Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Sağlıklı Yaşam
- Cinsellik
- Zayıflama-Diyet



Çağımızın bağımlılıkları
Çağımızın bağımlılıkları       Alkol, uyuşturucu, sigara, kumar gibi klasik bağımlılıklar hayatımızdaki yerini koruyor. Onların teşhisini koymak kolay. Ama bir de günümüzün bağımlılıkları var: Alışveriş, spor, İddaa oyunu, cep telefonu, iş, chat, bilgisayar oyunları... Bağımlılar durumlarını ne yazık ki çok geç fark ediyor. Dibe vurunca psikiyatrların yolunu tutuyorlar. Aslında yeni bağımlılıklar az veya çok yaşamımızın içinde.

      Ancak bağımlı sayılanların farkı bu tutkularının tüm hayatlarına hakim hale gelmesi, yaşamlarını rayından çıkarması, sadece kendilerinin değil, yakın çevrelerinin de zarar görmesi. İşte tedavi olmak için kliniklere başvuran bazı bağımlıların hikayesi.

PENİSİNDEKİ YARALAR HIZINI KESMEDİ
      Evli, işi-gücü yerinde bir adamdı. Sorunu sekse düşkünlük değil, düpedüz bağımlılıktı. Ne yapıp edip günde 4-5 kez ilişkiye giriyordu. Penisinde, sürekli cinsel ilişkiye girmesinden ötürü gelişen yaralar bile onu engelleyemiyordu. Pomat sürüp seks için önüne çıkan her türlü fırsatı değerlendiriyor ya da yaratıyordu. Çalışmakta, sosyal yaşamını sürdürmekte zorlanıyordu. "Zevk almıyorum, ama yapmadan duramıyorum" diyordu. Sorununun bir bağımlılık halini aldığını anladığında yardım istedi. Halen tedavisi sürüyor.

MUHAFAZAKAR KADIN CHAT BAĞIMLILIĞINDAN KURTULDU ALKOL BAĞIMLISI OLDU
Çağımızın bağımlılıkları       İki çocuk annesi bir ev kadınıydı. Kendini bildi bileli muhafazakar bir çevrede yaşamıştı. Chat giderek daha çok zamanını almaya başladı. Gündüz, gece, internette dakikalık sohbet fırsatlarını bile kaçırmıyordu. Kocasının tuvalete girdiği anlarda dahi bilgisayarın başına koşuyordu. Her hafta 2-3 yeni adamla tanışıyor, ardından yenilerinin peşine düşüyordu. Bir yandan yaşadığı heyecan, bir yandan eşinin fark etmesi korkusu günlük rutin halini almıştı. Sonunda tedavi gördü. Bundan kurtuldu ancak bu kez içki içmeye başladı. Muhafazakar ailesi anlamasın diye az kokan votkayı tercih ediyordu. Üstüne de turşu yiyordu ki içkinin kokusunu iyice bastırsın. Şimdi yeni bağımlılığıyla baş etmeye çalışıyor.

İŞKOLİĞİ TEDAVİYE İNSAN KAYNAKLARI GÖNDERDİ
Çağımızın bağımlılıkları       40 yaşındaki adam bir işyerinde orta kademede yöneticiydi. Sadece akşam değil, hafta sonları da işyerindeydi. Aslında evinden kaçmıyor, eşini ve çocuklarını seviyordu ama işi olmasa bile yaratıyor, onlarla geçireceği zamanı çalışarak harcıyordu. Sadece kendisinin ve ailesinin yaşamını zorlaştırmakla kalmıyordu. Yanında çalışanlar da eziyet çekiyordu çünkü onlardan da sürekli daha fazla mesai yapmalarını bekliyordu. Üstelik hiçbir zaman da mutlu hissetmiyordu kendini. Nihayet şirketin insan kaynakları departmanı, terfi edebilmesi için iş bağımlılığı tedavisi görmesini şart koştu. Doktoru onu spora yönlendirdi. Artık halı sahada futbol oynuyor.

AŞK BAĞIMLISI
Çağımızın bağımlılıkları       Eğitimli, iş güç sahibi, 27 yaşındaki genç kadın, aşırı değer veriyordu sevgilisine. Kendi deyimiyle zilzurna aşıktı. Ama sevgilisi ona çok kötü davranıyordu. Dayak, hakaret, küfrün de bini bir paraydı. Hareket halindeki arabadan onu yola atmak isteyince son anda tutundu nasıl olduysa. Ama bir türlü kurtulamıyordu ilişkiden. Eroin nasıl bağımlının hayatını mahvediyorsa, sevgilisi de onunkini mahvediyordu. Düpedüz aşk bağımlısıydı... Şimdi tedavi görüyor.

ARKADAŞLARININ KREDİ KARTLARI BİLE YETMEDİ
      33 yaşındaki kadın haftada 2-3 kez alışverişe gidiyordu. İhtiyacı olsun olmasın, kazak, pantolon, ayakkabı, gömlek ve etekleri taşıdığı koca paketlerle eve dönerken mutluydu. Her seferinde aynı mağazaya gidiyordu. Orada kapıda karşılanmak, ağırlanmak hoşuna gidiyordu. Maaşı yetmemeye başladı. Kısa bir süre frenledi tutkusunu. "Artık yeter" diyen arkadaşlarına kulak verdi. Söz verdi kendi kendine, artık deli gibi alışveriş yoktu. Ama açıklayamadığı dürtü yine devreye girdi. İmdadına kredi kartları yetişti. Üstelik taksit yapıyorlardı. Kredi kartlarının asgari tutarını bile ödemekte zorlanınca işyerinden avans aldı, borcunun bir miktarını kapadı. Kendini durdurmada zorlandığının farkındaydı. Kredi kartlarının borçlarını kapatınca hepsini iade etti, kartsız yaşamaya başladı. Ama kendini durduramıyordu, yine nakitle alışverişe döndü. Aynı kısırdöngüye girmişti. Maaşı yetmiyordu. Arkadaşlarının kredi kartlarını istemeye başladı bu kez. Başkalarının kartlarıyla doldurdu poşetlerini. Ancak ekstreler arkadaşlarıyla arasını bozdu. Alışveriş bağımlısı olduğunu çok sonra kabullendi. Şimdi tedavi görüyor...

CEP TELEFONUYLA YATIP KALKIYOR
      20 yaşındaki gencin tek tutkusu cep telefonlarıydı. Telefonuyla yatıp kalkıyor, telefonla konuşmaktan işini yapamıyordu. En yeni, en gelişmiş, en fazla özelliğe sahip telefonu satın almalıydı. Uzun konuşmaların faturası çok yüklüydü. Bütçesi zorlansa da, bazen mantığıyla üstesinden gelmeye çalışsa da tatmin edilmesi zorunlu bir ihtiyaçtı artık. Psikiyatra gittiğinde bile iki arada bir derede mesaj göndermeye çalışıyordu bir yerlere. Şimdi tedavi görüyor.

İDDAA BAĞIMLISI, BABASINA EV SATTIRDI
      33 yaşındaki adam bahis oyunu İddaa’yı ilk kez oynadığında müthiş heyecanlandı, tahmini tutmuş bir miktar para kazanmıştı. Haftalık heyecanlar yaşamının bir rutini haline geldi. Ancak her kumar türündeki gibi İddaa’da da her zaman kazanılmıyordu. Yatırdığı tutar sürekli büyüdü, maaşı yetmemeye başladı. İddaa büfesine borçlandı. Bir süre sonra borçlarını ödeyemez oldu. Eşine bile söyleyemedi, annesine açtı konuyu. Annesi, babasından gizli para vermeye başladı. Kısa süre sonra o da tükendi. Mecburen babasına itiraf etti. Borç o kadar büyümüştü ki babası evini satmak zorunda kaldı.

SPORA DAHA FAZLA ZAMAN AYIRMAK İÇİN SPOR SALONU AÇTI
Çağımızın bağımlılıkları       Ecstasy bağımlısıydı genç adam. Ailesi de öğrenince, ciddi bir tedaviden geçerek kurtulmayı başardı. İşe girdi, yeni bir meşgale edindi kendine: Spor. Haftanın yedi günü, saatlerce egzersiz yapmak bile doyurmuyordu içindeki spor yapma isteğini. Daha fazla zaman ayırabilmek için spor salonu işletmeye başladı. O da yetmedi daha kaslı bir vücut için bazı ilaçlar aldı. Bu defa da steroid (doping) bağımlısı oldu. Şimdi spor bağımlılığı tedavisi görüyor.

Dibe vurmadan yardım için başvurmazlar
      Doç. Dr. Kültegin Ögel (BATEM- Bağımlılık Tanı ve Tedavi Merkezi): Yeni görmeye başladığımız bağımlılık türleriyle, alkol, uyuşturucu, sigara gibi bağımlılıklarının temeli aynı. Kişi, bu alışkanlığın zararlı, hatalı olduğunu bile bile yapıyor. Yapmadığında huzursuzluk hissediyor. Yoksunluk yaşıyor. Hayatındaki başka yapması gereken işleri aksatıyor. Aynen alkol ve uyuşturucu bağımlıları gibi sık sık bırakmaya karar veriyor, ama başarısız oluyor. Son araştırmalara göre, bağımlı olduğu şeyden zevk alması gerekmiyor. Kentleşmeyle birlikte yalnızlaşıyoruz. Büyük bir boşluk yaşıyor insanlar. Kentte alışveriş, teknoloji vs. gibi faktörlere ulaşmak daha kolay. Erkeklerde bilgisayar oyunları, kadınlarda chat bağımlılığını daha sık görüyoruz. İş bağımlılığı erkeklerde daha çok. Seks-aşk bağımlığı her iki cinste eşit sıklıkta. Alışveriş her iki cinste de görülüyor. İddaa oyununun bağımlıları çok sayıda. Bağımlılar dibe vurmadan yardım için başvurmuyor. Bağımlılıkta kişinin o nesne üzerindeki kontrolü kaybolur. Biz de o nesneyi kontrol etmelerini öğretmeye çalışıyoruz. Bir davranışın değişmesi en erken üç ay, ortalama altı aydan önce olmaz.

Mini bağımlılık testi
      Aşağıdaki maddelerden üçü bir araya geldiyse bağımlı olabilirsiniz. Madde kelimesinin yerine, bağımlılık konusunu (internet, seks, alışveriş, spor vs.) koyabilirsiniz:

  • Tolerans geliştiyse (Aynı etkiyi sağlamak için artış varsa),
  • Madde kesildiğinde ya da azaltıldığında yoksunluk belirtileri ortaya çıkıyorsa,
  • Madde kullanımını denetlemek, bırakmak için yapılan tüm çabalar boşa çıkıyorsa,
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcanıyorsa,
  • Madde kullanımı nedeniyle sosyal, mesleki ve kişisel etkinlikler azalıyor ya da tamamen bırakılıyorsa,
  • Madde tasarlandığından daha uzun ve yüksek miktarlarda alınıyorsa,
  • Fiziksel ya da ruhsal sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen kullanım sürdürülüyorsa.

    Kaynak: Hürriyet




    Google