Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Hem şampiyon bilardocu, hem dizi yıldızı
“Sette şampiyon bilardocu gömleğimi çıkarıyorum”
Hem şampiyon bilardocu, hem dizi yıldızı       “Aşk Yakar” dizisinde mahallenin delikanlılarından Gazanfer’i canlandıran Semih Saygıner için set, eskiden bilardo sporunun bir parçasıydı. Madalya almak için kürsüye çıktığında bile son seti düşünürdü. Şimdi ise set, diziler ve “rol kesmek” anlamına geliyor.

      Şarkı Söylemek Lazım” yarışmasından sonra müzikle daha da sıkı fıkı olmuş. Şimdi gitar dersleri alıyor, nota öğreniyor. “Her gün evde kız arkadaşıma 10-15 tane Türk Sanat Müziği şarkısı söylüyorum” diyor dünya şampiyonu bilardocu Semih Saygıner. Türkiye Bilardo Federasyonu ile arasındaki anlaşmazlıklar onu bilardo masalarından setlere transfer etmiş. Kanal D’de yayımlanan “Aşk Yakar”daki rolünü çok ciddiye alıyor: “Ben profesyonelim ama canlandırdığım Gazanfer amatörce bilardo oynuyor. Onun ıstakayı nasıl tutacağını hesaba katıyorum rol yaparken.”

      Saygıner bilardoyu bırakmış değil. Yine her gün üç saat antrenman yapıyor, özel turnuvalara katılıyor. Ona göre hayatının en mutlu dönemini yaşıyor: “Müzik, oyunculuk ve bilardo. Keyif aldığım üç işle birden ilgileniyorum.”

      “Aşk Yakar”ın Gazanfer’i olma teklifini aldığınızda rol size nasıl tarif edildi?
      Teklifi aldığımda bir an durdum çünkü benle hiç ilgisi olmayan bir adam ıstaka lakaplı Gazanfer. Bilardo da oynuyor ama sadece iyi vakit geçirmek için. Karaktere yabancıydım. Okadar iyi çizilmişti ve kadro o kadar iyiydi ki kendimi geliştirmekte bana yardımcı olacağını düşündüm.

      Sokaktaki tepkiler nasıl?
      Yolda biri “Abi sana bu rol hiç yakışmamış” dedi. Beni bilardo masasında görmeye alışmış. Beni bilardo ortamında bir karizma içerisine koymuş, şimdi “Ya nasıl olur?” diyor. Genelde oyunculuğum beğeniliyor. Bense hiçbir zaman yaptığım işi beğenmedim. Dünya şampiyonu oldum, kürsüye çıktığımda oynadığım son sete lanet yağdırdım. “Nasıl böyle oynarsın? Maçı kaybedebilirdin” diye kendime kızdım. .

Hem şampiyon bilardocu, hem dizi yıldızı       Dizi, Balat ve Haliç’in fakir mahallelerinde geçiyor. Sizin çocukluğunuzun mahalle ortamı nasıldı?
      Çocukluğum Adapazarı’nda geçti. Komşuluk ilişkilerimiz sağlamdı. Bilardoyu kahvelerde öğrendim. Sonra büyüdüğüm sokağa benim adımı verdiler. Gazanfer gibi bir dönem fakir bir hayat yaşadım. 23 yaşındayken Yedikule’de küçük bir evim vardı. Sağ ayağım yatak odasında, sol ayağım salondaydı içeri girince.

      Bir oyuncu koçundan yardım aldınız mı role hazırlanırken?
      Esra Akkaya ile kısa bir çalışma yaptık, bana iyi not verdi. Sonra dizi ekibinin verdiği tekstleri okudum, beğenildi ve projeye dahil oldum. Sete giderken “şampiyon Semih Saygıner gömleğini” çıkarıyorum. Sette oyuncuları gözlemliyorum. Meltem Cumbul bana ufak tüyolar veriyor bazen. Setten çıkarken yine o şampiyonluk gömleğimi giyiyorum.

“Bir tek bana madalya takarlarken boynumu eğerim”
      Geçtiğimiz yıl resmi kariyerinizi dondurduğunuzu açıkladınız. Federasyonla aranızdaki inatlaşma ne zamana kadar sürecek?
      Resmi turnuvalarda yer almıyorum. Özel turnuvalara katılıyorum. F.C. Porto Kulübü ile anlaştım. 2009’da Avrupa Kulüpler Şampiyonası’nda F.C. Porto Kulübü adına yarışacağım. Tekrar resmi olarak oynarsam, bir bayrak takıp bir ülkeyi temsil edeceksem bu Türkiye olur. 45 yaşındayım, 10 yıl daha bilardo oynayabilirim.

      Nedir size ters gelen ve köprüleri yakmanıza neden olan?
      Federasyonda sporu yönetmek yerine sporcuyu yöneten bir yapı var. Benim her şeye boyun eğmemi istiyorlar. Türkiye’nin ulusal marşını 45 kere dinletmiş büyük bir sporcu olarak kimseye boğun eğmem. Bir tek bana madalya takarlarken boynumu eğerim.

Hem şampiyon bilardocu, hem dizi yıldızı       Özcan Deniz, Ruhi Sarı ve Semih Saygıner “Aşk Yakar” dizisinde üç yakın arkadaşı canlandırıyor (soldan sağa).

“Banyo şarkıcısıydım”
      Önce bir yarışmada şarkı söyleme isteğinizi tatmin ettiniz, şimdi de dizide rol alıyorsunuz. 40’ından sonra ne oldu size?
      2004 yılında Türkiye Bilardo Federasyonu ile aramızda anlaşmazlıklar başladı. O dönemde bana cezalar verilerek bir nevi benim için boş zaman yaratıldı. Bu boş zamanlarda ne yapabilirim diye düşünürken 2005’te “Zeytin Dalı” dizisinde rahmetli Tanju Korel abimin ısrarıyla oynadım. Oyunculuğu geçici bir deneyim olarak görmüştüm, federasyonla aramızdaki problemlerin kısa sürede halledileceğini sanarak... Bir dönem bir şeyler iyileşti sandım, yine oynadım ettim ama baktım ki olmuyor. Ben de “Şarkı Söylemek Lazım” yarışmasına başvurdum.

      Onlar sizi değil, siz onları aradınız yani.
      Evet, şarkı söylemek zaten hayatımın içinde var olan bir şeydi. Banyo şarkıcısıydım. Arkadaş ortamlarında söylerdim. Federasyonla sorun yaşadığım dönemde müzikle arınmak istedim. Neyse yarışmaya katıldım ve ikinci oldum. Bu işten alnımın akıyla çıktım. .

      Hâlâ ilgileniyor musunuz müzikle?
      Müzik konusunda kendimi geliştiriyorum. Gitar dersi almaya başladım. Nota okumayı öğreniyorum.

Kaynak: Milliyet




Google