Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Spor



Marsel İlhan: Her maçtan önce spagetti yerim
Marsel İlhan: Her maçtan önce spagetti yerim       Wimbledon Turnuvası’na katılan ilk Türk tenisçi Marsel İlhan: Her maçtan önce spagetti yerim.
      Wimbledon Turnuvası’na katılan ilk Türk tenisçi Marsel İlhan “Sakin ve soğukkanlı insanlar hem hayatta hem kortta daha az hata yapar. Ben de soğukkanlıyımdır.Bu benim için büyük bir avantaj” diyor.

      Şimdiye dek hiçbir tenisçimiz Wimbledon’a katılamadı, tembellik mi yaptılar yoksa o kadar iyi tenisçilerimiz yok mu?
      Puanı olmadığı için katılamadı, puan toplamak için dünyada turnuva turnuva dolaşmak gerekli. Bazen çok kötü şartlarda barınma ve yeme içme durumunda kalabiliyorsunuz. Ama puan ve turnuvadan başarınız oranında para ödülü kazanmaya başladığınızda durumunuzu düzeltiyorsunuz. Burada sponsorların önemi büyük. Sponsorlar da elbette başarılı sporcuyu desteklemek istiyorlar. Yani tam bir kısır döngü var. Sanırım ben bu döngüyü çabuk atlattım. Ülkemizde elbette çok yetenekli tenisçiler var ve yetişiyor da. Ama çoğu eğitim sistemine takılıyor ve okulu tercih edebiliyor.

      Tek erkeklerde ana tabloya kaldınız ama Rumen oyuncuya yenilip elendiniz. Daha iyi bir derece alabilir miydiniz; o gün şanssızlık mı oldu?
      Aslında o gün Rumen Hanescu gerçekten çok iyi ve yüzdeli oynadı ama bir daha karşılaşsak sonuç böyle olmaz.

      Örnek aldığınızı bir tenisçi var mı?
      Çocukluğumdan beri Kafelnikov’u örnek aldım. Oyun stilimi ve vuruşlarımı da ona benzetirler.

      Sohbetimiz esnasında “İnsanın nasıl tenis oynadığı, kortta olan davranışları hayat felsefesini gösterir” dediniz. Bunu biraz açar mısınız?
      Tenis kendi kendini kontrol sporudur aynı zamanda. Hatalar sporudur. Orada kortta yapayalnızsınız. Sinirlerinize hakim olmalısınız, kaçan bir puandan ya da yaptığınız bir hatadan sonra kontrolünüzü kaybederseniz daha sonraki puanları da kaybedersiniz. Sinirlenseniz bile kendinizi kontrol altında tutmalısınız. Eğer genel hayatta sinirli bir insansanız bu korta da kötü yansıyabilir. Genelde sakin ve soğukkanlı insanlar daha az hata yapar hem hayatta hem de kortta. Ben genelde sakin ve soğukkanlıyımdır. Çok anormal bir şey olmadıkça sinirlenmem. Bu benim için büyük bir avantaj.

HER MAÇTAN ÖNCE SPAGETTİ YERİM
      Nasıl bir beslenme programınız var?
      İçki, sigara kullanmam, gece hayatım yok. Beslenme programını ekibimizle uzmanlara danışarak yapıyoruz. Dengeli ve de elbette kuvvetli besleniyorum. Tenis için iyi beslenme şart. Vitamin, mineral ve sporcu gıdaları da alıyorum. En fazla enerjiyi karbonhidrattan alırsınız. En kaliteli karbonhidrat ise spagettidedir. Protein desteği de önemli.

      Maç günü mutlaka yerim dediğiniz ne var?
      Makarna (spagetti) kesin yerim.

      Maçlarda uğur getirmesi için ne yaparsınız?
      Uğurum yok. Turnuvaya gittiğimde genelde hep aynı yerde yemek yerim. Zaten turnuva hayatı kort ve otel arasında geçiyor, bir de yemek. Şehri bile dolaşamıyoruz. Sevgilim yok. Maç sonrası annemle konuşurum. Bir de ekibimle.

      Kadınların size olan ilgisi nasıl?
      Hayranlarım yeni yeni oluşmaya başladı. Örneğin Facabook’ta hayran sayfalarım var. Web sitemi de hazırlıyoruz. Mesajlar da geliyor tabii ki. Beğeni mesajları da artarak geliyor. Ama yoğun antrenman programı ve turnuvalar dolayısı ile aşka vaktim kalmıyor. 23 yaşındayım ve çıkış dönemindeyim ve her şeyimi tenise vermeliyim. Bu hem benim, hem ülkem, hem beni maddi manevi tüm destekleyenler için gerekli. Tenis zor bir spor, 6-7 sene daha tam performansla oynayabilirim. Hakkını vermem lazım.

Kaynak: Vatan




Google