Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Babasının oğlu Ali Sunal
Rol seçebilmek için ikinci bir iş lazım
Babasının oğlu Ali Sunal       ‘Benim Annem Bir Melek’ dizisinde oynayan Ali Sunal, Hafta Sonu dergisine konuştu. Yapımcılık işlerini de yürüten Sunal, “Oyunculuğu işini kendi seçimlerinizle yapabilmeniz için mutlaka başka bir şeyle daha uğraşmanız, hayatınızı garanti altına almanız lazım” diyor.

      Türk tiyatro ve sinema dünyasının usta oyuncusu Kemal Sunal’ın oğlu Ali Sunal, baba mesleğini seçti. Her ne kadar işletme eğitimi alsa da, onun gönlünde yatan oyunculuktu. 18 yaşında ilk defa kamera karşısına geçen Ali Sunal, 13 senedir bu sektörün içinde. ‘Benim Annem Bir Melek’ dizisiyle ekrana gelen Ali Sunal, Hafta Sonu’na yeni projelerini anlattı.

      13 yıllık oyuncusunuz. İlk olarak kamera karşısına ‘Aşk Üzerine Söylenmiş Her Şey’ filmi ile geçtiniz. Filme nasıl başladınız?
      O aslında kariyerde sayılmaz. 10 yönetmenin çektiği kısa filmlerdi onlar. Yönetmen Zeki Abi (Ökten) babamın arkadaşıydı. Tarık Akan’la birlikte o filmlerden birini yapıyorlardı. Küçük bir roldü. Bankta oturan birisini oynadım.

      Teklif kimden geldi?
      Zeki Abi’den, “Gel şunu bizim için hallet” dedi. Ben de yaptım. Burada heyecanlı olan sinema perdesinde adımı görmekti. Müthiş bir duyguydu.

      Daha önce babanızla sete gitmişsinizdir de, ilk ‘kamera’ sesini duyduğunuzda ne yaptınız?
      Gittim ama babam çok hoşlanmazdı ailesinin sete gelmesinden. Büyülü bir dünyaydı orası. Yıllardır tanıdığım Zeki Abi’yi yönetmen koltuğunda görmek heyecanlandırdı. Bu profesyonel hayatın, iş hayatının ayrı, özel hayatın ayrı olduğunu gösteriyordu. O hayata girmekti önemli olan. Evet, o hayata bir gün de olsa girdim, o havayı teneffüs ettim. Ondan sonra birini oynamak çok zor. Bence gayet başarısızdım.

      Sizi sette yönlendiren olmadı mı?
      Oldu da, çok uğraşılacak bir tip değildi.

      Sonra diğerleri geldi.
      Benim için önemli olan sinema perdesinde ismimin olmasıydı. Sonra galası yapıldı. Oraya hazırlanıp gitmek çok heyecan vericiydi.

      Okuldayken müsamerelere falan katılır mıydınız?
      Müsamere varsa ben varım, drama bölümü varsa ben varım, tiyatro yapılıyorsa mutlaka ben oynuyorum. Hep böyle şeyler vardı.

      Yani bir temel vardı.
      Vardı. Lisede ‘Hababam Sınıfı’nı oynadık. Salonda babam oturuyordu ve ben İnek Şaban’ı oynadım.

      Babanızla özdeşleşmiş bir karakteri onun karşısında oynadınız. Beğenmiş miydi babanız?
      Evet. Güzel şeyler yaşadım.

      Ailede oyuncu olmanızı istiyorlar mıydı?
      Babam hiç yönlendirmedi. Annem de karışmadı. Bana “Yap” ya da “Yapma” denmedi. Serbest bırakıldım. Ne okumak istiyorsam kendim seçtim. İşletme okudum, üzerine master yaptım. Amerika’ya gittim, geldim.

      İşletme okudunuz, onunla ilgili bir iş yaptınız mı?
      Bazı projelerde yürütücü yapımcılık yaptım. Birol Güven’in Mint Yapım’ı ile birlikte çalıştık. Yine, yeni yeni bir oluşumun içindeyiz. Bir yapımcılık, bir şirketin koordinatörlüğü durumum var.

      Hem işletmeciliği hem de oyunculuğu bir arada yapıyorsunuz.
      Oyunculuk işini kendi iradenizle, kendi seçimlerinizle, bağımsız, özgür bir şekilde yapabilmek için mutlaka başka bir şeyle daha uğraşmanız, hayatınızı garanti altına almanız lazım. Yoksa belli bir zaman içinde maddi bir sıkıntıya girebiliyorsunuz, Allah korusun. Geleni, gideni kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. İşte o oldu mu bence orada oyunculuk bitiyor. Biraz sıradan oluyorsunuz. Çünkü orada da varsınız, burada da. Ama seçim yapabilme şansını yakalamak için biraz başka konulara da eğilip en azından o konuda bir refah yakalamanız lazım.

      Güzel yaşamak için çalışmak lazım. Bir de çalıştıkça insanın kendine güveni geliyor. Daha bir başka adam oluyorsunuz.

      Konuşurken sesiniz gittikçe babanıza benziyor. Bunu siz de hissediyor musunuz?
      Sesimin çok benzediğini söylüyorlar. Ses olarak benziyor, vurgular, kelimeleri kullanma olarak benziyor, hal-tavır benziyor. Tip olarak benzemiyorum. Bir de tip olarak benzesem hiç şansım yoktu bu sektörde diyorum (gülüyor).

      Neden?
      Çünkü o büyük, en yüksek yerde. Onun gibi bir taneye daha lüzum yok. O yüzden değişik bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Ama ister istemez babama benziyorum. Zaten herkesin babasına benzer yanı vardır. Bir de biz göz önünde olduğumuz için daha dikkat çekiyor. Bunun keyfini çıkarırsanız, bunu kompleks yapmazsanız ve bunu kullanmazsanız, bu samimiyetinizi seyirci de anlarsa, bu keyifli bir şey. Sonuçta çok sevilen bir şey sizde de var. “Ben kullanmıyorum ama bu bende var”ı seyirciye o samimiyetinizle gösterdiğinizde keyfini yaşıyorsunuz.

      Siz onu gösteriyorsunuz zaten.
      Ben çok uğraşıyorum. Görmeyen de varsa, canı sağ olsun.

Doğulu bir karakteri oynayacak
      Sinemada oynamak istediğiniz bir karakter var mı?
      Aslında yok. Yazılan bütün rolleri oynamak istiyorum. Öyle bir aç gözlülüğüm var. Bu yaz içime böyle bir şey geldi, nedendir bilmiyorum. Belki Avrupa Şampiyonası’nın etkisi olabilir, Fatih Terim’i oynamak isterim. Kendisine hayranım, kendisi de bunu biliyor. Çok karizmatik, çok doğru, örnek bir lider bence. Türkiye için çok önemli bir adam.

      Bu sezonda tiyatro ne durumda?
      ‘Karmakarışık’ devam edecek. Bu sene Gökçe ile birlikte oyun yapmak istiyoruz. Onunla ilgili oyun aradık. İkimiz bir şey yaparsak çok güzel olmalı.

      Kardeşiniz Ezo Sunal da oyuncu. Birlikte bir projede yer almayı düşünüyor musunuz?
      Çok isterim. Ezo, kendi özel eğitim merkezi ile uğraşıyor. Çocuklarla, onların eğitimleriyle uğraşıyor. Bence Türkiye’de çok söz sahibi olacak bu konuda.

      Yakında sinema filmi var mı?
      Bir proje var.

      Nasıl bir karakteri oynayacaksınız?
      Doğulu.

      Çekimler nerede ne zaman yapılacak?
      Ay sonunda Doğu’da, İstanbul’da, yurtdışında.

Nişan yapsam saklamam ki
      Gökçe Bahadır’la gizlice nişanlandığınız söylendi?
      Niye ben gizli nişan yapayım ya? Çıkan haberlere inat, bütün haberlerin peşinde olan gazetecilerle halay çekeceğim.

      Nişanda mı?
      Nişan, düğün neyse. Bir bunu saklayanlar var, bir de bunu medyada magazin aracı olarak gündeme gelmek için kullananlar. Ben bir kızla berabersem tutar elinden yürürüm. Bir arkadaşın doğum gününe gittik, eğlendik. “Şok şok. Flaş flaş! İkisi, gizlice eğlendi” dediler. Gizlensem sen beni yakalayabilir misin? Ben oraya gidiyorum ki herkes görsün, herkes duysun. Benim saklanacak bir şeyim yok. Haberi yapan arkadaşı da arayıp “Tebrik ederim. Bari düğünü haber ver, onu kaçırmayayım” demeyi düşündüm (gülüyor). Çünkü nişanı kaçırdık, bari düğünü kaçırmayalım. Böyle bir mutlu günü niye saklayayım?

      Önümüzdeki günlerde gerçek nişan var mı?
      Kendimi bildim bileli çok güzel bir ailede büyüdüm. Kendimize yeten bir aileydik ki böyle bir dağılma olunca ne yapacağımız şaşırdık. Ben de tabii ki öyle bir aile kurmak isterim.

      Nişan için bir tarih var mı?
      Yok.

Ali Sunal ve Benim Annem Bir Melek dizisi oyuncuları

Evlenince anneme yakın otururum
      ‘Benim Annem Bir Melek’teki Çetin’le benzer yönleriniz var mı?
      Çetin’e benzer yönlerimi ileride göreceğiz. Çünkü evli değilim, çocuğum yok.

      Karakter, hal ve tavırlar açısından benzeyen yönleriniz...
      Bilmem, belki de bir lokma, arada bir karısıyla baş başa kaldığında ya da annesine yaptığı sempatikliklerde falan benziyor olabilirim.

      Annenizle dizideki anneniz Neriman arasında benzerlik var mı?
      Hangi annenin yok? (Gülüyor). Bence mutlaka var. Bilmiyorum ama herhalde evladını paylaşmak zordur. Tabii bunu törpüleyebilenler var, direkt yansıtanlar var. Şunu düşünsünler ki oğlanın hayatı zehir oluyor (Gülüyor).

      Evlenince annenizle karşılıklı oturmayı düşünür müsünüz?
      Yakın oturmayı düşünürüm. Onlardan uzaklaşmak istemem. Mesela ben bir siteye taşındım, şimdi tek başıma yaşıyorum, ama annemle Ezo’yu da aynı siteye taşıdım. Hayatını kolaylaştırıyorsa, bir hoşluksa, insan annesinden niye uzak kalsın?

Kaynak: Milliyet




Google