Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Sağlıklı Yaşam
- Cinsellik
- Zayıflama-Diyet



İş yerinde beslenmenin kuralları
İş yerinde beslenirken       Hayatınızın neredeyse yarıdan fazlasını geçirdiğiniz ofisinizde daha verimli, enerjik ve az stresli hale olmak aslında çok ufak ayrıntılarla mümkün. Gün içinde beslenmenize biraz daha dikkat ederseniz, farkı öncelikle vücudunuzda, sonra da sağlam kafa sağlam vücutta bulunduğuna göre, beyninizin en kuytu köşelerinde bile hissedebilirsiniz.

      Ofis sizin için ne ifade ediyor? Ejderha bir patron, şeytansı ve cazibeli çikolatalı kekler, dağları da aşan iş... Evet, kimi zaman ofis kelimesinin bu tip tanımlamalara gönderme yapması çok olası. Ne kadar sevimli bir işiniz bile olsa, stres daima çok yakınızda olabilir. Yaşadığınız tüm bu olumsuz durumları ortadan kaldırmak için ofisin yeni kurallarına uymaya hemen başlayın...

     Ne yersem tüm gün boyunca enerjik olurum?
      Akdeniz yeşilliklerinin yanında balık ve birkaç litre su...
      Vücuda en faydalı yağların kralı ilan edilen Omega3 bakımından zengin balık ve diğer birçok deniz ürünü, özellikle de somon hafıza üzerinde inanılmaz etkilere sahip. Yani beynin elektrik şalterini anında yukarı kaldırmak için balık yemek en iyi seçeneklerden biri. Karides ve ton balığı ise beynin hücrelere komutlarını hızlandıran ve enerji veren aminoasitler açısından en zengin besinler arasında yer alır. Tüm bunların yanında bolca su içmeyi de ihmal etmemeniz gerekiyor. Çünkü sebepsiz yere ortaya çıkan baş ağrısıyla, yorgunlukla ve düşük konsantrasyonla baş etmenin neredeyse en etkili yolu sudan geçiyor.

     Ne yersem daha yaratıcı olurum?
      Avokado ve mozzarella peyniri salatası, yanında ceviz...
      Avokado, E ve B6 vitaminleri açısından en zengin besinlerden biri. Beynin ve vücudun daha seri hareket etmesine ve hızlı algılamaya yarayan bu vitaminlerin stresli ofis ortamında sinir sistemine katkısı çok büyük. Beynin hızlı hareket etmesinin bir diğer sonucu ise tahmin edebileceğiniz üzere daha kısa sürede daha çok fikir üretebilmek, konular ve fikirler arasında çabuk ve pratik ilişki kurabilmek. Protein açısından en zengin peynirlerden biri olan mozzarella ise sürekli uyanık kalmak için o ilk fırsatta sarıldığın kahveden çok daha iyi bir seçim. Tüm bunları yararlı yağ asitleri ve protein zengini bir avuç ceviz içi yiyerek desteklediğinizde ise tam olarak beyninizi beslemiş olacaksınız.

     Ne yersem yoğun stresin altından başarıyla kalkarım?
      Kabuklu patates ve fasulye...
      Patates kilo yapar diye uzak duranlardansanız fikrinizi biraz değiştirecek bir önerimiz var. Kabuklarıyla birlikte fırınlanan o nefis patates dilimleri agresif ruh halinizi ve stresi yenmenizde birebir. Karbonhidrat açısından bulunmaz bir kaynak olan patates, enerjinizi istediğiniz seviyeye çıkarır ve mutluluk hormonu olarak da kabaca tanımlayabileceğimiz serotoninin salgılanmasını sağlar. Tabii çok aşırıya kaçmadan yemenizi öneriyoruz. Sonuç olarak da en stresli ortamda bile daima enerjik, uyanık ve üretici olmanızı sağlar. Çabuk sinirlenmemek ve panik olmamak da stres yaratan kaynağı daha iyi tanımanıza ve çözümlemenize yarar. Fasulyenin faydalarına gelirsek... Fasulye, enerjinin belli seviyede sabitlenmesine ve daha uzun süre iyi hissetmenize yardımcı olur.

     Ne yersem ayaküstü çabucak öğle yemeğinin zararlarını aza indirebilirim?
      Muzlu milkshake ve bir paket kabak çekirdeği içi...
      Güne sıkı bir kahvatıyla başlıyor bile olsanız, öğle yemeğini atlamak ya da geçiştirmek için bir özür sayılmaz bu. "Yoğunluktan zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum" ya da "öğle yemeğinin zararını akşam karşılarım, hem bir öğün bir öğündür daha az yemiş ve böylece formumu korumuş oluyorum" diyenlerdenseniz, gerçekle yüzleşme zamanınız gelmiş demektir.
      Öncelikle atladığınız her öğün, bir sonraki öğünde daha fazla yemenize ya da arada gereksiz yere ufak ama çok kalorili yiyeceklere yönelmenize sebep olur.

      Sonuç ise normalden daha fazla kalori depolamaktır. Sağlıklı ve olabildiğince çabuk bir öğlen atıştırması için en ideal besinlerden biri muzdur. Kan şekeri seviyenizi özellikle de sütle karıştırılıp koyu ve yoğun bir milkshake halinde hazırlandığında, kontrollü bir şekilde enerji seviyesine getiren muz, gün ortasında tam bir kurtarıcıdır. Bunun yanında örneğin çalışırken bile atıştırabileceğiniz kabak çekirdeği içi ise protein, çinko ve demir gibi önemli yapıtaşları ve mineraller içerdiğinden beynin zinde kalmasına ve dolayısıyla daha verimli olmaya yardımcı olur.

      Öğle saatlerinde yemek yemeğe zamanınız yoksa, ayaküstü fast food ya da bol şekerli yiyeceklere yönelmektense, kan şekeri seviyenizi doğal yollardan ayarlayan karbonhidratlara ve proteinlere ağırlık vermelisiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken şey, protein ve karbonhidratı birlikte ancak dengeli olarak tüketmek. Basit şekerleri ya da diğer bir deyişle basit karbonhidratları, çok yağlı protein ürünleri ile birlikte tükettiğinizde ardından yorgun ve uykulu hissetmeniz çok olası. Yani beyaz sandviç ekmeği içinde hazırlanan bol mayonezli bir sosisli sandviç yerine, muzlu milkshake gibi kompleks karbonhidratlara ve yararlı yağ asitleri içeren proteinlere öncelik vermelisiniz.

Kaynak: Hürriyet




Google