Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Seyahat



Türkiye'deki saklı cennetler - 3
      Rize'nin yaylaları
Rize - Ayder Yaylası       Rize İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, kentte pek çok yaylanın tanındığını ve bu yaylaların yapılan şenliklerle her geçen gün daha fazla bilindiğini ifade ederek, ''Ancak doğa olarak oldukça güzel olmalarına rağmen henüz fazla tanınmamış yerler de var. Bunun en önemli nedeni bu yerlerin bilinen yerlerden daha yüksek kesimde bulunması ve ulaşım imkanının fazla olmamasıdır'' dedi.

      Özellikle Çamlıhemşin ilçesinin Marselabat Tepesi, Ardeşen ilçesinin Kolezana ve Sırt yaylalarının diğerleri kadar bilinmediğini belirten Hocaoğlu, ''Ayrıca Sivrikaya Yaylası Ovit bölgesi de görülmeye değer yerlerden. Bu bölgede kayak turizmi konusunda çalışma yapılıyor. Eğer bu konuda gelişme sağlanabilirse Ovit, kış sporları turizm merkezi olacak. Böylece bu bölge de cazibe merkezi haline gelebilecek'' diye konuştu.

      Hocaoğlu, 51 bin 500 hektar alanı kapsayan Kaçkar Dağları Milli Parkı'nın da henüz istenilen seviyede olmadığını kaydederek, ''Planın tamamlanmasının ardından milli parkta sonra daha rahat planlama yapılabilecek. Gezilebilecek yerleri belirleyip turistlere daha iyi bir şekilde anlatabileceğiz'' dedi.

      Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi ile Ayder Yaylası arasında bulunan Tar Deresi Vadisi'ndeki birçok küçük düşümlü şelalenin yanı sıra, 250 metre yükseklikten akan Bulut Şelalesi'nin, seyir zevkine doyum olmayan bir görüntü sergilediğini anlatan Hocaoğlu, bölgenin doğal süsü olma özelliği taşıyan ve ilçe merkezine yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta olan şelaleye yürüyerek gitmenin mümkün olduğunu söyledi.

      Çamlışemşin'in Palovit Yaylası'nda bulunan ve yeşillikler arasında 15 metre yükseklikten akan Palovit şelalesi, Kalkandere'deki 16 metrelik Vandri şelalesi, İkizdere'deki 15 metrelik Manle ile 20 metrelik Cimil şelaleleri, Rize'ye gelenlerin mutlaka görmek istediği yerler arasında yer alıyor. Yine Çayeli ilçesindeki Ağaran şelalesi ile İkizdere'deki Gelintülü şelalesi, görülmeye değer şelaleler arasında bulunuyor.

GÜMÜŞHANE'DE 18 BİN 500 METREKARE ALANA SAHİP MAĞARA
      Gümüşhane'nin doğusunda ve şehir merkezine yaklaşık 10 kilometre mesafede bulunan Akçakale Mağarası, yaklaşık 18 bin 500 metrekarelik iç alana sahip. Mağarada sarkıt, dikit, mağara incisi, mağara çiçeği, flama, duvar travertenler gibi eşsiz güzellikte damlataşları bazı kesimlerde önemli yoğunluklara ulaşıyor. Bu nedenle önemli bir turizm potansiyeline sahip. Mağaranın turizme kazandırılma çalışmaları hızla sürdürülüyor.

      Torul ilçesi Gülaçar köyü sınırları içindeki Artabel Gölleri, gerek jeolojik ve jeomorfolojik gerekse flora ve fauna yönünden oldukça zengin değerlere sahip. Saha içinde yer alan 18 buzul krater gölü yer alıyor.

BAYBURT
      Bayburt İl Kültür ve Turizm Müdürü Bahri Akbulut, merkeze bağlı Çımağıl köyünde bulunan Çımağıl Mağarası'nın bin 100 metre iç alana sahip olduğunu söyledi.

      Dikit ve sarkıtların bulunduğu mağaranın turizme kazandırılması için çeşitli çalışmalar yapıldığını ifade eden Akbulut, mağaranın yolunda iyileştirme çalışması yapıldığını, iç ve dış mekanda aydınlatma çalışmalarına başlandığını belirtti.

      Akbuluk, mağara içerisindeki gezi yollarının eylül ayı sonuna kadar tamamlanarak, mağaranın turizmin hizmetine sunulacağına dikkati çekti.

      Bölgedeki bakir olan yaylaların kaynak ve maden suları ile çadır ve karavan turizminin de ideal özellikler taşıdığını anlatan Akbulut, ''Soğanlı, Dumlu, Cumavank, Kuşmer gibi yaylaların doğal göller ve yeşilin her tonunun bulunduğu görsel güzellikleri barındırıyor'' diye konuştu.

ARTVİN'DEKİ TİRYAL DAĞI ENDEMİK BİTKİLERİ BARINDIRIYOR
      Artvin'in Murgul ilçesinde, Tiryal Dağı üzerinde bin 700 rakımda bulunan Karagöl, içerisinde dünyada sadece bir bölgede yetişen ve endemik olarak tanımlanan bitkileri barındırıyor.

      Artvin Köprübaşı mevkisinde bulunan Artvin (Livane) Kalesi'nin 10. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir. İçerisinde su deposu ve küçük kilise bulunan ve daha sonraki dönemde tadilat geçiren kale, kentte görülmeye değer eserler arasında sayılıyor.

      Artvin sınırları içindeki Karçal Dağları Türkiye ile Gürcistan arasında yer alıyor. Bu dağlar, kuşların göç yollarının üzerinde bulunması, endemik bitki çeşitliliği ve uygun yürüyüş parkurları ile doğaseverlere doyumsuz güzellik sunmaktadır.

      Artvin-Ardanuç karayolunun 30. kilometresinde yer alan Ardanuç Cehennem Deresi Kanyonu da ilgi çekici doğal yapısı ile görülmeye değer yerler arasında.

      Kemalpaşa, Murgul, Borçka ve Artvin'in yüksek tepeleri kuşların göç yolları üzerinde bulunmaları nedeni ile mart, kasım ayları arasında kuş ve kelebek meraklıları için uygun gözetleme yerlerine sahip.

ŞANLIURFA
      Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında inşa edilen Birecik Barajı'nın yapımı sırasında yerleşim yerlerinin bir kısmı sular altında kalınca tam bir turizm beldesi haline gelen Halfeti, geleneksel taş mimariyle inşa edilmiş evleri, sular altında kalan tarihi camisi ve yeşil alanlarıyla turistik bir sahil beldesini andırıyor.

      ''Saklı Cennet'' olarak adlandırılan Halfeti'de, Aziz Nerses Kilisesi, Bar Şavma Manastırı ve İncil'in bir nüshasının çoğaltıldığı yer olarak bilinen Rumkale, Kaya Kilisesinin yer aldığı tarihi Savaşan köyüne teknelerle düzenlenen turlar, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. İlçedeki konaklama sıkıntısı nedeniyle turistlere günübirlik turlarla ev sahipliği yapan ilçede, girişimcilerin ev pansiyonculuğu ve otel projelerini hayata geçirmesi bekleniyor.

      Şanlıurfa'nın Bozova ilçesindeki Çatak Tesisleri ise botanik bahçesi, yarı olimpik yüzme havuzu ve doğal güzellikleriyle bölgenin en önemli turizm merkezlerinden biri haline geldi.

      Türkiye'nin en büyük barajlarından biri olan Atatürk Barajı kıyısında yer alan, Özel İdare Müdürlüğü'ne ait tesise, özellikle hafta sonları özel otomobilleri ve günlük turlarla Şanlıurfa, Adıyaman ve Gaziantep'ten çok sayıda ziyaretçi geliyor.

      Tesiste, piknik yapma imkanı bulan ve Fırat Nehri'nde serinleyen ziyaretçiler, yalnızca Fırat ile Dicle nehirlerinde yaşadığı bilinen ''Rafetus'' kaplumbağalarını da görme olanağı buluyor.

      Fırat Nehri kıyısında yer alan Birecik ilçesi ise Türkiye'de yalnızca bu ilçede yaşayabilen Kelaynak kuşlarına ev sahipliği yapıyor. GAP turu kapsamında Şanlıurfa, Gaziantep ve Mardin gibi illeri ziyaret eden turistler, yol üzerinde 105 Kelaynağın koruma altında tutulduğu kafesleri geziyor. İlçeyi bu kapsamda her yıl 2 binin üzerinde turist ziyaret ediyor.

VAN'DAKİ TABİAT HARİKASI MEKANLAR
      Tarihi ve doğal güzellikleriyle Doğu Anadolu Bölgesinin önemli turizm merkezleri arasında yer alan Van'da, bakir doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen mekanlar bulunuyor.

      Türkiye'nin 3 bin 713 metrekarelik yüzölçümüyle en büyük gölü olma özelliğini taşıyan Van Gölü, Akdeniz ve Ege sahillerini aratmayacak kıyı yapısıyla ülke turizmine hizmet ediyor. 536 kilometrelik sahil şeridinin yaklaşık 150 kilometrelik bölümünde herhangi bir yerleşim alanın bulunmaması, bu kıyıları eşsiz kılıyor.

      Kültür ve Turizm İl Müdürü İzzet Kütükoğlu, kara yolunun geçmediği Van Gölü'nün yaklaşık 150 kilometrelik sahil şeridini, turizme kazandırmak amacıyla mavi tur düzenlenebileceğini belirtti.

PERİ BACALARI
      Van'a yaklaşık 140 kilometre uzaklıktaki Başkale ilçesine bağlı Yavuzlar köyünde bulunan peri bacalarının, Türkiye-İran arasındaki Yiğit Dağı volkanının ürettiği püskürtme kayaçlarının aşınması sonucu ortaya çıktığı belirtiliyor.

      Başkale peri bacaları, Kapadokya'daki benzerlerini aratmayan görüntüsü ve el değmemiş doğasıyla turizme kazandırılmayı bekliyor.

KEŞİŞ BARAJ GÖLÜ
      Van ve çevresinde MÖ 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı 2. Rusa tarafından 3 bin 200 metre yüksekliğindeki Erek Dağı'nın eteğine kurulan Keşiş Baraj Gölü, yeşil doğasıyla keşfedilmeyi bekliyor.

      Yaz aylarında yaylacıların gözde mekanları arasında yer alan Keşiş Gölü ve yaylası, geçmiş yıllarda bölgede yaşanan güvenlik sorunu nedeniyle yerli ve yabancı turistler tarafından çok fazla bilinmiyor.

KEŞİŞİN BAHÇESİ
      Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki İshak Paşa Sarayı'nın hemen altında bir vaha görünümünde olan Keşişin Bahçesi, taşlık ve çorak arazi üzerindeki yemyeşil görüntüsüyle ilçeye farklı bir güzellik katıyor.

      16. yüzyılda ortaya çıktığı sanılan ve asırlarca Anadolu'da dilden dile anlatılan ''Kerem ile Aslı'' hikayesinin de burada geçtiği rivayet edilen bahçe, çok fazla bilinmediği için bakir görünümünü koruyor.

Zeugma Antik Kenti
Zeugma Antik Kenti       Zeugma Antik Kenti, MÖ 300'de Büyük İskender tarafından ''Selevkia Euphrates'' adıyla kuruldu. Romalı Komutan Pompeius MÖ 64'te kendisine yaptığı yardımlar karşılığında, kenti 1. Antiachos'a verdi.

      Kommagene Krallığı'nın 4 büyük şehrinden biri olan kent, MÖ 31'den itibaren tamamıyla Roma İmparatorluğu'na bağlandı ve ''köprü'', ''geçit'' anlamına gelen ''Zeugma'' adını aldı.

      Roma döneminde büyük bir zenginlik ve ihtişam yaşayan Zeugma, MS 256'da Sasani Kralı 1. Şapur tarafından ele geçirilerek yıkıldı ve yakıldı. Zeugma, daha sonra depremden büyük zarar gördü.

      Zeugma'da ilk kazı, bir kaçak kazı ihbarı üzerine Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından 1987'de yapıldı. Kazıda oda biçimli aile kaya mezarı, mezarın sahiplerine ait heykeller bulundu. Antik kentte ikinci kazı 1992'de yine bir kaçak kazı ihbarı üzerine Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdürü Rıfat Ergeç tarafından yaptırıldı. Bu kazıda taban mozaiği ve ilk villa gün ışığına çıkartıldı.

      Antik kentin önemli bir bölümünün GAP kapsamında inşa edilen Birecik Barajı'nın göl suları altında kalacak olması nedeniyle 1993'ten itibaren yerli ve yabancı bilim adamlarından oluşan çok sayıda ekip Zeugma Antik Kenti'nde kurtarma kazıları yürüttü.

      Kurtarma kazılarında gün ışığına çıkarılan eserlerin en önemlileri olan mozaikler, Mark heykeli, duvar resimleri ve kil mühür baskı koleksiyonu halen Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Zeugma, bölgede keşfedilmeyi bekleyen önemli turizm merkezlerinin başında yer alıyor.

KAHRAMANMARAŞ'TAKİ DİREKLİ MAĞARASI
      Kahramanmaraş-Kayseri karayolunun 40. kilometresindeki Yukarı Döngel köyü sınırları içerisinde bulunan Direkli Mağarası da tarih meraklılarının ilgisini çeken merkezlerden biri.

      Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek, mağarada ilk kez 1959 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten tarafından kazı çalışmalarının yapıldığını ve bilim dünyasına tanıtıldığını belirterek Yontma Taş Çağı'na ilişkin materyallere ulaşıldığını söyledi.

      Direkli Mağarası'ndaki kazının, Kahramanmaraş'ta 1959'dan bu yana yapılan Türkhlerin yaptığı ilk arkeolojik kazı olduğunu dile getiren Erek, ''Kazılarda bulduğumuz bir ocak ve çevresindeki işlik yerleri sevindirici bilgiler sağlamıştır'' dedi.

KİLİS'TEKİ OYLUM HÖYÜK VE MOZAİKLİ BAZİLİKALARI
      Kilis'teki Ravanda Kalesi, Oylum Höyük ve Oylum Höyük'teki mozaikli bazilikaları, 7500 yıldan beri kesintisiz bir iskanın varlığını ortaya koyuyor.

      Bölgede yapılan arkeolojik çalışmalarda, Orta Tunç Çağı'nda önemli bir siyasi güç olan Hititler'in , güney seferlerinde Oylum Höyük'ü kullandıkları belirlenmiş ve Hititler'e ait arkeolojik bulgular ele geçmiştir.

DOĞU KARADENİZ'İN DOĞAL GÜZELLİKLERİNE YOLCULUK
      Doğu Karadeniz doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin yanı sıra henüz tam anlamıyla turizmin hizmetine sunulmamış varlıklarıyla da ilgi çekiyor.

      Vazelon Manastırı, Trabzon'un Maçka ilçesine 14 kilometre uzaklıkta Kiremitli köyü sınırları içinde, bir kayalığın önünde bulunuyor. Vazelon Manastırı bir kilise, topluluktan ayrı olarak inşa edilmiş bir şapel, üç katlı öğrenci odaları ile çeşitli hizmet birimlerinden oluşuyor. Büyük bölümü tahrip olmuş manastır, bilinen tarihi varlıkların yanı sıra ''keşfedilmemişi arayanlar'' için ilgi çekici.

      Trabzon'un en eski kilisesi olma özelliği taşıyan St. Anna (Küçük Ayvasıl) Kilisesi, Çarşı Mahallesi Hartama Sokakta bulunuyor. Kilise 7. yüzyılda inşa edilmiş, 9. yüzyılda ise onarım geçirmiştir. Üç apsisli, bazilikal planlı, küçük boyutlu olan kilisenin iç duvarındaki fresklerin büyük bölümü tahrip olmuştur. Güneydeki giriş kapısının üzerinde Roma dönemine ait kabartmalı mermer bir levha bulunan kilise Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir ve henüz restorasyon geçirmedi.

      Trabzon'un batı sahilinde şehir merkezine 8 kilometre uzaklıkta Yıldızlı Beldesi sınırları içerisinde yer alan Sera Gölü, denize 2 kilometre mesafededir. Göl, 1950 yılında meydana gelen bir toprak kayması sonucunda oluşmuştur. Sera Gölü, hem doğal güzelliği hem de çevresindeki tesislerle ziyaretçilere güzel imkanlar sunuyor.

      Memişoğlu Konağı, Sürmene ilçesinin 4 kilometre doğusundaki Balıklı mevkisinde bulunuyor. Konak, iki katlı, köşelerde çıkıntı yapan kademeli cepheli, geniş saçaklı, büyük bölümü taştan inşa edilmiş bir yapı.

      Bölgede taş ve özellikle ahşap işçiliği ile ünlüdür. Kesin yapılış yılı bilinmemekle birlikte 18. yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor.

      Çal Mağarası, Düzköy ilçesinde bulunan bir yer altı su kanalı. Mağaranın girişi geniş olmakla birlikte giderek daralıyor belli bir uzaklıktan sonra genişlik 1 metreye kadar düşüyor. Tavan yükseklikleri kırık sistemlerine bağlı olarak büyük değişkenlik gösteriyor. Girişten sonra 200 metrede iki kola ayrılan mağaranın, sola ayrılan kolu yaklaşık 125 metre uzunluğunda. Bu kolun sonundaki odadan gelen suyun aktığı bir baca bulunuyor. Sağ kolun ulaşılabilen kısmı yaklaşık 300 metre. Bu kolun yaklaşık 60 metre ilerisinde küçük bir göl ve çağlayan yer alıyor.Trabzon'da ayrıca henüz yeterince tanıtımı yapılamamış çok sayıda kaplıca ve içmeleri bulunuyor.

      Ayazma içmesi ve maden suyu Akçaabat ilçesine bağlı Karadağ Yaylası'nda bulunuyor ve mide rahatsızlıklarına iyi geldiği biliniyor.

      Kisarna maden suyu, merkeze 7 kilometre mesafede bulunan Kisarna köyünde. Mide, sindirim yolları ve böbrek hastalıklarında çok faydalı olduğu bilinen suyun çıktığı alanda dinlenme tesisleri bulunuyor.

GİRESUN'DA GÖLYANI YAYLASI'NIN BÜYÜLEYİCİ GÜZELLİĞİ
      Giresun'da kısa bir süre önce keşfedilen Gölyanı Yaylası'nın Türkiye'de ekoturizmin gözdesi olacağına inanılıyor.

      Giresun Kültür ve Turizm Müdürü Emin Yılmaz, Yağlıdere ilçesi sınırları içinde yer alan Gölyanı Yaylası'nın, 50 dolayındaki otantik yayla evi, gölü ve ladin ağaçlarından oluşan ormanlık alanlarıyla görenleri büyülediğini belirtti.

      Yılmaz, bir süre önce doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Gölyanı Yaylası'nın Türkiye'de eko turizmin gözdesi olacağına inandıklarını ifade ederek, orman yoluyla ulaşımı sağlanan Gölyanı Yaylası'na yapılaşma yasağı getirildiğini kaydetti.

Kaynak: Sabah




Google