Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Yaşam
- Askerlik
- Evlilik
- İlişkiler



Boşanma haberlerinin boşanmalara etkisi
Boşanma haberlerinin boşanmalara etkisi       Eskiden "Bir yastıkta kocamak" dilekleriyle kurulan evlilikler, günümüzde saman alevine döndü desek yeri. Artık ünlüler dünyasında yaşanan boşanma haberlerini okuduğumuzda şaşırmıyoruz bile. Üstelik boşanma haberleri, toplumun her kesiminden gelir oldu. Bu haberlerin boşanma sayısındaki artışa etkisi nedir hiç düşündünüz mü?

      2009 yazında şaşaalı bir düğünle evlenen sosyetenin ve iş dünyasının önde gelen isimlerinden Batu Aksoy ile Neslişah Alkoçlar'ın boşanmaları, geçtiğimiz hafta magazin sayfalarına epeyce gündem oldu. En son örnek olduğu için akla ilk gelen isim onlar olsa da ünlüler dünyasında yaşanan ayrılık haberlerini takip edebilene aşk olsun. Bu tür haberler sadece magazin dünyasından da gelmiyor. Toplumun her kesiminde boşanma oranlarında gözle görülür bir artış var. İstatistikler de gerçeği gözler önüne seriyor: "Türkiye'de geçen yıl evlenen çift sayısı bir önceki yıla oranla 50 bin 231 azaldı. Boşanan sayısı ise 14 bin 499 kişi arttı." Peki, ne oldu da "Bir yastıkta kocamak" düşüncesiyle kurulan evlilikler bu kadar yara aldı? Boşanma oranlarındaki artışı tek bir sebebe bağlamak mümkün değil tabii. Uzmanlar; geçimsizlik, ekonomik sorunlar, şiddet gibi birçok etkenden bahsediyor. Amerika'da Brown Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma ise akıllara başka bir soruyu getiriyor. Psikolog Rose McDermott'un 'boşanma' üzerine yaptığı ve 32 yılda tamamladığı araştırmaya göre yakın bir arkadaşı veya akrabası boşanan çiftlerin ayrılma ihtimalleri yüzde 75 artıyor. Ülkemizde de bu yönde yapılmış belirli araştırma ve tespitler var. Yani bu araştırmalara bakılırsa çiftlerin çevresinden duyduğu boşanma haberleri boşanmaları tetikliyor ve eşlerin ayrılık kararı vermesini kolaylaştırıyor. Peki, toplumu bu kadar yakından ilgilendiren bir mesele hakkında toplumbilimciler ve evlilik uzmanları ne diyor?

Boşananların görünür olması, boşanmayı tabu olmaktan çıkarıyor
      Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, boşanmanın Türk toplumunda normalleştiğini, sebeplerinin ise farklı etkenlere dayandırılabileceğini söylüyor. Narlı, boşanan çiftlerin toplumda görünür olmasını, bu konunun rahat tartışılabilmesini boşanmayı tabu olmaktan çıkaran gelişmeler olarak görüyor ve şöyle diyor: "Eskiden 'evlenen bir kadın gelinlikle gelir, kefenle çıkar' denirdi. Kocası dövse de, öldürse de kesinlikle evden çıkmazdı. Artık bu anlayış değişti. Şu anda şiddete maruz kalan kadının şikâyet edebileceği bir kanun var. Kadın, haksızlığa ve şiddete maruz kaldığı zaman hakkını arıyor. Israr ediyor, erkek değişmediği zaman boşanmaya gidiyor."

Ayrılıklar daha normal hale geldiği için haberler arttı
      Fatih Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Ali Murat Yel, "Eskiden bir kadın boşandığı zaman ona kötü gözle bakılırdı. O bakış değişti Türkiye'de, daha normal hale geldi. Böyle olunca da boşanma haberleri arttı." diyor. Bakış açısının değişmesini ise kadının statüsünün değişmesine bağlıyor ve ekliyor: "Önceden kadın ailesine bağlıyken şimdi eşine ve ailesine ekonomik olarak eskisi kadar bağlı değil. Bir de evlenmek kadınlar için bir statü haline geldi. 'Evlenirim, olmadı birkaç yıl sonra boşanırım' gibi bir bakış açısı var. Baştan bunu göze alıyorlar. Özellikle üniversite mezunu öğrencilerimde duyuyorum bunu. Türkiye'de aile kurumu yavaş yavaş eski gücünü kaybediyor, bunun farkında olmak lazım."

Boşanmadan önce bunları bir kez daha düşünün
      Evlilik Terapileri Enstitüsü psikologlarından Erhan Özden, boşanma haberlerinin kişileri boşanmaya yönelten olumsuz etkileri olduğu görüşünde. Özden'e göre evlilikte yaşanan sorunlar şahıslardan çok çiftlerin evliliğe bakış açısıyla ilgili. Dolayısıyla televizyonlarda yayınlanan boşanma haberleri ya da ailedeki ayrılıkların kişileri boşanmaya yönelten olumsuz etkileri olabiliyor. Özden, boşanmanın bir çözüm gibi algılandığına da dikkat çekiyor ve "Boşandıktan sonra çiftlere bakmak lazım, çözüm oluyor mu diye. Boşanmış çiftler daha mutsuz oluyor. Genel anlamda bir sosyal izolasyon yaşadıkları için ömürleri daha kısa oluyor." diyor.

      Erhan Özden'e göre kişiler yaşadıkları problemlerin çoğunun evliliğe has normal problemler olduğunu sonradan fark ediyorlar. Bu yüzden boşanmaya karar vermeden önce "Benim yaşadıklarım eşime has problemlerden mi kaynaklanıyor yoksa evliliğin doğasında olan, herkesin bir şekilde karşılaştığı zorluklar mı?" diye iyice düşünmeliler. Özden, boşanmadan önce çiftlerin genelde eşlerinin olumsuz yönlerine kilitlendiklerine, eşleriyle kendilerini evliliğe götüren sebepleri unutmaya başladıklarına da dikkat çekiyor. Oysa çiftler, "Şimdi boşanmayı düşündüğüm bu insanla üç-beş sene önce evlenmeye karar vermiştim. O zamanki değerlerim neydi?" deyip evlenme kararında etkili olan değerleri gözden geçirmeli. Erhan Özden'in dikkat çektiği bir diğer nokta ise boşanmalara öfkeyle karar verilmesi: "Bir müddet sonra bu öfke geçiyor. Dingin bir zihinle karar vermek gerek. Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisini de düşünmek lazım. 'Çocuğumla ayrıldıktan sonra da görüşürüm.' denilir genelde ama bu, görüşüp görüşmeme meselesi değildir. Çocuğun ruh dünyası önemli bir yara alacak, içinde mutlaka hasarı kalacaktır. Yani eşlerin boşanma kararı almadan önce 'Bu konuyu çözmek için şu yolları denedim.' diyecekleri somut şeyleri olmalıdır."

Kaynak: Zaman




Google