Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Egzotik güzelliğiyle Başak Sayan
Hayatı çok sorgularım felsefe okurum
Egzotik güzelliğiyle Yaprak Dökümü'nün Ceyda'sı Başak Sayan       Yaprak Dökümü’nün Ceyda’sı, egzotik güzelliğiyle Penelope Cruz’a benzetilen Başak Sayan...

      Hakkında çıkan yasak aşk dedikodularından bunalmış;
      huzuru Akatlar’daki evinde kitaplarda, filmlerde ve köpeği Max’te buluyor; bir yandan da dört yıldır aldığı astroloji eğitimin bitirme tezini hazırlıyor. Yaprak Dökümü’nün Ceyda’sı, egzotik güzelliğiyle Penelope Cruz’a benzetilen Başak Sayan zor günleri için teselliyi bulmuş: “Bir şey olacaksa önüne geçilemiyor. ‘Neden ben?’ diye soruyorsunuz ama hayat üstün bir zekanın ürünü ve akışına bırakmak lazım” diyor.

      Oyunculukta dönüm noktanız “Yaprak Dökümü”yle mi oldu?
      Yaprak Dökümü kariyerimde çok önemli bir yere sahip. Çok geniş kitlelere ulaşmanıza sebep oluyor. Çok mutluyum böyle bir işin içinde olduğum için çünkü bu kadar uzun soluklu ve izlenen bir yapımda yer almak birçok oyuncunun hayal ettiği bir şey.y.y.y.y.

      Dizi çok seviliyor, oyuncular çok tanınıyor... Siz nasıl tepkiler alıyorsunuz?
      Sokakta yürürken insanlar bana bakıp gülümsüyor. Fark ediyorsunuz ki siz her hafta onların evine girdiğiniz için tanıdıkları biri gibi davranıyorlar. İnsanların size gülümsemesi, fotoğraf çektirmek istemesi, öpmek istemesi güzel bir şey. Sevildiğinizi hissediyorsunuz. Hiç rahatsız edilmedim çünkü sert bir kişiliğe sahip olduğum için karşımdaki kişi onu hemen hissediyor ve çizgiyi aşmıyor.

      Sert misiniz, neden?
      Çok yumuşak değilimdir. Yani o bir savunma kalkanı aslında. Ancak tanıdıktan sonra insanlar rahatlayabiliyorlar yanımda.

      Internet sitenizde yurt dışına açılmak istediğinizi yazmışsınız, nasıl planlarınız var?
      Hollywood’da bir şeyler yapmak çok ütopik bir hayal gibi geliyor bana. Bu, Türkiye’deki oyuncular kötü, demek değil. Türkiye’deki bir- çok oyuncu oradakilerden çok daha iyi. Ama başka bir şey gerekiyor. Burada sinemanın bir sektör haline gelmesi ve orada lobiler yapılması gerekiyor. Hollywood’da iş yapan bütün yabancı aktör ve aktiristlerin, daha önce orada var olma mücadelesi vermiş yapımcı ve yönetmenlerle çalıştıklarını görüyorsunuz. Mesela Penelope Cruz, Pedro Almodovar, sayesinde orada var oldu.

Egzotik güzelliğiyle Yaprak Dökümü'nün Ceyda'sı Başak Sayan Penelope Cruz’un filmlerini çok seviyorum
      Penelope Cruz demişken... Benzetiyorlar mı?
      Çok benzetiyorlar evet. Havamız çok benziyor. Kaşımız, gözümüz, her şeyimiz aynı diyemeyiz ama genel olarak benziyoruz. Ben de filmlerini izliyorum, çok beğeniyorum.

      Çok film izleyip çok kitap okuyormuşsunuz... Neler okuyorsunuz?
      Bir dönem tarih kitaplarını çok okuyordum, şimdi felsefe kitapları okuyorum. Uzun bir süre önce hayatı sorguladığım dönemde felsefe okumaya başladım. Hayata neden geldik? Neden var olduk? Neden çalışıyoruz? Hayat ne? diye kendi kendime sorarken ki her insan bir dönem bunları sormuştur, o ara araştırmaya başlıyorsunuz.

      Neler okudunuz?
      Bütün felsefe tarihini inceledim. Bunların sonucunda bir şeyi benimsedim. Çıkardığım tek bir şey var: Hayat sizin anlayamadığınız çok daha yüksek bir zeka tarafından şekilleniyor. Ve bu matematikle hayat ilerliyor. Akışa bırakmak gerekiyor her şeyi. İstediğiniz kadar kendinizi bir şey yapmak için zorlayın...

      Spinoza’nın bir sözü var... İnsanlar bazı şeylerin iradelerinde olduğunu zannediyor. Bir şey istiyorlar ve onu gerçekleştiriyorlar. Özgür iradeleriyle yaptıklarını sanıyorlar. Ama o istek ve arzuyu doğuran şeyin ne olduğunu bilmiyorlar. Her insan içinde farklı arzularla dünyaya geliyor. Ben oyunculuk isteğiyle geldim. Ve yaptım ama o istek bana nereden geldi?

Egzotik güzelliğiyle Yaprak Dökümü'nün Ceyda'sı Başak Sayan Astoroloji sayesinde yolumu buldum
      Bütün bu sorgulamalarınızın içinden nasıl çıktınız?
      Astroloji... Hakan Kırıkoğlu’ndan dört senedir astroloji eğitimi alıyorum. Bu bizim günlük hayatta algıladığımız anlamda astroloji değil. “Başak burcunun özellikleri şöyledir” gibi bir şey değil. Evreni inceleyen bir bilim. İnsanlar her şeyi klasik fizik mantığıyla görüyor. Fakat kuantum mekaniği diye bir şey ortaya çıktı. Ve fiziğin bizim anladığımız fizikten başka bir şey olduğu anlaşıldı. Klasik fiziğe göre her etki tepkiyi doğurur ama atom altı fiziğe baktığınız zaman fiziki evrende geçerli olan fizik kuralları burada geçerli değil. Hiçbir şey dışarıdan gördüğümüz gibi değil.

      Astroloji bunları mı anlatıyor?
      Ayrı şeyler değil bunlar, birbirini tamamlıyor. Güneş sistemine baktığınızda atom gibidir. Bir çekirdeği var, etrafında parçacıklar... Bu gerçekten çok derin bir konu, makro kozmozdaki her şey mikro kozmozdaki yani bizi, şekillendiriyor biz de o makro kozmozun bir parçasıyız.

      Profesyonel olarak yapacak mısınız?
      Hayır, kendim için öğrendim. Yolumu kaybetmiştim, karanlıkta yürüyor olma hissinden kurtulmak için öğrenmeye başladım. Şimdi etrafımdaki insanlara, arkadaşlarıma da yardım edebiliyorum. İnsanlar çaresizliğe düştüğü zaman sanki hep öyle sürecekmiş gibi düşünüyorlar. Ama neden o duruma düştüğünüzü anladığınızda daha kolay atlatıyorsunuz.

      Siz de alacağınız kararları buna göre mi belirliyorsunuz?
      Siz ne kadar karar almaya çalışsanız da hayat size dediğini yaptırıyor. Çünkü siz onu yaşamak zorundasınız. O hayatın bir şifresi gibi. “Bu olduğu için bu oldu” diyorsunuz ama onu değiştiremiyorsun. O oluyor. Çünkü o olmak zorunda hayatımda.

      Zor günlerinizi bu şekilde mi atlattınız?
      Evet. Herkesin “Neden bunlar oluyor? Neden benim başıma geliyor?” dediğim zamanlar olmuştur, o zamanlarda evet... Bunları inceleyerek işin içinden çıktığımı söyleyebilirim.

Egzotik güzelliğiyle Yaprak Dökümü'nün Ceyda'sı Başak Sayan
Günlerce sıkılmadan evde oturabilirim
      Bu evde iki senedir yaşıyorum. Hep Anadolu yakasında oturdum. Bir gün trafik canıma öyle bir tak etti ki evimi kiraya verip buraya taşınmaya karar verdim. İlk gördüğüm ev burasıydı. Hiç başka ev bakmadım. Çünkü bir kış bahçesi var. Orayı gördüm ve “Ben bu evi tutuyorum” dedim. Şimdi orada çiçekler açıyor her bahar.

      Eşyalarımı yavaş yavaş alırım. Lüzumsuz para harcamam. Bir şey almaya karar verdiğimde bir gün beklerim. Ertesi gün de istiyorsam alırım. En çok Çukurcuma’dan alışveriş ederim. Eski görünüşlü eşyaları, ekoseli dokuları ve eski İngiliz tarzı beni çekiyor. Evde çok fazla vakit geçiriyorum, beni evden çıkaramadıklarından şikayet ederler. Hiçbir şey yapmadan günlerce evde oturabilirim. Gazete okuyorum, filmler izliyorum, kitap okuyorum, arkadaşlarım geliyor, gidiyor köpeğimle ilgileniyorum. Köpeğim Max, yardımcım Maria’yla üçümüz birlikte yaşıyoruz.

12 yaşındayken evden kaçmaya çalışmıştım
      “Siz büyüdükçe hayalleriniz küçülüyor. 12 yaşında, askeri lojmanlarda otururken en yakın arkadaşımla evden kaçmaya kalkmıştım. Sözde Amerika’ya kaçacaktık, babama yakalandık. Çok korkusuzdum, çok istiyordum... Ama şimdi toplumun dayattığı kurallar var. ‘Böyle yaparsak böyle olur’ diye bir sürü şey ket vuruyor; hayallerinizin küçülmesine neden oluyor. Bir sürü çekindiğim şey var. Onu yaparsam öyle olur, bunu yaparsam şöyle düşünürler diye... Bu bir süre sonra içselleşiyor ve kötümser bakmaya başlıyorum hayata. 12 yaşında bir kız çocuğu her şeye çok iyimser bakıyor ve her şeyi yapabileceğini düşünüyor. Şimdi öyle düşünmüyorum, daha fazla şeyler yapabilecek güce sahibim ama sıkışmış kalmışım.

Kaynak: Milliyet




Google