmurdereli'nin. Kanala beğendirme ve kastı oluşturmanın da çok zor olduğunu belirtiyor. Vekil olduğu için Meclis'te de yayıncılık ve yapımcılığın teşvik edilmesi, temiz ekran ve sektörel sorunların çözümü adına çalışmalara başladığını belirtiyor: "1. TV Şurası yapılmalı. Yapımcı, yönetmen, oyuncular, kanal patron temsilcileri, program müdürleri, magazin ve spor programı yapımcıları toplansın. Ne yapıyoruz, nereye gidiyoruz, konuşmak lazım. Şimdi herkes kazanıyor ama deniz kuruyunca kimse kazanamayacak."

SENARYO PARASI 'EKİPBAŞI'NA
En az 7 bin en, çok 60 bin YTL
      Başarılı dizilerin sırrı, senaristin seçiminde yatıyor. Senaryo grupları üç veya beş kişilik ekiplerden oluşuyor. İyi bir ekip 30 bin YTL'ye kadar haftalık ücret alabiliyor. Reytingi düşük dizilerde bu rakam 5 bin YTL'ye iniyor.

Ekipbaşlarının dediği oluyor
      Para "ekipbaşı" olarak adlandırılan lider yazara veriliyor. Muharrem Buhara, Gani Müjde gibi "ekipbaşları" parayı kıdemlerine göre senaristlere paylaştırıyor.

Nasıl senarist olunur?
      Senaryo yazarlığına adım ekip asistanlığından geçiyor. "Ekip asistanları" olarak tanınan gençler senaryoyla ilgili araştırmaları üstleniyor. Örneğin, bir hastane sahnesi çekilecekse, ekip asistanları farklı hastanelerde saha araştırması yapıyor. Ekip asistanlarının haftalık kazancı 250 YTL ile bin YTL arasında değişiyor.

ERKEK, BABA VE EVİN REİSİ
      GENÇ babalar daha çok evlilik sorunlarıyla boğuşur. Belli bir yaşın üstündekiler çocuklarının sorunları yüzünden sık sık kalp krizi riski atlatır. Süper Baba Fiko (Şevket Altuğ), Avrupa Yakası'nın cefakâr babası Tahsin Bey (Gazanfer Özcan), Çocuklar Duymasın'ın da Haluk (Tamer Karadağlı) ya da Kurtlar Vadisi'nin müezzini, Polat Alemdar'ın üvey babası Ömer Baba (Emin Olcay) gibi...

Dizideki ahlaksız teklif günlerce konuşuldu
      En çok tartışılan diziler denildiğinde akla ilk gelenler; Kurtlar Vadisi, Binbir Gece, Aliye, Bebeğim, Elveda Derken... Binbir Gece, Aliye ve Bebeğim'in ortak noktası; toplumumuzda kadınlarla ilgili genel geçer bazı kurallarla ilgili tekrar düşünmeye zorlamaları.

KURTLAR VADİSİ
      Show TV'de yayınlanan Kurtlar Vadisi'nin çok tartışılma sebebi ise bireysel silahlanma, adalet sistemi, mafya, derin devlet ve uluslararası ilişkilerin devlet politikalarındaki etkileri gibi 'derin' konuları açıklıkla gündeme getirmesi. Kurtlar Vadisi yayına başladığı günden itibaren Türk televizyonlarının en çok tartışılan dizilerinden biri oldu. Hakkında yüksek lisans tezi yapıldı. 15 Ocak 2003'te başladı ve tam 97 bölüm sonra 29 Aralık 2005'te sona erdi. Dizi şiddet kullanımını özendirdiği ve ırkçı nefret duygularını kışkırttığı eleştirileri aldı. Ancak hep en önde çıkmayı başardı. Dizinin devamı niteliğinde 2007 yılının şubat ayında yayına giren Kurtlar Vadisi-Terör başlıklı bölümleri, ilk bölümün yayınından sonra RTÜK'ün uyarısıyla durduruldu. Bu yayın döneminde Kurtlar Vadisi-Pusu adıyla yeniden izleyicilerin karşısında.

BİNBİR GECE
      Kanal D'nin dizisi Binbir Gece'de bir kadının çocuğu için yapabileceklerinin sınırları tartışıldı. Büyük paralar karşılığında çocuğunun tedavisi için patronuyla bir gecelik ilişki yaşamasını köşe yazarları bile tartıştı. Çocuğu için iffetini hiçe mi saymalı, iffetini koruyup çocuğunun ölümüne seyirci mi kalmalı?

ALİYE
      Çok ilgi gören dizi atv tarafından yayınlandı. Dizi, evli ve çocuklu bir kadının âşık olması durumunda bir ilişki yaşamasının doğru olup olmadığı ve nihayetinde eski eşi ile yeni aşkı arasında seçim yapması gerekse ne olur, ne olmalı tartışılmasını sağladı.

BEBEĞİM
      atv'nin bir diğer başarılı dizisi Bebeğim'in ana konusu ise; en yakın arkadaş için yapabileceklerin sınırları... Dizi, çocuk sahibi olmak arzusu ve bu uğurda insanın neleri göze alabileceğini irdelemek adına çok söz edilmesini sağladı.

ELVEDA DERKEN
      Kanal D'de yayınlanan Elveda Derken'de ise yine bir kadının dramı ve zor kararlar söz konusu. Kanser olan ve sayılı günü kalan mutlu, genç bir kadın, "elveda derken" arkasında gözü yaşlı bir aile mi bırakmak yerine kendi elleriyle kocasına yeni bir eş ve çocuklarına şefkatli bir anne bulmaya karar verirse... Ece Uslu'nun canlandırdığı karakter büyük tartışma yarattı.

Sendikalaşmak gerek
Yüzlerce dizi var ama yüzlerce yönetmen, star var mı?
İpek Tuzcuoğlu       Yok. İkisi de yok. Ama artık bizde starlık da yok. 'No name' kişilerle çalışıp başarılı da oluyorlar. Stara ihtiyaçları yok ki. Yapımcı bu işte büyük risk alıyor ama kazanan yine yapımcı.

Bu sektörün en büyük sorunu nedir?
      Paralar verilmiyor. Settekilerin paralarını geç ödüyorlar. Benim de param kaldı adını vermeyeceğim bir yapımcıda. 12 yıldır bu sektördeyim ilk kez başıma geliyor. İyi yapımcıyla çalışacaksın, ne paran kalır içerde, ne de kariyerin zedelenir.

Çalışma koşulları nasıl?
      Çok uzun saatler çalışıyor set ekibi. Ben sabah 10.00'da geliyorum, sahnelerim çekilip işim bitince çıkıp gidiyorum. Ama setteki işçiler için durum böyle değil. Yapacakları bir şey de yok. O olmazsa başkası çalışacak. Sendikalaşmak gerekiyor. Ama tabii emekçi sanatçılardan bahsediyorum. Zanaatkârlardan, ustalardan...

Dizi kahramanına özenip adam öldürenler oluyor ama?
      Amerika'da da oluyor. Okulu tarıyor gidip çocuk mesela. Ama bence bu genel bir sorun. Gençlerin durumu çok vahim. Aile durumu, çevre, dostluklar, alınan eğitimle ilgili bir şey bu. Bir diziyle bu noktaya gelineceğine inanmıyorum. Kurtlar Vadisi çok eleştirildi bir dönem ama hayatımızda Baba diye bir film var.

Sizin ve oynadığınız dizilerin hedef kitlesi hakkında ne biliyorsunuz?
      Hem C'de, hem A'da seyircim var. Beni üst düzey bir yönetici, sosyetik bir bayan da tuvalet görevlisi de sever.

TV dizilerinin yarattığı starların kalıcı olacağına inanıyor musunuz?
      TV'nin starı Hülya Avşar'dı. Çok sayıda dizi var... Evet, hepsi de birbirine benziyor. Kanal logoları ve alttaki dizi isimlerini kapatın, 10 diziyi montajlayıp bir tek dizi yaparım ben size.

Halk bunu mu istiyor yani?
      Halkın istediği bir şey yok. Aptallaştırıyorlar insanları.

2007'nin reklam rekortmeni dizileri
1. Avrupa Yakası 440.291
2. Cennet Mahallesi 393.663
3. Çocuklar Duymasın 359.236
4. Tarık ve Diğerleri 340.344
5. Acemi Cadı 310.290
6. Selena 254.807
7. En Son Babalar Duyar 238.151
8. İki Aile 232.092
9. Yemin 180.157
10. Yabancı Damat 177.374
11. Yaprak Dökümü 172.474
12. Emret Komutanım 171.019
13. En iyi Arkadaşım 169.266
14. Sihirli Annem 158.455
15. Memleket Hikayeleri 158.131
16. Hatırla Sevgili 156.619
17. Aliye 155.911
18. Arka Sokaklar 143.452
19. Kaybolan Yıllar 136.688
20. Üç Tatlı Cadı 125.946

Yüksek reyting yapımcıya ayda 600 bin YTL kâr bırakıyor
Yüksek reyting alan diziler       Yapımcılar ortalama 180-200 bin YTL'ye mal ettikleri bir diziyi yüzde 15-20 kâr marjıyla pazarlıyor. Reyting artınca elde ettikleri kâr da artıyor. 15 reytinge ulaşan bir dizide yapımcı haftada 150 bin, ayda 600 bin YTL kâr ediyor

      Televizyon sektöründe yapımcılara patron, televizyon kanallarına müşteri; yönetmenlere, oyunculara, set işçilerine, teknik elemanlara da işçi diyebiliriz. Peki bu piyasada bir dizi ekranlara kadar nasıl geliyor? Patron dediğimiz yapımcı neler yapıyor? Yapımcıların bir diziden ne kadar kâr elde edecekleri, reytinglere bağlı. Yapımcı dizinin satışından ortalama yüzde 15 ila 20 arasında kâr elde ediyor. Genellikle 7 reytingden sonra elde edilen her bir puan reyting için yapımcıya haftada 10 ila 15 bin YTL arası ek ödeme yapılıyor. 15 reytingden sonra ise televizyon kanalı ek ödeme yapmıyor. Bu çerçevede, 15 reytinge ulaşan bir yapımcının haftada 150 bin, ayda ise 600 bin YTL kâr sağlayabildiği görülüyor. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var. Yapımcılar, dizi başlamadan büyük yatırım yapmak zorundalar. Plato, keşif çalışması gibi kalemlere büyük paralar harcanıyor. Büyük umutlar bağlanan dizi reyting yapamazsa, yapımcı büyük zarar etmiş oluyor.

İYİ FİKİR İYİ PARA
      Yapımcıların bir diziye karar verip yola koyulmaları için en önemli koşul, iyi bir fikir bulmaları. Yapımcı iyi fikri bulduğunu düşünüyorsa ikinci adımda televizyon kanalına bu fikri pazarlamaya çalışıyor. Fikirle beraber başrol oyuncuları da iyi kötü belli oluyor. Kanal yöneticisi, önüne gelen fikirden yapımcı kadar heyecan duyarsa taraflar prensip anlaşması yapıyor. Ardından işin mali boyutu ele alınıyor. Yapımcılar artık örtülü reklamdan para kazanamadıkları için dizinin maliyeti ve kendi karını toplayarak bütçe çıkarıyor. Kanalın durumu yapımcıya göre daha güvenceli. Reklamlardan parasını kazanacak ve dizi tutmazsa yayından kalkacak.

4 BÖLÜMLÜK ANLAŞMA
      Tarafların bütçe üzerinde anlaşmasıyla yapımcı artık bir senaryo ekibi ya da senaristle anlaşmak, oyuncu kadrosunu oluşturmak, yönetmen ve sanat ekibine karar vermek, ses, ışık, montaj, animasyon, görsel efektler için teknik kadroyu seçmek için işe koyuluyor. Televizyon kanalları, yeni bir dizi projesine onay verirken, sözleşmede yer alan "dört bölümde tutmazsa yayından kalkar" maddesine güvenirler. Televizyon sektörünün deneyimli isimlerinden Faruk Bayhan'ın belirttiği gibi, bir yıl için 30 dizi siparişi veren bir kanal için beş, altı tanesinin tutması yeterlidir. Kanal için yeterli başarı sağlanmış olur. Bayhan, "Olan, diziler kaldırıldığında ortada kalan insanlara oluyor. Bir yıl içerisinde başlayıp bitirilen dizilerin maliyeti yaklaşık 150 milyon dolar civarında" diyor. Faruk Bayhan'dan aldığımız rakamlara göre bir dizinin maliyeti en az 150 bin YTL civarında ama bu rakam 400-500 bin YTL'ye de varabiliyor. Yazlık diziler ise biraz daha ucuza mal edilebiliyor. Peki yapımcı, dizisinin yayından kalkmaması için neler yapıyor? Hatırla Sevgili, Ihlamurlar Altında, Kara Yılan gibi dizilerin proje tasarımcısı, aynı zamanda sinema filmlerinin en iyi yönetmenlerinden biri olarak tanınan Tomris Giritlioğlu, işine bilimsel yaklaşmayı ve başarıyı kendisi ölçmeyi tercih ediyor. Senaryonun gücüne inan Giritlioğlu, "Dakikalık reytingleri gözlemleyip timecode'larıyla reytingin en çok yükseldiği sahneleri takip ediyorum. En büyük şansım, çok iyi yazarlarla çalışıyor olmak. Senaryolar sağlam olunca oyuncuların da inancı hiç eksilmiyor" diyor.

KÂR MARJI % 15-20
      Yapımcılar kanallara dizi teklifi götürdüklerinde, maliyetin üzerine ne kadar kâr marjı koyuyorlar? Bu soruyu, Yağmur Ajans'ın sahibi Osman Yağmurdereli şöyle cevaplıyor: "TRT terbiyesinden geçtiğimiz için biz yüzde 15-20 kâr marjı koyarız. Ama teklif ettiklerinin çok altında fiyatlara iş yapan yapımcılar da var." Yağmurdereli, "bu işte iyi para var" diyen amatör yapımcıların piyasada kaliteyi düşürdüğünü de belirtiyor. Yağmurdereli, bu tür şirketlerin 3 ila 6 ay vadeli ödemeye razı olduğunu, bu nedenle de 2-3 trilyon borcu göğüslemek zorunda kaldıklarını anlatıyor.

Amerika'da en çok reklam alan diziler REKLAM TARİFESİ TAVAN YAPAN DÜNYA DİZİLERİ
      2007-2008'in ilk yarısındaki reklam tarifelerine göre yapılan sıralamada dünyanın en pahalı televizyon dizisi unvanını ABC'de yayınlanan "Grey's Anatomy" adlı medikal drama aldı. Geçen yılın birincisi Desperate Housewives'ı geçen diziye reklam verenler her 30 saniye için 419 bin doları gözden çıkarmak zorunda kaldı. İkinci en pahalı dizi ise 30 saniyesi 394 bin dolarla ABC'nin "Wisteria Lane" dizisi oldu. Ancak uzmanlar ikinci yarı yılda sıralamaya girecek "American Idol" ün 500 - 700 bin dolara ulaşacağı tahmin edilen reklam fiyatıyla şimdiden birinciliğine kesin gözüyle bakıyor.

Televizyon dizilerinde neye ne kadar para harcanıyor TÜRKİYE'DE EN PAHALI REKLAM 50 BİN DOLAR
      Türkiye'de bir diziye 4 reklam kuşağı giriyor. Bir kuşak 6.5-7 dakika sürüyor. Fiyatları belirleyen, dizinin aldığı reyting. Reklamın bir saniyesi en ucuz 500, en pahalı 2000 bin YTL. Yani reytingi yüksek dizide 30 saniyelik reklamın fiyatı 50 bin dolar oluyor.

'Kalitenin tutma ile hiç ilgisi yok'
Dizinin tutması, izlenmesi neye bağlı?
FM Yapım'ın sahibi Faruk Bayhan       Broadway'de de her yıl yüzlerce oyun sahneye konuyor. Ama hepsinin aynı oranda izlenmesinin imkânı yok. Bu, televizyon için de böyle. İzlenmesinin kesin bir koşulu yok ama bazı yapım şirketleri vardır ve televizyon için neyin başarılı olacağını bilirler. Kaliteli olmasının tutmasıyla da ilgisi yoktur. Neyin ne zaman tutacağı belli olmadığı gibi, tutmaması kalitesiz olduğu anlamına da gelmez.

FM Yapım'ın bu sezon yeni çalışmaları neler?
      Sıla devam edecek. Bunun yanında Sır Gibi, Komiser Nevzat bizim çalışmalarımız arasında. Stokta da yapımlar var.

Birçok dizi yayından sessiz sedasız kalkıyor...
      Bunun birkaç nedeni var. Birincisi kanalın diziyi beş bölümde kesmek istemesi ve final yapılamaması. Diğer bir neden ise yapımcının diziyi ileride başka bir kanalda devam ettirmesi durumunda final yapmamasını gerektirmesi. Meslek birlikleri daha fazla ortak hareket etmeli.

"50'Lİ YAŞLARDA HÂLÂ PİYASADA OLAN BAŞARILIDIR"
Dizi oyuncuları Başka sektörlerden gelen oyuncular sizce başarılı olabiliyor mu?
      Konservatuvardan mezun olan bütün oyuncular muhteşemdir gibi bir kaide olmadığı gibi; okullu olmayan biri bu işi yapamaz diye de bir kaide yok. Bence gerçek cevap zamanda gizli; zaman geçip de bugünün oyuncuları 50'li yaşlarına geldiğinde kimler hâlâ inatla mesleğini sürdürüyorsa; bu iş için emek harcıyorsa, asıl emektarlar, gerçek oyuncular onlardır.

Dizilerin yarattığı şöhretler sizce kalıcı mı?
      Bu şöhret denilen şey azalıp çoğalan bir şey. Bence önemli olan işine odaklanmak.

Sizce oyuncunun güzel olması şart mı?
      Görsel bir iş yapıyoruz. Fizik tabii ki çok önemli, ama şunu unutmamak gerekiyor ki; birçok güzel insan işlerini çok iyi icra ettikleri için o karizmaya ve güzelliğe sahipler.

Canlandırdığınız karakter yüzünden başınızdan geçen en ilginç anıyı paylaşır mısınız?
      Bir İstanbul Masalı'nı çekerken, Selim'le Esma'nın en uzun süren ayrılığı döneminde, dışarda çekim yaptığımız her gün; en az 5-6 kişi "barışın" diye bağırarak yanımızdan geçiyordu; bu böyle bir hafta sürdü; bence çok eğlenceliydi. Sonunda barıştığımıza, seyircinin rahatlamasına ben de sevindim.

'HEMEN UNUTULUYORUZ'
Dizi oyuncuları       Diziler yaşadığımız topluma ayna tutmaya çalışıyor. Meselelerimizi hikâyeleştirerek seyirciye ulaşmayı, güzel vakit geçirirken, bir yandan da kendimizle yüzleşmemizi sağlıyor. Ben hikayesine inandığım, sevdiğim, duruşu ve söyleyecek sözü olan rolleri seçmeye çalışıyorum. Seyirci dizilerdeki kahramanlara inanmakta ve sevmekte gösterdiği cömertliği, onları hatırlamak konusunda göstermiyor. Hoş, televizyon böyle bir şey zaten. Hızla tüketiliyor, yeni şeylere heyecanlanılıyor. Biz de bu sistemin içerisinde ertesi hafta unutulacak, gelecek sene adı bile anılmayacak performanslar için çalışmaya devam ediyoruz. Aslında dışardan bakıldığında pek de adil bir dünya değil. Seyirciyi vefasızlıkla suçlamak istemiyorum ama ortada bu kadar kolayca tüketilmemesi gereken bir emek var. Kadın sorunlarının bu kadar çok ve gündemde olduğu bir toplumda, kadına dair hikayelerin azlığı, erkek egemen dizilerin çokluğu kadın oyuncular olarak en büyük sıkıntımız.

Figüranlara 20, çocuklara 250 başrole 70 bin YTL
Hangi oyuncu ne kadar kazanıyor       Dizilerde rol almanın yolu ajanslardan geçiyor. Güzel çirkin herkese bir rol var. Figüranlar bölüm başı 20 YTL alıyor. Başrol ücreti bölüm başı 3 bin YTL'den başlıyor

      Yapımcısından senaristine, kameramanından ışıkçısına kadar kalabalık bir ekip tarafından elbirliğiyle çekiliyor olsa da, TV dizileri oyuncularıyla tanınıyor, onlarla özdeşleştiriliyor. 20-25 oyuncu, senaristin kağıda döktüğü "ortalama" bir diziyi ete kemiğe dönüştürmek için yeterli. Figüran sayısı arttıkça oyuncu sayısı da kalabalıklaşıyor, 100'e kadar çıkabiliyor. Ama 100 oyuncu da olsa, bütün oyuncular bir yana, başrol oyuncuları bir yana. Başrol oyuncularının ücretini diğerleryle kıyaslamak bile mümkün değil. Kurtlar Vadisi gibi reyting rekortmeni dizilerde başrol ücreti 70 bin YTL'ye yükselebiliyor. Tanınmamış başrol oyuncularının ücreti ise bölüm başına 3 bin YTL'den başlıyor. Başrol dışındaki karakter oyuncularınına televizyon dünyasında "ikinci cast" deniyor. "İkinci cast"taki rollerin haftalık ücreti 750 YTL ile 3 bin YTL arasında. "İkinci cast"tan başrole çıkma olanağı her zaman var. Bir önceki yıl "ikinci cast"ta rol alan bir oyuncu, bir sonraki yıl başrole geçebiliyor veya fiyatını katlayabiliyor.

KAFEDE OTURAN ADAM
      Figüranlara gelince... "Kafede oturan adam" gibi ortalama bir figüran rolünün bölüm başı ücreti yaklaşık 20 YTL. Ama sadece televizyonda görünebilmek adına bedava figüranlık yapanlar da var. Başrol oyuncuları aynı zamanda en çok yorulanlar. atv'de yayınlanacak Karayılan dizisinin başrol oyuncusu Bülent İnal, "Dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Bu iş ciddi bir özveri ve emek istiyor" diyor. Geçtiğimiz yıl Ihlamurlar Altında dizisindeki başarılı performansı ile dikkat çeken Sinan Tuzcu da oyuncular ve set işçilerinin çalışma koşullarının insani olmadığını belirterek dizi çalışanlarının haklarını savunacak bir meslek örgütünün eksikliğini çektiklerini dile getiriyor.

HERKESE BİR ROL VAR
      Dizilerde rol almanın yolu, oyuncu ajanslarından geçiyor. Başvurunuz kabul edilirse ajans sizi görüşmeye çağırıyor ve deneme çekimi hazırlıyor. Ajanslar, oyuncu ücretinin yüzde 25'ini komisyon olarak alıyor. Sadece İstanbul'da 460 ajans var. Ancak bunların çoğunun "merdiven altı" denilen korsan ajanslar olduğu belirtiliyor. Türkiye'de ajanslara kayıtlı 50 bin oyuncu adayı bulunuyor. Sektörün en büyüklerinden biri olan mayadroomun kurucusu Mevlüt Dede, oyuncu adaylarını, kayıt ücreti isteyen "korsan" ajanslara karşı uyarıyor, gerçek ajansların kayıt ve fotoğraf çekim ücreti almadıklarını belirtiyor. En kalabalık oyuncu ajanslarından birinin sahibi Tümay Özokur ise ajansların rolünün önemli olduğunu belirterek, "Halk, rol ile oyuncu uyuşmadığında fark ediyor" diyor.

'Sette yorgunluktan bir gün biri ölecek'
Dizi Setinde yorgunluk       Dizi sürelerinin 90 dakikaya çıkması kamera arkasında emek verenler için çalışma saatlerinin uzaması demek. Yazar Ahmet Ümit durumu "Bayılanlar oluyor. Bir gün biri ölecek" diye özetliyor

      Her yıl sinema televizyon okullarından mezun olan veya Şahika Tekand, Müjdat Gezen, Ayla Algan gibi ustaların yetiştirdiği yüzlerce genç, bu sektörde iş aramaya, sette yer bulmaya çalışıyor. Dizi setinde yapımcının yükünü sırtlayan ve onu temsil eden; uygulayıcı yapımcı (supervisor). Setle ilgili yönetmenin istekleri ve sorunlar, uygulayıcı yapımcı ve ona bağlı çalışan prodüksiyon ekibi tarafından üstleniliyor. Yönetmen ise prodüksiyon ekibi, görüntü yönetmeni ve uygulayıcı yapımcı tarafından hazırlanan sahneleri çekmek için hazırlanmış sete geliyor. Yönetmen, sette en prestijli, tüm dizi ekibinin sözünü dinlediği ve danıştığı kişi. Proje tasarımcısı Tomris Giritlioğlu, dizi yönetmenlerinin işinin zorluğunu şu sözlerle ifade ediyor: "Sinema yönetmeni olduğum halde ben dizi yönetemem. Her hafta bir sinema filmi uzunluğunda bölüm çekiyorlar. Herhalde tırlatırdım!"

FIRSAT DA SUNUYOR
Dizilerden kim ne kadar kazanıyor       Görüntü yönetmeni, zincirin bir sonraki halkası. Yönetmenin sağ kolu sayılıyor ve tüm ekiple koordineli çalışıyor. Senaryoyla çekilen bölümlerin tutarlılığını sağlıyor ve kostüm, makyaj gibi işin sanatsal kısımlarıyla ilgileniyor. Sette ayrıca genelde 4 kişilik ışık ekibi ve ses operatörleri bulunuyor. Ücretler Türkiye ortalamasının üzerinde olmasına karşın, iş yükü karşısında çok değil. Yapımcı Fatih Aksoy yakında setlerden ölüm haberleri geleceğini ifade ederken, dizi emekçilerinin başka bir sektörde kazanamayacakları kadar para kazanabileceklerini de belirtiyor. İsim yapabilme imkânı ve prestiji de bu işin cabası. Televizyon dizileri 4 kuşak reklam girilebilmesi için 90 dakikaya uzatıldığından bu yana, en büyük sorun uzun çalışma saatleri. Komiser Nevzat dizisi öykü yazarı Ahmet Ümit, işçilerin tek tek bayıldıklarını söylüyor: "Sinema filmi gibi dizi çekiliyor. Bayılanlar oluyor. Bu insanlık dışı bir sistem. Bir gün sette biri ölecek."

Dizi müziği 2-4 bin YTL
Hasan Saltık       Dizi sektörü müzisyenler için de yeni bir istihdam alanı oluşturuyor. Dizi başına 2-4 bin YTL müzik için para ayrılıyor. Sezonda yayında kalan 30 dizi olduğunda bu para 60-120 bin YTL arasında bir piyasa oluşturuyor. Sektörde yaklaşık 300 müzisyen çalışıyor. Hatırla Sevgili, Elveda Rumeli gibi dizilerin müziklerini yapan Kalan Müzik'in sahibi Hasan Saltık, artık müziğin senaryo yazılırken düşünüldüğünü belirtti. "Tutan dizilerin müziklerini daha sonradan albüm yapıyoruz ve oldukça ilgi görüyor" diyen Saltık, artık müzisyenlerinin yurtdışında film müziği eğitimi almaya başladığını da söyledi.

"100 diziden 5'i konuşulur"
Osman Sınav       Her sezon başında dizi sayısında bir artış olur. İkinci dalga ekimde, üçüncüsü ise kasımda yaşanıyor. Ortalama 35-40 diziye ihtiyaç var. Fakat gerçek sayı yüzleri geçiyor. Bu rekabetten ötürü tutmayan dizinin yedeği hazırda bekletiliyor. Yapılan yüze yakın işin yarısı, sezon başlangıcında eleniyor. Kalan yarısının aslında her an kaldırılma ve yerine yenisinin konma ihtimali bulunuyor. Yani işi garanti olan diğer hafta da devam edeceğini bilen dizi sayısı 20 civarında. Bu diziler içinde de ekonomisi doğru akan iş en fazla 10 tane. İnsanları konuşturan dizilerin sayısı beş. Oyuncu, bir psikopatı da canlandırabilir, bir âşığı da. Bunun için de kötü niyetli, kötü karakterlerin de yaratılması, onların çatışması ve iyilerin kazanıyor olması lazım. İyiler kazanıyorsa, insanlar bundan iyi etkilenirler. Bugüne kadar yaptığım her işin içinde iyiler kazandı.

"TELİFLER YENİ ÖDENMEYE BAŞLADI"
Kıraç       Bu işe başladığımda teliflerle ilgili neredeyse hiçbir çalışma yapılmıyordu. Sadece son bir yıldır bir takım telifler ödenmeye başladı. Özellikle telefon melodilerinden bahsediyorum. Zerda'yı ilk yaptığımda herkesin telefonunda o melodi çalıyordu. İnsanlar inanılmaz paralar kazandığımı düşündü. Ben ise müziğimin geniş kitlelere yayılmasından duyduğum haz ile yetindim. Her müzisyenin dizi müziği yapması mümkün değil. Bir sinema görüşüne sahip olması, görsellikle müziği birleştirmeyi, seyirciye o sahnelerle aynı duyguyu aktarabilmesi gerekiyor. Her müzisyen bunlarla ilgilenmez. Özgürce sadece müziğini yapmayı tercih edebilir. Dizi-film müziği sonuçta sizin müzik yapacaklarınıza yön vererek bir çerçeve içinde üretim yapmanızı gerektiriyor.

Kaynak: Sabah




Google