Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Oktay Kaynarca'yla çok özel
Oktay Kaynarca Sedat Peker'i tanımak benim için zenginlik
      atv'de yayınlanacak Adanalı dizisinde oynayan Oktay Kaynarca, Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınmaktan endişe etmeyecek kadar cesur, 'Peker benim çok yakın dostum' diyor..

      Kurtlar Vadisi'nin efsane 'Çakır' karakterinin ölümünün üzerinden neredeyse beş yıl geçti ama deyim yerindeyse o, hâlâ kalplerde yaşıyor. Tam da bu sebepten Oktay Kaynarca her yeni işinde 'Acaba Çakır'ı taşıyor mu?' diye izleniyor. Oysa ki Çakır'ın altından epey sular aktı, Kaynarca sempatik karakterini ortaya çıkaran iki ayrı yarışma sundu, komedi dizilerinde oynadı, canlı yayınlar yaptı ama olmadı. Sokağa çıktığında yine Çakır'dı. Biz bile röportaja giderken yeni dizisindeki karakteri Adanalı'yı tıpkı Çakır gibi ağır bir abi sanmıştık oysa ki son derece komik bir başkomisermiş.

      - Yeni bir diziye başlıyorsunuz, Adanalı ağır bir karakter galiba....
      - Aksiyona dayalıymış gibi görünüyor, aksiyon sahneleri de çok var içinde. Ama bunları güler yüzle anlatmaya çalışıyoruz, insanların gülümseyerek seyredeceği bir dizi. Ben komediye yakın oynuyorum. Hatta işin gülümseyen tarafı benim tarafımdan sırtlanılmış durumda. Adanalı bir başkomiser var, pek yolu yordamına uygun olmasa da işini iyi yapan biri, aşk acısı yaşamış biri. Bu karakter zaman zaman komik olayların ve tabii ki aksiyonun içinde yer alıyor. Ben aksiyon, kovalamaca, silahlı çatışma sahnelerine geçmiş tecrübelerimden alışığım. Bu nedenle bu sahneler çekilirken bu avantajı kullanıyorum ama genel hatlarıyla gülümseten bir dizi yapıyoruz.

      - Komik adamsınız yani, fragmanlara bakınca tamamen tersini düşünmüştüm...
      - Uzun zamandır komedi içerikli işlerde yer almaya çalışıyorum ama bu, biraz daha gülümseten bir iş, bu yüzden benim için ilginç. Bu kadar ağır ve dramatik işlerin arasından çıkıp gülümseyen bir işin içinde olmak benim için sevindirici.

      - Ağır ağabey olmaktan sıkıldınız mı?
      - Dünyanın her yerinde, Al Pacino, De Niro, Dustin Hoffman gibi büyük oyuncular bu tür işleri uzunca bir süre peş peşe yapabiliyorlar. Kimse de onlara çıkıp 'Aynı şeyi yapıyorsun,' demiyor. 'Üzerine şu yapıştı,' demiyor, projenin içindeki inandırıcılığıyla değerlendiriliyorlar. Bizde bu, biraz farklı hale getiriliyor. Bunu yapanlar da özellikle bu işten hiç anlamayanlar. Cahil cühelalık yapıp birtakım şablonlar altında yazıyor olmaları, zaten benim için bir şey ifade etmiyor. İnsanların eleştirilerini dikkate almıyorum. İnsanla Tanrı arasına giren fazlalık olduğu gibi seyirciyle arama girenler fazlalık onlar. Sokakta gördüğüm tepki çok doğru, demek ki doğru bir şey yapıyorum. Ben birbirine benziyor gibi görünen roller oynayabilirim ama iyice bakıldığında onların birtakım nüansları var. Hiçbiri birbirine benzemiyor. Ben komedi de denedim, dram ağırlıklı işler yaptım, sunuculuk yaptım, canlı yayın yaptım bunların hepsini, 'Bir dakika arkadaşlar insanlara anlattığınız gibi biri değilim' demek için mi yaptım? Hayır, 'Ben Oktay Kaynarca'yım' demek için yaptım...

      - Siz bir ara karıştırdınız mı peki kimlikleri?
      - Hayır bu soruyu size sordurtan şey, beni bu şekilde kaleme alanlar. Benim için 'Üç korumayla gezer,' diyorlar. Bu bir önyargı, ben pişman da değilim Çakır olduğum için, işimin bir parçası bu. Belki Adanalı çok inandırıcı olacak. Biraz aksiyon adamı gibi oldum.

      - Peki siz nasıl bir adamsınız?
      - Magazin basınının tanıttığı gibi bir adam değilim, çabuk sinirlenirim. Özel hayatıma girilmesin istiyorsam girilmesin isterim, bir-üç-beş-15 olmaya başlayınca tepki gösterirsiniz, sizin de evinizin önüne, oturduğunuz restorana kamera gelse sizin de bir süre sonra sinirleniriniz zayıflamaya başlar. Buna rağmen sağlıklı duruyorum.

Oktay Kaynarca       - Ama siz alışık olduğumuz tarzda bir sanatçı değilsiniz, Sedat Peker'i tanıyorsunuz, Rahmetli Gaffar Okkan'ın en sevdiği isimlerden birisiniz... Yaman çelişki...
      - Bunların hepsi bana göre çok büyük zenginlik. Ben bu memleketin insanıyım. Ben bu memleketin gerçekleriyle, bu topraklarda büyüdüm. Ve oyuncuyum. Söylediğiniz isimleri tanıyor olmak benim için çok büyük zenginlik. Toplumun her kesminden insanla tanışıp, oturup yemek yiyip el sıkışıp onlarla ilgili birçok şeyi biliyor olmak zorundayım çünkü bir gün karşıma onlarla ilgili bir şey çıkacak ve ben onları işime yönlendireceğim. Ama 'İşimden dolayı onlarla tanışıyorum,' demek de yalan olur.

      'Aktörüm, o yüzden bu insanlarla oturuyorum kalkıyorum,' demek de sahtekârlık olur. Sonuçta hiç kimsenin yaptığı iş beni ilgilendirmiyor, emniyet müdürünün yaptığı iş de, Sedat Peker'in yaptığı iş de beni ilgilendirmiyor.

      - Ama Sedat Peker ile aynı masada oturmanız, sizin de mafya gibi muamele görmenize sebep olmuyor mu?
      - Oluyor, bunu yaşayan sadece ben değilim ki... Ben hiç inkâr etmedim dürüst olarak söyledim o benim arkadaşım, hiç de inkâr etmeyeceğim. Karakterini, yaşam biçimini, dünya görüşünü, dürüstlüğünü, mertliğini sevdiğim bir adamdır. Aynı şeyleri rahmetli Gaffar Okkan için de söyleyebilirim. Devletle olan problemleri, kanunla olan problemleri benim ilgi alanım içinde değil, orası beni ilgilendirmiyor. Ama benimle ilgili olan tarafı benim onunla dostluğum. Bunu söyleyebilen tek kişi benim.

      - Peker ile görüşüyor musunuz?
      - Haberleşiyoruz, selam gönderiyoruz birbirimize, bir kere gittim ziyaretine ama akrabası olmayınca ziyaret edemiyorsunuz. Ama selamımı hep iletirim.

Özgü evlenmek istiyor ben kaçıyorum gibi bir durum yok
Özgü Namal       Oktay Kaynarca Özgü Namal’ı ömrümüzün sonuna kadar seyredeceğimizi söylüyor.
      - Magazin basını sizi eninde sonunda evlendirecek galiba... Özgü Namal ile evleniyor musunuz?
      - Bu magazin baskısı bana çok itici geliyor. Hayatım boyunca, milyonların seyrettiği filmlere gitmem, herkesin yaptığı şeyleri yapmam.

      - O zaman Orhan Pamuk'u da okumamışsınızdır...
      - Yok Orhan Pamuk okurum. Dünya görüşlerine çok inanmasam da okurum. Ama en son kitabını okumadım şimdi herkes okuyor ya okumam. Bir sene sonra okurum. Ermeni meselesine tavrından ve bakış açısından dolayı biraz soğudum aslında ama bu, onu okumuyor olmamı gerektirmez.

      - Evlenme meselesine dönersek...
      - Bir sabah kalkıyorum gazeteyi açıyorum ve adam bizi evlendiriyor, hem de tarih veriyor. Benim hiç söylemediğim şeyleri söylüyor. Bu fütursuzluğu, bu terbiyesizlik cesaretini nereden alıyor bilmem. Benim bir sürü davam sürüyor. Ama yargıya gidince gazetede gördüğüm haber gerçeğe uygundur diye karar çıkıyor. Bazı hakimler de 'Fasa fiso dava bunlar,' diyor ya da 'Bunlar sanatçı, bu da bu işin cilvesi, çekecekler,' diye düşünüyorlar. Yani hakkımı bile arayamıyorum.

      - Anladığım kadarıyla böyle bir karar da yok tarih de yok, doğru mu?
      - Evet, evlenmiyoruz.

      - Bu tür haberlerin çıkıyor olması aranızda bir problem yaratıyor mu?
      - Yaratmaz olur mu, yaratıyor elbette. Biz aşabiliyoruz ama ailelerimizi etkiliyor bu durum. Elimde bir güç olsa bu haberleri yapanları bir liste haline getirip bunların peşine gazeteci takıp onları birer televizyon starıymış gibi takip ettirip, her şeylerini didik didik haber yaptırırım. Bakalım nasıl oluyormuş. Benim en güzel bedduam şu: İnşallah çocuklarınız ünlü olur.

      - Peki hayatının bir döneminde Oktay Kaynarca evlenmeyi düşünüyor mu?
      - İşin doğrusu bu kadar yoğun baskı ve karmaşıklık arasında bir karar almanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Kendi kendine kalmak zorundasın böyle bir şey için. Başkalarının zoruyla alınabilecek bir karar değil evlilik. Buna gerçekten inanmak gerekiyor. Bana kalsa ben hayatım boyunca evlenmem. Gerçekten işin doğrusu bu. Ama ben çok çocuk seven bir adamım, dört-beş tane çocuğum olsun isterim. Bu çocukların annelerinin, o çocukların annesi olmayı hak eden birisi olması gerekiyor.

      - Özgü Hanım sürekli evlenmeyi talep eden, siz de kaçan erkek gibi görünüyorsunuz dışarıdan, durum böyle mi?
      - Özgü'nün hiç böyle bir talebi olmadı, böyle bir yaklaşım içinde de olmadı. Kızcağızı böyle gösteriyor olmaları da çok komik. En önemlisi aramızda çok iyi bir arkadaşlık var, çok ciddi emek verdik birbirimize.

Kaynak: Milliyet




Google