Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Mekan



Sponsor Linkler:
Akide Şekeri
Türkiye'nin en iyi rakı-balık mekanları
Türkiye'nin en iyi rakı-balık mekanları       Şimdi tam balık zamanı. Palamut geldi, lüfer geldi, yakında istavritle hamsi de boy gösterir tezgahlarda. Çinekop, çipura ve levreğe sıra gelir sonra. Mevsim sonbahar ya, günler de kısaldı aşikar, ama hálá geceler ılıman. Meyhanelerin masaları hálá dışarda. Şöyle oturup bir sonbahar akşamı tam balık yeme zamanı. Masada buharı tüten rakı bardakları, etrafta anason kokuları.

      Fonda bir ud, bir kanun, bir keman ve güzel bir sesten hüzzam makamı da oldu mu değmeyin keyfimize. Asırlardır bu topraklarda balık dendi mi yanında mutlaka rakı da vardır. Olmazsa manzara bozulur, fotoğraf eksik kalır. Jürimiz bu hafta en güzel rakı-balık mekanlarını seçti. İşte Karadeniz’den Marmara’ya, Orta Anadolu’dan Ege ve Akdeniz’e kadar en güzel rakı-balık meyhaneleri...

EN İYİ 10
1. Kör Agop - İSTANBUL
2. Mey Kıraça - İSTANBUL
3. Deniz Restoran - İZMİR
4. Ogün - İSTANBUL
5. İsmet Baba - İSTANBUL
6. Trilye - ANKARA
7. İskele - ÇENGELKÖY
8. İnci - MERSİN
9. Arma - ANTALYA
10. Feyzi’nin Yeri - SAMSUN

KÖR AGOP
Türkiye'nin en iyi rakı-balık mekanları Kumkapı’nın meşhur meyhanesi
      Kör Agop, 1938’den beri Kumkapı’da. Lokantanın ilk sahibi Agop İnciyan, Kumkapı meyhanelerinin kurucu babası sayılıyor. Ölümünün ardından oğlu Hayko uzun yıllar meyhanenin başında kaldı, şimdi ise torunu Daniel’in ellerinde. Ermeni ve Türk mutfağının en seçkin meze ve yemeklerini bulmak mümkün. Ermeni mutfağının en güzel mezesi sayılan "topik", akciğer yahnisi, terbiyeli balık çorbası, sıcak fasulye gibi lezzetler ilk akla gelenler. Mevsimine göre ıstakoz, yengeç, kalamar, ahtapot gibi deniz ürünleri ile Daniel’in her sabah gün ağarırken elleriyle balık halinden seçtiği taze balıklar favoriler arasında. Lakerda için torik mevsiminde Kıyıköy’e kadar gidiyor, tek tek temizleyip tuza yatırıyorlar. Kör Agop’ta bir önceki günden kalan tek bir meze bulunmuyor. Lonca’nın en usta müzisyenlerinden oluşan fasıl heyeti de cabası.
Tel: (0212) 517 23 34

MEY KIRAÇA
Ünlü isimlerin uğrak yeri
      Kalamış’taki Mey Kıraça beş yıllık bir restoran. Pırıl pırıl bembeyaz masa ve sandalyelerle ferahlatıcı bir havası var. Uzun geçmişi olmamasına rağmen kısa zamanda nam salan meyhane ünlülerin de uğrak yeri. Yonca Evcimik, Deniz Akkaya, Metin Özülkü, Yeliz, Ebru Aydın, Nükhet Duru ve Emel Müftüoğlu gibi isimlerin müdavimi olduğu Mey Kıraça’da deniz mahsullerinden yapılan salatalar, Adem Usta’nın ellerinden çıkan mezeler ve balıkların lezzeti meşhur. Balığı kadar udi Oktay’ın da tiryakileri var. Sanatçı eski zaman şarkılarını hakkını vererek okuyor. Balık kavurma, deniz mahsullü biber dolması, uskumru marin, soya soslu balık böreği ve fırın helvası mekanın spesiyalleri arasında. Karides ve ahtapotları da ünlü.
Tel: (0216) 338 80 82

DENİZ RESTORAN
Mezede buharlı sisteme geçtiler
      1981’den beri İzmir Kordon’da olan Deniz Restoran 200 metrekarelik bir alan üzerine kurulu. Ünlü sanatçıların, işadamlarının ve siyasetçilerin sık sık ziyaret ettiği restoranın sahibi Yılmaz Çelikkaya işi yavaş yavaş üç oğluna devrederken, mekanda 60 kişi çalıştırıyor. Her gün saat 12.00’den 23.00’e kadar servis yapılan restoranda Akdeniz mutfağı ön planda tutulurken, sütlü balık, pullu balık, tuzda balık, kidonya, denizkestanesi, pavurya ve kalamar dikkat çekiyor. İzmir’de üç şubesi daha olan mekan 350 kişiyi aynı anda ağırlayabiliyor. 47 yıldır işletmecilik yapan sahibi Çelikkaya: "Şimdi de ilk olarak buharlı sisteme geçiyoruz. Mezeler için haşlanan sebzeler buharda pişecek ve vitaminlerini kaybetmeyecek. Yemediğimiz yemeği masaya koymayız" diyor.
Tel: (0232) 464 44 99

OGÜN YEŞİLKÖY
Sahibi her şeyi eliyle yapıyor
      Ogün Nergis tarafından 1987’de kuruldu. İlk açıldığında balık restoranıydı, sonradan meyhaneye dönüştü. Ogün Bey’in daha önceden Rumeli Caddesi’nde ayakkabı ve çanta mağazası vardı ama esas tutkusu balıktı. Ogün Bey Kumkapılı. Balık merakından dolayı liseyi bile bitirememiş. Balık mevsimi geldi mi ortadan kaybolur, denize açılırmış. Mevsim balıklarının her çeşidi var. Kendi imal ettiği uskumru çirozu, midye dolma, torik lakerda ve topiğin yanı sıra levrekten balık salatası yapıyor. Ahtapot ızgara ve salatası da bulunuyor. Ayrıca kendi elleriyle yaptığı tatlı çeşitleri meşhur. Tatlının spesyali ise güveçte tahin helvası. Mevsiminde pavurya, ıstakoz, tarak ve istiridye bulunuyor. 120 kişilik mekanda Aya Stefonos Kilisesi’nin bahçe duvarının dibindeki masalarda oturmak ayrı bir keyif.
Tel: (0212) 573 41 33

İSMET BABA
Deniz üstünde keyif
      Kuzguncuk’ta deniz kıyısında, yarı salaş bir meyhane. Denizin sesini duyarak balığa ve İstanbul’a doyuyorsunuz. 1951’de İsmet Dökmecier tarafından kurulmuş. Şimdi aynı aileden üçüncü kuşak işletmeciler sürdürüyor geleneği. Rivayete göre Nazım Hikmet’in Türkiye’den ayrılmadan önce en son rakı içtiği meyhane. Can Yücel’in de İsmet Baba’nın müdavimi olduğunu bilmeyen yok. Manzarası müthiş, güneş batmadan önceki saatlerde yer bulmak çok zor. Süleymaniye’nin ya da Fatih’in minareleri arasında batan güneşi seyretmek için özel olarak gelenler var. Favasına, çirozuna, mevsimlik taze ve çıkır çıtır balıklarına da diyecek yok. Balık pastırması ve lakerdası da tutuluyor. Mevsimine göre kılıç şiş, kofana ve kalkanda iddialılar.
Tel: (0216) 553 12 32

TRİLYE
Ankara’nın balıkçısı
      İşletme sahibi dokuz yıl boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeme içme sorumluluğunu yapmış olan gurme Emekli Kıdemli Binbaşı Süreyya Üzmez. Ankara Gaziosmanpaşa’da yeşillikler arasındaki bir bahçede yer alıyor. Canlı istiridyeden ıstakoza kadar pek çok deniz ürünü var. Ayvalık’ın dalgıç ahtapotu, çakıl barbunu, Saroz’un mezgiti, İğneada’nın kalkanı, Karataş’ın karidesi, İskenderun’un lagosu, İstanbul Boğazı’nın lüferini sunuyor. Balıklar sadece olta ve ağla tutulmuş. Uzakdoğu’nun kendine özgü sağlıklı pişirme tekniklerini de kullanıyor. Örneğin dil balığı tamamen buharda pişiriliyor. Ankara’da siyaset, diplomat ve askeri dünyadan üst düzey konukların balık yemek için tercih ettiği bir restoran. Kapalı bahçesiyle beraber toplam 120 kişilik Trilye’nin kapıları her gün 08.30-02.30 saatleri arası açık.
Tel: (0312) 447 12 00.

ÇENGELKÖY İSKELE
İki katlı ahşap bir meyhane
      Çengelköy İskelesi’nin hemen bitişiğinde bulunan meyhane 1950’lere kadar bir balıkçı kahvesiydi. 20. yüzyılın başında Hristo adını alarak meyhaneye dönüştü. 1970’te Çolak Kardeşler tarafından satın alındı ama gelenek aynen devam etti. Denizle bütünleşen iki katlı ahşap bir mekan burası. Boğaziçi ve Marmara balıklarının tamamını bulabilirsiniz. Hamsiyle birlikte Karadeniz mevsimi açılır. Diğerlerine göre pahalı sayılır ama şimdi lüfer ve palamut mevsimi olduğundan biraz daha hesaplı. Karides söğüş ve ahtapot salatası çok tutuluyor. Atom adını verdikleri ıstakozlu deniz tabağı en ünlü mezesi. Mezelerden palamut ve somon füme tadılmalı. Balık köfte ve asma yaprağında karidesi de öneriliyor.
Tel: (216) 321 55 06

İNCİ NARLIKUYU
Doğu Akdeniz’in balık cenneti
      "Doğu Akdeniz’in balık cenneti" olarak biliniyor. 35 yıllık mekan Mersin’e 55, Silifke İlçesi’ne ise 17 kilometre uzaklıkta. Narlıkuyu tepelerindeki Cennet Çöküğü’ndeki yeraltı kaynağından akan suyun buz gibi yaptığı koyda bulunuyor. Mönüsünde lagos, çipura, levrek, dil, sinavrit, barbun, trança, mercan, kılınç, turna, orfoz, kefal, karides, kalamar ve ahtapot var. Meze olarak roka salatası, bölgede deniz kenarında kayalarda yetişen kaya koruğu turşusu, bölge zeytininden zeytin salatası, kalamar kızartma, kalamar dolma, karides buğulama, karides kızartma, ahtapot salata, közde pişmiş soğan, sarımsak, patates cips yoğurt dikkat çekiyor. Adana, Antakya, Gaziantep, Karaman, Konya, Ankara başta olmak üzere geniş bir müşteri potansiyeli mevcut.
Tel: (0324) 723 32 81

ARMA ANTALYA
2400 metrakarelik lokanta
      Club Arma, 1988’den beri kentin en güzel yerlerinden Yat Limanı’nda hizmet veriyor. Hasan Yılmaz ve Murat Altınpınar ikilisi tarafından 2004’de devralındı. Arma Balık Dünya Mutfağı adıyla devam eden mekanda aynı anda 1000 kişi yemek yiyebiliyor. Denize sıfır terası, yat limanı ve Antalya körfezi manzarasıyla 2 bin 400 metrekare büyüklüğünde. Sahiplerinin tekneleriyle Akdeniz’de tuttukları balıkları fabrikalarında işleyip müşteriye sundukları mekandaki deniz ürünleri her zaman taze. Yabancı başkanlardan spor dünyasına, sanat camiasından işadamlarına kadar geniş bir müşteri portföyü olan restoranın mutfağını Raif Kahraman yönetiyor. Soğuk başlangıçlar füme tabağı ve somon tartar, ana yemekler risottolu, deniz mahsüllü ve sebze kızartmalı grida ızgara ile balzamik soslu, ızgara sebzeli levrek ızgarayı pişiren Kahraman, mekanın 20 yıllık mutfak şefi.
Tel: (0242) 244 97 11

FEVZİ’NİN YERİ
Samsun’un ilk balık restoranı
      1985 yılında kurulan mekan Samsun’un ilk balık restoranı. Kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilk adresi. Mekanı oğlu Münir Güler ile birlikte işleten Fevzi Güler, "Amacımız balığın tadını vermek. O nedenle soğuk mezeyi az tutuyoruz. Müşterilerimizin karınlarını mezeyle şişirmiyoruz. Balığın tadına vararak keyif almalarını sağlıyoruz. En meşhur yiyeceğimiz mısır ekmeği ve kabak tatlısı" diyor. 120 kişilik restoran 400 metrekarelik bir alana sahip ve 18 kişi çalışıyor. Rakının yanı sıra şarap çeşitleri de bulunuyor. 6 çeşit soğuk meze, 7 çeşit ara sıcak ve mevsimine göre balık çeşitlerinin yanı sıra tatlı ve meyve çeşitleri seçenekleri bulunuyor.
Tel: (0362) 445 15 75

Kaynak: Hürriyet




Google