Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Teknoloji



Sponsor Linkler:
Elektrik mühendislik hizmetleri
Youtube'un iki büyük ayıbı
Youtube       Türkiye'nin en popüler 2. sitesi hala Türkçe olmadı ve Türkiye'de ofisi yok.
      Sorun sadece yasalarımızda mı? Günlerdir kapalı kalan YouTube'un hiç mi eksiği yok? Hiçbir yerde söylenmeyenleri, yazılmayanları bu yazıda açıklıyoruz.

      YouTube, her ne kadar "Özgür internette, adil bir şekilde video paylaşım ortamı sunuyoruz" dese de, dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Çünkü; burası Türkiye ve YouTube da Türkiye'de en popüler 2. site.

2 Önemli Eksik
      Daha önce defalarca kez kapanan YouTube'un şu ana kadar yapması gereken 2 önemli görev vardı. İkisini de yapmadı. Nedir bunlar?

1 - YouTube'u Türkçe Olmadı
Youtube       YouTube'da yayınlanan bir video, şikâyet edilebiliyor. Gelen şikâyetlere göre moderatörler de video için gerekeni yapıyorlar. Bu konuda da oldukça başarılılar.

      Oysa Türkiye'deki YouTube kullanıcılarının kaç tanesi, bir videoyu şikayet etmek için yeterli seviyede İngilizce biliyor? Onlara göre videoyu izlemek için küçük resme ve play butonuna basmak çok kolay. Ya şikayet etmek? O biraz zor işte...

      YouTube, eğer Türkçe olsaydı; ülkesine, milletine ve değerlerine sahip çıkan internet kullanıcılarının tepkileri eşliğinde iş, mahkemelere taşınmaya gerek olmadan hızlı bir şekilde otokontrol mekanizması ile çalışacaktı ve zararlı videolar da temizlenmiş olacaktı.

      Oysa YouTube'un siteyi ne zaman Türkçe yapacağını bırakın, konuyu ne zaman gündeme getireceği bile belli değil.

2 – Türkiye Ofisi Açılmadı
      Şu ana kadar herkes, YouTube'un nasıl kapatıldığını biliyor. Kapandıktan sonra yasağın nasıl kalktığını pek bilen yok. Kısaca izah edeyim. Konuyla, direkt olarak Google Türkiye ilgilenmiyor. Her ne kadar, YouTube'un sahibi olan Google olsa da, Google Türkiye, YouTube işlerine bakmıyor.

      O nedenle Amerika'daki şirketten yetki verilen birkaç Türk avukat, söz konusu zararlı videoların neler olduğunu öğrenmeye çalışıyor mahkemeden. Bu bilgileri alır almaz, söz konusu içerikler, Amerika'ya bildiriliyor.

      Orada gerekli değerlendirmeler yapılıyor ve bu içerikler kaldırılıyor. Amerika - Türkiye arasında arı gibi çalışan avukatlar, söz konusu içeriklerin kaldırıldığını mahkemeye sunuyorlar ve yeni kararın çıkması bekleniyor. Yani mahkemenin muhatabı Google Türkiye değil, Amerika'daki bir şirket.

      Oysa YouTube'un Türkiye'de de resmi bir ofisi olsaydı, bu süreçler de çok daha hızlı bir şekilde işleyecekti. Belki de siteye erişimi engellemeye gerek olmadan sorun çözülecekti.

      YouTube'un Türkiye'ye bir ofis açmamasının nedeni de bir hayli ilginç. Bize gelen bilgilere göre sorunun neden; YouTube'un, Türkiye'deki internet kullanıcıları üzerinden kazandığı paraların vergisini ödememek için bu ofisi kurmadığı.

      Bu konudaki zıtlaşma, hem YouTube'un üst düzey yöneticileri hem de Türkiye'deki üst düzey resmi makamlar tarafından çok kez tekrarlanmış. Açılacak olan bir Türkiye ofisi ile bürokratik işlemlerin çok daha hızlı işlemesi ve erişimin engellenmesi sorununun da ortadan kalkacağı muhakkak.

      Türkiye'deki resmi makamlar, son hadiselerden sonra YouTube'un bu konuya artık daha sıcak baktığını söylüyorlar.

Ağır Abi Türkiye'de
Youtube ve Google       Bu konuların çözülmesi için Google Türkiye ofisinin de bağlı olduğu üst düzey bir Google yöneticisinin şu anda Türkiye'de olduğu ve bu konuyu da gündeme aldığını öğrendik.

      Tabii ki kişilerin din, dil ve ırkları bizi ilgilendirmez ama ilginç bir tesadüfü de söylemeden geçmek istemedim. Gelen üst düzey Google yöneticisinin Müslüman olması, belki de bu sorunların karşılıklı çözülmesi için az da olsa etki yapabilir.

      Bize gelen bilgiler bu şekilde. En yakın zamanda bir YouTube ofisi ve Türkçe YouTube görürsek şaşırmayın

Facebook yüzünü değiştiriyor
Facebook ve Mark Zuckerberg       Ünlü sosyalleşme sitesi Facebook, arayüzünde değişikliğe gidiyor. Sitenin arayüzünün "daha anlaşılır, temiz ve ilintili" olması hedefleniyor.

      Mark Zuckerberg'un 4 Şubat 2004'te kurduğu site, ilk büyük arayüz değişikliği geçirecek. Halihazır siteye girildiğinde, karşınıza "news feed" denilen bölüm çıkıyor. Buradaki arkadaş listenizde bulunan kişilerin yaptıkları değişikliklerden katıldıkları faaliyetler gibi bilgiler bulunuyor. Sitenin üst kısmında bulunan linklerle kişisel sayfanıza, arkadaş listenize ve e-posta kutunuza ulaşabiliyorsunuz. Sitenin sağ tarafında da uygulamalar yer alıyor. Ancak BBC'nin haberine göre uzmanlar uygulamaların, oyunların ve bedava hediyelerin artması ile sitenin "dağınık ve kafa karıştırıcı" göründüğü yolında eleştirilerde bulunuyordu. Eleştiriler karşısında harekete geçen Facebook, tarayıcılarda bulunan sekme özelliğinden faydalanarak ana sayfayı beş parçaya ayıracak. Anasayfanın üstkısmına yerleştirilecek sekmelerle farklı özelliklere daha kolay ulaşım sağlanacak. Kullanıcıların arkadaşları hakkında yorum yapabildikleri "duvar" özelliği özel sekme olacak. Oyun ve bilgi yarışmalarının da kendilerine ait sayfaları olacak.

FACEBOOK HARVARD'DA BAŞLADI
      Facebook, Harvard Üniversitesi'nde başladı. Mark Zuckerberg'un siteyi 4 Şubat 2004'te kurmasının ardından aynı ay içinde Harvard'daki lisans eğitimi alan öğrencilerin yarısı bu siteye kayıt yaptırdı. Facebook, Harvard'ın ardından kapılarını Stanford, Columbia ve Yale üniversitelerine açtı. Zuckerberg, Nisan 2004'te siteye kayıt yaptırabilecek üniversiteler listesine Brown, Cornell, Dartmouth, Princeton, Pennsylvania'da ekledi. Sitenin iyice popülerleşmesinin ardından Zuckerberg, işyerini Silicon Vadisi'ne taşıdı. Yatırımlarla büyümeye devam eden Facebook, kapılarını artık diğer kıtalardaki üniversitelere de açmaya başladı. Ekim 2005'e gelindiğinde İngiltere'deki 21 üniversiteye kapılarını açan Facebook, 11 Eylül 2005'te Avusturalya ve Yeni Zeland'daki üniversite öğrencilerinin kayıt yapmalarına olanak sağladı. Bu sayede Facebook'a kayıt yaptırabilecek üniversite sayısı 2 bin, lise sayısı 25 bin oldu. 11 Eylül 2006'ya gelindiğinde Facebook, geçerli bir e-mektup adresi olan herkese kapılarını açtı.

Kaynak: shiftdelete.net - Sabah





Google