Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Ekranların Ece'si Hande Ataizi
Yeni kariyer planı üç çocuklu bir aile
Ekranların Ece'si Hande Ataizi       Medyadaki ayrılık haberlerinin aksine Philippe Amram’la birlikte olduklarını söyleyen Hande Ataizi, “Çocuğumun olmasını çok istiyorum” diyor

      KİMİ zaman verdiği cesur pozlarla, bazen de estetik operasyonlarıyla gündem oluşturdu. “Mum Kokulu Kadınlar”la başlayan şöhret yolculuğunda öylesine hızla ilerledi ki, ne daracık tuvalet penceresi durdurabildi onu, ne de TV programında Sevda Demirel’den yediği tokat. 24 saat süren evliliğiyle hukuk literatürüne bile geçen Hande Ataizi, yine bir ilke imza attı.

      ATAİZİ hafta içi prime time’da hafta içi her gün ekrana gelen ‘Ece‘ adlı dizide başrolü üstlendi. Artık bir yuva kurmak istediğini söyleyen 34 yaşındaki yıldız, “Şimdiye kadar düzenli bir ailem olmadı. Annemle babam ben üç yaşındayken ayrıldı. Çok geç kalmadan sevdiğim kişiyle birlikte üç çocuklu bir aile kurmayı düşünüyorum” diyor.

Ben gidersem yerime yeni bir kurban bulurlar
      Hande Ataizi “Ben çekilsem de şov dünyasının bir şey kaybedeceğini sanmıyorum, yine bir kurban bulur. Benim gibi açıksözlü, natürel, temiz yüzlü birini bulur ve yıpratır. Ben bu işi ömür boyu da sürdürebilirim her an bitirebilirim de” diyor

      Kimi zaman verdiği cesur pozlarla, bazen de estetik operasyonlarıyla gündem oluşturdu. “Mum Kokulu Kadınlar”la başlayan şöhret yolculuğunda öylesine hızla ilerledi ki, ne daracık tuvalet penceresi durdurabildi onu, ne de TV’de Sevda Demirel’den yediği tokat. 24 saat süren evliliğiyle hukuk literatürüne bile geçen şov dünyasının olay kadını Hande Ataizi, yine bir ilke imza atıp prime time kuşağında hafta içi her gün ekrana gelecek “Ece” dizisinin başrolünü üstlendi. Dizinin ilk bölümü, Kanal 1’in izlenme oranını iki kat artırarak herkesi şaşırttı. Ataizi ile bu “Cafe Sohbeti”ni “Ece”yi oynadığı yeni dizisinin TEM Stüdyoları’ndaki setinde yaptık.

      Gün geldi, “Aylık kazancım 40 milyar” dedin. Gün oldu, “Kazandıklarımı tutsaydım, şu anda Türkiye’de olmazdım” şeklinde açıklama yaptın. Hayata hep para penceresinden mi bakıyorsun?
      Herkes hayata para penceresinden bakmak zorunda. Yaşadığımız dünyada para sadece bir araç. Her şeyin başında gelmiyor ama 40 milyar davasında da “Altındaki arabayı kim aldı?” gibi laflar edildi. Ben de onun üzerine şöyle bir açıklama yaptım:?“Ben aylık kazancı şu kadar olan bir insanım kendim de arabamı alabilirim.” Yoksa durup dururken ben çıkıp da böyle bir görgüsüzlük yapacak değilim. Ama bunu herkes kendi istediği gibi çarpıttı ve kendi parasını ifşa eden bir pozisyon ortaya çıkarttı.

      Türkiye’den gitmen için kaç milyon dolar lazım?
      Ben hep kendi standartlarımı belirledim. 15 kooperatif, 19 tane de taksi plakası tarzı bir insan değilim. Hepimiz gibi benim lüksüm de sevdiğim işi yapmam. Her zaman çalışmalıyız ki kendi gelirimiz de o düzeyde olsun. Bazen insan o kadar sıkılıyor ki. Bir sene boyunca ara vereceğim ve biraz kendime zaman ayıracağım dedim.

      Çok para kazanınca yurt dışına gitmek ve bu ülkeden kurtulmak gibi bir idealin mi var?
      Nefes alabilmek ve başka bir yerde de hayatımın olmasını istiyorum. Çok seyahat yaptım. 4-5 kez New York’a gittim. Amerika’da görmeyi çok istediğim fakat vakitsizlikten dolayı gidemediğim yerlere gittim. Benim için yaşam bu. Yoksa bir sanatçının çok güzel bir arabası ya da evinin olması, insanların ona imrenmesi değil. Ben kendim için yaşıyorum.

      19 taksi plakası derken kime gönderme yaptın?
      Gönderme yapmadım. Demek istediğim şu: Ben o insanların yaptığı yanlış demiyorum. Belki çok daha akılcı, ama yaşam biçimi olarak bana uzak. Benim de ev ve hisse senedi gibi yatırımlarım var.

      Nasıl yatırımlar yaptın?
      Annemin ısrarı üzerine birkaç ev aldım. Bodrum’da yazlığım var. Bunların hepsini yatırım amaçlı yaptım. Evlerin dışında borsa yatırımım var.

      Hande Ataizi şov dünyasına merhaba dediğinde hedefi neydi, bugün o hedefin neresindedir ve bundan sonrası için planları nedir?
      Ben bu işin konservatuarda dört yıl eğitimini aldım. Hayatta tek yapmak istediğim şeyi gerçekleştirdim. Daha idealistim. Türkiye’de her şey çok yüzeysel ve hiç kimsenin sanat pek umurunda değil. Güzel bir kadın olması yeterli bizim medyamız için. Ben istediğim işi yapıyorum ve kimseye de bulaşmıyorum. Yarışım kendimle.

‘Hiçbir erkeğe ah etmedim’
Ekranların Ece'si Hande Ataizi       “Ece” adlı yeni bir diziye başladın. Bu dizi, çapkın bir adamın ihanet ettiği bir kız yüzünden “Ege”den “Ece”ye dönüşmesi anlatıyor. Sen hiç bu denli kızacak bir ihanete uğradın mı?
      Bildiğim kadarıyla ihanete uğramadım. Genelde ilişkilerim yürümediği için bitmiştir ve güzel ayrılmışızdır. Kimseye ahım olmadı.

      Ayrılmayı gerektiren o şey nedir?
      Çok mücadele ediyorum fakat nedense hep kendine güveni olmayanları seçiyorum. Kimisi “Neden beni seçtin?”, kimisi, “Benim param yok. Sen neden benlesin?” diye abuk subuk şeyler söylüyordu, dayanamıyordum artık ve bitiyordu.

      Türkiye seni Antalya’da “Altın Portakal” kazandığın “Mum Kokulu Kadınlar” filmiyle tanıdı. Sonra ne oldu da devamı gelmedi sinema filmlerinin? Mum mu bitti, koku mu?
      Çok yoğun tempoda dizi çekimlerim vardı. Birçok projeyi geri çevirmek durumunda kaldım. Ama önemli olan benim oyunculuğumu yapmamdı, dizilerde de bunu yapıyorum.

      Prime time’da yayınlanan günlük bir dizide ayda 200 bin YTL kazanmak için de olsa başrolde oynamak büyük risk değil mi? Çünkü dizinin öyküsü senin üzerine kurulu.
      Seçimlerimi yaparken farklı olmasına özen gösterdim. Aynı karakter olmadım. Bu da geldiği zaman çok heyecanlandım. Riski severim ve bütün riskleri göze aldım.

      Hande Ataizi şov dünyasından çekilse nasıl bir boşluk oluşur. Şov dünyasına kattığın renk nedir?
      Hiç öyle düşünmedim... Herkesin birey olarak kendine bir şeyler katabileceğini düşünüyorum. Şov dünyasının bir şey kaybedeceğini sanmıyorum yine bir kurban bulur. Benim gibi açıksözlü, naturel, temiz yüzlü birini bulur ve yıpratır.

      Şov dünyasının bir kurbanı olduğunu mu düşünüyorsun?
      Hepimiz birer kurbanız aslında. Herkes sevdiği işi yaparken özel hayatından da fedakârlık etmek zorunda. Benim gibi fedakârlık etmeyen insanlar için, ben hayatımı yaşıyorum, ben buyum diyen ve umurunda olmayan insanlar için ki çok az insan böyle. Herkes çok stratejik. Böyle olunca da bütün yazılan çizilenler senin imajın haline geliyor.

      Senin için belirlenen o imaj nedir?
      İmajım parayla ilgili...Çok paragöz, senelerdir sosyeteye girmek isteyen, bunun için çaba sarfeden biriyim onlara göre. Bu düzeyde yüzeysel bir imaj...

      “Özel hayatınızdan ödün vererek şov dünyasının bir kurbanı oluyorsun” dedin, ama bu anlamda hiç ödün vermeyen istediğini dilediği gibi yaşayan birisin. Nerede kaldı bu kurban?
      Seviye çok düşük. İnsanlar kendi tarzlarını koyuyorlar ortaya ve senin imajın da o doğrultuda oluyor. Bu yalan haberlerin yazılıp çizilmesinin de bu işin bir parçası mı acaba bunu bilemiyorum?

      Senin için alkışın anlamı ne?
      Yaptığımız, biraz hastalıklı bir iş. İçsel sevgisizliklere ve birtakım onay görme üzerine yapıyoruz oyuncu olarak. Milyonlarca insanın önünde bir şeyler yapıp da “Alkış istemiyorum” diyen bir oyuncu yoktur. Benim hayatımda da çok büyük bir yer teşkil ediyor. Motive edici önemli bir unsur oluyor alkış.

      Kendini yani vücuduna, ruhuna, işine ne gibi yatırımlar yapıyorsun?
      Sanatın her dalında meraklı olduğum için ve bu benim hobim haline geldiği için bilgi sahibi olmak istiyorum. New York’a iki resim sergisini görmek için gittim. Oradaki sergi bile beni besliyor. Güzel bir müzik dinlemek, kendi başıma olmak... Onun dışında her gün sporumu yapıyorum. Küçük yaştan beri yaptığım sporlar var; kayıyorum, tenis oynuyorum, alet çalışıyorum. 51 kilodayım ve bu fizikte pek fazla insan yok.

‘Philippe’le hiç ayrılmadık’
      Sevgilin Philippe Amran’la ilişkin sürüyor mu? Çünkü ayrıldığınızı yazanlar oldu?
      Biz hiç ayrılmadık ama hakkımızda beş kere ayrıldılar, sonra barıştılar haberleri çıktı. Hiç hoş şey değil bunlar. Bunun dışında hiçbir rahatsızlığım yok.

      Evlilik planı yapıyor musun?
      Şu anda yok ama çocuğumun olmasını çok istiyorum. Bir yuva kurmayı istiyorum. Çünkü benim şimdiye kadar hiç düzenli bir ailem olmadı. Annemle babam ben üç yaşındayken ayrıldı. Bu yüzden kendi ailemi kurmak istiyorum.

      Bu yuva Philippe Amran’la kurulabilir mi?
      Belki olabilir. 34 yaşındayım ve çok geç kalmadan sevdiğim kişiyle birlikte üç çocuklu bir aile kurmayı düşünüyorum.

‘Mutlaka çocuk yapmalıyım’
Ekranların Ece'si Hande Ataizi       Keşke yapmasaydım dediğin neler var?
      Daha kariyerli, daha idealist olabilirdim.

      İyi ki yapmışım dediğin ne var?
      İyi ki zamanında o fotoğrafları çektirmişim. İyi ki barın tepesine çıkıp oynamışım, iyi ki tuvalet penceresine çıkmışım. Her şey yaşında güzel, iyi ki zamanında yaşamışım.

      24 saat süren evlilik de buna dahil mi?
      İyi ki o 24 saatlik evliliği de yapmışım. Eğer 24 saatlik evlilik yerine 5 yıllık bir evlilik yapsaydım 5 yılım mahvolacaktı. Kaybedecek 1 dakikalık zamanım bile yok.

      Mutlaka yapmalıyım dediğin bir şey var mı?
      Mutlaka çocuk yapmalıyım. Keşke tek bir şehre endeksli bir hayat yerine, belli zamanlarda da olsa farklı kültürlerin içinde yaşama şansım olsaydı. Sırtıma çantamı alıp Hindistan’a gidebilseydim. Orada mutlu olacağım kadar yaşayıp, sonra dünyanın bir başka şehrine gidebilseydim. Gezgin hayatımın olmasını çok isterdim.

10 İSMİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI
Cem Davran: Zekâ
Fazıl Say: Büyük yetenek
Nurgül Yeşilçay: Naiflik
Fethi Pekin: İyi insan
Tarkan: Mücadele
Hülya Avşar: Hırs
Fatih Aksoy: Başarı
Sevda Demirel: Yorum yok
Şafak Sezer: Komik
Fikret Kuşkan: Hayal kırıklığı ve tecrübe

Kaynak: Milliyet




Google