Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Hale Caneroğlu 'Ah Be Güzelim' diyecek
Erkeklerin kızları ne kadar tanıdığını test ediyoruz!
Hale Caneroğlu 'Ah Be Güzelim' diyecek       atv'de bugün başlayacak 'Ah Be Güzelim' yarışmasının sunucusu Hale Caneroğlu, "Bu program erkeklerin kızları ne kadar tanıdığını gösterecek" dedi ve ekledi: Çekimde gülmekten katılıyoruz. Seyirci de eğlenecek.

      Hale Caneroğlu'nun sunacağı 'Ah Be Güzelim' adlı yarışma bugün saat 22.20'de atv'de başlıyor. Caneroğlu, erkeklerin kızları ne kadar tanıdığını gösterecek programın çekimlerinde çok eğlendiklerini belirterek, "Bu enerji seyirciye de geçecek" dedi.

GÜLMEKTEN KIRILIYORUZ
      Sunuculuğunu yapacağınız 'Ah Be Güzelim' yarışmasından bahseder misiniz biraz?
      'Ah Be Güzelim' bilgi yarışması değil, çok eğlenceli bir yarışma. Aslında ağırlıklı olarak erkeklerle yarışıyoruz ama arada sürpriz olarak kızlarla da yarışacağız. Programda daha önce kızlara bazı sorular soruyoruz. Erkekler de, kızların sorulara hangi cevapları verdiğini tahmin etmeye çalışıyor. Tamamen erkeklerin kızları tanıyıp tanıyamaması ile alakalı bir yarışma. Erkekler çok güveniyorlar kendilerine ama bazen kızlar öyle cevaplar veriyorlar ki işin eğlencesi de orada çıkıyor. Biz stüdyoda çok eğleniyoruz; bazen stüdyo şefinin gülmekten katıldığını görüyorum. Seyirci de çok eğlenecek.

      Daha önce sunuculuk deneyiminiz oldu mu?
      Ben özel organizasyonlarda sunuculuk yapıyorum ama bunlar kısa süreli işler. Spikerlik ve sunuculuk kursunu ikincilikle bitirmiştim. Oradan mezun olduğumda haber spikerliği teklifi geldi ama bu iş bana göre değildi; sıkıcıydı. Ama "Bir eğlence programı sunmamı isterseniz ben de varım" demiştim, kısmet on yıl sonraymış.

ŞARKI YARIŞMASI DEĞİL
      atv'nin 'Ver Coşkuyu' adlı yarışmasında da jüri üyeliği yapıyorsunuz...
      O yarışmanın eğlence tarafı daha ağırlıklı, profesyonel bir şarkı yarışması değil. Şarkı söylemeyi seven kişiler, onları zorlayacak aktivitelerin içine giriyor. İki dakika boyunca şarkıyı kesmeden devam etmeye çalışıyorlar.

      İyi şarkı söyleme kriteri yok mu?
      O da var ama hiçbiri profesyonel olmadığı için, o şekilde değerlendirmiyoruz. Bizi ne kadar eğlendirip coşturduklarına bakıyoruz.

      Galatasaray Üniversitesi İşletme bölümünde okurken İletişim Fakültesi'ne geçtiniz. Yönetmenlik isterken sonra oyuncu oldunuz. Kararsız biri misiniz?
      Kararsız değil; cesur, ne istediğini bilmeye çalışan bir gencim. Galatasaray İşletme gibi bir okulu bitirseydim çok iyi bir konumda olabilirdim ama bu umurumda olmadı. Reji asistanlığı yapmaya başladım Reha Erdem'in yanında... Bir yandan da harçlık olsun diye reklam filmlerinde oynadım. Anladım ki kamera önünü arkasından daha çok seviyorum. 25 yaşında, bu uğurda Türkiye'nin en zor diplomalarından birini anneme hediye edip, Amerika'ya gittim.

MÜZİK İLK SIRADA
      Oyunculuğa erken karar verseydiniz daha farklı bir yerde olabilir miydiniz şu anda?
      Kesinlikle! Allah'tan genç gösteren biriyim. En az yaşımın sekiz yaş altını tahmin ediyor herkes. Oradan kapatıyorum açığı. Ayrıca şöyle bir avantajım var; her şeyi daha rahat hazmettim, daha dengeli ilerledim hayatım boyunca. Tecrübesiz birine göre daha sağlam adımlarla yürüyorum.

      Ya müzik?
      Müzik hepsinin üstünde... Çünkü müziğin içinde de oyunculuk var. Sahnede iki saat kalıyorum, her şarkıyı kendi içinde bir tirat gibi düşünüyorum. Sahne kendimi en özgür hissettiğim yegane yer.

      Yeni sezon için başka planlarınız var mı?
      Yarışma programlarımız devam edebilir. Yeni sunuculuk projeleri olabilir. Şayet Yaprak karakterinden farklı olacaksa bir diziye de evet diyebilirim. Ama bildiğim bir şey var; albüm çıkacak ve müzik kariyerim profesyonel anlamda doludizgin başlamış olacak.

OSCAR YA DA GRAMMY ALMAYI BEN DE İSTERİM
      Peki Oscar ya da Grammy ödülü hayallerinizi süsler mi?
      İkisine de layık olacak bir performans sanatçısı olmayı kim istemez tabii. Ama bunlar çok büyük şeyler. Ne kadar iyi müzik yaptığınız ya da ne kadar iyi oyuncu olduğunuzla da alakalı değil. Türkiye'de de Oscar'ı hak edecek oyuncularımız var ama dünyaya açılmak başka şey... Amerika piyasasından bahsediyoruz, ne kadar iyi olmanın ötesinde bir şey bu... Sezen'imiz, Ajda'mız, Kenan'ımız, Emre Aydın'ımız var ama dünyaya açılmak, ayrı bir pazarlama.

ÇOK MUTLU BİR ORTAMDA BÜYÜDÜM TOZPEMBE BİR AİLE KURMAK İSTERİM
      Aşk ve evliliğe bakışınız nasıl?
      Aile kavramına çok inanan birisiyim çünkü çok mutlu bir ailede büyüdüm. Babamızı yıllar önce kaybettik ama hâlâ annem, ağabeyim ve ben; birbirine çok bağlı çekirdek bir aileyiz. Ben de doğru kişiyle evlenip, çocuk sahibi olmak istiyorum. Kariyer yolculuğunda doğru adımlarla yürüyorum, sıra özel hayatımdaki hayallerimi gerçekleştirmeye geldi. Tozpembe bir ailede büyüdüm, tozpembe bir aile kurmak istiyorum inşallah.

      Çekimler dışında zamanınızı nasıl geçirirsiniz?
      Ailemle ve tabii ki beraber olduğum kişiyle vakit geçirmeye çalışıyorum. Spor yapıyorum haftanın dört günü. Yapamazsam sinirli oluyorum.

      Kimleri dinlersiniz peki?
      Yabancı müzik dinlerim. Son dönem Katy Perry ve Duffy'i dinledim. Rihanna'yı severim. Hiç vazgeçemediğimiz klasikler de var; Seal gibi...

      Türkiye'den kimse yok mu?
      Kenan Doğulu'yu dinlemekten büyük keyif alıyorum çünkü çok kaliteli müzik yapıyor. Bora Uzel'i severim, arkadaşımdır aynı zamanda. Her ikisi de batı sound'unda, dünya standardında müzik yapıyorlar.

      İstanbul'da nerelere gidersiniz?
      Gece hayatı sevmiyorum, yirmili yaşların başlarında kapadık o kısmı. Sakin bir yerde vakit geçirmeyi, ev sohbetini tercih ediyorum.

AVRUPA YAKASI BENİM İÇİN BİR MİLAT
      'Avrupa Yakası' çarşamba bitiyor, üzgün müsünüz?
      Çok üzüldük, son çekimimizde ağladık. Okuldan mezun olurken arkadaşlarınızla birbirinizi bir daha göremeyecek olmanın, aynı zevkleri yaşamayacak olmanın burukluğuyla ağlarsınız ya... İşte biz de 'Avrupa Yakası'ndan hep birlikte mezun olduk, öyle hissediyorum. Çok buruldum ama diğer yandan da her son bir başlangıç! Ben Avrupa Yakası'nda üzerime düşeni yapmaya çalıştım 190 bölümün tamamında vardım ve çok şey öğrendim. Kariyerimde yeni bir dönem başlamak üzere, sonbaharda albümüm çıkacak, sunuculuk yapıyorum, farklı sorumluluklar almaya başladım. Ama 'Avrupa Yakası' benim için milattır. Her zaman Avrupa Yakası'ndan önce' ve Avrupa Yakası'ndan sonra diye bölünecek hayatım.

      Altı sezon boyunca bu dizinin size kattığı en önemli şey neydi?
      İkinci bir konservatuvar okumuş gibi oldum! Altı yıl önceki oyunculuğumla bugünkü oyunculuğum bambaşka. Altı yıl boyunca haftada üç gün düzenli olarak oyunculuk yaptım. Kamera karşısında rahat ama disiplinli olmayı öğrendim. Gazanfer Özcan, Hümeyra, Engin Günaydın ve Binnur Kaya gibi oyunculardan da çok şey öğrendim.

      Peki şöhret sizin için ne ifade ediyor?
      Geçen yaz 18 gün New York'a gittim; hayatımın en güzel dönemlerinden birini yaşadım. Sırt çantamla kaldırımlara oturup, elimde çorbamla insanları gözlemledim. Bir takım bedelleri var şöhret olmanın ama bu yolu ben seçtim, şikayetçi değilim. Dünya starı olursanız, ne yapacaksınız? Öyle bir durum da var. Ama Broadway'de bir gün mutlaka müzikal oynayacağım. ABD'de bunun eğitimini aldım. Bu çok büyük bir hayal değil, sadece adım adım planlayarak gelinecek bir nokta. Ama önce kendi ülkemde rüştümü ispat etmem gerekiyor, bunun farkındayım.

TABULARI YIKMAYA ÇALIŞIYORUM
      'Yaprak'tan farklı bir karakter oynamak istiyorum' dediniz...
      Artık saf kız Yaprak miadını doldurdu. İyi bir hikâye peşindeyim.

      'Mutlu Özel Günler' adındaki kampanyanın da sözcüsüsünüz...
      Evet, regl konu sunda Türkiye'deki tutucu tavrı kırmaya çalışıyoruz. Ben de bu anlamda tabuları yıkmaya çalışan biriyim. Ama çok da gelenekçiyim. Büyüklerimin önünde ayağımı uzatmam, ellerini öperim.

Kaynak: Sabah




Google