Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Sağlıklı Yaşam
- Cinsellik
- Zayıflama-Diyet



Diyetisyen Dilara Koçak'tan sağlıklı zayıflama sırları-2
Sağlıklı Zayıflama Önerileri       Kadınlık hormonu östrojenin tüm kadınlara armağanı selülit, genç-yaşlı herkesin ortak sorunu. Selülitle mücadelede en önemli nokta ise düşmanı tanımak ve önlem almak.

Antioksidan ve sıvı tüketin selüliti yenin
      Selülit kadınların yüz 80'inde görülen bir problemdir. Ergenlik çağından itibaren tedbirli olmak gerekir. Kadınların erkeğe göre daha yağlı bir vücut ancak daha güçsüz kas yapısında olmasının yanı sıra hormon yapısı ve kilo koruma güçlüğü selülit oluşumu için önemli bir sebeptir. Bütün bunlar selülit ile mücadelede dikkatli olma gereğini doğurur. Selülit oluşumuna etki eden etmenleri iyice tanımak ve önlem almak en etkili çözümdür. Çünkü selülit tedavisine erken evrede başlamak daha iyi sonuçlar verir. Hareketsiz yaşam, rafine besin tüketiminde artış ve kişilerin kendisine gereken özeni göstermemesi selülit oluşumu için en temel sebeplerdir. İşte vücudumuzun ilk işaretlerini 20-30 yaşları arasında vermeye başladığı selülitin başlıca nedenleri:

Kilo alma: Yağ hücrelerine ne kadar çok yağ depolanırsa selülit o kadar belirginleşir.

Yanlış beslenme: Karbonhidrat ve yağ ağırlıklı yanlış beslenme, selülit sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Hareketsizlik: Kas dokuları yerini yağ dokularına bırakıyor. Aynı zamanda bu da kan dolaşımını olumsuz etkiliyor.

Sigara: Nikotin kan damarlarını daraltıyor. Hücrelerde tutunan fazla su cilt yüzeyinde dalgalanmalara neden oluyor.

Selülit oluşmaya başladığında vücutta kan dolaşımı sorunları ortaya çıkıyor ve durum giderek kötüleşiyor. Çünkü gittikçe şişen yağ hücreleri kanın damarlarda dolaşımını engelliyor ve vücuttaki su çevredeki dokularca tutularak cildin görüntüsünün bozulmasına yol açıyor. Cilt dalgalanmalarını kollar ve göğüslerdeki elastikiyet kaybı izliyor.

Selülit tedavisinde diyetin rolü sadece diyetle selülitleriniz azalmaz, ancak selülit oluşumu ve ilerlemesine karşın önemli bir destektir. A, C, E vitaminleri yani antioksidantlar ve bol sıvı tüketimi selülit tedavisinde önemlidir. Üzüm, greyfurt, kiraz, portakal, kivi, tam buğday ürünleri mutlaka selülit diyetinde olmalı.

Selülit diyeti yaparken...
  • Şekerli içecekleri ve tuzu azaltmak gerekir
  • Yağlı besinler azaltılmalı
  • Rafine edilmiş karbonhidrat yerine tam buğday ürünleri ve kuru baklagiller tercih edilmeli
  • Egzersiz mutlaka yapılmalı ve sigaradan uzak durulmalı
  • Alkolden uzak durup kafein alımını azaltmak da önemli
  • Her gün 1 gr. C vitamini alınabilir
  • Her gün en az 1.5-2 litre su içilmeli. Özellikle kış ayları cilt için de en zorlu dönemdir. Bu mevsimde cildiniz susuz kalabilir, her zamankinden daha fazla su içmelisiniz.

    Doğru adımlar atın kilo vermenizi kolaylaştırın
    Örnek diyet listesi       Rafine edilmemiş tam tahıl ürünleri, kepekli pirinç, bulgur, tam buğday ekmeği, baklagiller gibi lifli besinlerle beslenenlerin kilolarını korumaları daha kolaydır ve bu kişilerin bel ölçüleri diğerlerinden daha incedir. Ayrıca bu tip besinlerin, uzun süre tok tutma, kansere karşı koruyuculuk, bağırsakları çalıştırma, vitamin, mineral yönünden zengin olmaları da çok önemli.

          Yapılan bir çalışmaya göre stresli dönemlerde yağ depolamada artış olabiliyor. Stresle baş etmeyi öğrenmeye çalışın ve vücudunuz iyi bakın. Bunun için yoga yapabilirsiniz. Düzenli bir kan şekeri seviyesi depresyon ve yorgunlukla mücadelenizin 'olmazsa olmaz'ıdır. Kan şekerinizde düşme eğilimi varsa ve hipoglisemik atakları sürekli olan biriyseniz beslenme planınıza özel bir dikkat göstermelisiniz. Düşük glisemik indeksli besinlerin kan şekerinizi desteklediğini, glisemik indeks değeri 50'den fazla olanların hipoglisemiyi tetiklediğini bilmelisiniz: Şeker, bal, pekmez, pasta ve gofretler, her türlü şekerlemeler, şeker ve yağ ilave edilmiş sulu besinler, incir, muz, karpuz yüksek glisemik değeri olan besinlerdir.

          3 saat arayla beslenin daha çabuk zayıflayın. Miktarları 5-6 öğün olacak şekilde ayarlamaya çalışın az ve sık beslenin. 3 saatten fazla aç kalmayın, uzun süreli açlık sonunda bazal metabolizma hızı yavaşlar. Ana öğünlerin ara öğünlerle desteklenmesi, metabolizma hızınızı artırarak kilo vermenize yardımcı olacağı gibi, kan şekeri düzenini de sağlayarak daha çabuk doymanızı sağlar.

          Akşam yerine sabah yapacağınız egzersiz ya da yoga ile daha fazla yağ yakabilirsiniz.

    Detoks yapın
          Her gün 5 porsiyon sebze meyve tüketemeyen, yeterli su içmeyen, çok yoğun alkol ve kafein tüketen, aşırı stresli çalışan, sık seyahatleri olan, ödem, gaz ve şişkinlik şikayeti yaşayanlar, sabahları zor uyanıp halsizlik hissedenler, kilo vermekte zorlananlar detoks yapabilir. Düzenli olarak en az yılda iki kez yapılmalı, özellikle de mevsim geçişlerinde. Şehir yaşamı bizi buna zorluyor, bir hafta-on gün süreyle, vücudunuzu dinlendirmek ve ihtiyacı olan doğal besinlerle ödüllendirmek ve arındırmak sizi hastalıklara karşı koruyan bir doping gibi de düşünülebilir.

    Kaynak: Akşam




    Google