Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Yaprak Dökümü'nün Fikret'iyle Cevriye'si kapışırsa
Yaprak Dökümü'nün Fikret'iyle Cevriye'si - Bennu Yıldırımlar ve Güler Ökten       Reşat Nuri Güntekin’in eserinden uyarlanan televizyon dizisi Yaprak Dökümü, ilk bölümlerinden itibaren reyting şampiyonu. Son dönemde diziye öyle bir karakter eklendi ki bütün izleyicileri çılgına döndürdü: Fikret’in kaynanası Cevriye Hanım. Tavırları, gelinine davranışları insanı bazen sinirden kudurtuyor, bazen güldürüyor. Cevriye Hanım şu sıralar hasta. Fizik tedavi görmek için İstanbul’da bir hastaneye yatırıldı. Gelini Fikret de onunla birlikte.

      Senaryo onları İstanbul’a, burnumuzun dibine getirince biz de fırsattan istifade, kaynana-gelini biraraya geldik. Cevriye Hanım’ı görseniz, gerçek bir cadı. Konuşmaya ikna etmek hiç kolay olmadı. Sonunda gelin-kaynana arasında moderatör olup herkesin içinden geçen soruları onlara sorduk. Fikret Hanım yine sakindi, kaynanasının söylediklerine pek karşılık vermedi. Cevriye Hanım ise her zamanki gibi esti gürledi. Bazen Fikret’e bağırdı, bazen bize. İşte ekranın en merak edilen ikilisi karşı karşıya.

      Cevriye Hanım, geçmiş olsun. Hastanede geçmişin muhasebesini yapıyor musunuz? Keşke geçmişte gelinim Fikret’e daha iyi davransaydım, dediğiniz oluyor mu?
      Cevriye:
Kim söyledi ona kötü davrandığımı, bu mu? (Fikret’i kastediyor). Kişi kendini bildiği gibi bilir herkesi. Benim ağzım var dilim yok anacığım. Ne çektiğimi de Allah biliyor.

      Merak ediyorum, sizin kaynananız nasıldı? Gelininize gösterdiğiniz sertlik, kendi kaynananızdan miras mı?
      Cevriye:
Benim kocam çöpsüz üzümdü. Ne gördüyse bizim ailede gördü. Onun da hem anası oldum, hem de hayat arkadaşı.

      Peki önceki gelininizle aranız nasıldı? Arada söylediğiniz laflardan, onu çok takdir ediyor gibi görünüyorsunuz. Fikret’e göre daha mı iyiydi?
      Cevriye:
Ölünün arkasından konuşulmaz ama o da pek sinamekeydi laf aramızda. Fakat bunun yanında melek gibiydi. Bir kere laf dinlerdi. Böyle döver gibi bakmazdı suratıma suratıma. Bundan daha güzeldi, güleryüzlüydü. Asildi, ailesi öyle hırtı pırtı değildi, bunun sülalesinde cinlisi var, delisi var, hırlısı var, hırsızı var... Yüzüne karşı işte; var mı yok mu? Hem rahmetli gelinim üç çocuk verdi oğluma. Buna kalsa soyumuz kururdu. (Alçak sesle ekliyor) Kısır!

      Fikret Hanım, kaynananızın eşinizin ilk karısında gördüğü bu özellikler sizde gerçekten yok mu? Yoksa size karşı önyargılı mı?
      Fikret:
Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Eşimin annesidir. Üstelik Tahsin’in rahmetli eşi gerçekten de güzelmiş, Cevriye Hanım doğruyu söylüyor, üç tane şahane evlat dünyaya getirmiş. Ben de böyle bir insanım. Ama ailem için söylediklerinin hiçbirini kabul etmiyorum. Bunların hiçbirini haketmedik, bunları yaşamak istemezdik.

      Cevriye Hanım, yoksa sizi Fikret’in ailesi mi rahatsız ediyor?
      Cevriye:
Bunun ailesi bir alem. Balık baştan kokar demişler, doğru. Baba yüz verdikçe, bunlar çıkmış tepesine. Anne kokona, kıpkırmızı saçlar ne o öyle, hiç yakışıyor mu. "Kaymakam karısıyım" diye havasından yanına varılmıyor. Bunun bir küçüğü var oğlan Şevket, ayıptır söylemesi hırsız, hapse girdi. Onun karısı tövbe estağfurullah cinli ama hepsinin hakkından geliyordu, onu da kapı dışarı etti bunlar. Leyla var kardeşi, terelelli, bir küçüğü ablasının kocasıyla kaçmış, ne rezaletler ne rezaletler! Ben şimdi bunun ailesinin nesini seveyim.

BABAM SESSİZLİĞİMLE KONUŞTUĞUMU SÖYLER
Yaprak Dökümü'nün Fikret'iyle Cevriye'si kapışırsa       Gerçekten neden Fikret’i sevemediniz? Yeteri kadar güzel veya hamarat değil mi?
      Cevriye: Aman, görünen köye kılavuz olmayayım şimdi. Ne güzelliği. Göz boyamak için mutfağa girer. Ailesiyle saatlerce telefonla konuşur. Santral memuresi! Sonra eve geldiği günden itibaren bir havalar, bir afra tafralar, görsen saraylı sanırsın. Yok aynı anda sofraya oturacaklar da, sofra bizim meclisimiz de, çocuklara öyle yenmez, öyle oturulmaz, öyle konuşulmaz... Asalet budalası. Çocuğumu da isyankar etti bana karşı. Sevemedim, sevemedim.

      Fikret Hanım, bugüne kadar niçin hep sustunuz, her şeyi sineye çektiniz?
      Fikret:
Benim yapım bu. Babam da hep sessizliğimle konuştuğumu söyler. Onun yalnız kalmaktan korktuğu için böyle öfkeli olduğunu düşünüyorum. Ona da anlatmaya çalıştım ki, gülümsemek daha kolay aslında. Böyle kaşlarını çatmak daha zor. Ben sabrıma güveniyorum. Cevriye Hanım’la bir gün aynı dili konuşacağımıza inanıyorum. Bir gün sakladığı Cevriye Hanım, ortaya çıkacak.

      Cevriye Hanım, siz de şikayetlerinizi anlatın? Ama lütfen, aylardır söylediklerinizi tekrarlamayın, şikayetlerinizin altında yatan gerçek nedeni söyleyin?
      Cevriye:
Ben her defasında başka şekilde şikayet ediyorum. Lugatım geniş çok şükür. Bu kadın bu evden gitmedikçe bana huzur yok. Onu istemiyorum, sevmiyorum, oğluma layık görmüyorum. Bu kadar basit.

      -Normal bir insan olsaydı...
      -Sensin normal!

      Fikret Hanım, kaynananızın şimdiye kadar sizi en üzen hareketi ne oldu?
      Fikret:
Bana yapılan her şeyi susup sineye çekebilirim ama aileme laf söylediği zaman gerçekten çok üzülüyorum.

      Peki siz Fikret’in en çok hangi hareketlerine tahammül edemiyorsunuz?
      Cevriye:
Susmasına! Karşılık verse bir kapışıp rahatlayacağım ama fırsat vermiyor.

      Bir sihirli değneğiniz olsa birbirinizde neleri değiştirirdiniz?
      Fikret:
Cevriye Hanım’ın içindeki sevgiyi ortaya çıkarmak isterdim.

      Cevriye: Ben de Fikret Hanım’ı tümden değiştirmek isterdim. Oğluma layık yeni bir kız bulurdum. Ohh!

      Fikret Hanım, idealinizdeki kaynana tipi nasıldı?
      Fikret:
Hoşgörülü, sevecen, tatlı dilli, güler yüzlü, yani normal bir insan...

      Cevriye: Sensin normal. Fırsatını buldu mu konuşur da konuşur. Allah bunun hakkından gelecek bir kaynana verecekti ki o zaman görecekti gününü.

Yaprak Dökümü’NDE NELER OLUYOR?
      Ali Rıza Bey’in dört kızından en büyüğü Fikret, ailesine çok düşkün bir karakter. Ama geçen yıl aile içinde yaşanan fırtınalara dayanamadı ve komuşularının akrabası Tahsin’le evlendi, Adapazarı’na yerleşti. Tahsin’in üç çocuğu olduğunu biliyordu ama hesaba katılmayan biri daha girdi hayatına: Kaynanası Cevriye. Cevriye Hanım, Fikret’e ilk gördüğü andan itibaren ısınamadı. Sözleriyle ağlatıyor, davranışlarıyla çıldırtıyor.

Gelin Fikret Tekin
(Bennu Yıldırımlar)
      39 yaşındaki Bennu Yıldırımlar, Devlet Konservatuvarı’nda tiyatro okudu, Londra Westminster Adult Education Institute’te drama kursu gördü. 1998’de Perili Köşk’te oynadı. Çıkışını Süper Baba’daki Elif karakteriyle yaptı.

Kaynana Cevriye Başsoy
(Güler Ökten)
      67 yaşındaki Güler Ökten, konservatuvar mezunu. 1947’de bir çocuk filminde rol aldı, 1960’da tiyatroya başladı, filmlerde oynadı, çıkışını Bizimkiler dizisindeki "Kızıl" lakaplı Doktor Türkan rolüyle yaptı.

Kaynak: Milliyet




Google