Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Anchorman Mehmet Ali Birand'la söyleşi
Mehmet Ali Birand'la söyleşi       Mehmet Ali Birand, Türkiye’nin tek muhabir anchorman’i. Muhabir kelimesinin altını çiziyoruz zira Birand hâlâ tüm röportajlarını kendisinin ayarladığını söylüyor. Yalnız spikerliği sorunlu. Çoğu zaman haber sunarken yaptığı gaflar ve dil sürçmeleriyle eleştiriliyor. Birand,“Ben muhabirim. Zaten o nedenle insanlar benim yaptığım hataları anlayışla karşılıyorlar. Spiker olsam iki günde işten atılırdım” diyor...

      Hiç şüphe yok ki haberciliğin duayenlerinden Mehmet Ali Birand. Hatta pek çok insan için Türkiye’nin dışarıya açılan penceresi. Ancak Birand ismi herkes için aynı çağrışımı yapmıyor. Zira Birand ya seviliyor ya da nefret ediliyor. O ise bu durumu şöyle açıklıyor: “Türk toplumunda gri renk yoktur. Ya sever ya da nefret ederler. Eğer toplumda gri renk de olsaydı bu kadar çatışan grup olmazdı. Benim yapabileceğim bir şey yok.”

      Mehmet Ali Birand üç senedir Kanal D Ana Haber’i sunuyor ve aldığı reytinglerle haberleri ilk 10’a taşıyor. Hal böyle olunca diğer kanallarda harekete geçiyor ve artık diziler arası rekabet haber bültenlerinde yaşanacak gibi görünüyor.

      Geçen sezonu en iyi haber bülteni olarak kapattınız. Bu gelişmeyle birlikte haber bültenleri cazibe merkezine dönüştü. Bunu nasıl başardınız?
      Ak Parti iktidara geldikten sonra siyasi ortam değişti. Ancak haber bültenlerinin çoğu hâlâ magazin yapıyordu. Kanal D habere gelişimle birlikte bu denge değişmeye başladı. Aslında haberi cazibe merkezine dönüştüren biz değiliz. Halk izlediği haberlerden memnun değilmiş ama yine de bilgi sahibi olabilmek için izliyormuş. Biz topluma seçenek sunduk. Yani 24 saat içinde dünyada ve Türkiye’de ne yaşanıyorsa 45 dakikanın içinde onlara gösterdik. Bunu yaparken siyasi magazin de yaptık. Benim mücadelem magazine karşı değil, cıvık magazine karşı oldu.

      Peki siz ne yaptınız ve bir numaraya oturdunuz?
      Haber bültenine dış haberler ve yorum koyduk. İnsanlar futbol maçlarına keyif alabilmek ve sosyal çevresinde konuşacak bir şeyleri olsun diye gidiyor. Artık insanlar ana haberi de arkadaşlarıyla entelektüel tartışma yapabilmek için izliyor. Haberciler açısından da şöyle bir gerçek ortaya çıkıyor: 2006 yılında diğer haber bültenleri de “Demek ki bu iş böyle oluyormuş” diyerek bizimle beraber yürümeye başladı ve haber bültenlerini reytinglerde ilk 10 içerisine soktuk. Bundan sonra hiçbir haberci “Ben öyle cıvık magazin yaparım ki, insanları ekran karşısına kilitlerim” diye övünemez.

      Siz ana habere başladığınızda tereddütleriniz vardı ve ilk zamanlarda reytingleriniz kötü gidiyordu. Hiç ‘Ben bu işi beceremeyeceğim’ diye düşündüğünüz oldu mu?
      Show TV, ATV ve Kanal D’den daha önce de ana haber bülteni için teklif almıştım. Ama o zamanlar kendimi hiç hazır hissetmiyordum. Kabul etseydim belki çok iyi paralar kazanacaktım ama piyasadan silinip giderdim. Üç yıl önce ana habere başladığım zaman reytingler düşüktü. Ama bu işin temelinde sabır ve süreklilik vardır. Yaptığınız işe inanıyorsanız hep sürekli olursunuz.

      Ana haber bülteninde yaptığınız gaflar çok konuşuluyor ve böyle spiker olmayacağı konusunda eleştiriliyorsunuz...
      Ben gazetecilikten geliyorum. Başarısız olduğum zaman hep muhabirliğe dönmüşümdür. Bugün hâlâ kendi röportajlarımı ben ayarlıyorum. Zaten muhabir olduğum için insanlar benim yaptığım hataları, dil sürçmelerini anlayışla karşılıyorlar. Ben spiker olsam ikinci gün işten atılırdım.

      Yılların gazetecisisiniz. Sizce gazetecilerin en büyük zaafı ne?
      Çok çabuk “Ben oldum” diyorlar. İkinci zaafları ise günlük hayatta “Ben ne oldum?” psikolojisi. Yani güç sahibi olup, ben ne istersem onu yaparım kibiri gazeteciyi en fazla engelleyen şeydir.

      Haber programları neden tartışma formatına döndü?
      AKP’nin iktidar olmasıyla birlikte insanlar içlerini dökmek ve tartışmak istiyorlar. Yakında bu insanları yormaya başlar. Ben de 32. Gün’ü tartışma formatından çıkarıp, eski haline çevirmek istiyorum. Çünkü bir şeyler öğrenebileceğim programları seviyorum.

      Çalışanlarınız neden sizden memnun?
      Azarlayan patron olmak eskidenmiş. Çünkü azarlayınca adam olmuyorlar. İnsanların önünü bir süre için kapatırsın. En iyisi içindeki cevheri ortaya çıkarmak. Zaten Rıdvan Akar, Banu Acun, Can Dündar, Mithat Bereket, Deniz Arman, Ali Kırca gibi isimlerin içindeki cevheri görmüş biriyim.

      Habercilik yapmasaydınız ne olurdunuz?
      Kesinlikle cerrah olurdum. Çünkü cerrah kesip, gazeteci yazıp bir şeyin sonucunu hemen alır.

      Hayattaki amacınız nedir?
      Buraya gelene kadar çok kırıldım. Onun için şu Çin atasözünü çok severim: “Eğer uzun süre nehrin kenarında durabilirsen düşmanlarının cesetlerinin tek tek geçtiğini görürsün.” İşte ben bunu görüyorum.

Birand’tan başarılı haberin sırları
Mehmet Ali Birand'la söyleşi - Habere takla attırabilmek.
- Sadece gazete haberlerine bağımlı kalmadan özel haber yapabilmek.

- Siyasetin magazinini çok iyi yapmak.
- ’Sokaktaki insana nasıl yaklaşırsak bizi izlerler’ bunun kokusunu alabilmek. Yoksa Türkiye gibi bir ülkede haber sizi her yerde bulabiliyor.
- Bir videonun içinden bir kareyi öne çıkarabilen bir ekiple çalışabilmek. Yani başarının sırrı dönüp dolaşıp ekibe geliyor.

      Petek’in nikahında çok eğlendim
      Geçtiğimiz ay Beyaz Show’da evlenen Petek Dinçöz ve Can Tanrıyar’ın nikah şahitliğini yapan Mehmet Ali Birand meslektaşları tarafından magazinel olmakla suçlanmıştı. Oysa Birand yayına katıldığında böyle bir nikahtan haberi olmadığını söylüyor: “Ben konuk olarak gittim ve Beyaz Show bir anda evlilik programına dönüştü. Reklam arasında gidiyordum ve ‘Abi sen nikah şahidisin’ dediler. Ben de kaldım ve çok eğlendim. Şimdi bana insanlar ‘Hani sen magazinden hoşlanmazdın’ diyorlar. Ama kimse oradaki haberi göremiyor. Toplumun çok sevdiği bir kız evleniyor ve ben şahidim. Bundan güzel haber mi olur?”

En büyük rakibim Ali Kırca
      Televizyonlar ana haber bültenlerinde yapılan transferlerle hareketli bir dönem yaşıyor. Ali Kırca’nın milyon dolarlık transferi neyin göstergesi?
      Bizim en büyük rakibimiz Ali Kırca. Ve o benim en sevdiğim arkadaşlarımdan biri. Onun Show TV’ye transferi habercilik açısından çok önemli. Çünkü aşırı magazinin merkezi olan Show haber kalesine geçerek ciddi haberin alanının genişlemesine neden oldu. Ben kendi adıma çok memnunum.

      Artık Fatih Altaylı da haber sunuyor. Uğur Dündar’ın da ATV’ye geçeceği konuşuluyor. Siz ve Ali Kırca da haber sunuyorsunuz. Bu rekabet haberciliği nereye götürür?
      Artık televizyonlarda ciddi, derinlemesine habercilik dönemi başladı. Çünkü habercilik, haberle uğraşan kişilerin eline geçti. Bu 5-10 sene daha devam eder. Eskiden güzel, sarışın ve hoş bir kızı ana haber spikeri yapmak çok önemliydi. Artık anchor’lar dönemi başladı. Bu da haberin yaygınlaşması anlamına geliyor.

Evimizin gerçek patronu Cemre
      Gazetede köşe yazarısınız. Her gün haber bülteni sunuyorsunuz. Haftada bir gün 32. Gün haber programını yapıyorsunuz. Dünyada önemli bir şey olduğunda siz oradasınız. Bu koşuşturmada sizin için dinlenmek ne demek?
      Her sabah 07.30’da kalkıp bir saat spor yapıyorum. Ardından gazeteleri okuyup köşe yazımı hazırlıyorum. Öğlen saatlerinde ekip ilk haberleri getiriyor. Öğleden sonra bülten toplantısını bitiriyorum. Akşam haberleri sunduktan sonra da ya bir kokteyl ya da bir seminere katılıyorum. Hafta sonları yurt dışına gitmeye çalışıyorum. Bunlar beni dinlendiriyor. Ama benim için asıl dinlenme; mesela Kahire’ye gidip Mübarek’le söyleşi yapmak ve iyi sonuç almak.

      Tatilleriniz de mi böyle geçiyor?
      Ben tatil kültürü olmayan biri olarak büyüdüm. O nedenle tatillerde de çalışırdım. Eşim Cemre artık buna izin vermiyor. O nedenle de tatil tatildir. Uyunur, dinlenilir, gezilir.

      Öyleyse ekranların efendisi sizsiniz ama evin efendisi eşiniz...
      Kesinlikle. Ama zaten her yerde böyledir. Bu sadece Cemre’ye özgü bir şey değil. Erkekler “Evlenmeye karar verdim, bu kızı ben aldım” gibi laflar ederler ama aslında kız istediği için evlenilir. Boşanmaya da çocuk yapmaya da kadın karar verir. O nedenle bizim evimizin gerçek patronu Cemre’dir.

      Nasıl bir babasınız?
      Umur adında bir oğlumuz var. Hayattaki en büyük acım oğlumun en güzel günlerini paylaşamamak. Toyluğuma, heyecanıma geldi ve hep çalışarak geçirdim o dönemleri. Şimdi Umur 30 yaşında ve arkadaşız. Beraber kafaları çekiyoruz, etrafımızla alay ediyoruz. Hiç değilse onu bu yaşında tam topuğundan yakaladım.

Çalışanları Birand’ı anlatıyor
Mehmet Ali Birand ropörtajı Teknik konularda kül yutmaz
İsmail Özmeral Şef kameraman
      Mehmet Ali Birand’a teknik olarak kül yutturamazsınız. Her şeye çok hakim. Biz her akşam izleyicilere bir haber bülteni değil, program hazırlıyoruz. Birand izleyiciye haberciliğin sadece İstanbul’dan ibaret olmadığını gösterdi. Altı kameraman arkadaşım var. Hepsini birarada kanalda göremedim. Bir olayı anlatırken ekrana üç farklı görüntüsünü koyuyoruz. İzleyiciye farklı bakış açıları veriyoruz. Bu görsel dil için “24” dizisinden esinlendik.

Çalışana değer veriyor
Cem Tekel Muhabir
      Biz gerçekten bir aile gibiyiz. Şehir dışında haberdeyken çocuğum oldu. Bültende canlı yayında haberimi geçtikten sonra Birand, “Cem ekrana bak” dedi. Orada kızımı gördüm ve ağlamaya başladım. Bu Birand’ın çalışanına verdiği değeri gösteren bir hareketti. Sonuçta prime-time’da 45 dakika bülten yapıyoruz ve 5 dakika gibi değerli bir süresini benim hayatıma ayırdı. Ayrıca “Başarabilirim” dedikten sonra dünyanın her yerine gönderiyor. Bu muhabir için avantaj.

Yanlış yapınca kızmıyor
Fatih Portakal Muhabir
      Birand marka olmuş bir isim. O nedenle bir habere gittiğimizde ayrıcalık sahibi oluyoruz. Çok rahat biri olduğu için ekrana çıktığımda sunumlarımı çok rahat yapıyorum. Çünkü Birand da hata yapıyor ve gülüyor. Biz yaptığımızda da kızmıyor. Ben de canlı yayınlarımda onun rahatlığını taklit ediyorum. Bizi ezmek yerine yüceltiyor. Herkesle ilgileniyor.

Kaynak: Vatan




Google