Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Kriz mağdurlarından Var Mısın Yok Musun'a akın
Kriz mağdurlarının umudu
Acun Ilıcalı - Var Mısın Yok Musun       Bir dönem şöhret olmak için televizyon yarışmalarının kapısını çalanların yerini ekonomik kriz mağdurları aldı.

      Kriz nedeniyle işinden olanlar, maaşı yarıya indirilenler, kredi kartı borcunu yeni kredilerle kapatmaya çalışanlar... Bir dönem şöhret olmak için televizyon yarışmalarının kapısını çalanların yerini ekonomik kriz mağdurları aldı. Son 3 ayda ikiye katlanan işsizler ve borçlular ordusu uzun kuyruklara giriyor, zorlu ve stresli elemelerden geçip yarışmacı olmaya hak kazanıyor. Tek istedikleri borçlarını ödemek ya da bir ev alıp çocuklarının hayatını “garantilemek”. Ama bekleyen 2.5 milyon kişi yarışmaya hak kazanmak için önce “ilginç olma” yarışına giriyor.

      Yer Büyükşehir Belediyesi’nin Tarabya’daki Metin Oktay Spor Kompleksi... Spor salonunun içinde yaşları 20-30 arasında değişen yaklaşık bin kişi, merakla siyah perdenin açılmasını ve arkasından çıkan seçici kişinin elindeki listeden isimlerinin okumasını bekliyor.

      Halbuki, o gün orada ne bir basketbol takımı seçmesi, ne de bir ÖSS sınavı var. Kuyrukta bekleyen kalabalık, Türkiye’nin dört bir yanından gelen “Var mısın Yok musun” programının yarışmacı adayları. Belki de, az sonra hayallerinin tümüyle gerçekleşmesini sağlayacak kararı öğrenecekler... İstanbul’un birçok yerinde, başka başka yarışmaların seçmelerinde aynı manzaralar yaşanıyor.

Zorda kalanları değil, dik duranları seçiyoruz
Acun Ilıcalı - Var Mısın Yok Musun       “Var mısın Yok musun” programı yapımcısı ve sunucusu Acun Ilıcalı, programlarına katılmanın, televizyona uygunluk göstergesi olduğunu vurguluyor. Maddi sorunların aday seçiminde kriter olmadığını belirten Ilıcalı, “Krizde yarışmalara ilginin artması doğal. Çünkü yarışmalar, insanlara beklentilerinin üzerinde para veriyor” diyor.

Sizce bu ekonomik krizde, yarışma programları yeni bir “umut kapısı” mı oldu?
      Yarışmalar zaten hep umut kapısıdır. Ülkemizin ekonomik durumu, daha önceden de çok iyi değildi ki... Özellikle de kriz ortamında yarışmalara başvuruların artması çok doğal. Eylül’de krizin başladığını düşünürsek, zaten biz Eylül’de bile başvuru sayısı açısından 1.3 milyondaydık. Neredeyse, sokaktaki her 5 kişiden biri başvurmuştu.

Kimler size daha çok başvuruyor, çalışanlar ve meslek sahipleri mi, yoksa işsiz kalanlar mı?
      Bizim yarışmamızda 4 tur geçiliyor. İlk turda elenenleri ben görmüyorum bile. İlk etapta elenenler, daha çok konuşmakta zorlananlar ve kendilerini ifade edemeyenler. Ben sadece dördüncü tura çıkarım. Bize ev kadını da geliyor, çalışan insan da, iş batırmış ve iflas eden de...

FAKİRLİK EDEBİYATI İSTEMİYORUZ
Kimleri seçiyorsunuz, krizden etkilenenlere öncelik veriyor musunuz?
Var Mısın Yok Musun'a başvuru       Televizyon, herkesi seven bir cihaz değil. O yüzden, herkes televizyonda olamaz. Biz yarışmaya seçeceğimiz adaylarla uzun sohbetler yapıyoruz. Bu sohbetlerde de kişilerde “ilginç bir yanı” olup olmadığına bakılır. Bir ışık var mı, televizyon seyircisinin ilgileneceği bir olay var mı? Kişinin görüntüsü, konuşması, hikayesi, tepkileri ilginç olabilir ya da bunların hepsi birden olabilir. Mesela, beni Ömer Hoca’nın hikayesi çok etkilemişti. Gönüllü olarak lösemili çocuklara eğitim vermek isteyen bir öğretmen söz konusu. Bu olaydan bir yıl sonra, kendi oğlunun da aynı hastalığa yakalandığını öğreniyor.

Çıkıp da “ağlayan”, “Zor durumdayım” diyen insanlar olmuyor mu?
      Bizim programda “ağlayan” yarışmacıyı göremezsiniz. “Benim ihtiyacım var” diye ağlayan bir yarışmacı, bizim programımıza katılamaz. Mutlaka dik durmalı ve hayata sarılmalı. Biz programda “fakirlik edebiyatını” kullanmıyoruz. “İnanılmaz durumdayım, fakirim” diyenlere yer vermiyoruz.

Arka planda neler yaşanıyor?
      Arka planda feveran edenler, “Neden kabul edilmedim, benim ne eksiğim var?” diyenler de oluyordur. Çünkü herkes kendini bu programa yakıştırıyor. Ama unutulmasın ki, bizim programa katılmak bir başarı göstergesi değil. “Var mısın Yok Musun”a katılmak, bizim açımızdan televizyona uygunluk göstergesidir. Programa katılanlar “başarılı”, katılamayanlar “başarısız” demek çok saçma bir iddia olur.

PARA ERTESİ GÜN ÖDENMEZ
Kapıda on binlerce kişi bekliyor mu?
      Biz belli bir kesimi ilk turda internette elediğimiz için, insanları kalkıp da kuyruklara dizmiyoruz. İnternette zaten ciddi bir eleme yapıp randevu veriyoruz. 15 seçici arkadaşımız bazen günde 700-1000 kişi ile mülakat yapıyor.

Kaybedenler çöküş yaşıyor mu?
      Tabiî ki yaşamıyor. Bu bir yarışma. Aslında az kazanan yok. En kötü 100-200 lira veriyoruz işte...

Hamdi Bey, hissiyatsız bir bankacı mı, yoksa duyguları da var mı?
      Finans işiyle uğraşmış biri. Profesyonel bankacı diyemem. Bu oyunda Hamdi Bey’in kendi adına başarısı 500 bini vermemektir. Ben aslında Hamdi Bey’e karşı mağlubum diyebilirim. Çünkü ben yarışmacıların 500 bini almasını isteyen tarafım, o da almamasını isteyen taraf.

Bir sene sonra hâlâ para ödülünü alamayanların olduğu doğru mu?
      Bu söylenti belli bir kesimin art niyetli yazılarından kaynaklanıyor. Ben “Yarışma paraları verilmiyor” diye bir yazı hatırlıyorum. “Paramı alamadım” diyen yarışmacı var mı? Yok. Komediye bak. İsmini versin o zaman. Birisi benim paramı vermezse ben ismimi veririm. Art niyet Türkiye’de başarılı olan kişilere duyulan kıskançlıktan kaynaklanıyor olabilir. Yarışmacı bize başvurduğunda, “Para hemen ertesi gün ödenmez” diye kontrat yapıyoruz. Belli bir süreci var bunun. 1 ayda da parasını alanlar olabilir, 6 ayda alanlar da... Ama bizde 1 gün sonra parasını alan yarışmacı da oldu.

Sadece Acun’a bir yılda 1.5 milyon kişi başvurdu
      İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın yaptığı bir araştırmaya göre, Türkiye’de her 100 yetişkinden 15’inin televizyonlarda yarışmacı olmak istediği ortaya çıkıyor. Türkiye’de halen 9 ulusal kanalda 12 yarışma programı sürüyor. En yüksek para ödülünü vaat eden yarışma, 1 milyon TL ile Çarkıfelek, Acun Ilıcalı’nın sunduğu “Var mısın Yok musun” ise, son 1 yılda aldığı 1.5 milyon kişilik başvuruyla, Türkiye’de en fazla başvuru alan yarışma programı. “Var mısın Yok musun” programının seçicici kurulu 15 kişiden oluşuyor. Haftanın birkaç günü, günde ortalama 700 kişiyle mülakat yapıyorlar. Üç mülakatı da geçmeyi başaranlar, son mülakatta kanal temsilcileri ile masaya oturuyor ve bu görüşmede de başarılı olanlar yarışmacı olma hakkını kazanıyor.

ÇALIŞARAK EV ALMAK ÇOK ZOR
Var Mısın Yok Musun yarışma programına başvuru yapanlar       Kuyrukta görüştüğümüz 28 yaşındaki mağaza müdürü Hilal Yıldız, “Müdür de olsa, her insanın kazanabileceği belli bir maddi kriter var. Evliyim ve kirada oturuyoruz. Çalışarak ev almamız bu gidişle çok uzun yıllar alacak. Ev hayalimi Acun gerçekleştirecek” diyor.

      41 yaşındaki Alev Sadriye ise, “Kızıma hem annelik, hem de babalık yapıyorum. Ufak bir yemek dükkanımız vardı. Ancak, son kriz yüzünden dükkanı kapatmak zorunda kaldık. Kredi kartı borçlarımız ve kiralarımız birikmiş durumda. Geçinmek için iş yerlerine kız kardeşimle birlikte evden yemek yapıyoruz. Bu yarışma, bizim için tek kurtuluş olacak. 100 milyar bile alsam, kızım için bir garanti olacak” diye yarışmacı olma amacını açıklıyor.

      24 yaşındaki gümrük komisyoncusu Can Önder Demirci de “Ekonomik krizden dolayı işten ayrıldım. Evimizin kredi borcu var, onu kapatmak için yarışmaya başvurdum” diyor.

DOĞA SÜLEN- YABANCI GELİN VE YAZI-TURA PROGRAMLARI YAPIMCISI:
Kredi kartı borçlarını ödemek için katılıyorlar
      Yazı-Tura programını yaparken ekonomik krizin etkisini gördüm. Oraya gelenlerin hemen hemen hepsi “Kredi kartı borcum var, kapatmam gerekiyor” dedi. 100 kişiden 90’ını böyle bir sıkıntıyla gelmişti. Zaten “Yazı-Tura” yarışmasına ilk iki ayda 12 bin başvuru olmuştu. 12 bin başvurunun 10 bini üniversite eğitimli, son krizde işsiz kalmış ya da maaşlarında yarı yarıya azaltmaya gidilmiş insanlardı. Bakıyorsunuz, ya kendileri ya da eşleri işini kaybetmiş. Dükkanlarını kapatmışlar. Hiç kimse bize, “Ödül önemli değil, ben buraya hayatımın aşkını aramaya geldim” gibi bir şey söylemedi. Yarışma programlara katılanların tamamı “ekonomik anlamda” ciddi bir problem yaşadıklarını zaten söylüyor.

AİLECE BAŞVURUYORLAR
Kriz mağdurlarından Var Mısın Yok Musun'a akın       Bize ailecek başvurmuş olanlar da vardı. Artık o kadar garanti altına almak istemişler ki, iki oğlu, kendisi ve emekli olan babası hepsi birden bize başvurmuştu. Ekonomik krizde en zor durumda olanlar da herhalde evlenmeye çalışanlar. Çünkü zaten zor geçiniyorsun. Bir de evlilik telaşını kaldırmak hakikaten zor. Evlilik dediğin şey, Türkiye’de iyi şartlarda 10 milyara mal oluyor. Doğal olarak, bizim yarışmamızda, insanlar 100 altınla evliliği garantilemiş oluyor. Yarışma programları kendilerini reklam gelirleri ile finanse ediyor.

      Acun Bey’in programı gerçekten çok iyi reklam alıyor. Kaç kuşak reklam aldığına bakın. Saniye fiyatı bellidir. Zaten her akşam o ödülü verebilecek kadar çok reklam aldıklarını görüyorsunuz. İnsanların 500 milyara değil, 5 milyara bile çok fazla ihtiyacı var. 5 milyar, birçok insanın hayatını kurtarmasa bile, şu ekonomik krizde biraz düzlüğe çıkmasını sağlayabiliyor. 500 milyar zaten bir hayal. Onu elde eden bütün hayatını değiştirebiliyor.

DİRENÇ AKSOY- “ÇARKIFELEK” YARIŞMASININ YAPIMCISI
Başvuranların sayısı iki katına çıktı
      Kriz yüzünden Çarkıfelek’e başvuru sayısı son üç ayda iki katına çıktı. Biz hem telefondan, hem de internetten başvuru alıyoruz. Eylül ayından beri programımıza 450 bin kişi başvurdu. Elleri boş dönmüyorlar. Geçen hafta verdiklerimizi de sayarsak, bu sene toplamda 50 araba vermişizdir. Her gün farklı bir şehirde canlı yayında bir aileye bağlanıyoruz. Orada ihtiyacı olan ailelere yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu bizim için de sevindirici. Ama yarışmaya çağırırken böyle bir kriter aramıyoruz.

NEŞELİ İNSANLARI SEÇİYORUZ
      Ekonomik açıdan zor durumda olması ya da işsiz kalmış olması, o kişiyi yarışmacı seçmemiz için bir kriter değil. Tabii ki tercihimiz programda “neşeli” olabilecek insanlar. Kendisinin de eğlenmesi önemli. Rahat davranabilmeli ve programda gerçekten yarışmalı. Her meslekten, her yaş grubundan başvurular oluyor. Üniversite öğrencileri de geliyor, ev hanımları da... Bir yarışmacı hiçbir soruyu bilemezse bile, en azından beyaz eşya olsun, televizyon olsun bir hediye veriyoruz.

YARIŞMA PROGRAMLARINA BAŞVURU SAYISI
VAR MISIN YOK MUSUN (SHOW TV): 1.5 milyon
ÇARKIFELEK (FOX): 500 bin
BİR KELİME BİR İŞLEM (TRT): 500 bin
YEMEKTEYİZ (Show TV): 100 bin
RAPSTAR (Star TV): 80 bin
AHMET ÇAKAR’LA ZOR KARAR (ATV): 20 bin
TADINDA AŞK VAR (FOX): 6 bin
KELİME OYUNU (KANAL 1): 5 BİN

Kaynak: Vatan




Google