Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Doğa Rutkay: "Hoşlanmadığımı çağırmam"
Doğa Rutkay ve televizyon programı üzerine söyleşi       Medya kritik programı “Her Şeyi Söylemek Mümkün”de konuk edeceği isimleri önceden araştırdığını söyleyen Doğa Rutkay “Hoşuma gitmeyen kimseyi çağırmıyorum” diyor. Peki Rutkay’dan vetolu isimler kim?

      Türkiye onu Rutkay Aziz’in babasının yolundan giden güler yüzlü kızı olarak tanıdı... Rol aldığı yapımlarda ortaya koyduğu performansla oyuncu Doğa Rutkay olarak da kendini gösterdi. Doğa Rutkay, yaptıkları kadar yaşadığı uzun soluklu aşklarıyla da gündem oluşturdu.

      Rutkay bugünlerde ise Kanaltürk’ün medya kritik programı “Her Şeyi Söylemek Mümkün”ün sözünü esirgemeyen sunucusu olarak gündemde. Doğa Rutkay’la bu “Cafe Sohbeti”ni Yıldız Parkı’ndaki Çadır Köşkü’nün bahçesinde yaptık. Köpeği Poker, Rutkay’ı bir an olsun yalnız bırakmadı.

      Rutkay Aziz’in kızı olmasaydın yine oyunculuk yapar mıydın?
      Bir tane hayat yaşadım ve o da Rutkay Aziz’di. Yine oyunculuk yapar mıydım bilmiyorum. Beş yaşındayken Ankara Devlet Tiyatrosu’na çocuk oyuncu olarak başladım. Yaşıtlarım kreşe giderken ben Ankara Sanat’ın arkasında sahne tozu yutuyordum. Başka bir seçeneğim yoktu galiba ama veri anlamında çok tembel, dikkati dağınık, kendiyle çok ilgili ama dünyayla ilgisiz bir çocuktum. Oyunculuk benim yapabileceğim en kolay şeydi. Bir kaçış yoluydu. Yoksa hukuk okumayı çok istemiştim. Onu başaramayacağımı bildiğim için bildiğim şeyin üzerine gittim.

      Sizinle ilgili “Rutkay Aziz’in oyuncu kızı” olarak bahsediliyor. Babasının kızı olma durumu sizi sıkıyor mu?
      Hiçbir zaman babamın soyadından kurtulmak istemedim. Hiçbir zaman Rutkay Aziz’in kızı olarak anılmak ağırıma gitmedi aksine çok hoşuma gitti. Ben hayata bir sıfır önde başladım. Nereden geldiğim, hangi markaya ait olduğum belli. Babamın soyadından kurtulup farklı bir şeyler yapmaya hiç kalkmadım. Soyadımı mutlulukla ve onurla taşırım. Konservatuara girdiğimde herkes “Rutkay Aziz’in kızı o yüzden aldılar” dedi. Ama ben Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na 800 kişi arasından sekizinci kişi olarak girdim. Sekiz yıldır tiyatro yapıyorum ve her sezon yeni bir oyunla seyirci karşısına çıkıyorum. İsmimi zaten ispatladım. Neden adım babamdan ayrı olsun ki?

      Programla ilgili ne gibi eleştiriler alıyorsunuz?
      Çok memnunum. Köşe yazarları programla ilgili yazılar yazıyor, internet sitelerinde programın bandı dönüyor. Canlı yayın yapmak için ben dört sene bekledim. Şimdi Ali Eyüboğlu gelip benimle röportaj yapıyorsa bu da benim “Her Şeyi Söylemek Mümkün”le istediğim noktaya geldiğimi gösterir.

      Programa konuk etmek istediğiniz ünlülere nasıl karar veriyorsunuz?
      Önce konuşulacak konuyu belirliyoruz. Çağıracağım kişilerin yazılarını okuyorum, bundan önce ne yapmışlar, üslupları ve tavırları ne bunları araştırıyorum. Hoşuma gitmeyen kimseyi çağırmıyorum. Beğenmediğim, takdir etmediğim ya da ilgi duymadığım biriyle sohbet etmekten çok hoşlanmıyorum.

      Size konuk olmayacak kişiler kimlerdir?
      Mesela Ahmet Hakan. Kendisine saygı duymuyorum. Eleştirmenliğin bir üslubu olduğunu ve buna hiç uymadığını düşünüyorum. Ayşegül Aldinç de konuk olamaz onun da üslubunu beğenmiyorum.

      Mutlaka konuk etmeliyim dediğiniz isimler var mı?
      Ayşe Arman. Çünkü istediği soruları büyük bir cesaretle sorabiliyor. Bakalım kendisine sorduğum sorulara da aynı cesaretle cevap verebilecek mi? Ali Taran’ı çıkarmak çok isterim, onun yaşayış biçimini merak ediyorum.

Kadın kadınlığını bilmeli
      Sizce ilişkilerde kopukluk yaşandığında hangi taraf ilk adımı atmalı?
      Ben çift yönlü biriyim. Dengesiz, zaman zaman tutarsız, ne yapacağı belli olmayan, kadın erkek eşitliğine pek inanan biri değilim. Türk örf ve adetleri ‘Beyimdir, hanımımdır’ diyalogları benim için daha geçerli. Bence kadın kadınlığını bilmelidir. Erkekçe bir dünyada yaşamamıza rağmen ben buna karşı olmayan bir kadınım. Babamın evde kurduğu hakimiyet beni çocukluğumdan beri çok etkilemiştir. Benim evliliğim de öyle olmalı. Kadın parasını kazanmalı, çağdaş, aydın, demokrat olmalı. Erkeğin sırtında kambur gibi yaşamamalı.

Haber değeri olmayan bir ilişki yaşıyoruz
      Bu yıl çok fazla evliliğe şahit olduk.
      Evlilik güzel seremoni. Beni sonrası ilgilendiriyor. Mutlaka günün birinde o ilişki kangren oluyor ve kolu kesmek gerekiyor. Ben beraber öleceğim bir evlilik yapmak istiyorum. O yüzden geç bir yaşta evlenmek istiyorum. Ben ayrı anne - babanın çocuğuyum, benim çocuğum aynı şeyi yaşasın istemiyorum.

      İş dışında özel yaşamınızla haber olan birisiniz. Bu durumdan hiç hoşlanmadığınızı sık sık dile getiriyorsunuz. Bir reçeteniz var mı?
      Dört yıldır yaşadığım bir ilişkim var. Bu ilişkiyi herkes biliyor. İnsanların oturup ‘Acaba bunlar ne yapıyor’ diye düşündüğünü hiç sanmıyorum.

      Şahan Gökbakar’ı TV8’de 30 bin insan tanırken, “Recep İvedik”le 70 milyon tarafından tanındı. Bu durum onu şımarttı mı, geliştirdi mi?
      Benim söyleyebileceğim tek şey ne kadar ilgi görse de, o bunu hazmedebilecek kadar akıllı ve öyle hareket eden biri. Böyle biri benim hayatımda olduğu için onur duyuyorum.

      Şahan Gökbakar normal hayatında da komik mi?
      Esprili yönü olduğu gibi bir o kadar da ciddi yönü var Şahan’ın. Ağırlığı olan bir insandır. Hayatı hep ‘ti’ye alıp sorumluluklarından ve kendi ciddiyetinden kaçan bir adam değildir.

Kinciyim, agresifim, affetmem
      İş dışında yaptığınız hobileriniz nelerdir?
      Sudoku çözerim, fotoğraf çekerim, koşarım. Evde tek başıma film seyrederim. Dünya sinemasında gösterilmiş bütün filmleri izledim.

      Programınızda kendinizi entelektüel olarak belirttiniz. Bu normal mi?
      Neden entelektüelim dedim çünkü ayrı bir anne babanın çocuğu olarak küçük yaşta kendimle yalnız kalmış ve hobisi sadece kendi olan bir karakterim. Kendinden nefret edip, kendini alkışlayan yine benim. Orta sonda Uğur Mumcu, Aziz Nesin gibi isimleri okumaya başladım. Oturup şu anda Türk edebiyatı konuşabilecek donanıma sahibim. Hayatta o kadar yalnızdım ki, kendimi okumaya verdim. Çok fazla klasik müzik konserine gittim. Seda Sayan’ın programına çıkıp göbek attığımı kimse göremez. Ben dünyayı takip eden, okuyan, kafası çalışan bir yapıya sahibim. İnsanlara itici gelebilir ama ben buyum.

      Nefret ettiğiniz yönleriniz neler?
      Çok sinirliyim, agresifim, tahammülsüzüm, sabırsızım, yakarım, yıkarım geçerim. Herkesi sahiplenmeye çalışırım, herkesin hayatına müdahale ederim, illâ ben her şeyden haberdar olmalıyım. Çok kinciyim, affedemem, birini üzmek için yirmi sene beklerim.

      İyi ki yapmışım ve keşke yapmasaydım dediğiniz şeyler neler?
      Her şeyi iyi ki yapmışım ve keşke yapmasaydım dediğim bir şey yok.

      Yapmayı çok istediğiniz bir şey var mı?
      Afrika’da kaplanlarla safari yapmak istiyorum.

10 İsmin çağrıştırdıkları
Rutkay Aziz: Karakterim
Nuran Duru: Yol arkadaşım
Şahan Gökbakar: Gülen yüzüm
Mehmet Alİ Erbil: Yaratık
Emel Sayın: Fırlama
Cem Davran: Antipati
Bergüzar Korel: Öğrencim
Okan Bayülgen: Rakibim
Saba Tümer: Tüylerimi diken diken ediyor
Doğa Bekleriz: Gereksiz bir adaş

Kaynak: Milliyet




Google