Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Spor



Kariyerinin zirvesinde bir yıldız: Hidayet Türkoğlu
Hidayet Türkoğlu       Hidayet Türkoğlu bu sezon NBA’de “En fazla gelişme kaydeden oyuncu” ödülünü aldı. Ayrıca nisan ayında, takımının yer aldığı Doğu Konferansı’nda en iyi oyuncu seçildi. Takımı Orlando Magic playoff’ta ikinci tura yükseldi. Yani ABD’lilerin deyimi ile “Hedo” için işler hiç olmadığı kadar yolunda

      Geçen sezon Türkiye’nin NBA kahramanı Mehmet Okur’du. Bu sezon ise neredeyse her gün Hidayet Türkoğlu’nun iyi haberleri geliyor. 13 yaşında Efes’te oynarken günün birinde bu kadar başarılı olacağını tahmin etmediğini söyleyen “Hido”, birkaç gün arayla iki önemli ödülün sahibi oldu. Artık o, NBA’in en istikrarlı ve en sıra dışı oyuncularından biri...

      Doğu Konferansı’nda nisan ayının en değerli oyuncusu seçildiniz. Ayrıca bir de bu sezon “En fazla gelişme kaydeden oyuncu” ödülünü de aldınız...
      Bu kadar çalışıp emek verdikten sonra insanlar tarafından ödüllendirilmek mutluluk veriyor. Başarılarınızın görülüp ödüllendiriliyor olması çok güzel.

      “En fazla gelişme kaydeden oyuncu” ödülü ne anlama geliyor? Bu, nasıl oyunculara veriliyor?
      Bir önceki seneye nazaran hem istatistik hem takıma katkı göz önünde bulundurularak, menajer ve medyanın oyları ile belirlenen oyuncuya verilen kişisel bir ödül bu.

      Bu ödül kariyerinizi nasıl etkileyecek?
      Gayet olumlu etkileyeceğini düşünüyorum. NBA’in kişisel ödüllerinden birine sahip oldum. Şimdiki hedefim ise Allstar seçilmek.

      Bu önemli oyuncuların aldığı bir ödül. Daha önce kimlere verildi?
      1985 yılından beri her yıl bu ödül veriliyor. Tracy McGrady, Bobby Simmons, Zach Randolph, Boris Diaw, Monte Ellis gibi önemli oyuncular da bu ödüle layık görüldü.

      Ödül alacağınız açıklandığında ve ödülü aldığınızda neler hissettiniz?
      Çok mutlu oldum. Hemen eşimi ve ailemi arayıp bu mutluluğumu onlarla paylaştım.

“NBA’de oynamak için gerçekten çok çalıştım”
      NBA’de oynayan ilk Türkiye doğumlu basketbol oyuncususunuz. 13 yaşında Efes’te oynarken bu kadar başarılı olacağınızı tahmin ediyor muydunuz?
      O yaşlarda aslında bu hiç aklıma gelmiyordu. Ancak daha başarılı olmak ve yükselmek istiyordum. Çok çalıştım. Gerek Türkiye’de gerek yurtdışında genç yaşlarda iyi yerlere geldim. Avrupa’da “En iyi genç oyuncu” ödülünü aldım. NBA’de oynamak için ne yapmam gerektiğini düşündüm kendi kendime. 2000’de yapılan NBA seçmelerinde “En iyi yabancılar” arasına girdim ve Sacramento Kings tarafından seçildim. Üç yıl Sacramento Kings’de oynadım, bir yıl da San Antonio Spurs’te forma giydim. Son dört senedir de Orlando Magic’te oynuyorum. Bu yıl kariyerimin en iyi sezonunu geçiriyorum. Kendime sürekli hedef koyup ilerlediğim için bu seviyelere geldim aslında.

      Her gün sizinle ilgili “Hido yine coştu” gibi haberler oluyor. Bu başarının sırrı “hedef koymak” mı?
      Evet. Hedef koymak, ileriye bakmak, geçmişten sürekli ders alıp yanlışları tekrarlamamak, kendini geliştirmek için çok çalışmak başarının sırrı. Bu sayede buralara geldim.

      En büyük destekçiniz kim?
      Basketbol kariyerimde çok insanla çalıştım, hocalarımın çok emeği geçti. Tek bir isim veremeyeceğim. Ancak ailem en büyük destekçilerimden biri. Eşim zaten evlenmeden önce de beni hep desteklerdi.

      Bugüne kadar sizi en çok heyecanlandıran ödül hangisiydi?
      Aldığım ödüllerin hepsi beni heyecanlandırdı. Sık sık haftanın oyuncusu, ayın oyuncusu seçildim. Hepsi çok özel ve önemli ödüllerdi benim için.

      Peki sizi en çok heyecanlandıran ya da kariyerinizin en önemli maçı hangisiydi?
      Bugüne kadar çok önemli maçlarda oynadım. Milli Takım olarak Avrupa Şampiyonası’nda yarı finalde Almanya’ya karşı oynadığım maçı hiç unutmuyorum mesela. Çok önemliydi.

      10 yaşından beri basketbol oynuyorsunuz. Basketbola hep meraklı mıydınız?
      Evet. Başka bir spor düşünmedim. Zaten boyum da hep uzundu sınıftaki diğer çocuklardan. Basketbola uygundum. Hocalarım da yetenekli olduğumu düşünüyorlardı. Böylece başladım.

      Basketbol eşittir nedir sizin için? Kendinizi sahada nasıl hissediyorsunuz?
      Çok iyi hissediyorum. Basketbola çok küçük yaşlarda başladığım için basketbol benim için hayattır. Yaşam biçimimdir, benim yaşamımdır.

      Aydın Örs ile tanışmanız hayatınızda bir dönüm noktası oldu sanki..
      Evet. Hem Çavuşoğlu Koleji’nde hem de kulüp takımında oynarken 13-14 yaşlarında Efes Pilsen’e transfer oldum. 21 yaşına kadar Efes Pilsen’deydim. 16-17 yaşında Aydın Örs sağolsun, A Milli Takımı’na girdim. Daha sonra da zaten Amerika’ya gittim.

“Boyum 2,06 veya 2,07 m, ben de tam bilmiyorum”
      Çevik ve çok yönlü bir oyuncu olarak görülüyorsunuz. Siz kendinizi nasıl tarif edersiniz?
      Doğru aslında. Boyum çok uzun. Küçüklükten beri değişik pozisyonlarda oynamam beni çok yönlü bir oyuncu yaptı herhalde. Boyum da çok uzun. 2,06 metre ya da 2,07 metre boyum, ben de tam bilmiyorum. Rahat ve çevik oynuyorum.

      Örnek aldığınız basketçiler var mı?
      Ufuk Sarıca, Harun Erdenay, Peter Naumoski gibi isimler benim örnek aldığım büyüklerim. Ben onlarla başladım. Ayrıca Kobe Bryant, Tim Duncan ve Grant Hill gibi isimler de benim için çok önemli. Onlarla Amerika’da oynama fırsatım oldu. Onlara karşı oynamak da onlarla birlikte oynamak da çok keyifli.

      Orlando’dan ayrılırsanız nereye gidersiniz? Hayalinizde bir takım var mı?
      Şimdilik aklımda bir şey yok. Şu an Orlando’da çok mutluyum. Ama zaman ne gösterir bilemem.

      Amerika’daki basketbolla Türk basketbolu arasında ne fark var?
      Sadece seyirci değil, her şey çok farklı. Burada her akşam 15-20 bin civarında seyirci basketbol izliyor. Amerika basketbolun en iyi oynandığı yer. Basketbol Amerika’da çok ilgi görüyor. Türkiye’de ise futbol her zaman her şeyden ön planda.

“Fenerbahçe’de çok iyi, NBA çapında oyuncular var”
      Yeni nesil basketbolcular nasıl?
      Fenerbahçe’de çok iyi oyuncular var. Bunlar NBA’de oynayabilecek kapasitedeler. Umarım kendilerine güvenirler ve Amerika’ya gitmek, kendilerini denemek için çaba gösterirler.

      Sizce dünyaya açılmış sporcularımızın sayısı neden bu kadar az?
      Pek çok engel var. Bazılarını yaptıkları kontratlar engelliyor, bazıları kulüplerinden ayrılmak istemiyor. Özgüven de çok önemli. Sporcular kendilerine güvenmeli. Ben bu kararı çok küçük yaşta verdim. Amerika’ya gidip kendimi denemek istedim ve gittim.

“Tatil için Türkiye’ye gittiğimiz zaman geri dönmek çok zor geliyor”
      Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musunuz?
      Düşünüyorum tabii ki, ama aklımda bir tarih yok. Bir yıl sonra Orlando’yla kontratım bitiyor, bir kontrat daha yapmak istiyorum. Sonra ne yaparım bilmiyorum. Belki Türkiye’de, belki de yurtdışında çalışmaya devam ederim. Ancak Türkiye’yi çok özlüyorum. Eşimle tatillerde Türkiye’ye geldiğimizde çoğu zaman Amerika’ya geri dönmekte zorlanıyoruz. Ancak bizim işimiz burada. Dokuz ay burada çalışıp daha sonra üç ay ülkemizde tatil yapmak da çok keyifli oluyor.

      Basketbol dışında ne yaparsınız? Boş vakitlerinizde ne yaparsınız mesela?
      Maalesef çok az boş vaktim oluyor. O kadar yoğunum ki işler bitince kendimi genellikle evime atıp eşimle birlikte vakit geçirmeyi tercih ediyorum. Çok seyahat ettiğim için onu çok az görüyorum. Boş vakitlerimde birlikte geziyoruz.

      Basketbolu bir gün bırakacak mısınız? Bırakıp ne yapmak istersiniz?
      Bırakamam. Ben yıllardır basketbolla iç içeyim. Oyunculuğu bıraksam bile basketbolu hayatımdan çıkaramam. Genç nesilleri yetiştirmek için bir şeyler yapmayı düşünüyorum ileride. Antrenörlük ya da menajerlik gibi bir şeyler olabilir.

      “Hedo” lakabı nereden çıktı?
      Amerikalılar taktı bu ismi bana. Adımın kısaltılması, başka bir anlamı yok.

      Çocuk sahibi olmayı düşünüyor musunuz?
      Şimdilik yok ama düşünüyoruz. Umarım Tanrı bize de bir çocuk vererek bizi mutlu eder.

Kaynak: Milliyet




Google