Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Sağlıklı Yaşam
- Cinsellik
- Zayıflama-Diyet



Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları
Mehmet Öz ile uzun yaşamın reçetesi
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       Dünyanın en ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz'e göre kalp krizinin başlıca nedeni aşırı kilolar. Yaptığı buluşlarla Amerika'da 'milenyum doktoru' seçilen ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun ve sağlıklı yaşamanın reçetesini verdi.

Günde sekiz bardak su içmek kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor
      Dünyaca ünlü Prof. Dr. Mehmet Öz, kalp krizinden korunmanız için önerilerde bulundu: Aşırı şişmanlıktan kaçının. Kolesterol seviyenize dikkat edin. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor; sekiz bardak su için. Son tavsiyem ise, hayatta bir amacınız olsun

      Prof. Dr. Mehmet Öz, sağlıklı yaşam önerilerini, Günaydın okurları için Esra Tüzün'e anlattı. İşte, Öz'ün tavsiyeleriyle, kalp krizinden korunmanın yolları...

      Yaklaşan kalp krizi hissedilir mi?
      Birçok insan kriz yaklaştığında uyarı sinyalleri alacağını düşünüyor ama doğru değil. Yanılıyorlar. Hastaların yüzde 50'si hiçbir sorun hissetmiyor, hatta kadınlar erkeklere göre daha az ağrı ve daha çok mide bulantısı hissediyor. En önemlisi, kalp krizi geçirenlerin yarıya yakını aslında çeşitli yaralanmalar sonucu hayatlarını kaybediyor. Aşk acısı yaşadığı için kalp ağrısı çektiğini söyleyenler yanılıyor. Çünkü kalpte basit sinirler var. Bu sinirler ağrı hissine neden olmuyor. Ağrı belli yerlere vurur. Kalp krizi gerçekleşirken, kalpteki sinirler değişik ağrı sinirlerine değerse kısa devre yapıyor. Sanki ağrı varmış gibi hissediyorsunuz. Kol, çene ve göğüste bu ağrı hissediliyor. İnsanların yüzde 50'sinde diğer sinirlere değmiyor. Yani, kalp krizi sırasında ağrı ortaya çıkmıyor.

      Kalp krizi erkeklerde mi kadınlarda mı daha sık görülüyor?
      Kalp hastalığı kadınların bir numaralı katilidir. Kalp damar hastalıklarından ölenlerin yüzde 53.5'i kadındır. Kalp hastalığı her yıl erkekten fazla kadın öldürüyor.

EFOR TESTİ GARANTİ DEĞİL
      Sağlıklı görünen bir insan neden kalp krizi sonucu aniden ölür?
      Son derece sağlıklı görünen ama aniden ölen hastalara tanık olduk. Bu hastaların ölümüne neden olan yağ dolu plak, yıllar boyu sesiz sedasız tıkanır ve aniden parçalanır. Nedenlerini her zaman bilmesek bile, onun ardındaki hastalığın önceki gün başlamadığını biliyoruz. Sabah uyanıyorsun, kendini son derece sağlıklı ve dinç hissediyorsun. Sağlıklı bir koşu yapmaya hazırlanacak kadar iyi hissediyorsun... Çok ilginçtir; günün en tehlikeli saatleri sabah saatleridir. Gece yarısından sabah saat 10.00'a kadar olan süre... Çoğu durumda hasta egzersiz falan da yapmıyordur. Koşuya çıkarsınız, bazen kan akışındaki artış bu plakları yerinden oynatır. Belki de kendinizi bitkin hissediyorsunuzdur, göğsünüzde bir sıkışma olabilir, bunu başka bir şeye bağlarsınız. İşte o an size uyarı niteliğindeki sinyalleri tek tek harcıyorsunuzdur. Bu sizi, farkına varmadan öyle tehlikeli bir noktaya getirebilir ki...

      Efor çektirilmiş olmasına rağmen, kalp krizi riskini belirleyememe ihtimali var mı?
      Kalbin üzerinde arterler var. Arterlerin de duvarları var. Arterlerde görülen sertleşme zamanla artıyor ve 30 - 40 yıl sonra bir gün kapanıyor. Hasta kalp krizi geçiriyor. Bazen tam kapanmak üzereyken, eforlu test yapılıyor. Tıkanma yüzde 80 ise, bulunuyor. Hastanın hayatını kurtarıyoruz. Ama bazen arterdeki sorun eforla tespit edilemeyecek kadar az oranda olabiliyor. Hasta sabah çok yağlı bir sucuk yiyor, öğlen birine çok kızıyor. Ondan sonra basınç artıyor, yırtılıyor. Etrafından geçen kan üzerinde birden pıhtılaşıyor. Ve beş dakika içinde tıkanıyor. Hasta bu nedenle yaşamını yitiriyor. Yani, tıkanma yüzde 40 iken aniden yüzde 100'e çıkıyor. Mc Donald's'ın sahibi de nisan ayında efor testi çektirdi. Ancak mayıs ayında öldü.

      Efor testi kalp krizi riskini tetikler mi?
      Bu aslında çok sorulan bir soru. Eforlu test yapılırken kalp krizi geçirmek mümkün. Ama çok nadir. Binde bir oranında bu risk var. Ama eforlu testi yapmazsanız, hastaların yüzde 10'unu kaybedebilirsiniz. Kalp krizi geçirmek üzere olan bir hasta grubu var. Onları kurtarmak çok önemli. Bu testi herkese önermiyoruz. Eforlu testin ne kadar pozitif olduğunu ölçmek lazım. Kadınlarda eforlu talyum testi kullanılmamalı. Kadınlarda eforlu EKO yapılmalı. Eforlu talyum testi için bütün araştırmalar erkekler üzerinde yapıldı. Bence kadınlarda geçerli bir test değil.

      Uçak seyahatlari kalp krizi riskini artırır mı?
      Uçağın bazı yan tesirleri var. Birincisi; bacaklar saatlerce kıpırdamıyor, adaleler kanı kalbe doğru itiyor. İkincisi; seyahatte insanlar çok az su içer. Eğer iki saatten fazla uçakta kıpırdamadan durduysanız, bacak damarlarındaki kan pıhtılaşmaya başlıyor. Pıhtılaşan kan akciğerlere gidiyor. İşte bu çok tehlikeli bir durum. Kalp rahatsızlığı olsun olmasın, herkes uzun seyahatlerde kıpırdasın, iki saatte bir ayağa kalksın ya da olduğu yerde bacaklarını sık sık hareket ettirsin. Bol su içsin. Bir de yüksekten uçulduğu için güneşten gelen radyasyon var. Radyasyon insanı yaşlandırıyor. Tek çözüm az uçmak ama bu da iş dünyası için mümkün değil.

      Dünyanın en ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz'e göre kalp krizinin başlıca nedeni aşırı kilolar. Yaptığı buluşlarla Amerika'da 'milenyum doktoru' seçilen ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun ve sağlıklı yaşamanın reçetesini verdi.

KÖTÜ TABLOYU İYİYE ÇEVİREBİLİRSİNİZ
      Yaşam düzenindeki değişiklikler kalp krizi riskini iyileştirir mi yoksa yalnızca durdurur mu?
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       Birçoğumuz düzenli beslenmenin, düzenli egzersizin ve sigarayı bırakmanın kalp krizi riskini azalttığını bilir. Eğer kötü alışkanlıklarla ilgili yeterince büyük bir adım atarsanız, sadece kötüye gidişi durdurmakla kalmaz, kötü tabloyu da geri çevirebilirsiniz. Kalp hastası değilseniz, kendi ihtiyaçlarına göre bir diyet ayarlaması yapabilirsiniz ama kalp hastasıysanız, bazı değişiklikler gereklidir. Bazı durumlarda beslenme düzeninde köklü değişiklik yapmak küçük değişiklikler yapmaktan daha kolaydır. Çünkü sonucu daha kolay alınır. İnsanlar birden kendilerini daha iyi hissetmeye başlar.

      Kalp krizi için en riskli grup iş dünyasının tepe kademeleri mi?
      Aslında kalp hastalıklarına yakalanma riskini en çok alt gelir gruplarındakiler ve işsizler yaşıyor. Çünkü hayatlarından memnun değiller. Yaşamlarını kontrol edip yönlendiremiyorlar ve doktor tarafından düzenli bir şekilde kontrol edilmiyorlar. İş dünyasındaki insanlarda da risk çok yüksek. Kendilerini kuvvetsiz hissediyorlar, hayatta bir vazifeleri olmadığına inanıyorlar. Dünyada gerçekleşen büyük olaylar ekonomileri de büyük ölçüde etkiliyor. İkiz Kuleler yıkıldıktan sonra New York'ta bir araştırma yaptık. Kalp krizi oranının arttığını gördük. Bu artış özellikle finans çevrelerinde görüldü. Türkiye'de de depremden sonra arttı. Finans işinde stres çok yüksek. Bazen olaylar insanın kontrolünden çıkıyor. Borsada düşmeler, çıkmalar, işlerin bozulması, işsiz kalmak stresin ortaya çıkmasına neden oluyor. Stresin de kalp krizinde büyük rolü var. İş dünyasındakiler yaşadıkları stres nedeniyle işsizler grubuna giriyor.

      Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
      Obezite (aşırı şişmanlık) kalp krizine yol açan risk faktörleri arasında en kolay çözüm bulunabilen konudur. Kolesterol seviyenizi ölçtürün. Toplam kolesterolün yanı sıra HDL, yani iyi kolesterol ve LDL kötü kolesterol oranlarını da öğrenin. Kötü olanını yani LDL'yi 100'ün üzerinde tutmaya çalışın. Bu özellikle 65 yaşından önce kalp krizi geçirmiş bir akrabanız varsa, daha da önem kazanıyor. Üçüncüsü ve en kolay olanı ise günde altı - sekiz bardak su için. Masanızın üzerinde sürekli olarak su bulundurun. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor. Son tavsiyem ise, hayatınıza bir amaç kazandırın. Ruhsal sağlığınız kalp sağlınızı çok yakından ilgilendiriyor. Yalnız yaşamanın kalp ameliyatı sonrasında tablonun kötüye gitmesi açısından başlı başına bir risk faktörü oluşturduğunu biliyoruz. Yani, kalbinize atmaya devam etmesi için bir neden yaratın.

İyi kolesterolü düşük olan spor yapmalı
      Kalp krizi sırasında yaşam şansını artıracak en önemli etken nedir sizce?
      En iyisi Aspirin. Etkisi o kadar büyük ki, hastaneye gelen yoğun bakıma aldığımız her hastaya veriyoruz.

      Türkiye'de kalp krizini önlemenin önündeki en büyük engel nedir sizce?
      Bizde genetik olarak iyi kolesterol çok düşük. Bunun tedavisi için şu an bir ilaç yok ama ileride olacak. Batı diyetinin yaygınlaşması sonucu Türkiye'de obezite oranı 10 yıl içinde iki kat arttı. Bunun için atalarımızın yediği yemeklerden uzak kalırsak, bizdeki kalp krizi oranı acayip yükselecek. İyi kolesterolümüz düşük olduğu için bizi koruyacak hiçbir şey yok, ilaç yok. Hiçbir tedavi yok. Koruyucu kolesterol düşükse bunu yükseltmek için tek bir tedavi var, o da spor.

Yaşamak için amacınız olsun
      Yorgunluğun olumsuz etkisi olduğu doğru mu? Günde kaç saat çalışılmalı?
      Bence çalışmamak çok çalışmaktan daha kötü. Ameliyat ettiğim hastalarda hep aynı sıkıntıya giriyorum. Kadın diyor ki 'Eşim artık işi bıraksın, paraya ihtiyacımız yok' Hasta ise, 'Ben çalışmadan ne yaparım' diyor. Genelde erkeğin tarafını tutuyorum. Çünkü dediği doğru. Yaşamak için bir amacın yoksa, yaşamazsın o zaman.

      Kalp krizi pazartesileri ve sabaha karşı ortaya çıkıyor. Neden?
      Sabaha karşı kalp krizlerinin arttığını gösteren araştırma İngiltere'de yapıldı. Buna göre, sabahları vücuttaki hormonlar değişiyor. İkincisi; kötü rüyalar bazen her şeyden daha fazla stres yaratıyor. Aynı araştırmada, en fazla ocak ayında ve pazartesi günü kalp krizi geçirildiği saptandı.

Mehmet Öz'den 7 altın tavsiye
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       Prof. Dr. Mehmet Öz. uzun yaşamın reçetesini verdiği bölümünde, biyolojik saati yavaşlatmanın yollarını gösterdi. Bu yolları yedi adan başlıkta toplayan Prof. Dr. Mehmet Öz, 'Sağlığınız kadar sosşay çevreniz de önemli" dedi.

Türk insanında atalarından gelen 'iyi kolesterol eksikliği' var
      Kolesterol seviyemizde kalıtsal özelliklerin, yaşın, cinsiyetin ve stres seviyesinin de beslenme kadar önemli rol oynadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Öz, uyardı: Türk insanında genetik olarak iyi kolesterol düşüklüğü var. Kötü kolesterolü düşürüp, iyi kolesterolü yükselten beslenme biçimi ve yaşam tarzı benimsenmeli...

      İnsan kalbi vücuttaki en güçlü kaslardan biridir ve muazzam bir enerji santralidir; günde hiç ara vermeksizin 100 bin kez atar. Kalp yetmezliği batı dünyasında en önemli ölüm sebebi. Günümüzde kalp yetmezliğine en iyi çözüm, bu organı başka bir insan kalbi ile değiştirmektir. İşte sorun burada başlıyor, herkese yetecek kadar organ bulunamıyor. Bunun için kalbi iyi korumak gerekiyor...

      Kolesterol tamamen zararlı mıdır?
      Kolesterol tamamen zararlı değildir. Vücudumuz hormon üretimi, sinir yalıtımı ve hücre zarı oluşumu için kolesterol kullanır. Kolesterol vücutta doğal olarak oluşur ve yeterli oranda kalırsa, aslında sağlığımız için iyidir. Kolesterol olmadan vücudumuz sağlıklı hücre zarı yapamaz. Kolesterol iki farklı protein tarafından taşınır. İyi taşıyıcıya HDL denir. Bunlar süper karıncalara benzer; kolesterolü tuttular mı, bir daha asla bırakmazlar. Kötü proteinlere ise, LDL denir. Teşvik edildiğinde bu kötü protein parçalanmaya başlar ve taşıdığı kötü kolesterol vücudun her yerine dağılır. Kanınızda fazla kolesterol varsa, fazlalık kalp damarlarınızda depolanabilir, bu da kalp krizine neden olur.

ZAYIFLAR DA RİSK ALTINDA!
      Zayıf insanlarda neden kolesterol çıkıyor?
      İncecik bir insanda fazla miktarda kötü kolesterol olması, yüzde 5'lik bir risk. Tehlikeli yüksek kolesterolün genetik oranı yüzde 5'tir. Diğer tüm nedenler perhiz ve bizim yaşam tarzımızla ilgili.

      Kolesterol sadece yediklerimize mi bağlıdır?
      Hayır. Kalıtsal özellikler, yaş, cinsiyet ve stres seviyesi de rol oynar.

      Kolesterolün damarlarda nasıl bir etkisi var?
      Damarlarda yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara hasar yaratıyor. Her biri damarların duvarını bozuyor. Yüksek tansiyon nedeniyle kan büyük bir hızla geçerken damar duvarını yırtıyor, şeker hastalığı hücreleri öldürüyor, genetik zararlar var, sigara da damarlara hasar veriyor. Duvar bozulduktan sonra tamir edilmesi gerekiyor. Burayı tamir etmek için kolesterol geliyor. Doymuş yağlı margarinden yapılan yağlı yemek yendiği için buraya gelen kötü kolesterol ise, damarın duvarını tamir edemiyor. Yani LDL proteini, dolaşım sırasında damar çeperlerine çarpar ve içindeki toksik kolesterolü damara aktararak plak oluşumuna neden olur. Vücuttaki kolesterol iyi ise, Omega 3, Omega 6 yağları veya saf tereyağından gelmişse, burayı temiz bir şekilde tamir ediyor.

      İyi kolesterol nasıl artırılabilir?
      Kötü kolesterol LDL'yi azaltmanın en iyi yolu, diyet veya geleneksel lipid düşürücü ilaçlar. Türk insanının atalarından süregelen, genetik iyi kolesterol HDL eksikliği var. Yakın zamanda, Kuzey İtalya'da Milano şehrinin hemen dışında bulunan Garda Gölü'nde yapılan bir gözlemden, bir araştırma doğdu. Bu bölgede yaşayanların HDL düzeyleri çok düşüktü. Fakat beklenilenin aksine, düşük kalp hastalığı oranına sahiplerdi. Araştırıldığında bu insanların süper yüklü HDL'ye benzer özel bir partiküle sahip olduğu ve aynı madde düşük HDL'li kalp hastalarına verildiğinde, bu hastalardaki plakların çözüldüğü gözlendi. Bu ilaçlar üç-beş yıl içinde kullanılabilir.

TOPRAKTAN ÇIKTIĞI GİBİ...
      Türk mutfağı kolesterolü dengeler mi?
      Geleneksel Türk diyeti bizleri obeziteye (aşırı şişmanlık) yatkın kılmıyordu. Çünkü biz seneler boyunca kendi geleneksel yemeğimizi sindirmeye ve yakmaya genetik olarak adapte olmuştuk. Bugün ise batı diyetinin yaygınlaşması sonucu, Türkiye'de obezite oranı son 10 yıl içerisinde iki kat arttı.

      Yağlar, karbonhidratlar, hepsi düşman mı?
      Yağların mı, karbonhidratların mı, yoksa proteinlerin mi bizim için kötü olduğunu yıllarca tartışmamızdan sonra daha berrak bir vizyona ulaşıyoruz. Bizim için hepsi iyidir. Fakat hepsi kötü de olabilir. Bu yüzden biyokimya üzerine konuşmak yerine, pratik yemek mesajlarına odaklanalım. Hedefler basit: Eğer yediğiniz besin topraktan çıktığı haliyle görünmüyorsa, risk alıyorsunuz demektir. Çok az yenilebilir beyaz besin toprakta yetişir. Bu yüzden beyazsa yemeyin. Bitkisel besinden zengin çilek, kiraz türü meyvelerle, turp cinsi sebzelerle ve soya fasulyeleriyle beslenin.

Olduğunuzdan daha genç yaşamanın yolları
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       1. Adım: Kalbinizi pompalayın; bol hareket edip kalori yakın Aslında vücudunuz doğal bir yağ yakıcısıdır. Her zaman kalori yakarsınız... Bahçenizle ilgilenirken, kitap okurken ya da banyo yaparken bile kalori yakarsınız. Fakat sağlıklı olmak için fiziksel egzersiz yapmanız şarttır. Haftada 3500-6500 kalori arasında yakmanız gerekir. Kalorilerin çoğu günlük aktivitelerimizi gerçekleştirirken yakılır. Fakat araştırmalar gösteriyor ki, günlük aktivitelerle yakılan kaloriler sağlıklı olabilmek için yeterli değildir. Haftada en az 60 dakika kalp ritminizi yüzde 80 artıran kardiyovasküler egzersizleri yapmanız gerekir. Sadece düzenli yürüyüş yapmak bile, LDL (iyi huylu) kolesterol seviyenizi düşürür, sağlıklı HDL (kötü huylu) kolesterol seviyenizi artırır, vücuttaki iltihabı azaltır. Egzersiz aynı zamanda kan damarlarınızı da güçlendirir. Günde sadece 20 dakika egzersiz yapmak bile kalbinizde, arterlerinizde, eklemlerinizde, davranışlarınızda ve sağlığınızda olumlu değişikliklere neden olacaktır.

      2. Adım: Gerekli ölçümleri düzenli olarak yaptırın Ölçüm yaptırdığınızda çıkacak sonuçlardan korkuyorsanız bile, yine de gerekli testleri yaptırmayı ihmal etmeyin. Bu testlerin sizin sağlığınızın değişmez bir parçası olduğunu kabul edin.

      Kan basıncı (tansiyon) testi: Kan basıncı testi sizin arterlerinizin duvarlarından geçen kanın kullandığı gücün miktarıdır. Eğer kan basıncınız yüksek ise, bu arterlerde küçük deliklerin oluşmasına neden olur. Fakat yüksek kan basıncının hiçbir belirtisi yoktur. Bu da bu rahatsızlığı görmezden gelmemizi kolaylaştırır. Fakat tansiyon bazı ilaçlarla ve düzgün yaşam koşullarıyla kontrol altına alınabilir. 55 yaşındaki birinin tansiyonu ideal değerlerde ise, beden yaşı takvim yaşından ortalama olarak dokuz yıl daha genç olur.

      Kan testi: Yaptıracağınız kan testi ile genel sağlığınız hakkında verilere ulaşırsınız. İşte kan testinde baktırmanız gereken değerler:

      Kolesterol: İyi huylu ve kötü huylu kolesterol değerlerinize dikkat edin. Kötü huylu kolesterol seviyenizi kontrol altında tutmaya çalışırken, iyi huylu kolesterol seviyenizi yükseltmeye çalışın. İyi huylu kolesterol seviyenizi yükseltmek için; günde birkaç kaşık zeytinyağı için veya 100 gram balık ya da bir avuç fındık, fıstık ya da ceviz yiyin. Günde ortalama en az 30 dakika yürüyüş yapın. Niasin (nikotinik asit) alın. Her gece bir kadeh içki içebilirsiniz ama bir gecede içmeniz gereken sınırı sakın aşmayın. Homosistein: Alınan proteinlerin sindirilmesini sağlayan bu maddenin fazlası damar duvarlarında tahribata neden olabilir. Kan testinizde bu değerin 9 mg/dl veya daha az olmasına dikkat edin. C reaktif protein: Kan testlerinde bu değerin yüksek olması, kalp hastalıkları riskinin de yüksek olması anlamına gelir. Bu değeri günde bir tane Aspirin içerek ya da düzenli egzersiz yaparak kontrol altına alabilirsiniz. Kan şekeri: Her zaman 100 mg/dl'nin altında olmasına dikkat edin. Şeker hastası olmasanız bile, çok şekerli yiyeceklerden ve doymuş yağdan uzak durun.

Fiziksel testler:
      Maksimum kalp hızı:
Üç dakika vücudunuzu zorlayacak bir egzersiz yaptıktan sonra, kalp ritminizin hızını ölçün. Yaşınız için öngörülen maksimum değere, yüzde 80 - 90 oranında ulaşabiliyor musunuz? Maksimum kalp hızı değerini, yaşınızı 220'den çıkararak bulabilirsiniz.

      Toparlanma süresi: En ağır egzersizi yaptıktan sonra kalp hızınızı not edin. Sonra vücudunuzun soğumasına izin vermeden egzersizi bırakın. İki dakika sonra kalp hızınızı tekrar ölçün. Yaşınıza göre maksimum değerin en az yüzde 80'ine ulaşıyorsa ya da iki dakika içinde 66 veya daha fazla değer düşüş göstermeye başladıysa, takvim yaşınızdan en az beş yıl daha gençsiniz demektir.

      3.Adım: Çevrenizde iyi ve güvenilir dostlarınız olsun Strese ve depresyona karşı kendinizi koruyun, olumsuz düşüncelerden uzak durun, kronik stres kalbin en önemli düşmanıdır.

      4. Adım: Kalbinizi doğru besleyin; haftada bir kez balık yiyin Günde en az bir avuç fındık, fıstık ya da ceviz yiyin. Zeytinyağı ve balık yağı damarlarınızı temizlemek ve iyi huylu kolesterolü yükseltmek için bire birdir. Haftada en az bir kere balık yiyin. Günde 32 mg flavonoid alın. Kanın temizlenmesine yardımcı olan bu madde çay, üzüm, kızılcık, soğan, domates ve portakalda bolca bulunur. Düşmanlarınızı tanıyın, yağlı etten, fındık yağından, tam yağlı süt ürünlerinden ve fast food türü gıdalardan uzak durun.

      5. Adım: Akrabalarınızla görüşmeyi ihmal etmeyin Böylelikle, hem akrabalarınızla vakit geçirir hem de onların da şikayetçi olduğu genetik rahatsızlıkları öğrenebilirsiniz.

      6. Adım: Ecza dolabınıza özen gösterin Erkekler 35, kadınlarsa 40 yaşından itibaren kalp rahatsızlarından korunmak için her gün bir tane Aspirin alabilir. Bedeninizin ihtiyacına uygun bir multivitamin de takvim yaşınızdan altı yıl daha genç kalmanızı sağlar. Magnezyum, kalsiyum, C, E vitaminleri ve potasyum açısından zengin multivitaminleri tercih edin.

      7. Adım: Düzenli olarak ihtiyacınız kadar uyuyun Düzenli uyumaya özen gösterin. Araştırmalar kadınların günde yedi - sekiz, erkeklerin sekiz - dokuz saat uykuya ihtiyaç duyduklarını ortaya koyuyor.

Kollarınızı hareket ettirerek kalp krizi riskini azaltabilirsiniz
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       Günde en az yarım saat spor yapılmalı. Bu, merdiven çıkma, yürüme veya seks de olabilir. Kalp atışlarını artıracak kadar hareket edilmeli. Özellikle kollarını hareket ettirerek çalışmanın, kalp krizine karşı koruyucu etkisi var. Orkestra şefleri bu konuda çok şanslı. Akciğer kalbin kardeşi gibidir. Kirli havanın güvenli bir şekilde dışarı atılmasını sağlar. Akciğer ne kadar sağlam olursa, kalp de o kadar sağlıklı olur. Kalp vücudun en cimri organı; oksijene doymuyor. Onun bol oksijen almasını sağlarsanız, kalbiniz o kadar sağlıklı olur.

      New York Columbia Üniversitesi Presbyterian Hastanesi Kalp Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, genç ve sağlıklı kalmanın, kalp sağlığını korumanın yollarını GÜNAYDIN okurları için anlatmaya devam ediyor...

      Genç ve sağlıklı kalmak için neler yapmalı?
      İçinizden kaç kişi 100 yaşına kadar yaşayacağını düşünüyor? Aslında bu sizin için hiç de zor olmamalı. Özellikle de sağlığına dikkat edenler için. Amerika'da yaşlıların yüzde 87'sinin doğru beslenmeyle iyileştirilebilecek en az bir kronik hastalığı var. Yaşam süresi artıyor ama daha uzun yaşamak daha iyi yaşamak anlamına gelir mi? Yaşadığımız yılları en iyi şekilde değerlendirmek elimizde. Bunun anahtarı, zihnen ve bedenen kendimize dikkat etmekten geçiyor. Yüzyıllardır pek çok insan gençlik kürlerinin peşinde koşuyor. Kleopatra'nın süt banyolarından, geçen yıl sayısı 7 milyona yaklaşan estetik operasyonlara geldik. Gençliğe odaklanmış bir dünyada yaşıyoruz. Peki, genç görünmek aslında ne anlama geliyor? Cildimizin yaşlanmasında galiba en büyük suçlu güneş. Cildimizin gördüğü zararın yüzde 80 kadarı, aslında biz 20 yaşımıza gelmeden oluşuyor. Son araştırmalar solaryumda morötesi ışınlara maruz kalmanın, cilde en az güneş kadar zarar verdiğini ortaya koyuyor.

      Erkekler kendilerine özgü bir menopoz yaşar mı?
      Yaşımız ilerledikçe, kendimizi dinç hissetmemizi sağlayacak hormonlar da değişmeye başlıyor. Kadınlar menopoza girer ve östrojen seviyelerindeki düşüşle gözle görünür değişiklikler ortaya çıkar. Çoğu kadında menopoz süreci, aybaşı kanamalarının daha az düzenli olduğu 46 yaş civarında başlar. Ancak, testosteron seviyelerinde o derece ani bir kayıp yaşanmasa da, erkekler de aslında menopoza benzer bir dönemden geçer ama çoğu insan bunu bilmez. Büyüme hormonunun salgılanması 40 yaşında yarı yarıya azalıyor.

HAREKET KİRLİ KANI TEMİZLER
      Kalp hastalıklarından korunmak için nasıl beslenmeli, hangi sporlar yapılmalı?
      Hareketsizlik en büyük düşman. Şişmanlık tahmin ettiğiniz kadar kötü değil. Şişman ve sporcu olanlar, zayıf ve spor yapmayan insanlardan daha sağlıklıdır. Bir günde en az yarım saat spor yapmalı. Bu, merdiven çıkma, yürüme, seks olabilir. Kalbinizin atışlarını artıracak kadar hareket yapılmalı. Kolları hareket ettirerek çalışmanın kalp krizine karşı koruyucu etkisi var. Özellikle orkestra şefleri bu konuda şanslı. Kolları hareket ettirmekle kalp krizi riskini azaltabilirsiniz. Hareket ettiğiniz zaman kalp adalelerine enerji verirsiniz. Adaleler vücutta temizlenmesi gereken kirli maddeleri kanla birlikte kalbe doğru itiyor. Bu kirli maddeler kirli kana karışarak kalbe geliyor. Kalp kirli maddelerin bulunduğu kanı akciğerlere ve diğer organlara gönderiyor. Her organ kendi görevini yaparak bu kanı temizliyor. Temizlenen kan tekrar vücuda yayılıyor.

      Yoga kalbi nasıl koruyor?
      Hastalarımda kullandığım, çok beğendiğim bir tedavi, yoga. Çocukluğumuzda öğrendiklerimizi yoga ile tekrar öğreniyoruz. Yoga, kalp için çok faydalı. Hem kalbi çalıştırıyor hem de vücudu gevşek tutuyor. Vücut gevşeyince, kendini incitmiyor.

      Hem doğru nefes almanın hem de meditasyon yapmanın sırrı nedir?
      Yedi saniyede burnundan nefes al. Nefes alırken mideyi yukarı doğru kaldır. Göğüs kalkmamalı. Yedi saniye nefesi tut. Yedi saniyede yavaş yavaş dışarı ver. Derin nefes alırken vücuttaki oksijen miktarı artıyor. Hücreler yemeği hazmettikten sonra kirli hava çıkarıyor. Derin nefes verirken bu kirli hava dışarı çıkıyor. Meditasyon gibi...

KALP VÜCUDUN CİMRİ ORGANI
      Doğru nefes almak kalbi nasıl koruyor?
      Göğüste kaburgaların arasında minik adaleler var. Doğru şekilde nefes alırsanız, mide dışarı çıkıyor. Midenin altında büyük bir adale var: Diyafram. Mide yukarı çıkınca, akciğerleri aşağıya doğru çekiyor. Bu şekilde akciğerin alt kısmında pis hava toplanıyor. Derin nefes alarak kirli hava boşaltılınca, akciğerler rahatlıyor. Bu şekilde sabah ve akşam 10 kere nefes almalı. Akciğer kalbin kardeşi gibidir. Kirli havanın emniyetli bir şekilde dışarı atılmasını sağlıyor. Akciğer ne kadar sağlam olursa, kalp o kadar sağlam olur. Kalp vücudun en cimri organı. En çok fazla oksijen ister. Oksijen miktarı ne kadar yüksek ise, kalbe o kadar iyi gelir.

Vücut yaşınızı siz seçin
      Siz yaşarken, zamanın aktığını unutmayın. Herkes takvim yaşına göre birbiriyle eşit şekilde yaşlanır ama bu sizin takvim yaşınızdır. Önemli olan, sizin vücut saatinizi tersine çalıştırmanız ya da en azından yavaşlatmanızdır. Nasıl ve ne kadar uzun yaşayacağınızın yüzde 70 kontrolü sizin elinizdedir. 50 yaşınıza geldiğinizde, o güne kadar sürdürdüğünüz yaşam tarzınız yüzde 80 sizin biyolojik yaşınızda rol oynar. Geri kalan faktörler ise, genetik olarak size miras kalır. Yaşlanmayı durduramayız ama yaşam tarzımıza dikkat ederek daha kaliteli ve sağlıklı bir hayat sürdürebiliriz. Yaşlanmaya bağlı hastalıkların ortaya çıkmasında üç önemli neden vardır, bunlar:

Kalp ve kan damarlarının yaşlanması (Bu durum kalp krizlerine, hafıza kaybına, iktidarsızlığa neden olur)
Bağışıklık sisteminin yaşlanması (Bağışıklık sisteminin yaşlanması vücudu enfeksiyonlara ve kansere karşı dirençsiz bırakır)

      Çevresel ve dış etkenlerden meydana gelen yaşlanma (Stres ya da kazalar sonucu meydana gelen durumlar)

Beyninizin genç kalması için dikkat etmeniz gerekenler
1. Beyin damarlarınızı açık tutun
      Günde bir Aspirin içmek beyin damarlarınızı açık tutmanızı sağlar ve böylelikle beyine daha çok oksijen gider. Beyin damarlarınızda tıkanıklık olmaması, beyin kanaması geçirmenize neden olabilir. Bu da felce yol açabilir.

2. Beyninize egzersiz yaptırın
      Eğer kaslarınızı kullanmazsanız, zamanla patates püresine benzerler. Beyniniz de kaslarınıza benzer. Beyninize de egzersiz yaptırmanız gerekir. Bulmaca ya da yap - boz türü oyunlar, beyin egzersizi için idealdir. Beyin hücrelerini çalıştırmazsanız, onları kaybedeceğiniz gerçeğini aklınızdan hiç çıkarmayın.

3. Beyninizi gıdalarla besleyin
      Besinlerde kalbiniz için ne zararlıysa, beyniniz içinde yine aynı şeylerin zararlı olduğunu unutmayın. Doymuş yağdan mutlaka uzak durun, bu beyindeki damarlarda tıkanıklığa yol açabilir. Yine her gün bir avuç fındık, fıstık ya da ceviz tüketin. Mutlaka haftada en az bir kez balık yiyin. Günde bir tabak soya fasulyesi yiyin. Bu, ihtiyacınız olan yağ, lif ve proteini sağlar. Her gün 250 gr domates suyu ya da domates sosu tüketin. Ayrıca, avokado ve çileğin de faydalı olduğunu unutmayın.

4. Günlük stresinizi azaltın
      Vücudun her organını olumsuz etkileyen stres, beyni de aynı ölçüde etkiler. Doğum sonrasında kadınlarda görülen depresyona karşı en iyi ilaç Omega 3 yağ asitleridir. Gebelik döneminde anne ihtiyacı olan yağ asitlerini karşılayamazsa, bebek anneden bu yağ asitlerini alır ve anne de gebelik sonrası depresyon ile karşı karşıya kalır. Depresyon ve stresin kronikleştiği durumlarda beyin hücrelerinin hızla öldüğünü unutmamak gerekir.

5. Doğal beslenin
      Beslenmenizde doğal olursanız, hafızanız güçlenir ve daha genç kalırsınız. Folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Brüksel lahanası, börülce ve ayçiçeği folik asit açısından zengin değerlere sahiptir. B6 en çok tavuk, muz ve domates püresinde bulunur. B12 vitaminini yeterli almak için bol bol balık tüketin.

6. Hawaii'yi düşleyin
      Kendinizi Hawaii'de sahilde elinizde soğuk bir içecekle yatarken düşleyin. Hayal kurmanız zihninizi esnekleştirir ve çalıştırır.

Kalp ameliyatı geçirene seks yapmasını öneriyorum
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       "Düzenli olarak seks yapmak ömrünüzü iki yıl uzatıyor. Kalp ameliyatı geçirenlere de birkaç gün sonra hemen seks yapmalarını öneriyorum. Çünkü bir hasta seks yapıncaya kadar kendisini iyileşti saymaz"

      Dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, seksin kalp sağlığı açısından yararlarına değinirken, ilerleyen yaşın cinsel hayatın sonu olmadığını da vurguluyor. Öz'ün vurguladığı ikinci konu ise, yaz aylarında kalp sağlığını korumanın yolları...

      Yaz aylarına özel risk faktörleri nelerdir?
      Sıcak havalarda iki risk var. Birincisi susuz kalmak. Vücutta su miktarı az olduğu için kanın pıhtılaşma oranı daha yüksek oluyor. Kış aylarından daha çok çekiniyorum. Çünkü soğuk hava damarlarda spazma neden oluyor. Spazm olunca yüzde 50 darlık olan damarda, bu darlık yüzde 100'e çıkıyor. Amerika'da ne zaman kar yağarsa, kalp krizi çok artıyor. Tabii sıcak havada da terlemeye bağlı olarak su ve elektrolit dengesi bozuluyor. Bundan dolayı da ani ölümler ortaya çıkabiliyor.

HER DAKİKA BİR KAZANIMDIR
      Kalp hastalıkları riskini azaltmaya yönelik yaşam tarzını ne zaman benimsemek gerekir?
      Bugünkü hareketlerinizle, davranışlarınızla bu akşamki kalp krizi riskini düşürebilirsiniz. Bu yazıyı okuyanlar bugünden itibaren önlem almaya başlarsa, uzun vadede yaşamayı garantiler. Her dakika bir kazanımdır.

      Yeme düzenini değiştirerek kalp damar hastalıkları riskini ne kadar düşürebiliriz?
      Yarı yarıya düşürebiliriz. Sırf şişmanlık değil, egzersiz ve aktivite azlığının da çok büyük rolü var. Şişmanlıkta önemli olan abdominal' dediğimiz bel bölgesi şişmanlığı. Bel ölçüsü erkeklerde 102, kadınlarda 92 santimin üzerinde olmamalı. Bazı insanlar şişmanlığı ya bacaklarda toplar ya da basenlerde. Ama bel şişmanlığı çok daha önemli. Çünkü iç organların yağ bağlamasına neden oluyor.

      Sporu kilo vermek için mi, yoksa herkes için mi öneriyorsunuz?
      Şöyle ki; eğer seçeceksem şişman ama spor yapan kişiyi hiç spor yapmayan zayıf kişiye tercih ederim. Şişman ama sportif olun daha iyi; ömrünüz daha uzun olur.

      Zayıf olmak bir avantaj değil mi?
      Tek başına değil. Zayıf olun ama aynı zamanda sportif olun. Bazı insanlar konferanslarda diyorlar ki, "Ben kilo veremiyorum, ne yapayım... İrsi bir şey. Doğrusunu yapmaya çalışıyorum, yapamıyorum." Ben olumlu düşünmelerini istiyorum. Eğer kilo kaybedemiyorlarsa 'Şişmanım nasılsa, sporu boş vereyim' gibi düşünmelerini istemiyorum. Bu kötü. Oysa, perhize girerse, aynı zamanda spor da yapıyorsa, kilo kaybetme gücü iki kat artıyor. Son yaptığımız araştırmada 72 bin hemşireyi takip ettik. En az hareket edenlerde kalp krizi ve ölüm oranı yüzde 20 fark etti. Ancak, bu araştırmada fazla sporun da iyi olmayabileceği ortaya çıktı. Yarım saat yürüyüş, bisiklet ya da nabzı artıran diğer aktiviteleri yeterli buluyorum. Gün içinde 10 bin adım atmak şart. Bu, kalp hastalıklarının ve şişmanlığın görülme oranını azaltıyor.

SPOR YAPMANIZ ÖNEMLİ
      Peki, zayıflama diyeti yapmadan egzersizle ne kadar kilo verilebilir?
      18 ay boyunca yaptığımız bir başka araştırmada bunu ortaya koyduk. Aynı beslenmeyle günde 30 dakika egzersiz yapanların, 18 ayın sonunda 13 kilo verdiğini gördük. Altı ayda altı kilo verdiler. Öyle ki, burada önemli olan düzenli spor yapmak. Eskiden sporcu olup sonradan hareketsiz hayatı benimseyenlerle, sonradan aktif olanların oranı hemen hemen aynı düzeyde. Sonradan spor yapmaya başlayanlar, önceden spor yapanları yakalıyor. Hiçbir zaman geç değil.

Tansiyon gizli katil diyorsunuz...
      Tansiyonu hangi aralıkta tutmak lazım? İnsanı ihtiyarlatan en önemli şey tansiyon. Kalbi korumak için 'Yılda 200 kez seks yapın' diyoruz. Bu iki yıl kazandırıyor. Yüksek tansiyonu düşürmek ise, 10 yıl kazandırıyor.

      Ne sıklıkta tansiyonu ölçtürmek gerekir?
      Herkesin tansiyonu, kızdığı, spor yaptığı zaman yükselir, uyurken düşer; bunlar normal değişimler. Ama gün ortasında baktığınız zaman devamlı 140-90'sa bu kötü.

      Yılda 200 kez seks yapmak ne kazandırıyor?
      Seksin rolü iki yıl. Bunun anlamı ömrünüzü, yaşınızı, iki yıl uzatıyor demek. Kalp ameliyatı geçirenlere de birkaç gün sonra hemen seks yapmalarını öneriyorum. Çünkü bir hasta seks yapıncaya kadar kendisini adam olarak saymaz. Bunu söylemekten bile korkar. Onun için ben burada size açıklıyorum. Kalp ameliyatından sonra yapılmasını istediğim ilk iş önce duş ve ardından sekstir. Bunu hangi türden olursa olsun, kalp ameliyatı geçiren bütün hastalarıma bir vazife olarak veriyorum.

Cinsel hayat genç kalmanızı sağlıyor
      Vereceğimiz önerilere dikkat ederek damarlarınızdaki yaşlanmayı azaltabilir ve vücudunuzun her yerine kan akışının sağlanmasına katkıda bulunabilirsiniz. Kan akışının iyi olması, ereksiyon sorununa karşı birebir önlemdir.

Düşünerek seks yapın
      Yapılan tüm araştırmalar cinselliğin gençleştirdiğini ortaya koyuyor. Erkekler bir yılda ne kadar çok seks yaparsa ve kadınlar ne kadar kaliteli orgazm yaşarsa, o kadar gençleşiyor. Eğer 55 yaşındaysanız, yılda yaptığınız seks sayısını 58'den 116'ya çıkarırsanız, 1.6 yaş daha gençleşirsiniz. Seks stresten kurtulmanıza ve kardiyovasküler yaşlanmayı azaltmaya yarar. Seks ilişkilerinizi güçlendirir ve duygusal tatmin sağlar. Araştırmalar 55 yaşındaki bir insanın yılda 700 kez seks yapmasının, onu 16 yaş daha gençleştirdiğini ortaya koyuyor. 20 ila 30 dakika arasında süren seks 300 kalori yaktırıyor. Bu da 3 mil koşmaya eşit. İki ila altı dakikalık sekste ise 25 kalori yakılıyor. Cinsel hayatınıza renklilik katın, seks yaparken terleyin. Erkeklerin seks sırasındaki terlemelerinin kadınlarda cinsel isteği artırdığı yapılan araştırmalarda ortaya konuyor. Vücudunuzdan memnun olun, ayna karşısında soyunun ve vücudunuzla barışın.

Ağzınızı kullanın
      Cinsellikle en yüksek performansı almak, bütün vücut sağlığınızla doğru orantılıdır. Cinsel organlarınızın sağlığı için bazı besinleri tüketmeniz gerekir. Midenizi sadece doymak için kullanmayın. Toprağın altında yetişen bitkilerde bolca bulunan selenyumu tüketmeye özen gösterin. Özellikle sarmısakta bolca bulunan selenyumu 200 mikrogram ölçüsünde günlük tükettiğinizde, prostat kanseri riskini yüzde 50 azaltırsınız. Domateste bulunan lycopene'in de damar yaşlanmasını azalttığı biliniyor. Doymuş yağların prostat kanseri hücrelerini artırdığını ve büyüttüğünü unutmayın. Vitamin almaya özen gösterin. E vitamini prostat kanseri riskini azaltır, günde 3 gr omega 3 yağ asidi ve 15 mg çinko doğurganlığı artırır. Ayrıca, C vitamini de sperm kalitenizi yükseltir. Badem, kakao, çikolata, fıstık, fındık ve soya ürünleri tüketmeyi de ihmal etmeyin.

Seks yaşla ilgili değil
      Cinsellik kadın erkek herkes için önemlidir. Erkeklerin yüzde 54'ü günde birkaç kez seksi düşünür. Bu oran kadınlarda yüzde 19'dur. 35 yaşından sonra vücutta meydana gelen değişiklikler cinsel yaşamımıza da yansır. 35 yaş ve sonrasında genleriniz sizi korumayı bir kenara bırakır. Fakat yaşlansak da, seksin bizleri asla terk etmediği gerçeğini unutmamak gerekir.

Doğru mu yanlış mı?
      Yaşlanan her erkek cinsel sorun yaşamaz Ereksiyon problemi tıpkı kırışıklıklar gibi yaşlandıkça artan bir sorundur. Erkeklerin yüzde beşi 40 yaşlarında, yüzde 25'i 65 yaşında ereksiyon sorunlarıyla karşı karşıya kalır. Tabii ki bu oranlar ile bir genellemeye varılamaz, 'her erkek böyle bir sorun yaşar' diye bir şey diyemeyiz. Özellikle damar sağlığına dikkat eden erkekler bu sorunla daha az karşılaşır.

      Göğüsteki her kitle kötü değil ama siz yine de sakın ihmal etmeyin Göğüsler özellikle üremeden sonra önemli bir role sahip olur. Emzirme dışında da göğüsler, sekste önemli cinsel organlardır. Kadınlarda göğüs kanseri kadın ya da partnerinin göğsünde bir kitle bulmasıyla ilk kez fark edilir.

      Kadınların çoğunda görülen bu kitlelerin yüzde 80'i iyi huylu kistler olup, kanserli hücreleri içermez. Fakat yine de ilk fark edildiklerinde iyi huylu mu kötü huylu mu oldukları anlaşılmaz. Kistler menopozla birlikte durur, ama periyot dönemi öncesinde daha büyük ve daha hassas hale gelir.

      Göğüslerde kist olmaması için kahve, çay ve kola gibi kafein içeren içeceklerden uzak durmaya özen gösterin. Ayrıca, göğüslerinizin deforme olmaması için sigaradan da uzak durmaya özen gösterin. Çünkü sigara kolajen miktarını olumsuz etkiler.

Zayıflamak isteyenlere tavsiyem Akdeniz mutfağı
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       Kalp sağlığının beslenme ile yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Öz: "Üzerinde 'light' ya da 'diyet' yazılı gıdalara inanmıyorum, hatta tehlikeli buluyorum. Bunların içindeki sahte şekerlerin uzun vadede ne yaptığını hâlâ bilmiyoruz...

      Zayıflamak isteyenlere, Akdeniz mutfağına dayalı Türk diyetini öneriyorum. Bu diyet taze sebze, meyve, sarmısak, zeytinyağı, fındık, çay, fıstık, pekmez ve balık ağırlıklı"

      Dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, beslenmenin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Akdeniz mutfağına dayalı Türk diyetini öneren Öz, soframızda bulunması gereken sağlıklı gıdaları anlattı...

      Diyet ürünlerle beslenmek daha yararlı olur mu?
      Üzerinde 'light' ya da 'diyet' yazılı gıdalara inanmıyorum, hatta tehlikeli buluyorum. Bunların içindeki sahte şekerlerin uzun vadede ne yaptığını hâlâ bilmiyoruz. Kolalı içecekler yerine, limonlu maden suyu için. Kolalı içeceklerin havasını çıkartırsan tatsız oluyor. Demek ki, kolalı içecek sevenler aslında karbondioksiti seviyor. Ayrıca, bunların içinde yoğun kafein var. Kafein bir çeşit ilaç. Bunu almaya alıştıysan, demek ki vücudunda yanlış olan başka bir şey var. Ya uykun var ya da işinden sıkılıyorsun. Kafein ayrıca yüksek tansiyona, ritm bozukluğuna yol açar.

      Diyette nelere dikkat edilmeli? Neleri yasaklıyorsunuz?
      Şeker, tuz, pasta, beyaz pirinç, beyaz makarna gibi beyaz renkli yiyeceklerin tüketilmesini istemiyoruz. Kabuklu pirincin zararı yok, kepekli makarna da tüketilebilir. Aslında önemli olan yediğiniz şeyleri tanımak. Çoğu kişi yemeklerini televizyon önünde yiyor. Ne yediğinin farkına varmıyor bu yüzden. Yediğin yemeği düşünmediğin zaman, o yemeği yeme. Sadece televizyon önünde değil... Örneğin, ofiste bir yerden telefon geldiyse, o sırada yemeyi bırakın, su için. Meşrubatların çoğu şekerli, yani kalorili. Onların yerine su ya da maden suyu için. Kola içecekseniz, düşünerek, tadını alarak yavaş yavaş için. Susuzluğu gidermek için bir litreyi bir kerede içmeyin. Kolalı içecekler hem şeker hem de kafein içeriyor.

      Kalp sağlığı açısından en yararlı diyet hangisi?
      Akdeniz mutfağına dayalı Türk diyetini öneriyorum. Bu diyet taze sebze, meyve, sarmısak, zeytinyağı, fındık, çay, fıstık, pekmez ve balık ağırlıklı. Kısa dönemde (iki - üç hafta) kilo kaybetmek için yüksek proteinli diyetler kullanılabilir. Ardından Akdeniz - Türk diyetine dönmekte yarar var. Bu, kötü kolesterolü (LDL) yüzde 10 düşürür. Yeşil veya normal çay, sertleşmiş kalp damarlarından hormon salgılanmasını artırarak damarları genişletir. Özellikle somon balığı omega-3 yağ asidi ile kalbinizi korur. Kalorinin yüzde 60'ı rafine olmamış kepekli ekmekten gelebilir. Ben hastalarıma özellikle sarmısaklı zeytinyağına batırılmış kepekli ekmeği tavsiye ediyorum. Aslında yapılması gerekenler çok basit; kalori miktarını azaltmak, sebze meyve yemek, şeker ve doymuş yağdan uzak durmak, işlenmiş dondurulmuş yemeklerden kaçmak...

İyi beslenmek geleceğe yatırım
      SEBZE:
Omega 3 içeren yeşil yapraklı sebzeler, ceviz ve badem yağı kalp için çok yararlıdır.
      MEYVE: Meyve yemenin ölçüsünü günde bir avuç olarak hesaplayın, kavun karpuzu da ince birer dilim. Üzüm ve muzda çok yüksek dozda şeker var, uzak duralım. Kayısı ve incir ise, çok yararlı.
      SARMISAK: Vücudun koruyucu hücrelerini destekliyor ve tansiyonu düşürüyor.
      DOMATES: Çok yararlı. Etin yanında çiğ domates yenildiği zaman, domatesin içindeki 'lycopin' adlı antioksidan, etteki zararlı Omega 6'ları zararsız hale dönüştürüyor.
      PİRİNÇ: Beyaz pirinç ve un her ikisi de anında şekere dönüşüyor.
      LAHANA: Yararlıdır, zayıflatır.
      YUMURTA: Muhteşem bir protein kaynağı. Kolesterolü olanlar rahatlıkla beyazını yiyebilir.

      DİĞER ÖNERİLER: Çay yerine ıhlamur içilmeli. Her türlü kızartmadan uzak duralım. Kırmızı üzümde kalbi koruyucu bir madde olduğu kanıtlandığı için akşamları iki kadeh kırmızı şarap içmek çok faydalı. Tabii ki, karaciğer rahatsızlığı olanlar hariç. Her sabah aç karnına bir bardak ılık suyun ardından bir avuç ceviz yenmeli. Sütün sağlıklı olanı zor bulunuyor. Çocuklara soya sütü içirilmeli. 35 yaşın üzerindekilere sütün içindeki laktoz pek iyi gelmediğinden, laktozu alınmış süt yerine bol bol su içirilmelidir. İdeal kilonuzun altına düşün. Şişmanlık sigara kadar tehlikelidir. İdeal rejimler haftada 1 kg. verdiren rejimlerdir. Eğer haftada bir kilodan fazla kaybediliyorsa, vücuttan sadece su kaybediliyordur. Kolalı içecekler yerine limonlu maden suyu tercih edin.

Kalp teknolojisindeki son yenilikler
      İlaç tedavileri: LDL'yi (kötü kolesterol) azaltmanın en iyi yolu, diyet veya lipid düşürücü ilaçlardır. Fakat Türk insanının atalarından süregelen, genetik HDL eksikliği var. Bunun için ne yapılabilir? Bugüne kadar, hiçbir şey. Fakat yakın zamanda, Milano'nun dışında bulunan Garda Gölü'nde yapılan bir gözlemden bir araştırma doğdu. Bu bölgede yaşayan insanların, biz Türkler gibi HDL düzeyleri çok düşüktü, fakat beklenilenin aksine, düşük kalp hastalığı oranına sahiplerdi. Araştırıldığında, bu insanların süper yüklü HDL'ye benzer özel bir partiküle sahip olduğu ve aynı maddenin düşük HDL'li kalp hastalarına verildiği zaman, bu hastalardaki plakların çözüldüğü gözlendi. Bu ilaçlar üç ile beş sene arasında kullanılabilir olacaktır. Kalbin iletim sistemini iyileştirmek için kalp pili sistemleri ve kalp yetmezliğinde oluşan hormonal bozukluğu engelleyecek yeni nesil ilaçlar bulunuyor. Yüzde 90, bir yıl yaşam oranıyla kalp nakli seçeneği, yüzde 75 yaşam oranlarına varan mekanik yapay kalpler mevcut. Daha az girişimsel ve zayıf kalbe destek olacak yeni aletler gelişti. Koroner damar hastalığının tedavisinde, robot cerrahisinin kullanımıyla by-pass ameliyatları artık hiçbir kemiği kırmadan küçük deliklerden yapılabiliyor. Ameliyat robotları, kalp içindeki delikleri kapatmakta ve hasarlı mitral kapakları tamir etmekte de çok başarılılar. Geleneksel açık kalp yaklaşımına alternatif olarak mitral kalp kapak tamirini, kalbi durdurmadan, katater yardımıyla kalbe girerek tamir etmek mümkün (E-valve klips).

Sağlıklı olmanın altın anahtarları
1. Rafine edilmiş ve işlenmiş besinlerden ve unlu ürünlerden uzak durun.
2. Kızartma ve hidrojenize yağlarla üretilmiş gıdalar toksiktir, bunları yemeyin.
3. Posalı meyveler, soya fasulyesi, brokoli, lahana tüketin.
4. Yatağınızın başucunda iki tane orta ağırlıkta küçük halter bulundurun. Uyumadan önce ve uyandıktan sonra kaldırın.
5. TV karşısına bir egzersiz bisikleti koyun ve pedalları çevirirken TV izleyin.

Kalbiniz ve beyniniz genç kalsın
Kalbinize Kan Pompalayın
Mehmet Öz ile uzun yaşamın sırları       Bunu yapmanın en kolay yolu egzersiz! Haftada üç kez 20'şer dakikalık egzersizler, vücudunuzun harika görünmesine yetmeyebilir ama sağlıklı kalmanızı sağlar. Uzun zamandır egzersiz yapmıyorsanız, günlük programınızı şu şekilde ayarlayabilirsiniz: Biraz yürüyüş ve sonra bisiklet, yüzme gibi bir aktivite (Koşma eklemlerinizi fazla zorlayacağı için uygun olmayabilir). Unutmayın, kas esnetme ve dayanıklılık egzersizlerini düzenli olarak yapan 55 yaşında bir erkek, takvim yaşından 8 yıl daha genç bir vücuda sahip olabilir. Aynı yaşta bir kadınsa, bu egzersizlerle takvim yaşından 9.1 yaş daha genç bir görünüm kazanabilir.

Bu Değerlere Dikkat!
      a) Tansiyon:
Kan basıncı değerleriniz, kilonuzdan hatta kolesterolünüzden bile daha önemlidir. Ortalama tansiyon değerleriniz 11.5 ve 7.6 olmalıdır. Sabah kalktığınızda, öğlen ve akşamları rutin işlerinizi yürütürken, tansiyonunuzu ölçün. Değerler yüksek çıkarsa, doğru beslenme biçimi ve ilaçlar yardımıyla düşürebilirsiniz. Unutmayın, 55 yaşındaki birinin tansiyonu ideal değerlerde ise beden yaşı, takvim yaşından 9 yıl daha gençtir.

      b) Kan testi: Yılda bir kez yaptıracağınız kan testi sayesinde tüm kalp sağlığınızla ilgili kapsamlı bilgiye sahip olursunuz.
Kolesterol: İyi huylu ve kötü huylu kolesterol değerlerinize dikkat edin. Amaç kötü huylu değeri en azda muhafaza ederken, iyi huylu kolesterolü mümkün olduğunca yükseğe çıkarmaktır. İşte bunun için birkaç öneri: Günde bir kaşık zeytinyağı için veya 100 gram balık ya da 12 adet fındık / fıstık / ceviz yiyin. Günde 30 dakika yürüyüş yapın. Niasin (nikotinik asit) alın. Her gece bir kadeh içki içebilirsiniz (Tabii bir gecede tüm haftalık istihkakınızı doldurmaya kalkmayın).
Homosistein: Alınan proteinlerin sindirilmesini sağlayan bu maddenin fazlası damar duvarlarında hasara neden olabilir. Kan testinizde bu değerin 9 mg/dl veya daha az olmasına dikkat edin.
C reaktif protein: Bu değerin yüksek olması, kalp rahatsızlıkları riskinin de yüksek olduğu anlamına gelir. Bir araştırmada bu değeri 24 yüksek bulunan kadınların kalp krizi geçirme riskinin, düşük olanlara oranla 3.1 kat daha fazla olduğu belirtiliyor. Bu değeri yine egzersiz yaparak ya da günde bir Aspirin içerek düşürebilirsiniz.
Kan şekeri: Her zaman 100 mg/dl'nin altında olmasına dikkat edin. Diyabet hastası olmasanız bile çok şekerli yiyeceklerden ve doymuş yağdan uzak durun.

      c) Fiziksel testler: Basit iki fiziksel test kalp sağlığınızla ilgili pek çok şey söyleyebilir. Maksimum kalp hızı: Üç dakika vücudunuzu zorlayacak bir egzersiz yaptıktan sonra, kalp hızınızı ölçün. Yaşınız için öngörülen maksimum değere, yüzde 80-90 oranında ulaşabiliyor musunuz? Maksimum kalp hızı değerini, yaşınızı 220'den çıkararak bulabilirsiniz. Örneğin 40 yaşındaysanız, maksimum kalp hızı değeriniz 220-40=180'dir. Toparlanma süresi: En ağır egzersizi yaptıktan hemen sonra, kalp hızınızı not edin. Daha sonra terinizin soğumasına izin vermeden, egzersizi bırakın. İki dakika sonra kalp hızınızı yeniden ölçün. Yaşınıza göre maksimum değerin en az yüzde 80'ine ulaşıyorsa ya da iki dakika içinde 66 veya daha fazla değer düşüş göstermeye başladıysa, takvim yaşınızdan en az 5 yıl daha gençsiniz demektir.

Depresyona Karşı Koyun
      Mutlu olduğunuzda kendinizi farklı hissedersiniz. Mutluluk sağlık da getirir. Olumsuz duygu ve düşüncelerden uzak durmaya çalışın. Unutmayın; kronik stres, kalbinizin en önemli düşmanıdır. Buna karşın düşük dozda stresli bir işte çalışmak, kalbinizin daha sağlıklı çalışmasını sağlar.

Kalbinizi Besleyin
      Günde en az bir avuç fındık / fıstık / ceviz yemeye özen gösterin. Araştırmalara göre bu, kalp rahatsızlığı riskini yüzde 60'a varan bir oranda azaltacaktır. Zeytinyağı ve balıkyağı, damarlarınızı temizlemek ve iyi huylu kolesterolü yükseltmek için birebirdir. Günlük ihtiyacınız olan kalorinin yüzde 25'ini yağlar oluşturur. Haftada en az bir kere balık yiyin. Somon, morina gibi beyaz etli balıklar Omega 3 yağ asitleri bakımından da oldukça zengindir. Günde 32 mg. flavonoid alın. Kanın temizlenmesine yardımcı olan bu madde çay, üzüm, kızılcık, soğan, domates ve portakalda bolca bulunur. Her gün 2.5 bardak meyve suyu ya da birkaç bardak çay için. Tabii yağlı etten, fındık yağından, tam yağlı süt ürünlerinden, fast food yiyeceklerden uzak durmayı unutmayın.

Akrabalarınızla Konuşun
      Böylece hem sizi sevenlerle birlikte olursunuz hem de aile içindeki genetik rahatsızlıkları öğrenebilirsiniz. Genç yaşta kalp krizi geçiren bir yakınınız ya da ailede şeker hastalığı varsa, dikkat edin. Siz de bu hastalıların risk grubunda yer alabilirsiniz.

Ecza Dolabınıza Özen Gösterin
      Erkekler 35, kadınlar da 40 yaşından itibaren kalp rahatsızlıklarından korunmak için her gün bir Aspirin alabilir. Asitli içeriği nedeniyle mideye zarar vermesini istemiyorsanız, önce ve sonra yarım bardak sıcak su içebilirsiniz. 55 yaşında biri günde bir Aspirin içerek, takvim yaşından 2.3 yıl daha gençleşebilir. Bedeninizin ihtiyacına uygun bir multivitamin de takvim yaşınızdan 6 yıl daha genç kalmanızı sağlar. Magnezyum, kalsiyum, C ve E vitaminleri ve potasyum açısından zengin multivitaminleri tercih edin.

Uyuyun
      Araştırmalar erkeklerin günde 8-9, kadınların da 7-8 saat uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyumadan önce ağır yiyeceklerden kaçının.

BEYNİNİZİN GENÇ KALMASI İÇİN
Beyne Kan Pompalayan Damarları Açık Tutun
      Günde bir Aspirin ya da iki bebe Aspirin'i içmek, kalp sağlığınız yanında beyin damarlarınızın da açık kalmasını sağlayacaktır. Böylece beyinde oluşacak kısa devre sonucunda gerçekleşecek ani kazaları ya da felci önleyebilirsiniz.

Aklınızı Kullanın
      Hayatı otomatik pilota alarak yaşamayın. Beyin egzersizi için bulmaca çözebilir veya yap bozla uğraşabilirsiniz. Unutmayın, beyin hücrelerinizi çalıştırmazsanız kaybedersiniz. Ayrıca gün içinde araba kullanırken, yürürken ya da çalışırken harita kullanmak da beyninizde birçok kısmı birden çalıştırır.

Akıl Sağlığınızı Koruyacak Besinler
      Fındık, fıstık, ceviz ve balık sağlığınız için yine işbaşında! Unutmayın; bu besinleri tüketerek, takvim yaşınızdan ortalama 3 yıl daha genç kalabilirsiniz. Günde bir tabak soya fasulyesi, ihtiyacınız olan yağ, fiber ve proteini sağlar. Her gün 250 gr. domates suyu veya iki kaşık domates sosu da, sizi en az bir yıl gençleştirir. Avokado ve çikolata yiyerek, akıl sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Strese Karşı Omega 3
      Özellikle doğum sonrasında görülen depresyonun en etkili ilacı Omega 3'tür. Hamilelik döneminde anne, temel yağ asitlerini tam karşılayamazsa, bebek annedeki rezervleri tüketir. Bunun en belirgin sonucu, hamilelik sonrası depresyondur. Depresyon veya stres kronikleşirse, beyin hücrelerinin hızla ölmesine sebep olur. Stresten ve kronik depresyondan arınmak için meditasyon yapın.

Doğal Beslenin
      Akıl sağlığınız için folik asit, B6 ve B12 vitaminleri çok önemlidir. Kuşkonmaz, Brüksel lahanası, börülce ve ayçiçeği çekirdeği folik asit açısından oldukça zengindir. B6 vitamini ise daha çok tavuk, muz ve domates püresinde bulunur. Geleneksel beslenme alışkanlıkları nedeniyle, bu vitaminler yeterince tüketilemez. Sofranızda yukarıdaki besinlere ve B12 için de somon, ton balığı, köfte ve kepekli ürünlere daha fazla yer açın.

Hayal Kurun
      Örneğin Hawaii'de olduğunuzu düşünün ve kendinizi sahilde güneşlenirken görmeye çalışın. Rahatlamanızı sağlayacak bu egzersiz, ayrıca beyninizi de çalıştıracaktır.

Sabahları badem, ceviz ve fındık yiyorum
Mehmet Öz ile uzun yaşamın yolları       "Siz: Kullanma kılavuzunuz" adlı kitabıyla, "da Vinci'nin şifresi"ni bile geride bırakan Mehmet Öz, bu başarısını Türk ve Amerikan altyapısına bağlıyor.

      Bu hafta ABD'de en çok konuşulan konuların başında ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz'ün hazırladığı "You: The Owners Manual" (Siz: Kullanım Kılavuzunuz) isimli kitap yer alıyor. İnternetten aldığı ön siparişle "Harry Potter" ve "Da Vinci'nin Şifresi"ni geride bırakan kitap, çıktığı gün 350 bin sattı. Columbia Üniversitesi'nde görev yapan Prof. Dr. Mehmet Öz'ün Cleveland Hastanesi uzmanlarından Micheal Roizen ile birlikte yazdığı kitap, Amazon.com eleştirmenleri ve okuyucularından da tam puan aldı. Bir yandan uzmanlık alanında imza attığı başarılarla dünyanın sayılı kalp cerrahları arasına giren Mehmet Öz, bir yandan da toplum sağlığı konusundaki çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Özellikle Amerikan halkı üzerinde çok özel bir etkisi olan Öz, yaşadığı ülkede neredeyse pop starlar kadar ilgi görüyor. Yazdığı her kitap aylarca çok satanlar listesinden inmiyor, yaptığı programlar reyting rekorları kırıyor.

      Mehmet Öz'ün sihirli formülleri, önümüzdeki günlerde Türkiye'de de yayımlanacak olan yeni kitabı ve ABD'deki başarısı hakkında düşündükleri...

      Kitabınız henüz yayımlandığı gün 350 bin sattı. Amazon'a göre bu "Da Vinci'nin Şifresi"nin bile ulaşamadığı bir rakam. Sizin şifreniz nedir? Neden kitaplarınız, programlarınız, hatta katıldığınız şovlar özellikle ABD'de bu kadar ilgi görüyor?
      Türk ve Amerikan altyapım geleneksel Batı düşüncesinin göremediği, kaçırdığı görüşlere sahip olmamı sağladı. Problemleri kısa surede her iki perspektiften görebiliyor ve kültürler arasında tercüme yapabiliyorum.

      Kitabınızın bu kadar çok satmasını neye bağlıyorsunuz, beklediğiniz bir başarı mıydı?
      Halk aslında çok akıllı ve o şekilde muamele görmek istiyor. Biz insan vücudunu basit bir şekilde fakat aşırı derecede kolaylaştırmadan anlatıyoruz. Bu kitabı okumak çok eğlenceli, okuyucular kendi vücutlarından korkmayı bırakıyorlar. Kitaba dahil ettiğimiz öneri adımları çok net ve ispatlanmış gerçekler, bu yüzden güvenilirler.

      Bu yüzden mi Amerikan halkı kitabınızı çok sevdi?
      Vücutlarının ne kadar özel ve vücudun çalışma mekanizmasını anlamanın aslında ne kadar eğlenceli olduğunu öğrendiler. Halk artık kendi sağlığı üzerinde en önemli uzman oluyor.

Eleştirmenler "Son beş yılın en iyi kitabı" diyor.
      Çok memnun oldum. Bu kitabı yazarken birçok doktor arkadaşım kendi alanlarındaki yeni gelişmeleri öğrenmeme yardımcı oldular ve bu değerlendirmeden hepimiz şeref duyduk.

      Kitap için nasıl bir hazırlık yaptınız?
      Tamamlanması 18 ay aldı. Kendimi yeni bilgilerle güncelleştirmem gerektiği için tıp fakültesine yeniden gitmek gibi oldu. Bu kitabı yazmak beni daha iyi bir doktor yaptı.

      Konuları nasıl tespit ettiniz?
      Sağlıkla ilgili dilden dile dolaşan ve uydurma bilgileri doğrularıyla düzeltmek amacıyla çalışmalara başladık. Vücudumuzun nasıl çalışması gerektiği hakkındaki açıklamaların, kendinizi her gün test etmenize yardım edecek şekilde düzenlenmesine dikkat ettik. Aksiyon adımlarının çok net, doğru ve takip edilebilir gerçekler olmasına özen gösterdik. Özellikle sigara bırakma planının çok etkili olduğunu düşünüyorum.

      Kitabınızda "Kendi kendinizin doktoru olabilirsiniz" diyorsunuz. Vücudumuzda ters giden bir şeyler olduğunu nasıl anlayabiliriz?
      İpuçlarına dikkat edin. Örneğin kırışıklıklar, hipertansiyonun habercisi olabilir. Dışkı görünümü, bağırsak hastalıklarını işaret eder. İki kat merdiven çıktığınızda kalbinizin verdiği reaksiyon ise kalp hastalıkları hakkında bilgi verir.

      Peki sağlıklı ve uzun bir yaşam konusundaki önerilerinizi siz de uyguluyor musunuz? Özel yaşamınızda özellikle vazgeçmediğiniz ya da önem verdikleriniz neler?
      Sabahları badem, ceviz ve fındık yiyor, spor ve yoga yapıyorum. Aslında üç faktör yaşlanmaya yol açıyor. Damar sertleşmesi, bağışıklık sisteminin örneğin kanser ve enfeksiyon sebebiyle zayıflaması ve kirlilik, sigara, günlük stres gibi çevresel etkiler. Bence üçünü de engelleyebiliriz.

      Türk halkının yaşam ve beslenme alışkanlıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
      Şu anda diyet ve vitaminler hakkında çok güçlü bilimsel verilere sahibiz. Buna göre eski Türk diyeti, özellikle Güney Anadolu kıyıları civarı, iyi kriterlerin çoğunu sağlıyor. Bu anlayışı sürdürmeliyiz. Ayrıca geleneksel besinlerimiz çok daha ekonomik.

      Önümüzdeki günlerde tıp alanında ne gibi gelişmeler olacak ve sizin planlarınız neler?
      Bence kalp hastalıklarında çok büyük aşama kaydedildi. Örneğin kalp yetmezliği için kullanılan yapay kalpler ve minimal invazif cerrahi teknikleri son zamanda giderek gelişmekte. AIDS'e önümüzdeki yıllarda çare bulunacağına kesinlikle inanıyorum, fakat kansere değil. Çünkü kanser tek bir hastalık değil, en az bin tane değişik türü var. Aslında hepimizde kanser gelişiyor. Fakat bağışıklık sistemi kuvvetli olduğu için kanseri tanıyıp yok ediyor. Benim gelecek günlerdeki planım kalp kapaklarını ameliyatsız tamir etmek, şu an bunun üzerinde çalışıyorum.

      Yine kitabınıza dönersek, yaşlanmanın etkilerinin nasıl durdurulabileceğinden söz ediyorsunuz. Hep genç ve sağlıklı kalmak mümkün olabilir mi?
      Nasıl yaşlanacağınız ve yaşlanma nedeniyle bedeninizde oluşacak etkiler, yüzde 70'ten de yüksek oranla sizin elinizdedir. Nasıl yaşlanacağınızı yaşam biçiminiz belirler. Sadece yüzde 20'lik bölüm genetik faktörlere bağlıdır. Yaşamınızı daha sağlıklı sürdürmek, uzun yaşamak ve yaşlanmanın etkilerinden kurtulmak için mutlaka yapmanız gereken beş önemli şey vardır. Bunları gerçekleştirerek, yüzde 90 oranında yaşlanmayı geciktirebilirsiniz. Tansiyonunuzu kontrol altına almalı, sigarayı bırakmalı, günde 30 dakikayı egzersize ayırmalı, stresten uzak durmalı ve yaşamınız boyunca severek uygulayabileceğiniz bir beslenme biçimi geliştirmelisiniz.
      Yaşlanmanın beden üzerindeki etkilerini de üç ana başlıkta toplayabiliriz. Yukarıda saydıklarımı uyguladığınızda bu üç faktörle ilgili problemleri de yüzde 90 oranında durdurmuş olursunuz. İlk olarak kalbin ve damarların yaşlanmasını engelleyebilirsiniz. Yoksa önemli organlara yeterli kan pompalaması kesilince kalp krizleri, felç, hafıza kaybı gibi problemler ortaya çıkar. İkinci olarak, bağışıklık sisteminin yaşlanmasını önlersiniz. Bu da bağışıklık sistemine bağlı hastalıkları, enfeksiyon ve kanser riskini azaltır. Son olarak, çevresel ve sosyal sorunların sebep olduğu yaşlanmayı en aza çekersiniz. Çünkü stres gibi faktörler de yaşlanmayı hızlandırır.

Genç kalmanın basit ama etkili bir formülü var
Mehmet Öz ve uzun yaşam için öneriler       "Nasıl yaşlanacağınız ve yaşlanma nedeniyle bedeninizde oluşacak etkiler yüzde 70 oranında sizin elinizdedir. Nasıl yaşlanacağınızı yaşam biçiminiz belirler. Yaşamınızı daha sağlıklı sürdürmek, uzun yaşamak için yapabileceğiniz pek çok şey var"

      Dünyaca ünlü kalp cerrahı, New York Columbia Üniversitesi Presbyterian Hastanesi Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Öz, her yaşta genç kalma yöntemlerini gösterdi:

      Vücudumuzda ters bir şeyler olduğunu nereden anlayabiliriz?
      İp uçlarına dikkat etmek gerekli, örneğin kırışıklıklar hipertansiyonun habercisi olabilir. Dışkı görünümü, bağırsak hastalıklarının ilk işareti sayılabilir. İki kat çıktığınızda kalbiniz reaksiyon veriyorsa kalp hastalıklarıyla ilgili bir sorununuz olabilir.

      Genç ve sağlıklı kalmak mümkün mü?
      Nasıl yaşlanacağınız ve yaşlanma nedeniyle bedeninizde oluşacak etkiler yüzde 70'ten de yüksek oranla sizin elinizdedir. Nasıl yaşlanacağınızı yaşam biçiminiz belirler. Sadece yüzde 20'lik bölüm genetik faktörlere bağlıdır. Yaşamınızı daha sağlıklı sürdürmek, uzun yaşamak ve yaşlanmanın etkilerinden kurtulmak için mutlaka yapmanız gereken beş önemli şey vardır. Bunları gerçekleştirerek yüzde 90 oranında yaşlanmayı geciktirebilirsiniz. Tansiyonunuzu kontrol altına almalı, sigarayı bırakmalı, günde 30 dakikayı egzersize ayırmalı, stresten uzak durmalı ve yaşamınız boyunca severek uygulayacağınız bir beslenme modeli edinmelisiniz. Bu önlemlerle ilk olarak kalbin ve damarların yaşlanmasını engelleyebilirsiniz. Yoksa önemli organlara yeterli kan pompalanması kesilince kalp krizleri, felç, hafızda kaybı gibi problemler birbirini izler. İkinci olarak bağışıklık sisteminin yaşlanmasını frenleyebiliriz. Bu da bağışıklık sistemine bağlı hastalıkları, enfeksiyon ve kanser riskini azaltır. Son olarak çevresel ve sosyal sorunların neden olduğu yaşlanmayı en aza çekersiniz. Çünkü stres yaşlanmayı hızlandırır.

      Kalp sağlığı ile beyin sağlığı birbiriyle ilgili mi?
      Eğer kalp binanın su pompası, akciğerler havalandırmasıysa, beyin de elektrik sistemidir. Kontrol ettiği neredeyse 45 bin kilometrelik bir kablo ağı, yani sinir ağı vardır. Beyin 10 watt'lık bir ampul kadar bir enerji üretir. Bir buçuk kilo civarındadır ve yüzde 80'i sudur.

      Düşünce yapımızla kalp sağlığı arasında direkt bir bağlantı var mı?
      Bir kalp cerrahı olarak, yoğun düşmanlık besleyen, birinin gerçekten kötülüğünü isteyen ve bunun için dua eden insanların, karşısındakine çok kızan ama nefret duymayanlara göre kalp krizi geçirme riskinin 3 kat daha fazla olduğunu öğrendim. Bedenin de zihni etkileyebildiğini kaçımız biliyoruz? Epilepsi de beyindeki anlık elektrik karmaşası tekrarlayan nöbetlere yol açar. Ama bazı epilepsi vakalarının tetikleyicisi bedensel işlevler olabilir. Örneğin adet dönemi, epilepsi hastası kadınların yüzde 50'sinin nöbetlerini etkileyebiliyor. Din de sağlık üzerinde etkilidir. Araştırmalar sırasında Budist rahipleri veya dinsel deneyim yaşayanları inceledik. Dini deneyimler yaşandığı sırada beynin belli bölümlerinin tıpkı bir Noel ağacı gibi aydınlandığı görülür.

      Beyin işlevlerini güçlendirmenin en iyi yolu nedir?
      Beyin işlevlerini güçlendirmenin birçok yolu vardır. Egzersiz yapmak mükemmel kılmaz ama süreklilik sağlar. Beynimiz de vücudumuzdaki kaslar gibidir. Ne kadar kullanırsak, beynimize egzersiz yaptırırsak bunu yapmayan kişilere göre işlevleri daha iyi korunmuş bir beyne sahip olabiliriz. Diğer önemli konu da stressi azaltmaktır. Stres beyin için ölümcül bir zehirdir. Stres sırasında salgılanan bazı kimyasallar vardır. Beyin hücrelerini öldüren kortizol gibi.

Diyet Aktivite Planı:
      Yürüme: Her gün 30 dakika yürüyüş yapın. Eğer yürüyüş yapmaya fırsatınız yoksa yüzme gibi bir başka fiziksel aktivite yapın.

      Bisiklete binme ya da yüzme: Haftada 3 kez 20 dakika terleyene kadar yapın.

      Dayanıklılık antrenmanı (Resistance training): Haftada üç kez günde 10 dakika.

      Stretching ya da yoga: Her gün yürüyüşten sonra.

      Derin nefes alma: Her sabah ve akşam 10 kez derin nefes alın.

      Uyku: Günde en az 7-8 saat arasında uyumaya özen gösterin.

Bu değerlere dikkat edin!
      Tansiyon:
Kan basıncı değerleriniz, kilonuzdan hatta kolesterolünüzden bile daha önemlidir. Ortalama tansiyon değerleriniz 11.5 ve 7.6 olmalıdır. Sabah kalktığınızda öğlen ve akşamları rutin işlerinizi yürütürken, tansiyonunuzu ölçün. Değerler yüksek çıkarsa, bunları doğru beslenme biçimi ve ilaçlar yardımıyla düşürebilirsiniz. Unutmayın, 55 yaşındaki birinin tansiyonu ideal değerlerde ise beden yaşı takvim yaşından 5 yaş küçüktür.

      Kan testi: Yılda bir kez yaptıracağınız kan testi sayesinde tüm kalp sağlığınızla ilgili kapsamlı bilgiye sahip olursunuz.

      Kolesterol: İyi huylu kolesterol değerlerinize dikkat edin. Amaç kötü huylu değerlerinizi en azda muhafaza ederken iyi huylu kolesterolü mümkün olduğu kadar yükseğe çıkartmaktır.

      Homosistein: Alınan proteinlerin sindirilmesini sağlayan bu maddenin fazlası damar duvarlarında hasara neden olabilir. Kan testinizde bu değerin 9 mg'dl veya daha az olmasına dikkat edin. Yapılan araştırmalar bu değeri yüksek bulunan kadınların kalp krizi geçirme riskinin düşük olanlara oranla 3.1 daha fazla olduğunu belirtiyor. Bu değeri yine egzersiz yaparak ya da günde bir Aspirin içerek düşürebilirsiniz.

      Kan şekeri: Her zaman 100 mg'dl'nin altına olmasına dikkat edin.

      Fiziksel testler: Üç dakika vücudunuzu zorlayacak bir egzersiz yaptıktan sonra kalp hızınızı ölçün. Yaşınız için öngörülen maksimum değerlere yüzde 80-90 oranında ulaşabiliyor musunuz? Maksimum kalp hızı değerinizi yaşınızı 220'den çıkartarak bulabilirsiniz. Örneğin 40 yaşındaysanız, maksimum kalp hızı değeriniz 220-40= 180'dir.

      Toparlanma süresi: En ağır egzersizi yaptıktan hemen sonra kalp hızınızı not edin. Daha sonra terinizin soğumasına izin vermeden egzersizi bırakın. İki dakika sonra kalp hızınızı hemen ölçün. Yaşınıza göre maksimum değerin en az yüzde 80'ine ulaşıyorsanız ya da iki dakika içinde 66 veya daha fazla değer düşüş göstermeye başladıysa takvim yaşınızdan en az 5 yıl daha gençsiniz demektir.

Kalp krizinden korunmak ve genetik saati yavaşlatmak mümkün
Mehmet Öz ile uzun yaşamın reçetesi       Dünyaca ünlü kalp cerrahı New York Columbia Üniversitesi Presbyterian Hastanesi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun yaşamın reçetesini GÜNAYDIN okurlarına verdi. Sağlıklı ve mutlu yaşamın sırlarını anlatan Mehmet Öz'ün önerileri günlük hayat içinde çok rahat uygulanabilecek bilgileri içeriyor.

KALP KRİZİNDEN KORUNMANIN YOLLARI
      Kalp krizi sırasında yaşam şansını artıracak en önemli şey nedir?
      En iyisi Aspirin. Etkisi o kadar büyük ki hastaneye gelen yoğun bakıma aldığımız her hastaya veriyoruz.

      Kalp krizleri sabaha karşı ve pazartesi günleri ortaya çıkıyor. Neden?
      Sabaha karşı kalp krizlerinin arttığını gösteren araştırma İngiltere'de yapıldı, çünkü sabahları vücuttaki hormonlar değişiyor. İkincisi kötü rüyalar bazen her şeyden daha fazla stres yaratıyor. Kalbin üzerinde fazla stres nedeni. Aynı araştırmada en fazla ocak ayında ve pazartesi günü kalp krizi geçirildiği saptandı. Pazartesi günleri diğer günlere göre daha stresli oluyor. Belki de pazar akşamı diyetine dikkat etmemişse, alkolün ölçüsü fazla kaçmışsa bundan da kaynaklanabilir.

      Kalp krizi belirtileri neler?
      Kalp krizi geçirenlerin yarısı krizi geçirmeden önce hiçbir belirtiye rastlamazlar, ya da en azından hiçbiri belirtilerin farkına varamazlar. Bunun en önemli nedeni kalp krizi değişik yollarla meydana gelir. Ama yine de kalp krizi geçirmeden önce genel ve belli bazı belirtiler vardır, bunlara dikkat edin: l Göğüste şiddetli ağrı, sıkışma l Üst gövdenizde rahatsızlık l Nefes darlığı l Soğuk terleme l Mide bulantısı l Ani aşırı halsizlik, yorgunluk

GENÇ KALMANIN YOLLARI
      1. Kalbinizi pompalayın
Aslında vücudunuz doğal bir yağ yakıcısıdır, her zaman kalori yakarsanız, bahçenizle ilgilenirken, kitap okurken ya da banyo yaparken bile kalori yakarsanız. Fakat en sağlıklı olmak için fiziksel egzersiz yapmanız şarttır. Haftada 3500- 6500 kalori arasında yakmanız gerekir. Egzersiz aynı zamanda kan damarlarınızı da güçlendirir. Günde sadece 20 dakika egzersiz yapmak bile kalbinizde, arterlerinizde, eklemlerinizde, davranışlarınızda ve sağlınızda olumlu değişikliklere neden olacaktır.

      2. Gerekli ölçümleri yaptırın Kan basıncı (tansiyon) testi: 55 yaşındaki birinin tansiyonu ideal değerlerde beden yaşı takvim yaşından ortalama olarak 9 yıl daha genç olur.
      Kolesterol: İyi huylu ve kötü huylu kolesterol değerlerinize dikkat edin. Günde ortalama en az 30 dakika yürüyüş yapın, niasin alın. Her gece bir kadeh içki içebilirsiniz.
      Homosistein: Alınan proteinlerin sindirilmesini sağlayan bu maddenin fazlası damar duvarlarında tahribata neden olabilir. Kan testinizde bu değerin 9 mg/dl veya daha az olmasına dikkat edin.
      Fiziksel testler: Maksimum kalp hızı: Üç dakika vücudunuzu zorlayacak bir egzersiz yaptıktan sonra, kalp ritminizin hızını ölçün. Yaşınız için öngörülen maksimum değere, yüzde 80-90 oranında ulaşabiliyor musunuz? Maksimum kalp hızı değerini, yaşınızı 220'den çıkararak bulabilirsiniz.
      Toparlanma süresi: En ağır egzersizi yaptıktan sonra kalp hızınızı not edin. İki dakika sonra kalp hızınızı tekrar ölçün, yaşınıza göre maksimum değerin en az yüzde seksenine ulaşıyorsa ya da iki dakika içinde 66 veya daha fazla değer düşüş göstermeye başladıysa takvim yaşınızdan en az 5 yıl daha gençsiniz demektir.
      3. Çevrenizde iyi ve güvenilir dostlarınız olsun: Strese ve depresyona karşı kendinizi koruyun, olumsuz düşüncelerden uzak durun, kronik stres kalbin en önemli düşmanıdır.
      4. Kalbinizi besleyin: Günde en az bir avuç fındık, fıstık ya da ceviz yiyin. Zeytinyağı ve balık yağı damarlarınızı temizlemek ve iyi huylu kolestrolü yükseltmek için birebirdir. Haftada en az bir kere balık yiyin. Yağlı etten, fındık yağından, tam yağlı süt ürünlerinden ve fast food türü gıdalardan uzak durun.
      5. Akrabalarınızı ihmal etmeyin: Hem akrabalarınızla vakit geçirir hem de onlarında şikayetçi olduğu genetik rahatsızlıkları öğrenebilirsiniz.
      6. Ecza dolabınıza özen gösterin: Erkekler 35, kadınlarsa 40 yaşından itibaren kalp rahatsızlarından korunmak için her gün bir tane Aspirin alabilirler. Bedeninizin ihtiyacına uygun bir multivitamin de takvim yaşınızdan 6 yıl daha genç kalmanızı sağlar.
      7. Uyuyun: Düzenli uyumaya özen gösterin, araştırmalar kadınların günde 7-8, erkeklerin 8-9 saat uykuya ihtiyaç duyduklarını ortaya koyuyor.

Sağlıklı yaşam için bunlara dikkat!
1. Rafine edilmiş ve işlenmiş besinlerden ve unlu ürünlerden uzak durun.
2. Kızartma ve hidrojenze yağlarla üretilmiş gıdalar toksiktir uzak durun.
3. Posalı meyveler, soya fasulyesi, brokoli, lahana tüketin.
4. Yatağınızın başucunda iki tane orta ağırlıkta küçük halter bulundurun. Uyumadan önce ve uyandıktan sonra bir kaç kez kaldırın.
5. TV karşısına bir egzersiz bisikleti koyun ve sadece pedalları çevirirken izleyin.
6. Basit yoga hareketleri gibi her gün gerilme hareketleri yapın.
7. Her gün şükredecek bir şey bulun.
8. Her sabah ve her gece 10 kez yavaş ve derin nefes alın.
9. Göz göze geldiğinizde gülümseyin. Sizi ve karşınızdakini daha iyi hissettirecektir.
10. Negatif düşünceden, yargılamada bulunmadan uzak durun.

Kaynak: Sabah




Google