Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Seyahat



Yakın Yerler: Abant ve Mudurnu
Yakın Yerler: Abant
      Abant; çevresi çam, köknar ve kayın ormanlarıyla çevrili küçük bir göl. İstanbul’a da Ankara’ya yakın oluşu nedeniyle çok seçkin bir haftasonu mekanı olma özelliğini yıllardır sürdürmekte.

Yakın Yerler: Abant ve Mudurnu       Abant’ta günü geçirmenin en keyifli yollarından biri gölü gezmek.
      Bolu dağları hem güzelliğiyle hem efsaneleriyle meşhurdur. Abant gölüyse, Bolu dağlarının adeta incisidir.

      Hem İstanbul'a hem de Ankara'ya eşit uzaklıktaki Abant, şirketlerin ve çeşitli kurumların hem dinlenme hem de toplantı amaçları için sıkça tercih edilen bir güzergah oldu.

      Abant; çevresi çam, köknar ve kayın ormanlarıyla çevrili küçük bir göl. İstanbul’a da Ankara’ya yakın oluşu nedeniyle çok seçkin bir haftasonu mekanı olma özelliğini yıllardır sürdürmekte. Özellikle haftasonları çok kalabalık olan Abant, her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip.

      Göl çevresindeki tesisler yılın on iki ayı dolu. Günübirlik gelenler de buna eklendiğinde, Abant’ın haftasonları yaşadığı yoğunluk hiç sürpriz değil.

Yakın Yerler: Abant       Dilerseniz faytonla ya da atla da dolaşabilirsiniz.
      Abant gölü 1.28 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. En derin yeri 18 metre. Gölün çevresi 6.5 kilometre..Göl çevresinde tur atmanın keyfi bambaşka. Lezzetli alabalıkların bulunduğu ve olta balıkçılığı zevkinin tadıldığı Abant ın çevresi, bitki ve hayvan türleri açısından oldukça zengin. Kışın gölün donduğu zamanların dışında,gölde su bisikleti ve sandalla gezmek mümkün...

      Abant’ta günü geçirmenin en keyifli yolu göl çevresinde dolaşmak. Gölün tamamını dolaşmak herkes için uygun bir seçenek olmayabilir ancak göl kenarında kısa da olsa bir yürüyüş yapmak herkese tavsiye edilir. Dilerseniz faytonla ya da atla da dolaşabilirsiniz. Yol buzluysa kızak da kullanılıyor.

      Göl turunun en keyifli yanlarından biri, yorulup karnınız acıktığında bir şeyler yeyip içmek için iyi günübirlik tesislerin olmasıdır. Abant Köşkü de bunlardan biri. Köşk gece konaklamak için de uygun ama en çok göl manzarasına hakim terası tercih ediliyor. Tereyağında alabalık ya da mangalda et özellikle tavsiye olunur. Soğuk kış gecelerinde sucuk ekmek ve sıcak şarap partileri yapıldığını da ekleyelim.

      Abant Gölü ile çevresi Abant alası ve su samuru koruma alanı. Su samurlarını görebilmek için, sabahları güneş doğmadan samurların yuvalarının olduğu yere gelip beklemek gerekiyor.

      Abant'ta hava gün içinde sıkça değişebiliyor. Bu yüzden hırkanızı, şemsiyenizi ya da yağmurluğunuzu yanınıza almakta fayda var. Abant yazın bile serin bir havaya sahip. Geceleri ise oldukça soğuk olabiliyor. Zaten böylesine ormanlık bir yerde sıkça yağmur yağması da kaçınılmaz.

      İstikametimiz Bolu. Çam ormanlarıyla çevrili Abant Gölü'ne gidiyoruz. Abant denince akla kış turizmi gelse de aslında burası her mevsimi farklı güzellikte yaşayan bir yer.

      Abant tertemiz havasıyla, şehirden kaçmak için ilk akla gelen yerlerden biri. İstanbul ile Ankara arasındaki yolun ortalarında olduğu için her iki büyük şehirden de çok sayıda ziyaretçisi oluyor.

      Abant'a gitmenin en kısa yolu ücretli Anadolu Otoyolu üzerinden. İstanbul'dan gelenlerin Kaynaşlı ayrımından otoyoldan çıkıp, Bolu Dağı'nı tırmanmaları gerekiyor. Dağın bitiminde Abant sapağından giriliyor. 22 kilometrelik yemyeşil yolun sonunda Abant Gölü Milli Parkı'nın girişine geliyorsunuz. İstanbul'dan Abant'a yol yaklaşık 3 saat sürüyor.

      İster aracınızı parkedip hemen faytonla gezmeye başlayın, isterseniz önce yemeğinizi yiyip yürüyüşe geçin. Ya da hemen kitabınızı alıp göl kenarına yerleşin.

      Abant'ta göl çevresindeki 7 km'lik parkurda yapılan fayton turu son derece keyifli. Bir yanda göl manzarası diğer yanda orman, kuş sesleri içinde geziyorsunuz.

      Faytonla gölün çevresini dolaşmak yaklaşık yarım saat sürüyor. Tam turun fiyatı 20 milyon. Yakın bir zamanda göl çevresindeki yolun trafiğe kapatılması, sadece vagon sistemi ve faytonla ulaşımın sağlanması planlanıyor.

      Abant'a günübirlik gelenler de var, haftasonu kalanlar da. Bazıları ise başka şehirler arasında yolculuk yaparken bir gece kalıp yoluna devam ediyor. Şirket çalışanları için de özel paketler sunuluyor.

      Abant'ta kalmak isteyenler için iki tane beş yıldızlı otel ile bir köşk otel var. Büyük Abant Oteli ve Taksim Otelcilik'e bağlı Abant Palas, manzarası ve aktiviteleri ile şehirden kaçanları memnun edecek özelliklere sahip. Köşk Otel ise 13 odasıyla daha sakin bir tatil geçirmek isteyenlere hizmet veriyor.

      Abant'ta konaklamanın maliyeti, iki kişi gecelik 160 ile 260 YTL arasında değişiyor.

      Göl manzaralı tesislerde çoğunlukla ızgara yemekler yapılıyor. Balık sevenler için özellikle ızgara alabalık son derece leziz.

      Abant'a gelirken yol boyunca sıralanan köy ekmeği ve ızgara yapan restoranlara takılmadıysanız, Abant Gölü kenarına kurulup çayınızı içebilir ya da damak tadınıza göre bir yemek seçebilirsiniz. Ancak otellerdeki açık büfelerin dışında, restoranlarda ızgaradan başka çok fazla çeşit olmadığını hatırlatalım.

      Yemeğin ardından güzel bir yürüyüş ve bisiklet turu Abant'ta yapılabilecek diğer etkinlikler. Atçılık, yamaç paraşütü gibi farklı spor dallarını yapmak için de imkanlar var.

      Abant Gölü'nde doğanın dengesini bozmamak adına su sporları yapılmasına izin verilmiyor. Göle girmek de mümkün değil. Ama belgeli olması kaydıyla isteyenler balık tutabiliyor.

      Oltacıların balıktan yana pek şansları yok. Zaten maksatlarının göl kenarında dinlenmek olduğu söylemeden geçemiyorlar.

      Abant Gölü ile çevresi Abant alası ve su samuru koruma alanı. Su samurlarını görebilmek için, sabahları güneş doğmadan samurların yuvalarının olduğu yere gelip beklemek gerekiyor.

      Abant'ta hava gün içinde sıkça değişebiliyor. Bu yüzden hırkanızı, şemsiyenizi ya da yağmurluğunuzu yanınıza almalısınız. Abant yazın bile en fazla 28 derece oluyor. Özellikle akşamları oldukça serin. Bu yüzden tedbirli olmakta yarar var. Zaten böylesine ormanlık bir yerde sıkça yağmur yağması da kaçınılmaz. Ancak tesisler kış ayları düşünülerek yapılmış olduğu için hava koşullarından etkilenmeden de iyi vakit geçirmek mümkün.

      Piknik ve kamp alanları, Abant Gölü çevresinde.

      Doğayla içiçe bir gün geçirip de buradan alışveriş yapmak isteyenler için, civar köylerden gelenlerin sattığı birçok doğal ürün var. Ama Abant'a has çok özel bir mamül yok doğrusu. Börülce, erik kurusu, fasulye, doğal petekli bal, kuşburnu ve köy peyniri gibi Anadolu'nun bir çok köyünde üretilen doğal ürünlerden buradan da alabilirsiniz. Tüm bunların kredi kartı ile satılması bir tezat gibi görünse de yanında nakit taşımayanlar için kolaylık sağlıyor.

      Biz de alışverişimizi yapıp tam yola koyulmaya hazırlanırken, güneş kendini gösteriyor ve hava açıyor ve dönüş vakti yaklaşıyor.

Yakın Yerler: Abant

ULAŞIM
  • İSTANBUL-ABANT 280 km.
  • EN KISA YOL ÜCRETLİ ANADOLU OTOYOLU ÜZERİNDEN
  • KAYNAŞLI'DA OTOYOLDAN ÇIKILIYOR
  • BOLU DAĞI'NIN BİTİMİNDEN ABANT SAPAĞI'NDAN GİRİLİYOR

    YEMEK
  • ABANT KÖŞKÜ 0374 224 50 12
  • KIR GAZİNOSU 0374 224 50 49
  • GÖL GAZİNOSU 0374 224 50 45

    KONAKLAMA
  • BÜYÜK ABANT OTELİ 0374 224 50 33
  • ABANT PALAS OTELİ 0374 224 50 12

    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



    Yakın Yerler: Abant



          Bu kez Bolu'nun güneyine Mudurnu'ya geldik. Burası Hititler'den Bizans'a Osmanlı'dan Selçuklu'ya birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış. Şimdi de restore edilen evleri ile Türkiye'nin dört bir yanından gelenleri ağırlıyor.

          Mudurnu, yüzlerce yıllık konakları ve tarihi güzellikleriyle tipik bir Anadolu kasabası.

          Mudurnu'ya İstanbul'dan ulaşmanın en kolay yolu TEM otoyolu üzerinden. Adapazarı'na geldiğinizde Akyazı Kavşağı'ndan sapıyorsunuz ve Ankara yönüne doğru gidiyorsunuz.

          Ankara'dan ise iki şekilde Mudurnu'ya gelmek mümkün. Bolu üzerinden gelirseniz yol biraz daha uzuyor ama otoyoldan gitmiş oluyorsunuz. Diğer seçenek ise Beypazarı üzerinden.

          Mudurnu aynı zamanda civardaki turistik yörelere gelenlerin de uğrayıp bir günü geçirdikleri bir belde. Beypazarı ya da Abant'ta kalıp, Mudurnu'yu da dolaşmak farklı bir alternatif.

          Otobandan çıktıktan sonra yemyeşil bir yolda gidiyorsunuz, ancak virajlara biraz dikkat etmek gerekiyor.

          Beldeye girdiğinizde, sizi "Canlı tarih Mudurnu'ya hoşgeldiniz" yazısı karşılıyor. Yeni bir turizm hamlesi ile, herkesi bu tarih kültür ve doğa kentine davet ediyorlar.

          Yöreye gelince, önce turizm bürosuna uğrayıp, bir broşür almakta fayda var.

          Gerçekten de burası zengin bir tarih ve yemyeşil bir doğa içinde kısa bir tatil için ideal görünüyor.

          Mudurnu'da gece kalmak isteyenlere 4 tarihi konak hizmet veriyor. Çoğunlukla sakin ve tarihle içiçe bir haftasonu geçirmek isteyenlere.

          Mudurnu'daki 30 ev şu anda restore edilmiş durumda. Turizm Bakanlığı'nın 2002 yılında başlattığı proje sayesinde, 16 yeni konağın restorasyonu da sürüyor. Bazı konaklar, pansiyon olarak hizmet veriyor. Özel şirketler ise kimi evlerin restorasyonu için sponsor oluyor.

          Mudurnu'ya gelmişken yöresel yemekleri tatmadan dönmeyin. Balkabaklı gözleme ve erişteli kaşık sapı buranın en özel yemekleri...

          Yarışkaşı Konağı Mudurnu'nun girişinde hemen göze çarpıyor. Mudurnu'ya gelenler yöresel yemekleri tatmak için buraya mutlaka uğruyor. Bolu muftağının örnekleri ziyaretçilere sunuluyor. Hamurişi yemekler biraz ağırlıkta olduğu için, yemeğin ardından iyi bir yürüyüş iyi geliyor doğrusu...

          Mudurnu'nun sembolü olan saat kulesine çıkan yokuş biraz dik, ama mutlaka kulenin yanından, tepeden Mudurnu'ya bir bakmak gerek. Konaklar öyle güzel restore edilmiş ki, yukardan, yöre eski bir Osmanlı Kasabası'nın maketi gibi bir görüntü sergiliyor. Çünkü Mudurnu iki dağın arasına kurulu ve civarda da başka bir yerleşim bölgesi görünmüyor.

          Mudurnuluların saati bu saat kulesine göre ayarlı. Herkesin saati 5 dk ileriyi gösteriyor.

          Kazanlar Evi Mudurnu'da restore edilen konaklardan biri. Burada herşeyiyle örnek bir Bolu evini gezmek mümkün.

          Mudurnu'ya günübirlik geldiyseniz, mutlaka tarihi konaklarından birini gezin. Galoşlarınızı giyiyor ve bambaşka bir dünyaya adım atıyorsunuz. Yataklar, örtüler, eskiden banyo olarak kullanılan dolap, çiçeklik, hepsi size eskiyi yaşatıyor.

          Gece kalmak için ise oda fiyatları haftaiçi 40, haftasonu 60 YTL civarında. Bir haftasonunu kasaba hayatını yaşayarak geçirebilirisiniz.

          Armutçular Konağı yörenin en büyük ve görkemli yapısı.

          Hacı Abdullahlar Konağı ise 7 odalı, özellikle üst kattaki cumba bölümleri çok keyifli. Her odadaki banyosu ile modern konaklama tesislerini aratmıyor. Konağın sloganı "bugünün konforunu geçmişin atmosferinde yaşayın".

          Keyvanlar Konağı da 100 yıllık bir yapı. Buranın farkı, odalara televizyon konmuş olması. 9 odasıyla şehrin yorgunluğunu atmak isteyenlere hizmet veriyorlar.

          Modern evler ve tarihi binalar Mudurnu'da içiçe. Sit alanı olduğu için mimari doku bozulmamış. 300 yıllık çınar da bu görüntüyü tamamlıyor.

          Hamamı ve camisi ile burası küçücük bir yerleşim yeri.

          Tek sorun bu tür yerlerin vazgeçilmezi kamyonlar. Bu kadar sakin bir ortam içinde sık sık geçen araçlar biraz huzuru bozuyor.

          Mudurnu'nun eski çarşısının içinde yöresel el sanatları yaşatılmaya çalışılıyor. Turistik potansiyel bulunuyor, ancak daha yapılması gereken birçok şey de var.

          Semerci, bakırcı dükkanları çarşı boyunca sıralanıyor.

          Her tarafa yönlendirici tabelalar yerleştirilmiş. Bu, gezenlere yollarını bulmada büyük kolaylık sağlıyor.

          Mudurnu'nun dar sokaklarında dolaşmak insanı şehirden tamamen uzaklaştırıyor. Ancak buraya gelenlerin ifadesine göre burası bazen fazlaca sakin bile olabiliyor.

          Sokakların arasında dolaşırken, bir konağın balkonundan geçenleri seyreden iki köpeğe rastlıyoruz. Meğer onlar her geçene çıkıp böyle selama dururlarmış.

          Mudurnu'nun içinde olduğu kadar çevredeki göllere de yürüyüş yapılabiliyor. Bölge trekking için çok uygun. Gündüz gezmesi keyifli, ancak geceleri mudurnu'da çok sakin geçiyor.

    ULAŞIM
  • İSTANBUL-MUDURNU 250 KM
  • ANKARA-MUDURNU 208 KM

    YEMEK
  • YARIŞKAŞI SOFRASI 0374 421 38 51
  • KÜÇÜKEV KEBAP 0374 421 67 16
  • MUDURNU SOFRASI 0374 421 24 00
  • ÇARDAK GÖZLEME 0374 421 38 05

    KONAKLAMA
  • KEYVANLAR KONAĞI 0374 421 37 50
  • YARIŞKAŞI KONAĞI 0374 421 36 04
  • DEĞİRMENYERİ 0374 421 26 77
  • HACI ABDULLAHLAR KONAĞI 0374 421 22 84
  • KAZANLAR KONAĞI 0374 421 29 26

    BİLGİ İÇİN
  • TURİZM DANIŞMA 0374 421 25 30

    Yakın Yerler: Mudurnu



    Yakın Yerler: Mudurnu



    Yakın Yerler: Mudurnu



    Yakın Yerler: Mudurnu



    Yakın Yerler: Mudurnu



    Yakın Yerler: Mudurnu



    Yakın Yerler: Mudurnu


    Kaynak: guncel.net - ntvmsnbc.com




    Google