Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Sağlıklı Yaşam
- Cinsellik
- Zayıflama-Diyet



Diyabet hastalığıyla ilgili merak edilenler
Günde 10 bin adım atarak diyabet salgınını durdurun
Diyabet hastalığıyla ilgili merak edilenler       Diyabet hastalığı dünyada ve Türkiye'de giderek yaygınlaşıyor. Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz; risk taşıyan kişilere bir 'adımsayar' alıp, günde en az 10 bin adım atmalarını öneriyor..

      Diyabet ya da şeker hastalığı, günümüzde hemen her ailede bir ya da birkaç kişiyi etkiliyor. Özellikle son 20 yıldır, tüm tahminleri altüst edecek kadar hızlı bir yayılma gösteriyor. Dünyada 250 milyonu aşkın diyabetli, bu sayının iki katı kadar da gizli şeker hastası olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde ise, 6 milyonu aşkın diyabet hastası yaşıyor. Hastalığın başlangıç dönemi, 40'lı yaşlardan çocukluk çağlarına kadar iniyor. Diyabetin Türkiye'de ve dünyada bir salgın gibi yayıldığını belirten Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, bu hastalıkla ilgili sorularımızı yanıtladı:

BESLENMENİZE DİKKAT EDİN!
      Diyabetli hasta sayısı son yıllarda neden bu kadar arttı?
      Bunun en önemli nedeni; hızla gelişen teknolojinin yarattığı yeni yaşam modelidir. TV, bilgisayar ya da internet başında geçirilen hareketsiz saatler, otomobilin günlük yaşamımıza girmesi, egzersizin azalması, fastfood'un yayılması hem obezitenin, hem de gizli şeker ve diyabetin gelişimini hızlandırdı.

      Diyabet nasıl önlenir?
      Riskli olan ya da tokluk kan şekeri ile gizli şekeri olduğu saptanan kişiler, ilaç kullanmadan diyabetin gelişini geciktirebilir ya da önleyebilir. Finlandiya'da yapılan bir çalışma; her gün bir saat yürüyen kişilerde diyabet oluşumunun yüzde 35 engellendiğini gösterdi. Risk taşıyan kişiler bir 'adımsayar' alıp, günde en az 10 bin adım atmaya yani yaklaşık 6 km. yürümeye çalışabilir. Gizli şekeri önlemenin en iyi yöntemi; uygun bir beslenme programı ile ideal kiloya dönmektir. Gizli şeker döneminde, ara öğünlerde insülin salgısını tetikleyecek hızlı emilen karbonhidratlı gıdalardan (Şekerleme, meyve, simit, beyaz ekmek vb.) kaçınılmalıdır. Ara öğünler glisemik indeksi düşük ve emilimi yavaş gıdalardan (Kepek, çavdar, yulaf, tam buğday ekmeği vb.) hazırlanmalıdır. Ana öğünlerde ise, aşırı yağlı ve kolesterolü yükselten gıdalar tüketilmemelidir.

      İnsülin tedavisi ne zaman gerekir?
      Hastalığın nedeni insülin eksikliği olduğu için en fizyolojik tedavi de insülin tedavisidir. İnsülin alışkanlık yapmaz. Kan şekeri aşırı yükseldiğinde, gebelikte, ameliyatlarda geçici olarak insülin verilip; sonra ağızdan hap tedavisine dönülebilir. A1C testi yüzde 8'in üzerinde olan hastalar, mutlaka insüline başlayarak bunu yüzde 6.5'in altına indirmelidir.

Tokken ölçtürün!
Diyabet hastalığıyla ilgili merak edilenler       Gizli şeker nasıl anlaşılır?
      Gizli şeker, insülinin düzensiz ve aşırı salgılanmasıyla ortaya çıkar. Şiddetli acıkma atakları, açlığa tahammülsüzlük, baş ağrısı, fenalık hissi, tatlı krizleri, hamurlu gıdalara eğilim, yemekten sonra ağırlık çökmesi ve uyku eğilimi belirtilerindendir. Tokluk kan şekeri yemekten sonraki ilk 2 saat içinde 140-199 mg/dl arasında olanlar, diyabet açısından riskli olarak kabul edilir.

A1C testi yaptırın!
      Diyabetli bir hasta, organ hasarlarından nasıl korunur?
      Diyabetin başlangıcından itibaren 10 yıl boyunca genel olarak hastayı uyaran ya da yaşam kalitesini bozan bir bulgu olmaz. Hastalık sinsice seyreder. Bu süreç, hasta açısından yanıltıcıdır. Burada en önemli tanı aracı, A1C testidir. A1C testi diyabet hastasının 2 aylık kan şeker ortalamasını gösterir.

ORGANLARINIZ HASAR ALABİLİR!
      Kişinin A1C testi, yüzde 6.5 değerinin altında olmalıdır. Beyaz alanda yer alan bu değerin altında, diyabete bağlı organ hasarlarının gelişmediği kabul edilmektedir. 6.6-8.0 değerleri arasına denk gelen sarı alanda ise; büyük damar hasarı, hipertansiyon, koroner bozukluğu, diyabetik ayak ve inme gibi problemler boy gösterebilmektedir. Eğer bu değer 8.1 ve üstünde ise; bu kez küçük damar hasarı, göz bozukluğu, böbrek bozukluğu ya da ayak sinir hasarı oluşabilir.

Kimler risk taşıyor? Diyabet hastalığıyla ilgili merak edilenler
  • Ailesinde diyabetli kişiler olan herkes.
  • Doğum sırasında 20 kilodan fazla kilo alan ya da 4 kilodan daha ağır bir bebek doğuran anneler.
  • 45 yaşın altında, yüksek tansiyonu bulunan, kan yağları yüksek olan ya da şişmanlık sorunu yaşayan kişiler.
  • Amerikan Diyabet Birliği'ne göre; 45 yaşın üzerindeki herkesin glikoz yükleme testi yaptırarak, kapsamlı bir kontrolden geçmesi gerekmektedir.

    Kaynak: Sabah




    Google