Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Küçük Kadınlar'ın ablası
Bu dizi gençlere “Umudunu kaybetme” diyor
      SON haftaların flaş dizisi “Küçük Kadınlar”da dört kardeşine hem annelik hem babalık yapan Elif rolündeki Ekin Türkmen, pek çok dizideki yan rollerden sonra ilk kez başrolde. Best Model yarışmasıyla hayatı değişen Türkmen, dizinin gençlere “Sorunlara rağmen umudunuzu kaybetmeyin, güçlü olun” mesajı verdiğini söylüyor.

“Ben daha erkeksiyim, Elif ise daha dişi, prenses gibi”
Küçük Kadınlar dizisinin ablası Ekin Türkmen       Ekin Türkmen “Küçük Kadınlar” dizisinde, kardeşlerine hem anne hem baba olmaya çalışan Elif’i oynuyor. Türkmen: “Elif’in bana benzer yönleri de var farklılıkları da. Ben daha erkeksiyim. Elif biraz daha prenses gibi”

      Ekin Türkmen (24) ilk olarak 2002’de “Ekmek Teknesi”ndeki Songül olarak karşımıza çıktı. Daha sonra onu “Acı Hayat”taki Özlem, “Kısmetim Otel”deki Serra ve “Menekşe ile Halil”deki Zeynep olarak tanıdık.

      “Keloğlan Kara Prens’e Karşı” ve “Son Ders” adlı filmlerde de rol alan genç oyuncu, şimdi de yapımcılığını D-Productions’ın üstlendiği Kanal D dizisi “Küçük Kadınlar”da Elif olarak başrolde. Amerikalı yazar Louisa May Alcott’un ünlü eserinden esinlenen dizide Türkmen, hukuk fakültesinde okuyan ve dört kardeşine hem annelik hem de babalık yapmaya çalışan bir ablayı canlandırıyor.

“Küçük Kadınlar” dizisinde oynamayı kabul etmenizdeki en önemli etken neydi?
      Ben çok duygusal kararlar vermiyorum televizyondaki işleri kabul ederken. “Reyting alabilir mi? Yapımcı, yönetmen, oyuncular kimdir?” gibi sorulara yanıt arıyorum. “Küçük Kadınlar”ın başarılı olacağını düşündüğüm için oynamayı kabul ettim.

      Dizinin bir mesajı var mı?
      Evet. Günümüzde gençler çok umutsuz ve mutsuz. Dizideki kardeşlerin başına o kadar büyük sorunlar gelmesine rağmen umutlular ve sorunları çözmek için çabalıyorlar, güçlüler. Biz “Umudunuzu kaybetmeyin” mesajı veriyoruz aslında.

      Daha önce yer aldığınız dizilerden bunun en önemli farkı ne?
      Bu ilk başrolüm. Dolayısıyla benim için önemli. Ağır sahneler var. Anne-baba ölüyor, bir yandan aşk var, öte yandan evinizi kaybediyorsunuz. Bütün duygular bir arada. Zor bir rol.

“10 yıl sonra İstanbul’u terk edip Alaçatı’ya yerleşeceğim”
      Elif karakteri size benziyor mu?
      Benzer yönleri var. Ben de çok anaçımdır, her şeyi kontrol ederim ama benden farklılıkları da var. Ben daha maskulenim. Sertimdir, sakin değilimdir. Elif biraz daha prenses gibi; dişi, cici, çok sakin ve her şeyi olgunlukla karşılıyor mesela.

      Kız kardeşinizle birlikte hayatı tek başınıza göğüslemeniz gerekse bunu dizideki gibi başarabilir misiniz?
      Kesinlikle. Biz de böyle güçlüyüzdür. Benim için aile çok önemli. Her türlü sorunda birbirimize kenetleniriz. Birbirimize çok bağlıyız.

      İzmirlisiniz, İstanbul’da yaşıyorsunuz. Özlüyor musunuz doğduğunuz yeri?
      Çok özlüyorum. İstanbul’a hâlâ alışamadım. Herkes gergin ve bir yere yetişme telaşında. İzmir ise tam tersi. İnsanlar rehavet içinde, güler yüzlü ve neşeli. Yaklaşık 10 yıl sonra geri dönmeyi, Alaçatı’ya yerleşmeyi düşünüyorum. Ailem de İzmir’de zaten.

      Başrolde olmak nasıl bir his?
      Başrolde olmam değil, iyi bir projenin içinde yer almam önemli. Bu diziden sonra yarın daha küçük bir rolüm de olabilir, benim için hiç önemli değil.

      Aslında her şey Best Model Güzellik Yarışması’na katılmanızla başladı, değil mi?
      Evet. Best Model finalistlerini Osman Sınav’la tanıştırdılar. Sınav “Bir dizi yapıyoruz, adı ‘Ekmek Teknesi’, oynar mısın?” dedi. “Tamam” dedim.

      Aklınızda oyunculuk var mıydı?
      Yoktu. Denedim ve bir anda bu işi yapmak istediğime karar verdim. Osman Sınav’la tanışmam büyük şanstı. Savaş Dinçel ve Sermin Hürmeriç gibi sanatçılarla oynama fırsatım oldu. “Ekmek Teknesi”nde oynamaya başladığım yıl Haliç Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ne de girdim.

      Kendinizi ekranda beğeniyor musunuz?
      Bu konuda kendime çok acımasız davranıyorum. Kendimi seyrederken çok eleştiriyorum. “Daha iyi olmalıydı” diye düşünüyorum. Güzel görünüp görünmediğime takılmıyorum. Oyunculuğumla ilgileniyorum.

“Tipimi genellikle Jessica Alba’ya benzetirler”
Küçük Kadınlar dizisinin ablası Ekin Türkmen'le söyleşi       En beğendiğiniz oyuncular kimler?
      Haluk Bilginer, Demet Akbağ ve Melisa Sözen’i çok beğeniyorum. Bennu Yıldırımlar’a da hayranım.

      Sizi birilerine benzeten var mı?
      Tipimi genellikle Jessica Alba’ya benzetirler. Daha küçükken saçlarım kıvırcık ve uzunken Julia Roberts’a benzetenler de olurdu.

“Eskiden beri ürün tasarımıyla ilgileniyorum”
      Oyunculuk dışında uğraştığınız bir iş var mı?
      Tasarım, çizim ve resimle uğraşıyorum. Bir mimar arkadaşımla “Fol ve Yumurta” diye bir şirket kurduk. Özellikle ürün tasarımları yapıyoruz.

      Tasarım merakı nereden geldi?
      Hep vardı. Babam mimar. Dolayısıyla yetenek genetik olarak var. Ben eskiden beri ürün tasarımı yapıyorum. Bardak, masa, koltuk gibi şeyler tasarlıyorum, çizimler yapıyorum. Artık ders de alarak bu konuda profesyonelleşmek istiyorum.

      Gece hayatına düşkün müsünüz?
      İzmir’den yeni geldiğimde gece hayatına meraklıydım. İzmir’de en geç gece 12’de hayat biter. Ben Beyoğlu’nda gece 3’te kalabalığı gördüğümde buna inanamadım. Bu saatte insanlar neden uyumuyor diye şaşırmıştım.

      En çok hangi tarz müzik ve kitap seversiniz?
      Rock dinlerim. Daha çok oyunculuk, felsefe, psikolojiyle ilgili kitaplar okuyorum. Meditasyonla da ilgileniyorum. Şiir okurum, ama roman okuyamıyorum. Konsantrasyon sorunum var.

Kaynak: Milliyet




Google