Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Televizyon



Emre Altuğ yeni bir dizi ile yeniden ekranlarda
Evlendikten sonra değişmedim bu da insanları çıldırttı
      Emre Altuğ şimdi de yeni bir dizi ile ekranlardaki yerini aldı
Emre Altuğ yeni bir dizi ile yeniden ekranlarda       Dizilerin tavan yaptığı bir dönemden geçtiğimizi düşünürsek eğer televizyondaki entrikayı en az içinde bulunduran tür, aile dizileri olsa gerek. Son günlerde Çifte Kavrulmuş şarkısı ile beğeni toplayan Emre Altuğ şimdi de TRT’de yayınlanmaya başlayacak Elde Var Hayat dizisi ile ekranlardaki yerini aldı. Elde Var Hayat, İstanbul’a oğluyla beraber öğretmenlik yapmak için gelmiş öğretmen Kenan’ın hayatını konu alıyor. Emre Altuğ, Kenan karakteri için bıyık bırakmış ve sahne-set arası koşturmayı da göze almış. Sanatçı ile dizinin Kuzguncuk’taki setinde buluştuk ve oyunculuğu, müzik kariyeri, yeni görüntüsünün bilinmeyen yanlarını konuştuk.

      Albümünüz yeni çıkmışken, hemen dizi ile ekrana gelmek albüme ağırlık vermeyeceğiniz anlamına mı geliyor?
      Müzik yapım aşamasındayken setler handikap olabiliyor ama müzik ortaya çıktıktan sonra dizi hiçbir şeyi engellemiyor. Konserler başladı, dizinin çekimlerini de konserlere göre ayarlayabiliyoruz. Sadece dizinin bu kadar erken yayınlanacağı düşünmemiştim. Ramazan döneminde diziyi yayında istediler. Hem okul hem de mahalle dizisi... Riskli ve sivri uçlu bir dizi değil. .

      Sizi hep aile dizilerinde izliyoruz, entrikaların içinde olan bir Emre Altuğ değil... Bu neden?
      Galiba biraz da bana gelen işlerle alakalı. Genellikle çok sivri işlerde olmadım. Benim duruşum da bu durumu şekillendiriyor. Bizim ülkemizde hemen bir şeyleri yapıştırmayı seviyorlar.

      Aile dizilerinin içinde yer alan, belli klişeleri içinde barındıran bir dizi. Peki, farklılık bakımından izleyiciyi nereden yakalayacaksınız?
      Bizim dizinin en enteresan tarafı hiçbir şeyi büyütmüyor olmamız. Krizlerin ve çatışmaların uzunluğunu genişletmeyi düşünmüyoruz. Tam tersi, “Hayatın içinde ne kadar küçüksen televizyonda da öyle var olsun” istedik. Adamın en büyük bağlılığı ise oğlu. Life is Beautiful (Hayat Güzeldir) filmindeki gibi... Bu adamın hayatı savaşarak geçiyor. Buna rağmen hayata hep pozitif taraftan bakmaya çalışıyor.

      Canım Ailem bitti ama bir şekilde aile dizileri geleneğini devam mı ettiriyorsunuz?
      Canım Ailem benzetmesi gerçekten hoşuma gitti, çünkü çok sevdiğim bir diziydi. Yapay hiçbir şey yoktu. Hayatın komedisi vardı. Burada da o tatta bir dizi izleyeceksiniz. Asla abartılı bir şey yapmayı düşünmüyoruz. Sıcak bir iş çıkacak ortaya.

Takma bıyık üzerime hiç olmayan kostüm gibi durdu
      Bıyıklı imaj fikri senaryo için gerekli bir detay mıydı?
      Benim, hiçbir zaman imajım olmadı. Sadece zaman zaman kendimi yeniledim. Bir gün kalkıp saçlarını sıfıra vurmak gibi bir şey. Değişmesem 10 yıl boyunca aynı adamı nasıl izletebilirdim? Hayatım boyunca bir albüm için de asla imaj çalışması yapmadım. Hayatımda bir imaj maker’ım da olmadı. Profesyonel bir şekilde bana kıyafet ayarlayan kimseler de olmadı. Hayatımda kuaförümden başka saçımı başımı hiç kimse ayarlamadı. Herkes beni, çok büyük bir star gibi görüp öyle davranışıyormuşum gibi algılamak istedi. Ama hayatım boyunca öyle yapmadım. Kolye taktıysam kendi heyecanım için takmışımdır. Bir yerde görmüşümdür ve benim üzerimde de öyle olacağını sanmışımdır.

      Peki, bıyığın hikâyesi nerede başlıyor?
      Yaş büyütmek için yaptık. Olgun gösterdi bu bıyıklar beni. Sonuçta bir tarafta pop şarkıcısıyım. Halkın beni kabulleneceği ve kabullenmeyeceği birtakım roller var. Bu anlamda akıllı karar vermem lazımdı. Burada bir öğretmeni canlandırıyorum ve Anayasa’daki memur yasasına göre, hiçbir şekilde dudak hizasını geçmeyen bıyık ve sakalla okula gidemezsiniz. Bütün sakalı ve bıyığı kesersem Lise Defteri’nde canlandırdığım öğrenci Kerim’den, öğretmen Kenan’a geçmiş olacaktım. Bıyık olmasaydı çok genç gösterecektim. Yapacak bir şey yok, genetik bir şey, babam da öyle... Yaşlı göstermem gerekiyordu. Bıyık tek çaremizdi. “Acaba müzisyen tarafıma zarar verir mi?” diye düşündüm ve takma bıyık çaresini bulduk. Dizi HD çekildiği için takma bıyık çok yapmacık olacaktı. Üzerime hiç olmayan bir kostüm giymek gibiydi. Çekim gününün sabahı bıyıklı kaldım. Yüzde 80 oranda bıyıkla devam etmeye karar verdik.

      Çocuğunuz sizi bıyıklı görünce nasıl bir tepki verdi?
      9 aylık olduğu için daha bıyığımı, sakalımı ayırt edemiyor. Onun hoşlanmayacağı kadar bıyık sakal her daim bende var. Mesela ona televizyon da izletmiyoruz. En az 3 yaşına kadar uzak tutma derdindeyiz. Kişisel gelişimi ve insanları doğru anlaması için... Hatta karşısındaki insanların sadece konuşan varlıklar olmadığını, aynı zamanda dinleyen ve senin de konuşmanı bekleyen varlıklar olduğunu anlaması için televizyondan uzak kalması gerek. Bizde ekranlarda olduğumuz için biraz zor oluyor. Televizyonu sadece ışık olarak görüyor. Düşünsene, ampul bile ona çok ilgi çekici geliyor.

Son çalışmam ilk albümün modern versiyonu gibi
      Bu dizide Emre Altuğ nasıl bir adam?
      Kesinlikle Kenan mükemmel bir karakter. Karısı çocuğunu doğururken vefat etmiş ve bir tek oğluyla kalmış. Matematik öğretmeni. Kafayı biraz bununla bozmuş. Tekirdağ’dan İstanbul’a yeni gelmiş. Öğrencilerin çok sevdiği ve hayatlarını değiştiren öğretmenlerden. Duruşu, bakışı, hatta öğretme yolu da farklı. Bu hocalar çok sevilir. Benim de lisede kendime idol bellediğim hocalarım vardı. Okuldayken takım elbise giyiyor ama biraz zorlayarak. Kıyafetlerde de uyumsuzluğun uyumunu yakalamaya çalıştık. Beyaz gömlek yerine ekoseli gömleğin üzerine kravat taktık.

      Peki, albüm beklediğiniz gibi tuttu mu? “Emre Altuğ’dan” sanki ilk albümünüzü andırıyor...
      Parçalarda yapı olarak “İbret-i Alem” ile aynı duygu benzerlikleri var. Bu sefer çalıştığım müzisyenler, besteci dahil, ilk albümle, beni tanımış ve o albümün etkilediği insanlardandı. Soner Kabadayı, “İbret-i Alem”in modern versiyonunu ortaya çıkarmış gibi olabilir.

Beni sadece genç kızlar sevmiyor!
      Genç kızların hayranı Emre Altuğ olma hali hâlâ devam ediyor mu?
      Öyle bir şeyden yırtma şansınız yok. Müziğiniz ile onları yakalarsınız... En güçlü tezahüratı onlar gösterdiği için, durum çok coşkulu zannediliyor. Kocaman bir hayran yelpazem var. Ama hiçbir zaman hoşuma gitmedi genç kızların hayranı Emre Altuğ olarak anılmak. Sadece genç kızlar hayran değil, orta yaşlılar da beni seviyor.

      Televizyonda kendinizi izler misiniz?
      Zor izleyenlerdenim. Sadece klip ilk defa yayınlandığında izlerim.

Canlandırdığım karakterin eşyaları ile yaşamayı severim
      Canladırdığınız karaktere sizin de inanmanız için onun eşyaları ve yaşayışını özel hayatınıza taşır mısınız?
      O karakteri ne eşimle ne de bir başka kişiyle irdelemem. İşe başlamışızdır ve o karaktere de bürünmüşümdür... Durmadan “benim aklımdan” geçer bu adam. Diziyse eğer, onun gibi de davranmam. Eğer sinema filmiyse mutlaka karakterin eşyalarını özel hayatımda da kullanırım. O konsantre dönemde o adamın eşyaları ile yaşamayı severim.

      Mesleki anlamda yaptığınız en büyük hata neydi?
      Beni bitiren ya da mahfeden hatalarım olmadı. Kendi içimde hatalarımla hesaplaştım ve bunların bana artı dönmesini sağladım. Kimseyi de ilgilendiren bir şey değil. Şimdi ne olduğunu söylerim birileri kırılır. Sevmiyorum bu durumları. Çünkü yaşadıkça hep burada olacağım. Hiçbir medya kuruluşunun ya da hiçbir yapımcının desteği ile yaşamıyorum. Kendi içinde var oluğum işlerle yaşıyorum. Hiçbir siyasi partinin ne sözcüsü, ne arkasında, ne de yanında oldum. Olmayacağım da! Kendimi her zaman politika üzerinde gördüm. Zaten tepedekiler yeterince kavga çıkarıp, moralimizi bozuyorlar, ne gerek var benim desteklememe.

      Hayal sahnenizde çalıp, hayal sahnenizde oynadınız mı?
      Olmuşumdur ama yetmez ve daha çok sahne alıp oyunlar oynamam lazım. Kendimi şu ana kadar tanıdıysam eğer tatmin olarak ölmem mümkün değil. Son dakikaya kadar hayalini kurduğum yerler, birileri, senaryolar ve şarkılar olacak... Olmalı da!

Arkamdan konuşanların hepsi gidecek ben burada kalacağım
      Evliliğinizle beraber işlerinizin beğenilmediği dönemler oldu, bu sanatınızı nasıl etkiledi?
      Evlendikten sonra ilk yaptığım albüm “Emre Altuğ’dan.” Bir kesim, evlendikten sonra değişeceğim düşüncesine vardı. Fakat ben hiç değişmedim. Sadece, sigarayı bıraktıktan sonra kilo almıştım. Kilo da verdim, bakalım şimdi ne yapacaklar; çok merak ediyorum. Başkasının üzerine basarak yukarı tırmanmaya çalışıyorlar. Onlara malzeme vermedikçe çıldırıyorlar. Bunun acısını yaşadım, sonra fark ettim ki bir çete var. Somut bir şekilde bu çete “Şu, şu” diyemem ama var. Evlendikten sonra değişmedim ve bu onları çıldırttı. Benim arkamdan konuşanların hepsi gidecek ben kalacağım burada. Bugüne kadar da hep öyle oldu.

Kaynak: Vatan




Google