Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Sağlıklı Yaşam
- Cinsellik
- Zayıflama-Diyet



Grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı yapılabilecekler
Grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı neler yapılabilir Soğuk algınlığını önlemek için camları sık sık açın
      Nezle olduğunuzda odalara kapanıp üst üste giyinme alışkanlığınızı artık bırakın! Prof. Dr. Günnur Deniz, "Açık havada dolaşın ve yaşadığınız yerin camlarını sık sık açın ki, temiz hava nezle virüslerini temizlesin" uyarısında bulundu..

      Türk İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Günnur Deniz soğuk algınlığıyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Soğuk algınlığından korunmanın yolları nelerdir?
      Soğuk algınlığı virüsü, kapalı ve kalabalık yerlerde hızla yayılır. Açık havada ve havalandırması iyi olan yerlerde bulunmak bu riski azaltacaktır. Virüsler, kapalı ortamlarda bulunduğu için havasız ortamlardan mutlaka korunun. Soğuk algınlığı üşütmekle geçmez. Bu yüzden havalar soğuk olsa bile gün içinde sık sık çalıştığınız ya da yaşadığınız yerin camlarını açıp havalandırın. Virüsler hastadan her yere bulaşabileceği için hijyen önemlidir. Sık sık ellerinizi sabunlu suyla yıkamak, iyi bir korunma yoludur.

SADECE VİTAMİN YETMEZ!
Soğuk algınlığına yakalanmamak için ya da yakalandıktan sonraki tedavi sürecinde vitaminlerin, özellikle de C vitamininin etkisi nedir?
      Vitaminler soğuk algınlığıyla savaşmak için yeterli değildir. 2006 yılında, 11 bin 350 kişinin katılımıyla yapılan 30 klinik araştırmada, C vitamininin soğuk algınlığı riskini azaltmadığı ortaya çıkarılmıştır.

Tedavi için antibiyotik kullanımı uygun mudur?
      Hayır! Antibiyotiklerin soğuk algınlığı tedavisinde yeri yoktur. Antibiyotikler, bakterilerin neden olduğu hastalıklarda kullanılır. Soğuk algınlığına ise virüsler neden olur. Gereksiz antibiyotik kullanımı maalesef tedaviye karşı dirençli bakterilerin gelişmesine neden olduğundan, sadece gerekli olduklarında kullanılmaları doğru olur.

Yılda kaç defa soğuk algınlığıyla karşılaşılıyor?
      Soğuk algınlığı, insanların en sık yakalandığı hastalıklardan biri. Ortalama olarak bir insan 70 yaşına kadar 200 kez soğuk algınlığına yakalanıyor ve hayatının toplam 3 yılını bu hastalığın belirtilerini yaşayarak geçiriyor. 12 yaşından büyük çocuklar ve yetişkinler, yılda ortalama 7 defa soğuk algınlığına yakalanır.

Bu hastalık en çok kimleri etkiliyor?
      Yetişkinlerde ve çocuklarda en sık görülen hastalıktır. Toplu taşıma araçları ve kapalı ortamlar, bu virüsün yayılmasına yol açıyor.

Soğuk algınlığının başlıca belirtileri nelerdir?
      Hastalık insan vücuduna 1-3 günde yerleşir. İlk belirti boğazda kaşıntı ve ağrıdır. Soğuk algınlığında aksırma, burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi belirtiler tipiktir.

Soğuk algınlığının ilacı var mı? Soğuk algınlığına müdahale edilebilir mi?
      Soğuk algınlığının bir ilacı yoktur. Çünkü soğuk algınlığı virüsü çok çeşitlidir ve sürekli özelliklerini değiştirir. Bu nedenle, soğuk algınlığını önleyecek bir aşı henüz geliştirilememiştir. Ancak, günümüzde hastalığın vücutta yayılmasını ve ilerlemesini engelleyen bir ürün geliştirilmiştir. Soğuk algınlığını başlarken bitiren bu nazal sprey, ilaç etkin maddesi içermez. Spreyin bileşimindeki mikro-jel, virüslerin vücutta ilk yerleştiği yer olan burun boşluğuna uygulanmakta ve ilk aşamada soğuk algınlığına neden olan virüsleri kaplamaktadır. Ardından pH'ı düşürerek virüsleri etkisiz hale getirmekte ve vücudun savunma mekanizmasına harekete geçmesi için zaman kazandırarak virüsün atılmasını sağlamaktadır. Tüm Türkiye'de eczanelerde satılan bu nazal sprey, soğuk algınlığının gelişimini önler, süresini kısaltır ve şiddetini azaltır.

Soğuk algınlığı, nezle ve grip arasındaki fark nedir?
      Grip ve soğuk algınlığı virüsleri farklı virüslerdir. Grip; yüksek ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları ile seyreden akut bir virüs hastalığıdır. Ülkeler ve kıtalararası yaygınlaşma özelliğine sahip olan bir hastalık olarak ciddi akciğer hastalıklarına yol açabilir. Bu bağlamda, soğuk algınlığından ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklıdır. Grip ve soğuk algınlığı bulaşma şekilleri ve belirtileri yönünden ise benzerlik gösterir. Ancak gripte baş ağrısı, kas ağrıları ve ateş daha ön plandadır.

AŞI İŞE YARAMAZ
Grip aşısı yaptırarak kendimizi soğuk algınlığına karşı da koruyabilir miyiz?
      Hayır. Çünkü soğuk algınlığı ve grip virüsleri farklıdır. Soğuk algınlığı virüsü de grip virüsü gibi her yıl değişir. Fakat soğuk algınlığı virüsünün çok sayıda çeşidinin olması ve sürekli yapı değiştirmesi, tanımlanmasını çok güçleştirmektedir.

Soğuk algınlığı önemsenmez ise, insan sağlığı üzerindeki etkileri neler olur?
      Tedavi edilmeyen soğuk algınlıkları kulak ve sinüs enfeksiyonlarına yol açabilir. Yüksek ateş, şişmiş boğaz, sinüs ağrısı ve balgamlı öksürük ortaya çıkabilir. Bu durumda bir doktora danışmak ve antibiyotik tedavisine başlamak şarttır.

Soğuk algınlığı ve grip farklı şeyler
      Birçoğumuz aynı hastalığın farklı safhaları zannetsek de bu iki hastalık birbirinden tamamen farklıdır. Grip ve soğuk algınlığına farklı virüsler neden olur. Hepimiz yılda ortalama 7 defa soğuk algınlığı geçiririz. Soğuk algınlığı burun çevresinde görülür ve yaklaşık 7 gün boyunca sürer. Yani, belirtiler genellikle boyunun yukarısındadır. Örneğin, boğazda kaşıntı veya yanm, gripte nadiren görülen ancak soğuk algınlığında sık sık yaşanan bir problemdir. Ateş soğuk algınlığında olmaz ya da çok nadiren görülür. Grip ise daha ciddi bir hastalıktır, aniden ortaya çıkar ve yılda ortalama 2-3 defa geçirilir. Soğuk algınlığının aksine ateş grip belirtilerinden biridir ve 3-4 gün sürebilir. Ateşle beraber genel halsizlik hali, vücut ağrısı ve öksürük de görülür. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli farklardan biri de gribin önlenebilir olmasıdır. Her yıl bilim adamları tüm dünyadan bilgi toplayıp, araştırmalar yaparak gribe o yıl en sık neden olacağı muhtemel virüs çeşidini belirlerler. Bu virüs çeşidine göre de her yıl aşılar geliştirilir. Ancak soğuk algınlığının ilacı yoktur. Sadece soğuk algınlığının yarattığı sorunları giderici ilaçlar kullanılabilir. Soğuk algınlığında öksürük olmaz ya da hafif olur ama burun akıntısından kurtulamazsınız. Yatak istirahati pek gerekmez ama grip sizi yatağa düşürür. Ancak 2 hastalık da dikkat edilmediğinde başka hastalıklara dönüşür.

BU İKİ HASTALIĞI BİRBİRİNDEN AYIRIN

SOĞUK ALGINLIĞIGRİP
AksırmaSık sıkBazen
AteşNadiren38-39
Boğazda ağrıSık sıkBazen
Burun akıntısıSık sıkBazen
ÖksürükNadirenSık sık
Genel ağrıAz miktardaYoğun olarak
YorgunlukHafif2-3 hafta
Baş ağrısıNadirenDevamlı


Grip, nezle ve soğuk algınlığı tedavisi Grip mönüsünde brokoli, havuç ve yeşil biber olsun
      Grip ve soğuk algınlığı kapıda! Korunmak için mutfağa girmek gerekiyor. Sonbahar ve kış mönüsünü yaparken gribe karşı en iyi savaşan yiyeceklerden yararlanılmasını tavsiye eden Diyetisyen Dilara Koçak "Turfandadan kaçın" diyor.

      Diyetisyen Dilara Koçak soğuk algınlığı ve gribe karşı bünyemizi güçlendirmek için mönümüzde hangi besinlerin olması gerektiğini anlattı.

Kış aylarında nasıl beslenmek gerekir?
      Kış aylarında metabolizmayı güçlendirmek için antioksidan olarak da görev yapan A ve C vitaminlerinden yeteri kadar almak gerekli. Bu vitaminler bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmanızı sağlar. Bu aylarda turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, Brüksel lahanası, yeşil biber, karnabahar, mandalina, maydonoz, roka, tere ve bol miktarda meyve tüketin. Sonbahar mevsiminde de tıpkı kışın olduğu gibi, çay ve kahve içmek yerine bitki çayları, özellikle de C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu çayı tercih edilebilir. Yemeklerde veya öğün aralarında yenen bol miktardaki salata da bu vitaminleri sağlar. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi yenmeden hemen önce hazırlanmalı. Sonbaharda yenen balık da içerdiği yağ asidinden dolayı bağışıklık sisteminizin kuvvetlenmesine yardımcı olur.

MUTLU EDEN YEMEKLER
Stres düzeyi sonbaharda artıyor ve bu da yorgunluğa davetiye çıkarıyor. Kendimizi daha mutlu hissedeceğimiz gıdalar hangileri?
      Bu gibi dönemlerde, şeker ve kafein tüketmek size kısa süren bir rahatlık, geçici bir neşe verir. Ancak etkileri geçtikten sonra kendinizi daha kötü, daha yorgun hissedersiniz. Bol miktarda balık ve Omega-3 yağ asitlerinden zengin besinler ile ceviz, keten tohumu ve semiz otunu bolca tüketebilirsiniz. Yeterli miktarda vitamin ve mineral desteği almanız, depresyon ve yorgunlukla savaşta size yardımcı olabilir. B ve C vitaminleri ile folik asit, demir, magnezyum, potasyum, selenyum ve çinkonun yorgunluk azaltıcı, enerji artırıcı etkilerinden yararlanabilirsiniz. Beslenme planınızı oluştururken vitamin ve minerallerin bol miktarda bulunduğu yiyeceklere daha fazla yer ayırmalı, gerekiyorsa ek besin desteği olarak yararlanmalısınız.

Beslenme önerileri:
      C vitamini desteğinin gribe karşı koruyucu olduğu yönünde kanıtlar vardır. Her gün 1.000 mg vitamin C alabilirsiniz.

      Bol su içmek; vücut sıvılarını dengede tutmak ve virüslerle savaşmak için önemlidir.

      Ellerinizi iyi yıkamayı, yiyecekleri hazırlamadan önce ve yemeğe başlamadan önce elinizin temizliğinden emin olmayı da göz ardı etmemelisiniz.

      Sebze ve meyveyi taze tüketmek, daha da önemlisi besin değeri kaybı yaratmayacak şekilde tüketmek konusunda hassas olunmalıdır.

      Stres altında olmanın bağışıklık sistemini zayıflattığı göz ardı edilmemelidir. Omega-3 ve magnezyum stres için iyi çözüm olabilir.

      Vücudunuza iyi bakmak, yeterince dinlenmek ve uyumak da bağışıklık sistemimizi gribe karşı güçlü kılar.

      Turfanda sebze meyve yerine mevsimlik sebze meyveyi tercih edin. Bu sayede hem alacağınız vitamin oranını artırmış olursunuz hem de çok daha ucuza mönü hazırlarsınız.

Kaynak: Sabah




Google