Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Tam bir profesyonel, Erdal Özyağcılar
Profesyonel dediğin 5 lira ile de geçinir 5 milyarla da
Erdal Özyağcılar       Usta oyuncu Erdal Özyağcılar’a göre profesyonel bir oyuncunun, 5 lirayla da 5 milyarla da geçinebilme yetkinliği olması gerek. Özyağcılar, bu konuda, ”Profesyonellik biraz hayır demeyi bilmek, biraz arayıcı olmak demek” diyor.

      “Yabancı Damat” dizisi üç yıl süren Erdal Özyağcılar’ın, atv’de ekrana gelen “Elveda Rumeli” dizisi de bu sezon ikinci yılına girdi. Tamamı Makedonya’da çekilen ve pazartesi akşamlarının en çok izlenen dizisi olan “Elveda Rumeli”de “Sütçü Ramiz” karakterini ete kemiğe büründüren Özyağcılar, iyi oyuncunun aynı zamanda zeki olması gerektiğini de savunuyor.

      Yaş aldıkça kendisini Robert De Niro’ya benzetenlerin çıktığını gülerek anlatan Özyağcılar, bu duruma şaşırdığını belirterek, “Robert De Niro’ya benzediğim falan yok ama teyzem bile giderek yakışıklı olduğumu söylüyor” dedi.

      Nasıl biri iyi oyuncu olur?
Erdal Özyağcılar - Sütçü Ramiz - Elveda Rumeli       Yeteneğin yanı sıra bir oyuncunun zeki de olması gerek... Bu nedenle hep derim ki, oyunculuk yapacaklara konservatuvardan önce bir IQ testi de yapılması şart... Bizim meslekte hep duygulu, hassas olmak, duygu zenginliği, motivasyonu öne geçer ya... Duygu kadar yürek kadar, zekâ da bizim meslekte çok önemli bir yer tutar. Oyuncu aynı zamanda zeki olmalı ki, okuduğu metinden kendi birikimini de ekleyerek çok daha fazla şeyler çıkarabilsin, onun da ötesine geçebilsin, normal insandan daha fazla oradan bilgilensin. Bu, zekâsı düşük olanları küçükseme anlamında algılanmasın. Çünkü oyuncunun duygusallığı kadar zekâsının da yüksek olması gerek ki, çevresine uyum sağlasın. Akıllı olsun ki, yaptığı işi sorgulayabilsin.

      Önümüzdeki dönem yeni bir projeniz olacak mı?
      Olması şu dönemde mümkün değil. “Elveda Rumeli” benim bütün vaktimi alıyor. Bütün enerjimi o işe veriyorum. Ancak dizi bittikten sonra yeni bir iş yapabilirim. Öyle düşünüyorum ama hep düşünüyorum. (Gülüyor)

      Dizi bu yıl bitecek mi peki?
      Valla, bu yıl biteceğini hiç sanmıyorum. Bizim çizgimizdeki göç olayı bu işi biraz erteleyecek gibi... Reytinglerimiz çok iyi, ivmesi çok iyi gidiyor. Bu yılı da hikâye olarak orada geçirme ihtimalimiz yüksek.

      Parayla ilişkiniz nasıl?
      Parayı sevmek ve parayı kazanmak apayrı şeyler... Hele bizim profesyonel işimizde kendimizi o konuda disipline etmemiz lazım. Profesyonel bir oyuncunun ailesiyle, çevresiyle, illa evli olması da gerekmiyor, 5 lirayla da, 500 lirayla da, 5 milyarla, 500 milyarla da geçinebilme yetkinliği olması gerek. Sıkıştığı zaman kendisini hırpalamayacak, paradan dolayı erozyona uğratacak işlere evet dememesi için o insanın kendisini zapturapt altına alması gerek. Profesyonellik biraz hayır demeyi bilmek ve biraz arayıcı olmak demek...

      Bu işi ‘Ben iyi oyuncuyum’ demek için yapamazsın. Zaten sen bu işi insanlara yapıyorsun, onların beğenilerini de biliyorsun. Türk insanına saygı duyarak mesleğinde ince eleyip sık dokuman, her şeye de para için atlamamam gerek. Bunun için de az parayla da çok parayla geçinebilmelisin.

      Ayrıca profesyonelliğin doğruysa, bu da halka geçmişse, senin paran zaten birilerinin kasasında, cebinde duruyordur. O paralar bir yerlere kaçmıyor.

Erdal Özyağcılar Robert De Niro nerede Sütçü Ramiz nerede?
      Hakkınızdaki internet yorumlarında sizin yıllar içinde giderek daha karizmatik olmaya başladığınızı yazan hayranlarınız var. Son yıllardaki görünümünüz ve oyunculuğunuzu Robert De Niro’ya bile benzetiyorlar...Onu yeni çıkardılar. Bu ara çok duyuyorum. 40 senedir buradayım, insanlar bunu yeni mi fark ediyorlar? Benzediğimden değil, böyle bir benzetmeyle karşı karşıya kalmadığım için böyle söylüyorum. ‘Yaş aldıkça yakışıklı ve karizmatik oldun’ diyorlar. Fiziğini söylemiyorum ama onun gibi gerçek bir sinema sanatçısına, özellikle emeğini göz önüne aldığımızda benzetilmek tabii çok güzel, ama nerede Robert De Niro, nerede Sütçü Ramiz...
      O konunun üzerinde çok da durmak istemiyorum. Çünkü bizde böyle şeylerin suyu çıkarılır ya... Ama geçenlerde bayram ziyareti için teyzeme gittik eşim Güzin’le... Teyzem, ‘Sen gittikçe yakışıklı olmaya başladın’ dedi. Eşim de destek verince ben de bozuldum biraz... Sonra eve geldik, eski resimleri çıkardım. Şakayla karışık ‘Bak dedim eskiden de yakışıklıydım. Üstelik seni eski halimle tavladım.’

Asteriks formatı var
      Elveda Rumeli, ilk bölümlerinin dışında çok fazla reklamı yapılmamasına rağmen, kendi seyircisini oluşturdu ve pazartesi akşamının reyting zirvesine adeta demir attı. Bunun nedeni sizce ne?
      Dizimizin özel bir büyüsü, seyirciye geçen ama dillendirilmeyen bir albenisi var. Bu, dokusuyla, dönemiyle, kostümüyle ilgili... Bir de en ilgi çekici şey, bire bir çekim yapmamız. Bizim çekim yaptığımız köy 100 - 150 senelik bir köy... Bu son bölümde Pelister Dağı’nda çocuklar kayboluyor, orası zaten Pelister... Asteriks köyünün ve o karakterlerin kendine has bir büyüsü vardır ya, bizim dizinin de öyle bir sıcaklığı var. O dramatik sıcaklık içinde zaman zaman hikâyeler, aşklar anlatıyoruz.

      O yaşamdaki gülme tadını, o hınzırca nükte tadını hiç bırakmıyoruz. O da seyircinin hoşuna gidiyor. Yaşamın içindeki kadar komiği, dramı, insan ilişkileri var. Tabii, bütün o konsept içinde insan ilişkileri içinde bir Asteriks formatı var. Benim de bu hoşuma gidiyor. Bir masal tadı var dizimizde... O bakımdan da bir farklılığı doğuyor. Seyirci de beğenisini gösteriyor. İyi reytinglerle gidiyoruz.

Kaynak: Milliyet




Google