Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Taklit ustası Yavuz Seçkin
“Varsa başka babayiğit, 100 kişinin taklidini yapsın”
Taklit ustası, Avrupa Yakası'nın Sertaç'ı Yavuz Seçkin       Kadir İnanır’ı falçatayla domates doğrayıp yemek tarifi anlatırken, Mahsun Kırmızıgül’ü hava durumu sunup alçak basıncı azarlarken düşünün. Komedyen Yavuz Seçkin eylül ayında yayına başlayacak “Co-Medya” adlı programında medyatik ünlüleri farklı yüzleriyle ekranda canlandıracak

      Popüler dizi “Avrupa Yakası” yüzünden Sertaç karakteriyle özdeşleşen Yavuz Seçkin, önümüzdeki sezonda TV8’de başlayacak olan “Co-Medya” ile kendisine şöhret kazandıran taklit yeteneğini ekrana taşıyacak. Hafta içi her gün saat 18.00-20.00 arasında Süper FM’de “Yavuz’un Minibüsü” programını sunmaya devam eden Seçkin, yeni programı için yönetmen Alper Mestçi ile çalışıyor. Üç-dört kişilik küçük bir oyuncu kadrosu ve profesyonel bir arka plan ekibiyle hazırlanan programı, medya tiplemesi komedisi olarak tanımlayabiliriz.

      Yavuz Seçkin normal hayatında son derece ciddi ve nazik, hatta kendi deyimiyle ailesine karşı fazlasıyla otoriter. “Co-Medya”dan bahsetmeye başladığında ise asıl yüzü ortaya çıkıyor. Programını, yaptığı taklitlerle anlatmaya başladığında gülmemenin imkanı yok. Onun mimiklerini ve tiplemelerini nasıl konuşturduğunu yazıya dökmek elbette mümkün değil, görmek için 13 Eylül’ü beklemeniz gerekecek. 45 dakikalık altışar skeç içermesi planlanan “Co-Medya”yı yeni sezonda cumartesi akşamları izleyebilirsiniz.

Programın konsepti nedir?
      Ses ve görüntü olarak medyatik ünlüleri ekranda canlandıracağım. Ama medyatik ünlüler, bildiğiniz medyatik hareketleri yapmayacaklar. O medyatik ünlüler, aktörler, aktrisler, program sunucuları, mankenler, hepsine yapamadıkları yönlerinden bakacağım. O zaman çok komik şeyler olabilir.

Biraz daha ipucu verir misiniz?
      Mesela Mahsun Kırmızıgül hava durumu sunuyor, alçak basınç sistemine sallıyor. Arada da çeken ekibe sallıyor, “Olur mu öyle şey?” deyip kamera arkasına geçip kendi kendini çekmeye çalışıyor. Böyle absürt sürprizleri olan bir program olacak. Kadir İnanır tiplemem yemek programı sunuyor.

      Kuşum Aydın hayvan belgeseli sunuyor. Böyle bir şeye gülersiniz. Çünkü canlı hayvanlar... Bir tavşan var, Aydın diyor ki “Bir yer hayvanıyla birlikteyiz”. Onlarla ilgili bilgi veriyor. Üzerinde safari elbisesi. Ciddi ciddi anlatıyor: “Bu mevsimde bu hayvanlar, otların arasında yaşar.” Arkasından da İngilizcesi geliyor boğuk boğuk.

“Cemil İpekçi ve Cicileri dans dersi veriyor”
      Başınız belaya girmesin...
      Hayır, zannetmiyorum. Mesela ben, çok sevdiğim modacı Cemil İpekçi’yi dans hocası yaptım. İpekçi’ye telefonlar geliyor, “Hocam, oryantal konusunda biraz zayıfız, bize ne olur biraz yardımcı olur musunuz?” diyorlar. Bunun üzerine Cemil İpekçi tiplemem “Bak izle” diyor. Arkada Cicileri var, Cemil İpekçi ve Cicileri... Ve oryantal öğretiyorum.

      Ne kadar iyi dans ettiğimi bu programda göstereceğim. Ahmet Çakar’a da break dans yaptırdım. “Dalgana Bak” yarışmasında konuk olarak Nihat Doğan var. Ben zaten profesyonel dansçıyım, 20 yıl önce Tolgahan’dan ders almıştım. Geçenlerde bir gazete, “Genç komedyen Yavuz Seçkin, yeni programına başlıyor” yazmış. Ben 40 yaşındayım. Biraz ‘Genç Semih’ demek gibi oldu bu, adam 30 yaşında ama hâlâ genç diyorlar ya. Çok mutluyum o anlamda. Olgunluk dönemindeyim, en iyi hissettiğim dönemdeyim. “Co-Medya” da bu dönemimde çok parlayacak.

“Evde otoriterimdir, dediğim dediktir”
      Yaştan bahsetmişken, iki çocuğunuz varmış...
      Var, oğlum 15, kızım da 10 yaşında. Ama çocuklarımla ya da başka şeylerle gündeme gelmektense tamamen bu piyasadan çekilmeyi tercih ederim, başka bir iş yaparım.

      Çocuklarınızla diyaloğunuz nasıl? Babalarının komedyen olması, onların sizi otorite figürü olarak görmelerine engel oluyor mu?
      Evde otoriterimdir, dediğim dediktir. Gerçi çocuklarımda da sanatçı ruhu var. Kızım çok güzel resim yapıyor. Oğlum da sarışın, mavi gözlü, çok yakışıklıdır. Olursa jön olur; komedyen olmak istiyor ama olmaz. Her babanın çocuğu onun gibi olacak diye bir kaide yok ki... Kötü örnekleri var, çocuklar bazen tutmuyor. .

      Sarı bıyığınızı kesmişsiniz... “Avrupa Yakası”nda Sertaç da mı bıyıksız olacak? Bu program başladığında oraya devam edecek misiniz?
      Evet. Bazen yoldan çevirip soruyorlar, “Ağabey sen bu sene yine Sertaç mısın?” diye. “Yok” diyorum, “İki bölüm Tacettin, bir bölüm Burhan oynayacağım.” Sertaç artık benim hiç yadırgamadığım, oynarken hiç zorlanmadığım bir karakter. Onun psikolojisini oynarken hissediyorum, havaya da giriyorum.

      Nişantaşı civarında büyümüş olmanızın da etkisi var herhalde...
      Nişantaşı’nda büyümedim aslında, Şişli Motor Meslek Lisesi mezunuyum. Nişantaşı Kız Meslek Lisesi’nin önünde büyüdüm. Ergenliğim orada geçti, çok kavgalara da karıştık kızlar için.

“Kendi kendimi yetiştirdim”
      Kendinizi her role uygun bir oyuncudan çok komedyen olarak mı görüyorsunuz? “Avrupa Yakası” olmasa başka bir dizide oynamaz mısınız?
      Ben zaten komedyenim. Kendi kendimi yetiştirdim ve buralara kadar geldim, iyi veya kötü. Beğenenler, beğenmeyenler olabilir; taklit yapmayı hakir görenler olabilir. Bu programda belki de 100 kişinin taklidini yapacağım. Türkiye’de başka bir babayiğit varsa çıksın yapsın.

      Türkiye halen 20-25 sene öncesinin komedyenlerine gülüyor. Eski jenerasyon, halen aynı esprilerle Türk insanını güldürmeye çalışıyor. Bu programla mesleğim ortaya çıkacak. Bu benim için de büyük zevk olacak.

      Gününüzün ne kadarı işle geçiyor?
      Sabah 10.00’da kalkıyorum, 11.00’de çalışmaya başlıyorum. Önce gazete haberlerini okuyorum. Çünkü radyo programımda gündem üzerine parodiler yapıyorum. Sonra “Avrupa Yakası” seti, arkasından her gün 18.00-20.00 arası Süper FM’de iki saat canlı yayın. Aralarda da programı çekeceğiz. Bir de belki TRT için Alper Mestçi’nin yönetmenliğinde bir çocuk programı düşünüyoruz.

Kaynak: Milliyet




Google