Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Spor



Dünya kupasından akılda ne kaldı?
Dünya kupasından akılda ne kaldı?       11 Temmuz'da oynanan finalde Hollanda'yı uzatmada gelen golle deviren İspanya, tarihinde ilk defa mutlu sona ulaştı ve böylece bir Dünya Kupası'nın daha sonuna gelindi. İspanyollar tarihî zaferlerini kutlaya dursunlar, biz de bu bir aylık futbol şöleninde aklımızda kalanları şöyle bir hatırlayalım dedik.

      İlkler: Güney Afrika Dünya Kupası birçok ilke de ev sahipliği yaptı. Öncelikle Afrika kıtası bu büyük organizasyonu ilk kez düzenledi. İlk defa bir kupada ev sahibi ülke gruplardan çıkamadan elendi. Kupa tarihinde Almanya, İngiltere, Brezilya, Arjantin ve İtalya'sız ilk final oynanırken, ilk defa Avrupalılar kendi kıtaları dışında bir Dünya Kupası kazandılar.

      Vuvuzela: 2010 Dünya Kupası denildiğinde akla gelecek ilk şey herhalde vuvuzelalar ve maç boyu sabrımızı zorlayan gürültüleri olacak. Güney Afrika yerlilerinin sembollerinden olan vuvuzelalar istisnasız tüm maçlar boyunca kupa zevkimize eşlik ettiler. Şimdiki soru ise vuvuzelanın sene boyunca Türkiye’de ilgi görüp görmeyeceği. İlk denemeler başarısızlıkla sonuçlandı bile: Gebze'de vuvuzela çalan iki kişiye gösterilen tepkiler saha içine kadar taştı.

Dünya kupasından akılda ne kaldı?       Jabulani: Kupanın başından sonuna kadar hayatımızdan eksik olmayan bir başka unsur da Jabulani'ydi. Ya da daha bilindik ismiyle top! 2002'deki muadili Fevernova gibi Jabulani de Dünya Kupası'nın en çok eleştirilen nesnesiydi. Özellikle kalecilerin korkulu rüyası olan Jabulani, turnuva boyunca gördüğümüz enteresan gollerin de ana sebebi olarak gösterildi.

      Maradona: Normal şartlarda bir futbol maçında sakince otururken saha kenarındaki takım elbiseli bir adamın hareketiyle ayaklanan taraftarlara rastlamayız. Tabii o takım elbiseli Maradona değilse! Sansasyon yaratmak için ismi bile yeterli olan Maradona'nın teknik adamlık kariyeri de aynı futbolculuğu gibiydi bu Dünya Kupası'nda: inişli çıkışlı. Kupaya hızlı başlayan Maradona'nın Arjantin'i Almanya hezimetiyle eve döndü. Dolayısıyla Maradona'nın şampiyonluğu çıplak kutlama sözü de başka bahara kaldı.

Dünya kupasından akılda ne kaldı?       Hayal Kırıklıkları: Güney Afrika'ya iddialı gelen birçok takım sadece ülkelerine değil futbolseverlere de hayal kırıklığı yaşattı: 2006'nın finalistleri İtalya ve Fransa’nın henüz gruplarda elenmeleri, Capello'yla elemeleri iddialı bir şekilde geçen İngiltere'nin 2. turdan ötesini görememesi, Messi'li yıldızlar topluluğu Arjantin ve beş kupa sahibi Brezilya'nın çeyrek finallerde elenişleri...

      Hakem Hataları: Öyle hatalar oldu ki bu turnuvada yer yerinden oynadı, kıyametler koptu. Kameraların oyuna müdahale etmesine kesinlikle karşı çıkan FIFA bile geri adım atmak zorunda kaldı, konuyla ilgileneceklerini söylediler. Özellikle Almanya-İngiltere maçı 2-1 giderken Lampard'ın Almanya kalesinin 2-3 metre kadar içine düşen ancak gol sayılmayan pozisyonu ve Tevez'in Meksika ağlarına gönderdiği bariz ofsayt gol bu hatalardan en belirginleriydi. Dünya Kupası elemelerinde Henry'nin elinin yardımıyla İrlanda'ya attığı ve hâlâ tartışılan golü de düşünürsek önümüzdeki günlerde hakemleri konuşmaya devam edeceğiz gibi gözüküyor.

      Yıldız mı? O da ne?: Takım oyunu olmadan yıldızların tek başına maç kazanmalarının o kadar da kolay olmadığı iyice anlaşıldı herhalde. Kupa da çok şeyler yapması beklenen Messi, Ronaldo, Kaka, Rooney, Drogba, Ribery, Eto'o gibi isimler takımlarının erkenden eve dönmelerine engel olamadılar. Messi çeyrek finalde gol dahi atamadan turnuvayı kapatırken Barcelona'daki takım arkadaşlarının neredeyse tamamının şampiyon kadroda yer alması birçok şeyi açıklayan bir örnek belki de.

Dünya kupasından akılda ne kaldı?       Ahtapot Paul: Almanya'da bir hayvanat bahçesinin fertlerinden birisi olan Ahtapot Paul, Almanya'nın kupada oynadığı tüm maçların galiplerini bilerek herkesin dikkatlerini üzerine topladı. Oynanacak maçtaki iki rakibi temsil eden bayraklarla süslenmiş midyelerden galip gelecek takımınkini yiyen Paul, yüzde yüzlük tahmin oranıyla oynadı. Şimdilerde ise kendisine has bir hayran kitlesi yaratmış durumda.

      Penaltılar: Özellikle gruplardan kazandığı penaltılarla çıkmayı başaran Gana'nın Uruguay'la oynanan maçta ikinci uzatma devresinin sonlarında kazandığı penaltıyı gole çeviremeyip, üstüne yine penaltı atışlarıyla elenmesi 2010 Dünya Kupası'nın en trajik hikâyelerinden birisiydi. Ayrıca İspanya-Paraguay maçında son derece kısa aralıklarla karşılıklı kaçırılan penaltılar akıllarda kalan ilginç anlardandı. Bir penaltı da Honduras maçında kaçıran İspanya'nın turnuva sonunda şampiyonluğuna ulaşması zoru başarmak değil de nedir ki?

Kaynak: Vatan




Google