Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Spor



Bir istikrar abidesi, Tugay Kerimoğlu
Başarılıyım çünkü kafam rahat
Bir istikrar abidesi, Tugay Kerimoğlu       Tugay Kerimoğlu... Türk futbolunun istikrar abidesi. Dünyanın en zor ligi olarak kabul edilen İngiliz Premier lig kulüplerinden West Ham United’tan transfer teklifi aldı, hem de 38 yaşında... Şimdi Blackburn Rovers fanatikleri kaptanlarını bırakmamak için kulübe baskı yapıyor.

      38 yaşında bir Premier lig takımından transfer teklifi almak her futbolcuya nasip olan bir olay değil. Neler hissediyorsunuz?
      İngiltere liginde yaş önemli değil. Mühim olan, sizin vücudunuza ne kadar iyi baktığınız ve oynamayı istemeniz. Teklifin gelmesi çok doğal. Çünkü 7-8 senedir bu ülkedeyim, insanlara bir takım şeyleri kabul ettirdim. Blackburn Rovers’da sembol futbolcu olmamın da teklifte etkisi var. Ama kulübümün bu teklifi kabul edeceğini sanmıyorum. Beni bırakmak istemiyorlar.

      Can Bartu’ya ait ‘yurtdışında en fazla maça çıkan Türk futbolcusu’ rekorunu kırdınız. Bu istikrarınızın sırrı nedir?
      Güzel bir aile yaşantısı... Çünkü çok güzel bir eşim ve 2 tane güzel çocuğum var. Onlar sayesinde bu başarılar geldi. Ben hiçbir şeyi tek başıma yapmadım. İngiltere’de, Türkiye’de oynadığımın daha fazlasını oynuyorum. Tabii ki buraya gelince, kendimi geliştirdim. Eskisi gibi ayağımda fazla top tutmayı da bıraktım. Formda olmamın en büyük sebebi kafamın rahatlığı. İşi profesyonelce yaptığınız sürece, karşınızdaki insanlar da size profesyonelce yaklaşıyor.

      40 yaşında da futbol oynamayı düşünür müsünüz?
      İmkanım olursa, tabii ki oynarım. Ama kafamda bu sene sonu bırakmak var. Çünkü çok yoruldum. Artık zamanımı eşime ve çocuklarıma ayırmayı düşünüyorum. Herhangi bir teklif olmadığı takdirde sezon sonu futbolu bırakacağım.

      Futbolu bırakınca Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musunuz?
      İngiltere’de kalmak biraz daha ağır basıyor. Çocuklarımızın geleceğini de düşünmek zorundayız. Onlara iyi bir İngilizce eğitimi vermek için burada kalmak istiyoruz.

      Bunca yıldır eşiniz hiç “Hadi artık dönelim” demedi mi?
      Hayır, 8.5 senedir buradayım. Geri dönmek gibi bir düşüncemiz hiçbir zaman olmadı. Burada yaşamaktan memnunuz.

      Emre’yle görüşebiliyor musunuz?
      Emre’yle de, Tuncay’la da görüşüyoruz. Hergün birbirimizi arayıp hal hatır sorarız.

      İngiltere’de gece hayatı olan bir futbolcunun üzerinde Türkiye’deki gibi bir baskı var mı?
      İngiltere’de kimse kimsenin özel yaşantısıyla ilgilenmez. Sadece sahada yaptığınız işlere bakarlar. Maç bittikten sonra da, normal yaşantınız devam eder. “Gece hayatı” diye bir şey yok İngiltere’de. Herkesin kendine ait bir “özel hayatı” var. Türkiye’de olduğu gibi magazinciler futbolcu peşinde koşmuyor. Gerek halk olarak, gerek basın olarak kimse kimseyi rahatsız etmez.

      Türkiye’de birçok futbolcu duygusal davranıp yurtdışını tercih etmiyor. Sizin Türkiye’den ayrılmanızın gerçek sebebi neydi?
      Duygusal davranmamak gerekir. Çünkü Avrupa tecrübesi önemli. Bir takım şeylerin sorumluluğunu almanız lazım. Bu konuda duygusal değil, profesyonelce düşünmekten yanayım. Benim hedefim önce kendi takımımda, sonra Milli Takım’da, peşinden de Avrupa’da oynamaktı. Hepsini başardım.

      İngiliz ve Türk futbolu arasında nasıl farklar var?
      İngiltere’de futbolcular oyunun 90 dakika oynandığının farkında. Mağlup da galip de olsalar, kendilerini bırakmıyorlar. 90 dakika boyunca iki takım da efor sarf ediyor. Temponun yüksek olduğu, kimsenin kimseye puan bırakmadığı bir lig. İngiliz futbolu fiziğe ve güce dayalı.

      Yabancı sayısının bu kadar fazla olması Türk futbolunu baltalar mı?
      İngiltere’de bazı takımlardaki İngiliz futbolcu sayısı 2 tanedir. Farklı ülkelerden gelen 10-15 tane futbolcu vardır. Demek ki, bu konuda Türkiye’de belli baskılar var ki, insanlar böyle yorumlar yapabiliyorlar.

      Futbol dışında eşinizle nasıl zaman geçiriyorsunuz?
      Genelde buradaki tiyatrolara, restoranlara ve sinemalara gidiyoruz. Zaman zaman da seyahate çıkıyoruz. En çok da Londra, İtalya veya Fransa’ya gideriz.

      Türkiye’de en başarılı antrenör kim?
      Şu an itibarıyla Sivasspor’un hocası Bülent Uygun. Ayrıca, Ertuğrul Hoca’yı da (Sağlam) başarılı buluyorum. Bir maç kaybedildi diye, artık bir takım şeyler olmayacak düşüncesine kapılmamak lazım.

      Milli Takım, Avrupa Şampiyonası’nda ne yapar?
      Yarı final veya final uzak olasılık değil. Oyuncularımız bunu başarabilecek güçteler. Zaten bunu daha önce de gösterdiler. Yine başaracaklarına inanıyorum. Fakat desteği hiçbir zaman onlardan esirgememek lazım.

      Kadroya yine çağrılırsanız, Avrupa Şampiyonası’nda oynar mısınız?
      Ben Milli Takım’a güzel bir şekilde hizmetimi ettim. Ve karşılığında Fatih Hoca’nın zamanında bana jest olarak jübile yaptılar. O konuya zaten bir nokta koyduk. Ben sadece gönül ve düşünce olarak onlara destek verebilirim. Artık o şansı o sahada oynayan çocuklara bırakmak lazım. Onların da saha çıkıp o havayı soluma zamanları geldi.

      İngiltere’deki spor yorumcuları arasında Erman Toroğlu gibi pozisyonları “oynatan” yorumculara rastlıyor musunuz?
      Ben hiç rastlamadım. Futbol içinden gelmiş kişiler var. Mesela, Alan Shearer var, İan Wright var. Onlar konuşuyor. Ve konuştukları da toplam 5-10 dakikayı geçmiyor . Sadece maçlarla ilgili pozisyon yorumları yapıp bitiriyorlar. 3 saat süren programlar yok bizde olduğu gibi...

      Türkiye’de en beğendiğiniz futbolcu kim?
      Galatasaray’dan Arda’yı beğeniyorum. Ayrıca, Fenerbahçe’nin sağ bek oyuncusu Gökhan da var. Kendilerini hem futbol hem de kafa olarak bayağı yenilemişler.

Galatasaray’a karşı oynadığı maçı unutamadı
Tugay Kerimoğlu ve eşi Etkin Kerimoğlu       Beni en çok duygulandıran olay, Rangers’ta oynadığım ilk sene karşımıza rakip olarak Galatasaray’ın çıkması oldu. Dile kolay, 15 seneye yakın hizmet ettiğiniz bir kulüp karşınıza ilk senenizde çıkıyor. O duyguyu kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Yaşamak lazım. Rangers formasıyla onlara karşı oynarken Galatasaray seyircisinin de büyük sevgisiyle karşılaştım. Onların da hakkını vermek gerekir.

İngiliz vatandaşı Tugay
      Tugay Kerimoğlu, "İleride teknik adam olacağım ama Türkiye'ye dönmeyeceğim. Hedefim İngiliz vatandaşı olup 7 yılı geride bıraktığım Blackburn'de devam etmek" dedi..
      Tugay-Etkin Kerimoğlu, çocuklarının eğitimleri için Ada’da kalmayı düşünüyor.

      Kariyerini İngiltere'nin Blackburn Rovers takımında sürdüren Tugay Kerimoğlu, "Türkiye'de teknik adam olarak bir kulüpte çalışmayı hiçbir zaman düşünmedim. Düşünmeyeceğim de. Milli Takım ise başka. O görevi her zaman, her Türk insanı kabul eder. Hiçbir şekilde onun açıklaması yok, gönüllü olarak gidersiniz yaparsınız" dedi.

BURADA ÇATALA GİDİYOR
      NTV'ye konuşan Tugay şunları söyledi: "Blackburn'de 7 senem geçti. Sekizinciye gidiyoruz. Ben oynamayı istiyorum. Kendimi iyi hissediyorum. Reading maçında attığım golde biraz şanslıydım. Kalecinin o topu kurtarması lazımdı. Türkiye'de vuruyordum yerden gidiyordu gol oluyordu ama burada havasından mıdır nedir çatala gidiyor." "Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük diploması ve profesyonel lisans alıp Blackburn'de devam etmeyi düşünüyorum. Türkiye'ye dönmek gibi bir düşüncemiz yok. Çünkü çocuklarımızın okulları burada ve uzun bir süre burada kalacağız. İngiliz vatandaşlığına geçebilirim. Yıllardır buradayım. Bir avantajım var. Bunu kullanmak istiyorum. Bunun imtihanları oluyor, testleri oluyor onun için testlere gireceğiz."

Blackburn Rovers forması giyen Tugay Kerimoğlu'nun futbol yaşantısından satırbaşları...
Tugay Kerimoğlu Blackburn Rovers formasıyla       Tugay Kerimoğlu 24 Ağustos 1970’te doğdu.

      Galatasaray’ın altyapısından yetişen Tugay, futbolculuğunun ilk yıllarında yıldız ve genç seviyesindeki tüm milli takımlarda forma giyme başarısını gösterdi.

      Orta sahanın ortasında görev alan genç Tugay, 1989-1990 sezonundan Mustafa Denizli’nin teknik direktörlük döneminde Galatasaray A Takımı’na çıktı. Bu sezon yalnızca 1 maçta forma giyen oyuncu, devrin yıldız isimleriyle antrenman yaparak kendisini geliştirme fırsatını değerlendirdi.

      Tugay’ın birinci lige çıktığı yıllarda Türkiye’de Beşiktaş fırtınası eserken, Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünün sürüklediği ‘Kara Kartal’ rakip tanımadı. Tugay ise lige alışmaya çalıştı. Sigi Held’in Galatasaray’ında 12 maç oynayarak birinci lig futbolcusu olabileceğini ispatladı.

      Mustafa Denizli’nin geri döndüğü 1991-1992 sezonunda ise ilk 11’e demir attı. Çıkış yaptığı bu sezonda 26 maçta forma giyen Tugay, 3 gol attı.

21 YAŞINDA TAKIM KAPTANI
      Genç oyuncunun A Takım’da oynadığı ilk 3 sezonda da Beşiktaş şampiyon oldu. Galatasaraylı yöneticiler takımın başına Karl-Heinz Feldkamp’ı getirdi ve sarı-kırmızılı camia için önemli bir dönemeç Kalli’yle dönüldü. 21 yaşındaki Tugay ise takım kaptanlığına getirilerek büyük bir sorumluluk aldı.

      1992-1993 sezonunu 66 puan ve averajla Beşiktaş’ın önünde şampiyon tamamlayan Tanju, Götz, Stumpf, Hakan ve Hayrettinli Galatasaray’da Tugay’ın yıldızı 25 maçta attığı 6 golle parladı. Milli takımın da değişmez ismi olmaya başlayan oyuncu başarı grafiğini giderek arttırdı. Bir sonraki sezonda Feldkamp’ın yerini bir başka Alman çalıştırıcı Rainer Hollman aldı.

KUPALARIN ARDI ARKASI KESİLMİYOR
Tugay Kerimoğlu Galatasaray formasıyla       Galatasaray, zorlu geçen şampiyonluk yarışında bu kez Fenerbahçe’yi 1 puanla geçerek ipi önde göğüsledi. Üst üste 2. şampiyonluğunu yaşayan Tugay, 25 maçta 12 gole imza atarak takımının zaferinde çok önemli bir yer edindi.

      Sarı-kırmızılılar şampiyonluklara iki yıl ara verirken, sırasıyla son anlarda elinden kupayı adeta kaptığı takımlar Beşiktaş ve Fenerbahçe, ligin şampiyonları oldu. 1994-1995 sezonunda Daum’un Beşiktaş’ı ilk sırada yer alırken, Tugay 23 maçta forma giydiği Galatasaray’da 1 gol kaydetti.

SOUNESS'LE DOSTLUĞU GALATASARAY'DA BAŞLADI
      Ertesi sezon (1995-1996) 7 yıllık hasretine Carlos Alberto Parreria yönetiminde son veren Fenerbahçe şampiyon olurken, çok kötü bir sezon geçiren Galatasaray’da Tugay 30 karşılaşmada 3 gol attı. Galatasaray’ı çalıştıran Souness’le olan dostluğu ise milli oyuncuya ilerleyen yıllarda Avrupa kapısını açtı.

      1996 yazında oynanan Euro 96’da milli takım forması giyen Tugay, Ay-Yıldızlıların gol atamayıp, puan alamadığı turnuvada görev yaptı. A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, 14 yıl futbol oynadığı Galatasaray’a dönerken, Tugay ve diğer Galatasaraylı oyuncular, büyük başarıların eşiğinde bulunuyorlardı.

FATİH TERİM'LE BAŞARIDAN BAŞARIYA..
      Terimli Galatasaray, ilk sezonunda Beşiktaş’a 8 puan fark atarak şampiyon olmuştu. Hakan Şükür 38 gol kaydederken, takımın hücumlarını yöneten Romanya’nın büyük yıldızı Hagi, takıma yol gösterdi. Ön libero mevkisine geçen Tugay, forma giydiği 33 maçta 4 gol kaydettiği sezonda şampiyonluk kupasını kucakladı.

      Fatih Terim’in ikinci sezonunun başında işler umdukları gibi gitmedi. Balic’i kadrosuna dahil eden Fenerbahçe, olumlu futboluyla göz doldururken ligin devre arasına 9 puan önde girdi. Ancak hem Fenerbahçeli oyuncuları yaşadığı sakatlıklar hem de Galatasaray’ın müthiş çıkışı, sarı-kırmızılı takıma ezeli rakibinin 4 puan önünde üst üste 2. şampiyonluğunu getirdi. Tugay’ın 30 maçta 2 gol attığı sezonun sonunda şampiyonluk kupası yine milli oyuncunun ellerinde havaya kalktı.

      1998-99 sezonunda Tugaylı Galatasaray 3. şampiyonluğu kazanırken, milli futbolcunun orta sahada gösterdiği performans kendisini Avrupa kulüplerinin radarına soktu.

GALATASARAY'DAN RANGERS'A..
Tugay Kerimoğlu       Tugay, 1999-2000 sezonunun ortasında İskoçya’nın Rangers takımına transfer oldu. Türkiye’deki genel kanı ağır tempoda futbol oynayan Tugay’ın Avrupa’daki futbol anlayışına ters düşeceği ve kısa bir süre sonra Galatasaray’a döneceği yönündeydi. Ancak milli oyuncu tüm eleştirilerin aksine başarılı bir performans sergiledi. İlk sezonunda Rangers’la lig ve kupa şampiyonluğu tattı. 26 maç forma giydiği 2. sezonunda ise 3 gole imza attı ve sıra dünyanın en zorlu futbol ligi olan ‘Premier League’ye geldi.

YENİDEN SOUNESS'LE BU KEZ İNGİLTERE'DE..
      Galatasaray’dan eski çalıştırıcısı Graeme Souness, kendisini 1.3 milyon pounda Blackburn Rovers’a transfer etti. İngiltere’deki ilk sezonunda 40 maçta 3 gol atan ve İngiliz Lig Kupası’nı kaldıran Tugay, milli takımın 2002 Dünya Kupası kadrosunda da yer aldı.

      Bir sonraki sezon ligi ilk 6’da bitiren takımıyla 42 maça çıkan oyuncu, gençlerin önünün açılması için milli takımı bıraktığını açıkladı.

      2003-2004 sezonunda 34 maçta 1 gol atan ve Blackburn Rovers’ta yılın oyuncusu seçilen Tugay, sakatlığı nedeniyle 18 maçta forma giyebildiği 2004-2005 sezonunda 1 kez ağları havalandırdı.

      2005-2006 sezonunda 29 maça çıkan tecrübeli futbolcu 1 gol atarken, geçen sezonda ise 36 maçta takımının formasını ıslattı.

'40 YAŞIMA KADAR OYNARIM'
      Kulübüyle olan kontratını 2007’nin Mayıs ayında bir yıllığına uzatan ve bu sezon 15 maçta 2 gole imza atan 38 yaşındaki Tugay Kerimoğlu, 40 yaşına kadar futbol oynamak istediğini açıklamıştı.

      Başarılı futbolcu 5 Haziran 2007’de Brezilya’yla oynanan hazırlık maçında son kez milli takım formasını giydi. 94. milli maçı için sahaya 94 forma numarasıyla çıkan Tugay’ın 6 Türkiye Ligi, 4 Türkiye Kupası, 1 İskoç Ligi, 1 İskoç Kupası ve 1 İngiltere Lig Kupası şampiyonlukları kazandı.

      Galatasaraylı eski basketbolcu Etkin Kerimoğlu’yla evli olan Tugay, Berke ve Melisa isimli iki çocuk babasıdır.

Kaynak: Vatan - Sabah - guncel.net




Google