Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Yaprak Dökümü’nün Ceyda’sı Başak Sayan
Yaprak Dökümü’nün Ceyda’sı Başak Sayan Çocuğum olursa sevinçten aklımı oynatabilirim
      Yaprak Dökümü’nün Ceyda’sı Başak Sayan dizide anne oldu. Gerçek hayatta ise anne olmaktan korkuyor, ama çok da istiyor...

      ‘Yaprak Dökümü’nün ‘Ceyda’sı Başak Sayan, dur durak bilmiyor. TRT’ye ‘Sürgün Hayatlar’ dizisini çekerken, TV 8’de cumartesi günleri ‘Kayıt Dışı’ adlı programa yapımcı-sunucu olarak imzasını atıyor. Bu arada yaz aylarında boş durmayıp 31 Ekim’de vizyona girecek olan ‘Nekrüt’ isimli bir de sinema filmi çeken Sayan’la Seda Magazin konuştu

      Önce ünlülerin dünyasındaki aniden ve karşılıklı suçlamalarla biten evliliklerden söz edelim mi?
      Ben bu tür evliliklere kalkışan ünlü hanımlara üzülüyorum. Keşke onlar biraz akıllı olabilseler. Çünkü ünlü bir hanım, evlendiği erkek için daima dezavantajdır. Erkek er ya da geç onun yanında ezilir, komplekse kapılır, huzursuzluk çıkar, geçimsizlik yaşanır. En başta erkek ‘Çalışma artık sen’ der. Oysa bu hiç de akıl işi değildir. Daha sonra ayrılık gelince o kadın ‘Ben ne yaptım, şu kadar yılım çalışmadan geçti, büyük kayıplar içindeyim’ diye başını duvarlara vurmaya başlar. Bence o kadınlar akıllı olmalıdır.

      Akıllı derken, ne yapmaları gerekiyor, bu konuda bir şey söyleyebilir misiniz?
      Elbette söyleyebilirim, hemen bir çocuk yapmaları gerek. Çocuk evlilik için büyük bir sigortadır. Çünkü çocuk olursa kolay boşanma önlenmiş olur. Taraflar ayrılığı düşünürken, çocuğu da düşünürler.

      Bir evliliği sağlamlaştıran en önemli noktalardan biri çocuk mu?
      Aslında bu da değil. Bu durum erkeğin yapısıyla alakalı bir durum. Benim bir arkadaşım çocuk doğurdu. Ama evliliğini kurtaramadı, eşi bıraktı gitti. Karşınızdakini iyi analiz etmeniz gerekiyor. Herkesin zayıf ve güçlü taraflan var. Herkesin hassas olduğu noktalar var. Eğer sen hassasiyeti görmüyorsan o adamda, çocuk yapsan ne olur yapmasan ne olur. Adam vicdansızsa onun sinyallerini verir zaten.

      Kadın nasılsa o erkeği çözer mi diyorsunuz?
      Çözer de, bazen de çözemez işte. Mesela ben, eğer o erkeğe âşıksam yandım. O erkeği çözemem, hatalarını göremem. Aşk beni kör eder çünkü. O zaman da hata yapanm.

      Kanal D’de Yaprak Dökümü’, TV 8’de Kayıt Dışı’, TRT’de ‘Sürgün Hayatlar’ dizisi. Bir setten diğerine koştunuz.
      Bir de yeni bir sinema filmi çektik, adı ‘Nekrüt’. 31 Ekim’de vizyonda olacak. Ulaş Ak senaryosunu yazdı. Yönetmen de kendisi. ‘Zaga’da vampir olan Erkan Taşdöğen’le başrolü oynadım. Bir uzay filmi bu. ‘Cinsellik olmazsa aşk nasıl olurdu?’ sorusuna cevap arayan bir film. Acaba cinsellik mi aşkı körüklüyor, yoksa cinsellik olmadan aşk daha mı görkemli oluyor; bunu sorguluyor.

      Bu soruya sizin cevabınız nedir?
      Çok zor bir soru. İkisinden de biraz barındırıyor gibi geliyor bana. Cinsellik olmadan olmaz. Aşk olmadan da olmaz.

      ‘Yaprak Dökümü’nde yeni sezonda yine entrikalar çeviren, ‘kötü’ damgasını yiyen karakteri oynamaya devam edecek misiniz, değişiklik olacak mı?
      Aslında kötü kadın diye bir şey yapıştı ama ‘Ceyda’ kötü bir karakter değil. ‘Ferhunde’ karakteri de kötü bir karakter değil. Aynca ‘Ali Rıza Bey’ de çok iyi bir karakter değil. Salt iyi ya da salt kötü diye bir şey yok hayatta. Her kötünün içinde mutlaka iyi bir taraf var. ‘Yaprak Dökümü’nün böyle bir başarıya imza atmasının en büyük sebebi de o yanların birbiriyle çok güzel harmanlanarak sunuluyor olması. Çok kötü bir şey yaparken oradaki karakter, birden öyle bir bakışla bakıp öyle bir şey söylüyor ki, o kişinin iyi tarafını da görüyorsunuz.

      Dizide rol gereği çocuğunuz da oldu. Gerçek hayatta anne olmak aklınızdan geçiyor mu?
      O bebeği dizi çekiminde doğar doğmaz benim kucağıma verdiler. İlk kucağıma aldığımda çok enteresan duygular hissettim. Bu çocuk benim olsaydı diye düşündüm bir ara. Ve korktum. Çünkü çok ciddi bir sorumluluk bu. Bir çocuk annesi ve babasıyla büyümeli. Boşanmaktan da korktum. Uğruna çaba sarf ettiğim her şeyi kaybetmekten korktum. Hep korktuğum bir şey bu. Fakat bir taraftan da istiyorum. Çocuğum olursa sevinçten aklımı oynatırım. Çok iyi bir anne olacağımı biliyorum ama çok disiplinli olacağımı da biliyorum.

Kaynak: Milliyet




Google