Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Seyahat



Avrupa'ya vizesiz açılan kapı: Hırvatistan
Avrupa'ya vizesiz açılan kapı: Hırvatistan Cennetin vizesiz açılan kapısı
      Dubrovnik marinasının hemen yanındaki kale, 'old town'a açılıyor.
      2010 yılında AB üyesi olmaya hazırlanan Hırvatistan, Adriyatik Denizi'nin en güzel koylarına sahip. Deniz ve güneşin yanı sıra tarihin gizemine kendini kaptırmak isteyenler için bu ülke son çağrısını yapıyor: Beni keşfet...

      Hırvatistan, onu fotoğraflardan tanımlamaya çalışanlar için "Aman canım, Türkiye'de böyle yer çok var!" dedirticek kadar sıradan bir ülke gibidir. Kimisi için ise "Hırvatistan'da tatil mi yapılır? Savaş yok muydu orada?" gibi garip değerlendirmeler duyabileceğiniz bir bilinmeyendir. İşte bu yazı da iki yıl sonra Avrupa Birliği'ne girmeye hazırlanan bu güzel ülkenin değerini fark etmek isteyenlere rehber olması için yazıldı. 'Non bene pro toto libertas venditur auro' (Özgürlük, karşılığında dünyadaki tüm altınlar verilse de satılamaz). Dubrovnik Kalesi'nde yazılan bu söz, tarihi boyunca şehri boyunduruğu altına almaya çalışan milletlere seslenmiş. Ortaçağ kasabalarını andıran görünümüne sahip kalenin surları içinde turistleri ağırlayan Dubrovnik, marinası, koyu yeşil rengi panjurlu ve taş yapılı özgün mimarili evleriyle çok etkileyici. Burası, dört ayrı girişi olan kale içindeki 'old town'a (eski şehir) inen dik merdivenleri, saat başı çalan kilise çanları, yıkadıkları çamaşırları, camdan cama astıkları iplere saran sıcak halkı, plajları, palmiye ağaçları ve gece hayatı ile görülmeye değer.

Avrupa'ya vizesiz açılan kapı: Hırvatistan       Zagreb'deki Ulusal Opera Binası, turistlerin başlıca uğrak yerleri arasında.
LİMAN ŞEHRİ SPLİT
      Hırvatistan'da şehirler arası yolculuklarda görülecek muhteşem manzaraları kaçırmamak adına en doğru seçim, otobüsle seyahat etmek. Dubrovnik'ten beş saatlik konforlu bir karayolu yolculuğuyla Split'e geldiğinizde ilk dikkati çeken tüm şehri saran ağır balık kokusu. Ancak sonradan bir balık lokantasında o lezzetli deniz ürünlerini tattığınızda bu kokunun sebebini anlıyorsunuz. Zaten bolluğundan dolayı ülkenin madeni paralarına bile balık resmi basılmış. Ayrıca burada belirtmek gerekir ki, bizim için İzmir ne ise Hırvatlar için de Split o. Roma İmparatoru Diocletian'ın Sarayı ve etrafını çeviren surlar 'old town' dediğimiz merkezi oluşturuyor. Split kentinin marinası her yıl büyük bir yatçılık fuarına ev sahipliği yapıyor. Split aynı zamanda Hırvatistan'ın deniz yoluyla İtalya ile olan bağlantısının sağlandığı bir geçiş noktası. İtalya'nın Ancona kentine düzenli feribot seferleri düzenleniyor. Açıklarında bulunan üç adaya da buradan gidiliyor. Split akşamın belirli bir saatinden sonra sakin bir havaya bürünen sessiz bir şehir. Özellikle hemen herkesin fanatiği olduğu Hajduk Split futbol takımının maçı olduğu saatlerde... Avrupa Kupaları'nda adını sıkça duyuran takım, tüm şehrin sembolü haline gelmiş. Split kentinden günübirlik turlarla ya da her birine saat başı seferlerle ulaşabileceğiniz Brac, Hvar ve Vis adaları adeta cennetin deniz manzaralı balkonları gibi. En yakını Brac 45 dakika, en uzağı Vis ise iki buçuk saatlik bir deniz yolculuğuyla ulaşılabilecek mesafede. Holywood'un ünlü yıldızları Sharon Stone ve Brad Pitt'in de müdavimi olduğu Hvar adası için ünlü yönetmen Steven Spielberg, "Dünyanın en güzel adası," diyor. Kiliseleri, el değmemiş bakir koyları, zeytin ve portakal ağaçları ve özellikle gençlerin yazın gruplar halinde giderek çılgın partiler düzenlediği eğlence ortamıyla adalar, Hırvatistan'da mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

Avrupa'ya vizesiz açılan kapı: Hırvatistan       Dubrovnik'teki 'old town'da birbirinden güzel daracık sokaklar yer alıyor.
HER KÖŞESİNDE SANAT VAR
      Başkent Zagreb'i anlatmaya kelimeler yetmez. Bir şehir düşünün, yalnızca kafelerinde oturup içkinizi yudumlayarak akşamı yapabileceğiniz; güneyindeki dev Maksimis Parkı'ndaki botanik bahçesinde kaybolmanın tadına varabileceğiniz... Her köşesindeki sanat etkinliklerini izleyebilmek için koşuşturmaktan başınızı döndürecek bir başkent. Kenti bir dönem Osmanlı akınlarından kurtaran generalvali Ban Josip Jelacic'in heykelinin bulunduğu ve adının verildiği meydan, başkentin buluşma noktası. Buradan meydandaki turizm ofisinden alacağınız yürüyüş parkuru haritalarıyla tüm görülmesi gereken yerlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Üç saatlik bir yürüyüşle tüm tarihi mekânlar gezilebiliyor. Jelacic Meydanı'nın yukarısında bulunan görkemli Zagreb Katedrali, önündeki Meryem heykeli, eşsiz çatı motifiyle St. Mark Kilisesi, ünlü markaların bulunduğu Ilıca Caddesi, Ulusal Opera Binası turistlerin başlıca uğrak yerleri. Ilıca Caddesi'nden St. Mark Katedrali'nin bulunduğu tepeye çıkan yalnızca 66 metrelik uzunluğuyla dünyanın en kısa mesafeli fünikülerine mutlaka binilmeli. Buradan şehrin panoramik görüntüsünü de bir fotoğraf karesine sığdırabilirsiniz. Zagreb'in gece hayatı ise sabaha kadar uyumak istemeyeceğiniz kadar alternatifi içinde barındırıyor.

Avrupa'ya vizesiz açılan kapı: Hırvatistan       Zagreb Meydanı'ndan üç saatlik yürüyüşle tüm tarihi mekânları gezmek mümkün.
KRAVATA SAHİP ÇIKAMADILAR
      Hırvatistan bugün 'medeniyet yuları' denilen kravatın anavatanı. 17. yüzyılda Fransa Kralı 14. Louis'nin ordusunda lejyoner asker olarak görev yapan Hırvat gençlerinin boynuna sevgilileri tarafından geri döneceklerinin sembolü olsun diye bir kumaş takılıyordu. Fransa'ya giden Hırvat askerlerin boynundaki bu kumaş 14. Louis'nin çok hoşuna gitti. Terzilerine "Hemen bana bundan bir tane yapın," deyince de kravat Fransızlara mal edildi. Hemen hemen her Hırvat'ın sahip olduğu Croata marka kravatların üreticisi, müşteri paketlerine bu öyküyü de iliştirerek geçmişe sahip çıkmaya çalışıyor. Ama Hırvatlar kravata sahip çıkma konusunda pek başarılı değil. Örneğin, 2005 yılında Türkiye'de yayınlanan Kim 500 Milyar İster? yarışmasında bir yarışmacı "Kravat hangi ülkeden çıkmıştır?" sorusuna "Fransa," yanıtını vermiş ancak doğru cevap Hırvatistan çıkınca '"Hakkımı yediler. Doğrusu Fransa'ydı," diye mahkemeye başvurmuştu.

Avrupa'ya vizesiz açılan kapı: Hırvatistan       Split limanındaki kafeler günün her saati dolu.
Hareketli bir gece hayatı isteyenlere...
      Dubrovnik'teki Domino Steak House, et sevenler için. Tecrübeli garsonları ve lezzetli et yemekleriyle unutamayacağınız ve bir daha gitmek isteyeceğiniz bir mekân. (Tel:020 323 103) Yemekten sonrası için de önerimiz var: Terrecoda ve Arsenal Bar. Old town'da bir ara sokağa kalabalık gruplar halindeki gençlerin girdiğini görürseniz adresi bulmuşsunuz demektir. Hafta sonlarında belediye otobüslerimiz kadar sıkışık hale gelen bu mekânda güzel Hırvat kızlarıyla bir arada olmak hiç de rahatsızlık vermiyor! Split'te balık yemek isteyenlerse Kod Joze'ye gidebilir. Her türlü deniz ürünün servis edildiği restoranda yok yok. (Tel:021 347 397) Zagreb'de ise restoran ve kafe seçeneği çok. Restoran Ivica I Marica, vejeteryanlar için uygun bir restoran. (Tel: 01 48 17 321) Farklı konsepti ile kendine çeken Toxic Bar ise elektro ve house müzik sevenler için.

Rotanızı belirleyin
      Hırvatistan'a ulaşım, izlemek istediğiniz rotaya bağlı olarak farklı şekillerde yapılabilir. Eğer gezinize başkent Zagreb'den başlayacaksanız Türk Hava Yolları'nın yaklaşık 2 saat 30 dakika süren düzenli seferleri ile kente gidebilirsiniz. "Yok ben gezime Dalmaçya kıyılarından başlamak istiyorum," diyorsanız bu kez yine vize istemeyen Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'ya 1 saat 40 dakikalık bir yolculukla ulaştıktan sonra sekiz saatlik bir otobüs yolculuğuyla Dubrovnik'e ulaşabilirsiniz. Zagreb ve Saraybosna'ya gidiş-dönüş ya da Saraybosna gidiş ve Zagreb dönüşlü uçak bileti fiyatları döneme göre 200-300 avro arasında değişiyor. Şehirlerarası yolculuklarda yolda göreceğiniz çok şey olduğu için vaktiniz varsa mutlaka otobüsü tercih edin. Otobüsle Dubrovnik- Split arası beş, Split-Zagreb arası ise altı saat sürüyor. Otobüs biletleri 20-30 avro civarında.

Konaklama seçenekleri
  • Dubrovnik: Sober yazısı ve üzerinde yatak resmi gördüğünüz her yere girebilirsiniz. Sıcak kanlı Hırvat halkı turizmden para kazanmanın yolunu bulmuş. Siz onları bulmadan onlar sizi ellerinde evlerinin odalarını gösteren fotoğraflarla buluyor zaten. Oda fiyatları 20-30 avro arasında değişiyor. Dikkat edilmesi gereken tek şey kalacağınız yerin 'old town'a yakın olması. Örneğin Dubrovnik'in en lüks otellerinden biri olan Excelsior Hotel&Spa, hem denizin kıyısındaki konumu hem de kaleye yürüme mesafesinde olması nedeniyle paranız varsa tercih edebileceğiniz yegane mekân. Oda fiyatları gecelik kişi başı 200-300 avro arasında.

  • Split: Sober levhalı ev konaklaması burası için de geçerli. Fiyatlar mevsime göre 15-30 avro arasında değişiyor. Şehrin merkezinde bulunan üç yıldızlı Marjan Hotel, oldukça konforlu. Oda fiyatları 70 avrodan başlıyor. Beş yıldız isteyenler Diocletian Sarayı'na çok yakın bir mesafedeki Hotel Atrium'u tercih edilebilir. Oda fiyatları 100 avrodan başlıyor.

  • Zagreb: Sinema temalı Movie Hotel tam gençlere göre. Altında bulunan bar aynı zamanda her akşam canlı müzik gruplarını sahneye çıkararak Hırvat gençlerin de uğrak yeri haline gelmiş. Daha sakin bir otel tercih ediyorsanız, 500 metre uzağındaki Lisinski Hotel'de kalabilirsiniz. Bu iki otel merkeze yakınlıkları ile de oldukça rahat. Oda fiyatları 60 avrodan başlıyor. Dünyaca ünlü otel zincirlerinden birini isterseniz, Sheraton Hotel'de konaklayabilirsiniz.

    Kaynak: Sabah




    Google