Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Sağlıklı Yaşam
- Cinsellik
- Zayıflama-Diyet



Mehmet Öz'den sağlıklı yaşam tüyoları - 3
Bel çevresindeki yağları eritebilmek için yürüyün
Mehmet Öz'den sağlıklı yaşam tüyoları       Bel çevrenizdeki yağlardan kurtulmak için öncelikle onların neden kaynaklandığını bilmeniz gerekir. Daha sonra hızlı tempoda bir yürüyüş programı ile belinizi inceltebilirsiniz...

      Politikacılar, dedikodu yazarları, doktorlar ve en yakın arkadaşınız aynı dertten yakınıyor; yağlanma! Özellikle de bel çevresinde oluşan yağlar! Bel çevresi yağları hakkında en güzel şey; onu ne kadar iyi tanıyıp neden oluştuğunu bulmaktır. Nedenini bulunca, kurtulmanız da o kadar kolay olur. İşte karın yağlarıyla ilgili bilmediğiniz gerçekler... Kafanızın bir köşesine yazın!

SAĞLIĞIN DÜŞMANI
Tüm yağlar aynı değil:
      Yaktığınzdan daha fazla kalori alırsanız, bu ekstra kaloriler iki değişik yerde toplanabilir. Vücudun uzun dönemli yağ saklama depoları hemen derinin altındadır. Kısa dönem için saklanan yağlar ise karnınızın derinliklerine depolanır. Karın kaslarınızın altına doğru şerit gibi sarkan bu yağlar, fileden bir önlüğe benzer.

Gözle göremediğiniz yağlar en tehlikelisidir:
      Bikini bölgenizi ve göbek deliğinizi çirkinleştiren yüzeysel yağlar bikini giymenizi engelleyebilir; ama bunları biraz sıkıştırmak sizi öldürmez. Ama eğer sağlam bir bira göbeğiniz varsa, yalan makinesine yakalanmış bir politikacıdan daha kötü duruma düşebilirsiniz. Bunun sebebi; çok fazla derinde bulunan yağların çok fazla miktarda protein ve hormon üretmesi ve bunun da çok büyük tehlikeler yaratmasıdır. Bunlar arasında; kötü LDL kolesterolü ve trigliserit seviyeleri, yüksek kan şekeri, tansiyon, insüline karşı direnç ve yaygın iltihaplanma var. Bunların hepsi kanser, kalp rahatsızlıkları, şeker hastalığı ve bunama gibi birçok hastalığı tetikliyor. Ne yaptığınızı bilirseniz genellikle bunları düzeltebilirsiniz. Bu yüzden okumaya devam edin!

KİLOYA DEĞİL SANTİME BAKIN
Ölçülerinize güvenmeyin:
      Riskli bel çevresi yağlarınızı azaltmaya başladığınız zaman kilonuz geçici olarak artabilir. Bu yüzden kiloya değil santime bakın. Eğer kadınsanız, bel çevreniz yaklaşık 81 santim; erkekseniz 87.5 santim olmalıdır.

Bel çevresindeki yağların ortadan kaldırılması zor değildir:
      Aşırı kilolu değilseniz ama yine de bel çevreniz kalınsa, belinizi inceltmenin en hızlı yolu yürüyüş yapmaktır. Her gün 30 dakikalık hızlı yürüyüşler bu yağ hücrelerinin yayılmasını engelleyecektir. Daha fazla yürüyerek bel çevrenize yeni bir görünüm kazandırabilir; sarkık karın yağlarınızı dümdüz bir karına dönüştürebilirsiniz.

Güçlü kasların etkisi büyüktür
Bel bölgenizi inceltmek için yürüyüşle birlikte direnç egzersizleri yapmaya başlayın:
Mehmet Öz'den sağlıklı yaşam tüyoları       Aksi taktirde aşırı yorgunluk yaşayabilirsiniz. Ağırlık çalışmıyor musunuz? Jimnastik salonuna gitmiyor musunuz? Sorun değil... Vücudunuzdaki temel kasların tümünü esnetip güçlendirmek için kendi vücudunuzu ağırlık olarak kullanarak 20 dakikada harika bir egzersiz yapabilirsiniz. Örnek egzersizleri 'www.realage. com/ct/shapeup- slim-down/' sitesinde görebilirsiniz.

Yediğiniz yağ, aldığınız yağı etkiler:
      Altı yıl boyunca aynı miktarda kalori alan maymunlardan trans yağlarla beslenenlerin karın çevrelerinde diğerlerinden daha derin yağ birikimi oldu. Fizyolojik olarak, bu trans yağlarının bel çevremiz ya da damarlarımız için hiç de iyi olmadığını tahmin etmeye maymunlardan daha yakınız.

Kilo verilir ama ölçü değişmez
Tam tahıllılar, bel çevresindeki yağları korkutup kaçırıyor:
      Eğer siz ve arkadaşınız rejime başladıysanız ve siz tam tahıllı gıdalar (Kahverengi pirinç, yulaf ve kepekli makarna-kepekli bisküviler) yiyorsanız ve arkadaşınız da işlenmiş tahıllar yiyorsa; (Kekten erişteye kadar beyaz ve zenginleştirilmiş tahıllardan/undan yapılmış her şey) ikiniz de aynı oranda kilo verebilirsiniz. Ama siz bel çevrenizdeki yağlardan daha fazla verirsiniz ve zararlı iltihaplanmanın bir göstergesi olan 'C-reaktif protein' seviyenizi azaltabilirsiniz. Üstelik sizin yediklerinizin tadı hem daha güzel olacaktır; hem daha fazla tokluk hissedeceksiniz ve dümdüz de bir karnınız olacak!

Yoksa cep telefonu bağımlısı mısınız?
Mehmet Öz'den sağlıklı yaşam tüyoları       Cep telefonunuzdan vazgeçmektense ölmeyi tercih edenlerden misiniz? Öyleyse şu soruları cevaplayın:
1. Telefonla çok mu meşgulsünüz?
2. Kabaran telefon faturanıza rağmen onu kullanmaktan vazgeçmiyor musunuz?
3. Aramalarınızı azaltmak zorunda kalmak sizi geriyor mu?
Cevaplarınız 'Evet' ise, siz de birçok kişi gibi cep telefonu bağımlısı olabilirsiniz... Cep telefonlarının insan sayısından fazla olduğu İngiltere'de araştırmacılar; gönüllülere bu soruları yöneltti. Sonuçta ankete katılanların yüzde 17'sinin cep telefonu bağımlısı olduğu ortaya çıktı. Ankete katılanların üçte birinden fazlası, cep telefonlarının kendilerini meşgul ettiğini ve moral bulmak ya da problemlerden kaçmak için cep telefonlarını kullandıklarını söyledi. Yüzde 65'i kabaran telefon faturalarına rağmen cep telefonu kullanmaya devam ettiklerini açık yüreklilikle itiraf etti. Aynı araştırmacılar; başka bir çalışmada bir grup çılgın telefon bağımlısını telefonlarından uzak tutmayı başardılar. Ve bilin bakalım ne oldu? Sonuç hayalkırıklığı, ruhsal çöküş ya da yalnızlık değildi... Bunun yerine dijital aletlerinden mahrum olan grup, daha az stres yaşadı ve tansiyonları da yükselmedi! Buna göre siz de cep telefonunuzu kapatırsanız;
  • Gerçekten ilginç bir hayatınız olduğunun farkına varacaksınız.
  • Daha iyi konsantre olabileceksiniz.
  • Sürekli telefonda olmamanın çok rahatlatıcı olduğunu göreceksiniz.
  • Yeni aldığınız iPhone'a bir sürü para vermiş olsanız bile, telefonların kapatma tuşunun bir işlevi var. Vücudunuz bu tuşu kullandığınız için size minnettar kalacak!

    Asit, diş minesinin korkulu rüyasıdır
    Mehmet Öz'den sağlıklı yaşam tüyoları       Çay ve kahve içmeyi seviyorsunuz ama bunların dişlerinize zarar vermesinden korkuyorsanız; endişelenmenize gerek yok. Bunlar tabii ki dişlerde leke yapar ama sporcu içecekleri ve gazlı içecekler diş minelerini zedeler!

          Diş mineleriniz zedelenmeye başladıysa, başınız dertte demektir.
          Bu, dişin tamamını ele geçirecek işgalci bakterilere kapıyı açmak gibidir. Yapılan bir araştırma, tüm gazlı içeceklerin diş minesine zarar verdiğini ama en fazla zararı, 'tarçın aromalı' sodaların (Şu masum gözüken içeceğin) ve sporcu içeceklerinin verdiğini gösterdi. (Alkolsüz bira ise diş minesi üzerinde en az etkiye sahip)

          Şaşırtıcı bir şekilde içeceklerin diyet olması ya da şekerli olması herhangi bir fark yaratmıyor.
          Çünkü bir kutu gazlı içeceğin içinde diş için problem yaratan daha zararlı bir madde var; asit. Bir içeceğin içindeki asidin türü ve miktarı, dişlere ne şiddette saldırdığını belirleyen unsurlardır. Bu yüzden etiketlerin üstünde fosforik, sitrik, malik ve tartarik gibi ifadeler arayın. Bunlar diş minelerinin korkulu rüyasıdır.

          Öğleden sonra içtiğiniz diyet kolanızı kamışla (pipet) yudumlayarak zararı biraz azaltabilirsiniz.
          Dişlerinizle asit arasındaki temas süresini azaltmak için kamışın ucunu ağzınızın arkasına yerleştirirseniz tabii... Kamışı dudağınızın biraz ilerisinde tutmak teması ve dolayısıyla zararı arttırır. İçeceği içtikten sonra suyla gargara yapmak, asitlerin akıp gitmesine yardım edebilir. Ama bunun yerine su içmek daha akıllıca olacaktır.

    Mehmet Öz'den sağlıklı yaşam tüyoları Günde 2 bebek aspirini
          35 yaşın üstünde bir erkek ya da 40 yaşın üzerinde bir kadınsanız; ağrılarınıza yardımcı olmak için günde iki adet bebek aspirini alabilirsiniz. Bu, aynı zamanda kalp ve damarlarınız için de iyi olacaktır. Ama mutlaka denemeden önce kendi doktorunuza da sorunuz.

    Stres sizi şişmanlatır
          Stres sadece bir kutu çikolata yemenize yol açmakla kalmaz aynı zamanda da vücutta stres hormonu olan kortizolun yayılmasını tetikler. Stres seviyesi sürekli yükseliyorsa, omentum (bağırsakları örten zar) kortizolü kandan çekerek kontrol etmeye çalışır. Kortizol direnç gösterir ve oradaki yağlara hücum eder. Bu da sizi acıktıran diğer kimyasal reaksiyonları başlatır! Ve siz de yine çikolata aramaya başlarsınız... Siz de eğer kendinizi 'gergin' hissediyorsanız; bu yazıyı okuduktan sonra hemen yürüyüşe çıkın

    Kaynak: Sabah




    Google