Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Yaşam
- Askerlik
- Evlilik
- İlişkiler



Aldatmayla ilgili merak ettiğiniz herşey
Aldatmanın belirtileri Sadakatsizlik geliyorum der mi?
      Amerika'da her 100 evli kadından 25'i, 100 erkekten de 70'i eşini aldatıyor. Aldatma trendi Türkiye'de de yükselmeye başladı. Aldatma genetik mi? İnternet aldatmayı kolaylaştırıyor mu? Sanal aldatma gerçek sayılır mı? Aldatanlar, aldatılanlar ve uzmanlarla konuştuk.

      Bir zamanlar birbirlerine aşık olanlar niye aldatır? Yoksa aldatma aslında doğamızda ve genlerimizde mi yazılı, kimler aldatmaya daha eğilimli? Aldatılan kişiler ağlıyorlar, büyük acılar çekiyorlar; peki ama her zaman aldatan suçlu, aldatılan masum mu? Aldatan kişilerin günlük aşk trafiği nasıl işliyor, aldatılanlar nasıl intikam alıyor, en acı veren intikam hangisi? Cinsel aldatma ile duygusal aldatma birbirinden farklı mı, aldatılan kadın ne yapmalı? Kadınlar neden aldatıyor? Sadakatsizlik 'geliyorum' der mi? Sanal aldatma önemli mi? Aldatma, boşanma nedeni olmalı mı? İslam'da aldatmanın sınırları neler? Psikiyatristlerin aldatan ve aldatılan hastalarının seans öyküleri? Aldatanlar ve aldatılanlar anlatıyor...

Neden aldatıyorlar?
Aldatmanın nedenleri - Eşim veya partnerim beni dinlemiyordu, ihmal ediyordu % 50
- Başka birine aşık oldum % 48
- Eşim veya partnerim beni cinsel olarak tatmin etmiyordu % 45
- Eşimle veya partnerimle ilişkilerimizin rutinleştiği bir dönemdi % 44
- Eşim veya partnerim benim duygularıma ve düşüncelerime değer vermiyordu % 42
- Çok doğal bir olay % 40
- Eşim veya partnerim ile ilişki sorunlarım vardı % 40
- Eşimle veya partnerimle aramızda karşılıklı sevgisizlik vardı % 40
- Fantezilerimi eşimle veya partnerimle gerçekleştiremiyordum % 38
- Çok uğraştı % 36
- Daha fazla yakınlık ve şefkat özlemi çektiğim için % 35
- Eşim veya partnerim bana şiddet uyguluyordu % 30
- Kariyer yapmamda bana yardımcı olması için % 28
- Bir filmden veya okuduğum bir yazıdan etkilendim % 25
- Eşim veya partnerim beni aldattığı için % 24
- Peşinde koşulan biri olduğu için % 24
- Tamamen kazaydı % 24
- Basit bir deneme yapmak istedim % 22
- Kendimi yalnız ve terk edilmiş hissettiğim için % 22
- Canım seks istiyordu % 20
- O oradaydı ve ortam öyle gerektirdi % 20
- Sarhoştum % 18
- Cinsel isteğim çok fazla % 16
- Macera yaşamayı seviyorum %16
- Eşim veya partnerim beni hep aldatmakla suçladığı için % 16
- Bunalımlı bir dönemdeydim % 15
- İstediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak için % 14
- Arkadaşlarımı etkilemek için % 14
- Aldatan arkadaşları taklit etmek istedim herhalde % 12
- Eşim veya partnerim farkına varmıyor % 12
- Eşim veya partnerim beni beğenmiyordu % 10
- Baştan çıkarmanın verdiği zevkten dolayı % 10
- Yasak aşkın inanılmaz olması ve başka bir olayda asla bulunmayan bir haz yaşatması % 10

Nasıl anlarsınız?
Aldatıldığınızı nasıl anlarsınız?       Eşinizin veya partnerinizin sizi aldattığını nasıl anlarsınız?

Vücudunda morarma varsa %65
Aynanın karşısından ayrılmıyorsa %60
Eskisinden farklı giyiniyorsa %55
Sık sık seyahate çıkıyorsa %42
Arada bir kayboluyorsa %40
Beni önemsemiyorsa %40
Sık yalan söylüyorsa %36
Cep telefonu faturası kabarık geliyorsa %35
Birden aşırı kıskanmaya başlamışsa veya aşırı kıskançlığı birden bırakmışsa %35
Cep telefonu hep yanındaysa %25
Yüzüğünü takmıyorsa %24
Cinsel açıdan isteksizse %24
Çok fazla aşk kitabı okuyorsa %24
Yıl dönümlerini unutuyorsa %20
Diğer %20
Yatağınızı ayırıyorsa %16
Ayrı ayrı tatile çıkmak istiyorsa %15
Eskisi gibi hediye almıyorsa %15

NOT: Cinsel Tıp Derneği tarafından gerçekleştirilen araştırmada, katılımcılar birden fazla seçeneği işaretleme yapabilmiştir.

Aldatmanın bahaneleri
Aldatmanın bahaneleri       Aldatmayı kolaylaştıran etkenler neler? (yüzde olarak)
Yeteri kadar ilgi ve sevgi görmeme 50
Cinsel tatminsizlik 48
Güç ve statü sahibi olma 44
Aile baskısıyla ve gönülsüz kurulan evlilikler 42
Çapkın arkadaşların varlığı 38
Cinsellikte romantizm ve aşk oyunlarının olmayışı 36
Daha önce aldatılmış olmak 32
Aşırı kıskançlık ve baskı 28
Gençliğinde karşı cinsle hiç flört etmeme 22
Alkol kullanılması 20
Aşağılanma veya gururuyla oynanma 20
Depresyon, mani vb. ruhsal hastalıklar 16
Çocukken baba-anne tarafından terk edilme 12
Başarılı olamama 12
Diğer 10

KİMİNLE ALDATIYORLAR?
Eşinizi kiminle aldattınız? (yüzde olarak)
Yakın çalışma arkadaşlarımdan birisiyle 30
Barda veya eğlence yerinde tanıştığım birisiyle 15
Yakın aile çevremden birisiyle 15
Bir aile dostumuzla 10
Komşumuzla 10
Diğer 20

NEDEN EVLENİYORLAR?
Neden evlendiniz? (yüzde olarak)
Toplum ve aile baskısı yüzünden 44
Vakti geldiğini düşündüğüm için 42
Zorunluluklar yüzünden 40
Aşık olduğum için 32
İstediğim ve sevdiğim için 30
Fazla düşünmeden evlendim 24
Diğer 10

* Cinsel Tıp Derneği tarafından gerçekleştirilen araştırmada; katılımcılar birden fazla seçeneğe işaretleme yapabilmiştir.

Rakamlarla sadakatsizlik
      Sizce erkek mi kadın mı daha kolay aldatır? (yüzde olarak)
Erkek 85
Kadın 15

      Sanal ortamda chat aşkları aldatma sayılır mı?
Evet 70
Hayır 25
Fikrim yok 5

      Sizce kadınlar mı erkekler mi daha kıskançtır?
Kadınlar 52
Erkekler 48

      Aldattığınız kişi eşinizden veya partnerinizden daha güzel veya yakışıklı mıydı?
Hayır güzel değildi / yakışıklı değildi 55
Evet güzeldi / yakışıklıydı 45

      Eşinizi veya partnerinizi kaç kez aldattınız?
1-4 defa 50
5-9 defa 35
10-15 defa 10
16 ve üzeri 5

      Evliliğinizde ya da beraberliğinizde mutlu musunuz?
Hayır 62
Evet 38

      Aldatmayı affedebilir misiniz?
Hayır 90
Evet 10

Cinsel Tıp Derneği tarafından gerçekleştirilen araştırmada; katılımcılar birden fazla seçeneği işaretleyebilmiştir.

Aldatılmak ölüm acısı kadar ağır
      Aldatıldığını anlayınca boşanmak isteyen, ancak bu kez mahkemede eşi tarafından 'aldattı' diyerek suçlanan ünlü göz doktoru Sinan Göker'in eşi Banu Göker: Birinden kopup yalnız yaşamak ölümle eş değermiş. Onurlu bir insan için aldatılmak işkence gibi bir şey

Aldatmanın belirtileri       Akademisyen Banu Göker ve ünlü göz doktoru Sinan Göker'in boşanma davası mahkemeye aldatma suçlamalarıyla yansıdı. Fotoğraflar ortaya atıldı, her iki taraf da aldatıldığını söyledi. Aldatma olayı; iki insanı rutin hayatlarından çıkartıp magazin malzemesi yaptı. Dava devam ederken hala gözyaşları, aşkın kızgınlığa dönüşmüş hali ve kalp kırıklığı da sürüyor. Dr. Sinan Göker konuşmadı, suçlamalarını mahkemede sunacağını söyledi. Banu Göker ise yaşadıklarını ilk kez GÜNAYDIN'a anlattı:

Aldatılmak sizce nasıl bir şey?
      Ayrılık acısı, terk edilmek ve birinden kopup yalnız yaşamak, ölüm acısına eş değermiş. Aldatılmak onurlu bir insan için işkence gibi bir şey. Özellikle neye tercih edildiğini düşündüğünde daha da anlaşılmaz bir hal alıyor.

Mutsuz evlilik ve şiddetli geçimsizlik sadakatsizliğe itiyor olabilir mi?
      Ben aldatıldığımı ilk fark ettiğimde iki yıllık evliydik. Evde kucak kucağa televizyon seyreder, bahçeyi bile el ele sulardık. Birbirimize aşık bir çifttik, öyle kavgalarımız falan olmadı. Eve telefon geldi, sonradan 21 yaşında olduğunu öğrendiğim bir kız eşimi arıyordu. 'Kim arıyor?' diye sordum, kız arkadaşı olduğunu söyledi. Sinan bunu inkar etti. Ben de zaten çok aşığım, inanmak istemedim. Ama sonra arayanlar arttı, zaten etraftan herkes bu durumu konuşmaya başladı. Sonra o da inkar etmedi, doğruladı. Evleri ayırdık, taşındı. En büyük acıyı evi terk ettiği gün hissettiğimi sanıyordum. Ama en derin üzüntüyü; ayrılığımızdan sonra ona yolladığım ve girişlerinde ona olan sevgimi anlattığım kitaplarımı çöpe attığını öğrendiğimde yaşadım. Ama şunu söyleyebilirim, bizim evliliğimizde geçimsizlik, sadakatsizliği çağırmadı.

BENİMLE EVLENİRKEN EVLİYMİŞ!
      Boşanma davasında siz de sadakatsizlikle suçlandınız hatta bu durum medyaya yansıdı. Aldatılmak mı yoksa aldatılmakla suçlanmak mı daha kötü?
      Aldatılmak insanı o kadar paramparça ediyor ki, bunun altından bir kadın olarak kurtulmak hiç kolay değil. Bizim beraberliğimiz 2000 yılında başladı. Sinan o zaman 12 yıllık evliymiş. Benden de evli olduğunu saklamıştı, aynı benimle olan evliliğini başka kadınlardan sakladığı gibi... Öğrendiğimde çok üzüldüm; birlikte olabilmemiz ve hemen boşanabilmek için eski eşine 500 bin dolar vermeyi kabul etti. Benimle evlenebilmek için bir günde boşandı! Biz 2003'te evlendik, 2 yıl evlilikle beraber 5 yıl beraber olduk. Üç yıldır boşanmak için uğraşıyoruz. İki yıl boyunca kendimi toparlayamadım, depresyondan çıkamadım. Benim 'aldatmakla' suçlanmama gelince; kendi üzerindeki lekeyi çıkartmak için avukatlarının yanlış taktiğini uyguluyor. Hakkolar ve Özallar'ın boşanma davasında da eşe tazminat ödememek için ilk yaptıkları kadını suçlamak olmuştu.

İnsan kendini öteki kadınlarla kıyaslıyor mu?
      Zaten tanıdığım kişilerdi. Hatta bir tanesi benim tanıştırdığım insanlardan biriydi. 25 yaşlarında kadınlar, onları suçlamadım; herhalde onları kandırmak için çaba harcamıştır. Ancak kadınların da erkeklerin de en azından parmağında yüzük olan kişilere bakmaması lazım. Yüzük bir sözdür, bir işarettir. Hoş; ellerini ameliyatlardan dolayı sürekli sterilize ettiği bahanesiyle Sinan yüzük takmıyordu!

Neden tazminat talep ediyorsunuz, insan can acıtmak mı istiyor?
      Ben, Sinan beni terk edip başka kadınlarla yaşamaya başladıktan sonra ayrılık davası açtım, boşanma değil! O, bunu kabul etmediği için ayrılamadık. Ayrılık tam boşanma anlamına gelmiyordu. Benim o dönemde hala bir umudum vardı; aşıktım, Sinan 47 yaşındaydı, yaş dönümüdür geçer diye düşündüm. Ancak sonra onunla hiç diyalog kuramamaya başladım. Telefonlarıma bile çıkmıyordu. Benim oturduğum evin kontratı evliyken yapıldığı için onun üzerineydi; kirasını kendim karşılıyordum ama ev sahibiyle bir olup evi boşalttırdı. Tüm mahkeme masraflarını, oturmadığım ayların bile kiralarını bana ödetti. Bu yüzden arabamı satmak zorunda kaldım, icra geldi. Eşyalarımı depoya koydum, kedimle sokakta kaldık, dört ay arkadaşlarımda yaşadım. Birçok iş sözleşmemin gerçekleşmesini engellemesi de cabası! Tazminat davası açma nedenim tamamen evle ilgili yaptığı haksız davranışlardan ötürüdür. Sinan'ın maddi durumu ortada; Bebek'teki Ayşe Sultan Korusu'nda benim tanıştırdığım, birlikte fotoğraflarımız olan 26 yaşındaki sevgilisiyle oturuyor. Türkiye'nin en başarılı hastanelerinden birine sahip ve her gün kuyrukta lazer olmayı bekleyen hastalarıyla hayatına devam ediyor.

HÜLYA AVŞAR GİBİ AĞLADIM
      Aldatma ve aldatılma herkesin başına geliyor; Hülya Avşar, Tamer Karadağlı... Onların haberlerini okuyunca ne hissediyorsunuz?
      Ne hissettiklerini çok iyi anlıyorum. Hülya Avşar anıra anıra ağladığını söylüyordu bir röportajında. Onu dinleyince neler yaşadığını birebir hissettim. Bağırarak ağlamak zehri atmak gibi, beklemediğin bir iç deprem... Artık neye güveneceğinizi şaşırıyorsunuz ve anıra anıra ağlıyorsunuz. Aldatılmak kadın için büyük bir yıkım; kimsenin başına gelmesin!

Erkekte sadakatsizliğin nedeni ölüm korkusu
Erkekler neden aldatır       Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Klinik Şefi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Kemal Sayar aldatmayı anlattı:

      Bizim toplumumuzda sadakatsizlik çoğu zaman iktidar duygusuna karşılık gelir. Çok kadınla birlikte olan erkek, kendini daha güçlü ve daha muktedir hisseder. Sıklıkla bu da erkeklerin öz saygısındaki azalmaya bağlı olarak ortaya çıkabilir.

      Özellikle erkeklerin yaşlandıklarını hissettikleri ve ölüme karşı birtakım ciddi endişelerinin belirdiği zaman dilimlerinde, sadakatsizlik yoğun olarak ortaya çıkabilir. Artan cinsel birliktelikler, ölüm endişesiyle baş etmenin çok temel çözümlerinden biri gibi görülebilir.

      Kadının aldatma nedenlerini daha çok aile yapısında aramak gerek. Hayatı boyunca güçlü bir baba figürünün eksikliğini hissetmiş olan bir kadın, eğer evlendiği erkekte de bu güçlü baba figürünü bulamazsa, eşini kendisi için bu gücü temsil eden kişilerle aldatabilir. Ya da çocukluğu boyunca ancak flörtöz davranışlarla babasının ilgisini üzerinde tutabilmiş birisi, evlilik hayatında da erkeklerin ilgisini onlarla flörtöz bir durumda olunca çekeceğini düşünür. Çocukluktaki anne baba ilişkilerindeki eksiklikler, kusurlar ve yoksunluklar çok temel rol oynayabilir. Eşi tarafından arzu edilmediğini hisseden bir kadın, öz saygısını onarmak için sadakatsizliğe başvurabilir.

ZİNA ZORLA ÖNLENMEZ
      Zinayı cezalandıran kanunlar ya da hiçbir zorlama ve tedbir, insanların arzularını gemleyemez. Bilakis yasaklar bazı şeyleri çok daha cazip hale getirebilir.

      Eğer pişmanlık varsa, yani aldatan kişi davranışlarından vazgeçeceği yönünde bir üzüntü duyuyorsa boşanma olmayabilir. Bu davranışın bir seferlik mi olduğuna, yoksa tekrarlayıcı olup olmadığına bakılmalı. Aldatma, bazı çiftlerde bir yaşam biçimi haline geliyor. Böyle bir durum varsa evliliği sürdürmenin bir anlamı yok. Bir seferlik buhranın ifadesiyse eşler birbirini affedebilir.

      Aldatılmak büyük bir hayal kırıklığına ve öfkeye yol açar. Bunun ifade edilmesi şarttır. Ancak öfkenin sıcakken ifade edilmesi doğru sonuçlar doğurmaz. Sıcak dönemi atlatmak için küçük bir tatil, biraz uzaklaşmak gibi bir süre olayın üzerinden zaman geçmesi gerekir. Ani boşanmaların sonrası kadın ve erkek mutlu olamayabilir.

      Aldatılan kadının boşanırken yüklü tazminat alması duygusal acıyı hafifletmez, intikam duygusunu giderir. Karşı tarafın canı acıyınca ödeşme gibi algılanır. Ama duygusal boşluk kalır.

Modern toplumda aldatma rekoru kırılıyor
      "Tarihin hiçbir döneminde eşlerin birbirini aldatması, günümüzdeki kadar yaygın olmadı" diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan ekliyor: Amerika'da evli her 100 kadından 25'i en az bir kere başka bir erkekle cinsel ilişkiye giriyor. Evli her 100 erkekten 70'i de başka bir kadınla eşini aldatıyor. Aldatma bu kadar yaygın olunca boşanmalar da patlıyor!

      Evliliklerde eşleri birbirine bağlayan en önemli etkenin 'sadakat' olduğunu söyleyen Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, modern çağın aldatma sabıkasının hayli kabarık olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan; aldatmayla ilgili soruları yanıtladı:

Aldatma ne kadar yaygın?
      Tarihin hiçbir döneminde eşlerin birbirini aldatması, modern dünyadaki kadar yaygın olmadı. Örneğin Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre; evli her 100 kadından 25'i en az bir kere başka bir erkekle cinsel ilişkiye giriyor. Yine evli her 100 erkekten 70'i başka bir kadınla eşini aldatıyor. Cinsel aldatmanın bu kadar yaygın olması, elbette boşanma oranlarına da yansıyor.

      'Duygusal aldatma olmazsa cinsel aldatma önemli değil' görüşü sizce doğru mu?
      Bu yaklaşımın geçerli olması mümkün değil. Tarafların evliyken başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeyi kabullenmesi, aslında bir aldatmacadan ibaret. Bu durum, evliliğin anlamına ve genetik yapısına ters. Çünkü cinsel aldatma, duygusal bağlılığa zarar verir ve bunun duygusal aldatmadan bağımsız olduğu düşünülemez. Sevgilisi olan erkek ya da kadın, giderek ailesinden uzaklaşır, fatura da çocuklara ve dolayısıyla topluma çıkar.

SADIK DEĞİLSEN EVLENME
Cinsel aldatma evliliğe nasıl zarar verir?
      Evliliklerde eşleri birbirine bağlayan en önemli etken sadakattir. Buna karşın evliliklerde sadakati ortadan kaldıran durumların başında cinsel aldatma gelir. Cinsellik insan için özel biriyle paylaşılacak bir durum. Bu yüzden evlilikte cinsel ilişki, eşler için son derece özel, özel olduğu kadar da önemlidir. Eşlerden birinin aldatması, bu özel birlikteliğe vurulan bir darbedir. Tüm toplumlarda cinsel aldatmanın, evliliğin anayasasına aykırı bir davranış olarak kabul edilmesinin nedeni de budur.

Cinsel aldatmayı önemsemeyen biri evliliğinde mutlu olur mu?
      Cinsel aldatmayı önemsemeyen birinin hiç evlenmemesi daha iyi! 'Hem evlenir hem başkalarıyla cinsel ilişkiye girerim' yaklaşımı olan kişinin, evliliğini sürdürmesi imkansız.

Sanal aldatma boşanma için bir gerekçe olabilir mi?
      Bu; tüfekle karınca öldürmeye benzer! Elbette önlem alınmalı ama boşanma için bir gerekçe olamaz.

ALDATAN MÜCEVHERDİR!
Erkeğin aldatmasını kadın kabul mu ediyor?
      'Erkektir, elinin kiridir, yapar ama döneceği yer yine evidir' düşüncesinin, geleneksel aile modelinde hala geçerli olduğunu söylemek mümkün. Ancak eğitim seviyesinin giderek yükselmesi ve çekirdek aileye geçişle birlikte, erkeğin aldatması da artık boşanma nedeni olarak daha sık karşımıza çıkıyor. Yani artık kadın eskisi gibi kabullenmiyor.

Aldatan eş pişman olmuşsa; kadın ne yapmalı?
      Eğer eşi gerçekten pişman olmuşsa, kadın da 'aramızdaki sevgi bağını artırmak için ne yapmalıyım?' diye düşünmeli. Aldatan eş, yere düşen mücevher gibidir. Mücevheri yere düştü diye çöpe atmak yerine, yerden alıp temizlemekte fayda var. Ancak kadın, aldatan eşini affederken, ona mutlaka 'bir daha yaparsan sonuçları evliliğimiz için kötü olacak' mesajını vermeli. Çünkü aldatan erkeğin hemen affedilmesi, hiçbir şey olmamış gibi davranılması; onun bu olayı 'bir şey olmadı' şeklinde yorumlamasına ve aynı hatayı tekrarlamasına neden olur.

Madem aldattın bari yok olma!
Aldatmanın çeşitleri       Gazeteci Ayşe Özyılmazel, GÜNAYDIN'ın yazarı. Aynı zamanda ünlü şarkıcı Neco Özyılmazel ile Oya Germen'in kızı. O da geçen yıl çok tartışılan boşanma davasının taraflarından biri oldu. Neden aldatmaydı; Neco yani Ayşe'nin babası kendisinden 25 yaş küçük bir kadınla yeni bir hayat kurmayı tercih edince, Ayşe ve babasının yolları ayrıldı. Küslükleri basına yansıdı. Ayşe; annesinin yanında oldu, açıkça tavrını koydu. Ayşe ile aldatma olaylarından sonra 'arada kalanlar'ın durumlarını konuştuk:

Sence hep aldatan mı suçludur?
      Bence suçlu kelimesini bu konuda kullanmak çok doğru değil. Hem bu işin cezası mı var, sadece karşındakinin kalbi kırılıyor. Buna üzülmek de aldatanın vicdanına kalıyor. Hem aldatan insanın içini rahatlatan bir bahanesi yok mu? 'Evliliğimde mutlu değilim' der, 'benimle ilgilenmiyordu' der, 'seks hayatımız yürümüyordu' der, der Allah der; diyecek bir şey mutlaka bulunur. Ama ben yine de 'suçlu' kelimesini aldatma söz konusu olduğunda kullanmayacağım. Bu işin içinde duygular var, ego var ve bu iş hain bir iş.

      İnsanın anne babası ayrılınca ve konu aldatma olunca bir tarafta olmak mı gerekiyor; sen annenden taraf oldun ve bildiğimiz kadarıyla babanla küssün?
      Görüşürüm ya da görüşmem ama o benim babamdır. Mutlaka geçer çünkü o benim kanım canım... Ama bunlar yaşanırken üslup çok önemli. Zamanla her şey düzelir. Ben sırf aldattı diye babama ya da anneme tavır almam. Ama bunu nasıl yaptığı, ne şekilde yaptığı ve sonra nasıl davrandığı önemli benim için. Yani tavır önemli, üslup önemli... Hadi aldattı diyelim; bunu nasıl yaptığının da önemi var. Toplumun, dostlarının önünde rencide mi etti, zor durumda kalmasına mı neden oldu, ilişkilerini toptan yok mu etti; işte bunlar önemli. Tavrı ne oldu, ne dedi, nasıl yaklaştı, nasıl bir yolla bunu diğerine söyledi? Bir bütün köprüleri yıkmak var, bir de 'ben böyle bir şey yaptım ama karıcım kocacım bunu şunun için yaptım' deyip adamakıllı davranmak var.

GENÇ 'AZGIN TEKE'LER
      Sence erkeklerin yaş dönümleri mi onları aldatmaya iten? Babanla birlikte bu konuda çok tartışıldı hatta 'azgın teke' diye bir terim gündeme geldi?
      Ben bu konuda bir otorite değilim. 'Yaş dönemi' diyorlar, doğrudur. Andropoz diyorlar, olabilir ama gençler de aldatmıyor mu? Artık bu günlerde hepimizin aklı çelinebilir, böyle bir dönem içindeyiz. Arzularımıza kapılırsak hepimizin gözü kayabilir. Yaşla o kadar bağlı olduğunu düşünmüyorum. Bence evlilik ve ilişki kavramlarını yeniden gözden geçireceğiz.

Sence aldatılma, çiftler için başlı başına bir boşanma nedeni olmalı mı?
      Kadına ya da erkeğe bağlı, ilişkilerinin dinamiğini bilmek lazım. Bağışlanabilir de, evliliği bitirebilir de...

Şu sıralarda boşananlar tekrar eski eşlerine dönüyorlar; sence böyle bir şey olabilir mi?
      Bunu ben bilemem. Tek bildiğim; hayatta her şeyin mümkün olduğu ve bu kararın ilişkiyi yaşayanlara ait olduğu. Ben 28 yaşında genç bir kadınım, benim için önemli olan onların ne istediği ve mutluluğu. Bunun için de birarada olmaları gerekmiyor.

SÜPER ALDATILDIM
Sen hiç aldatıldın mı?
      Ben de aldatıldım hem de süper aldatıldım! Erkek arkadaşım bir gün aniden yok oldu. Eski kız arkadaşına yani benden önceki sevgilisine döndüğünü ben arkadaşlarımdan duydum. O ise bana söylemedi, söyleyemedi. Bari aldatıyorsun yok olma... Bizim nesilde böyle bir yok olma durumu var. Başka arkadaşlarımın başına gelenlerden de bildiğim üzere erkekler yüzleşmeyi beceremiyorlar. Kaçıp gidiyorlar. Gel oturalım konuşalım, ağlayalım, bağıralım, çağıralım sonra git yoluna ama biraz saygı duymak lazım. Benim bu işlerde en çok sinirlendiğim bu. Herkes ayrılabilir, boşanabilir, gidebilir ama 'nasılı' önemli. Yok olmak bence dünyanın en adice hareketi...

      Sosyal yaptırımlar insan güdülerinin üzerine çıkar. Bu yüzden kadınların çoğu aldatılma olayını görmezden gelmeyi tercih ediyor. Oysa kadın kabul ettikçe erkek yeniden aldatacaktır!

Kabullenince tekrarlar
Aldatılmayı nasıl önlerim       Ünlü Psikiyatrist Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, aldatılan bir kadın hastasının seans notlarını bizimle paylaştı. Bayan C.'nin yaşadıkları birçok kadının başına geliyor. Peki aldatılan kadın, kocasına döndüğünde sorun çözülüyor mu? Okuyun ve karar verin...

      Psikiyatrist Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, hastası Bayan C.'nin evliliğinin aldatmayla nasıl sarsıldığını ve terapi sürecinde neler yaşadığını anlattı. Beyazyürek; Türk toplumunda en sık rastlanan aldatma türlerinden birini, psikiyatrik açıdan yorumladı:

BOŞANMAK İSTİYORDU
      1. Seans: Bayan C. ilk görüşmede söze "Yaklaşık 25 yıldır süren mutlu bir evliliğim vardı" diye başladı ve şöyle devam etti: "Bana çok düşkündü. Herkesin örnek aldığı bir çifttik ama beni aldattı. Aldattığını öğrenince onu evden kovdum. Kesin boşanacağım!" Psikiyatr notu: İlk seansta aldatmaya yönelik hiç detay vermedi. Evliliğine dair çizdiği görüntü, hep çevreden nasıl göründüklerine ilişkindi.

EŞİNİ TEKRAR KABUL ETTİ
      2. Seans: On gün sonra ikinci seansa geldi. Eşi ile yeniden aynı evde yaşamaya başlamıştı. Ancak ayrı odalarda kalıyorlardı. Evde onlarla birlikte oturan oğullarının durumdan haberi olmuştu. Detaylarıyla anlatarak seansa başladı: "Pantolonunu ütülerken bazı lekeler gördüm. Meni lekelerine benziyordu. Belli ki işyerinde bir durum söz konusuydu. Bana her zamanki gibi ilgisi sürüyordu. Her zaman işten çıkarken mutlaka telefonla arardı. Ancak kuşkularım sürüyordu. Benim temizlikçiyi bir süreliğine iş yerine gönderdim. Bir hafta içinde, bir değil birçok kadınla ilişkisi olduğunu bana söyledi. İş yerinde hiç de gizli saklı olmadan ilişkilerini sürdürüyordu. O gece büyük bir kavga ettik. Evi terk etmesini istedim. Bir hafta kardeşinde kaldı ama etraftan duyulur diye eve gelmesine izin verdim. Eşim sanıyorum andropoz döneminden geçiyor." Psikiyatr notu: İlk seansta "Kesin boşanacağım" diye gelmişti. İkinci seansta ise boşanmaktan hiç söz etmedi. Ayrılmak istemiyordu.

EŞİ: FANTEZİ ARIYORUM
      3. Seans: Eşiyle birlikte seansa geldi. Bay C. 50 yaşlarındaydı, eşiyle arasında iki yaş vardı. "Ben karımı seviyorum" diye konuşmaya başladı: "Ayrılmak istemiyorum. Karımla çok mutluyum. Eşimle aramızdaki cinsel heyecan körelmişti. Cinsel arayışlara girmiştim. Başka kadınlarla fantezilerimi gerçekleştiriyordum. Onuncu yıldan sonra bu tür ilişkilerim hep oldu. Ancak son bir ayda eşim öğrendi. Yaşananların eşime yansımasını istemezdim."

      Psikiyatr notu: Bu duruma en çok dışarıda bekleyen eşi sevindi. Yaşadıkları durumun kocasının psikolojik bozukluğundan kaynaklandığını düşünüyordu.

KONUYU KAPATTILAR
      4. Seans: Bayan C., ancak üç ay sonra tekrar geldi. On beş gün tatil yapıp, ikinci balayı dönemini geçirdiklerini söyledi. Her şey yeniden eskisi gibi olmuştu. İkisi de tatilin ardından olay konusunda konuşmamaya karar vermişlerdi. Ancak haberlerde gördüğü ünlü aktör Tamer Karadağlı'nın aldatma skandalından sonra Bayan C. olur olmadık ağlıyordu. Yine de terapileri sürdürmeyi kabul etmedi. Mutlu evliliği oynamayı, yaşananları inkar etmeyi tercih etmişlerdi. Üzerine cila sürülmüş bir tahta gibi, konuyu kapatmak istiyorlardı. Şimdi evlilikleri sürüyor.

KADIN KABUL ETTİKÇE ERKEK YAPACAK
Sizce artık C. çiftinde bir daha aldatma olayı yaşanmaz mı?
      Büyük olasılıkla yaşanabilir. Çünkü tekrarlanmaması için herhangi bir neden yok. Bay C. bu olayı son derece normal karşılıyor. Tek üzüntüsü; eşinin bundan haberdar olması. Bir daha yaşansa bile büyük bir ihtimalle görmezden gelecekler. Bayan C. artık olaya duyarsızlaşacak.

Psikiyatrik tedaviyi sürdürseler, evlilikleri kurtulur muydu?
      Bilmiyorum, sağlıklı bir şekilde bitebilirdi. Benim önerim; her ikisinin de ayrı ayrı psikiyatriste gidip, bu travmayı çözmeleridir.

İlk gün Bayan C.'ye 'boşanmanız gerekli' deseydiniz durum değişir miydi?
      Değişmezdi, çünkü asıl istediği boşanmak değildi. Sosyal yaptırımlar insan güdülerinin üzerine çıkar. Bunun için; kar-zarar hesabı yapıp, durumun üstünü örtmeyi tercih ediyordu. 'Boşanmak istiyorum' derken aslında boşanmak istemiyordu. Boşanma düşüncesiyle gelmesine karşın, o fikrinden uzaklaştı. 'Hayatta bir daha eve almam' dedikten bir hafta sonra, yeniden aynı evde yaşamaya başladılar.

AŞIRI İLGİ KAMUFLAJ MI?
Eşine bu kadar düşkün olan, onu devamlı olarak arayan erkeklerin aldatmaları kişilik çatışması değil mi?
      Değil. Çünkü Bayan C.; eşinin aldatmayı kamufle etmek için açtığı telefonları düşkünlük olarak yorumlamış. Bunu hayatın bir parçası olarak kabul ediyor zaten. Üstelik kendini son derece rahat hissediyor.

Çiftler boşanmaya karar verdiklerinde, bunu çevreleriyle paylaşmalı mı?
      Eğer bir çift boşanmaya karar veriyorsa; bu sorunun kendi sorunları olduğunu düşünüp, çok fazla kişiyle paylaşmamaları gerekir. İmkanları varsa, bir profesyonelle paylaşmaları daha doğru olur.

Sadakatsizlik boşanma nedeni mi?
      Ünlü boşanma avukatları yanıtladı...

Aldatma boşanma nedeni mi ZİNA KALKINCA ARTTI
      Prof. Dr. Kezban Hatemi: Aldatma için illaki başkasıyla cinsel ilişkinin yaşanmış olması gerekmiyor. Ancak yasalarımız aldatmayı başka biriyle cinsi münasebet yaşanması olarak algılıyor. Ceza kanununda zinanın olmaması aldatmayı artırdı. Türk ailesi büyük bir erozyona uğradı. Aldatma olayında maalesef Türk kadınları çok tahammüllü. Ama erkekler için aynısı söz konusu değil, işlemi hemen başlatıyorlar. Aldatma olduğu andan itibaren, kişilerin boşanma ve tazminat talep etme hakları doğar.

TEK GECE-İKİ YIL AYNI
      Çetin Yıldırımakın: Evlilik birliği; aynı zamanda eşlerin birbirine karşı sadakat borcu anlamını taşır. Bu borç, kadın ya da erkek her kim tarafından bozulursa, o zaman aldatma ile ilgili boşanma işlemi gerçekleştirilebilir. Bir kişinin kolektif bir yemekte bulunması aldatma için yeterli gerekçe değildir. Ancak gecelik bir ilişki bile Türk Medeni Kanunu'na göre aldatmadır. Uzun süreli ilişkilerle aynı derecede suçtur. Aldatmanın gecelik ya da 2-3 yıllık olması tazminatı ve boşanma prosedürünü etkilemez. Türk Medeni Kanunu'nda zina maddesi; kadınların boşanmalardan daha az zararla çıkması için benim de içinde bulunduğum komisyon tarafından yapılan değişiklikte kaldırılmıştı. Ancak son yıllarda girdiğim birçok davada, hakimlerin kadınlar aleyhinde kararlar verdiklerini görüyorum. Mevzuat aslında son derece adil ve tatminkar olmasına rağmen tatbikatı yürüten hakimler tarafından Türk kadınları mağdur bırakılıyor.

ALDATMA=BOŞANMA
      Altın Mimir: Aldatma olduğu andan itibaren boşanma olmalı. Bir gecelik aldatma da uzun süreli ilişkiler de, Türk medeni kanununa göre suç kapsamına giriyor ve aldatan kişiye ciddi tazminat yüklüyor. Türkiye'de kadınlar, aile birliğini korumak için genellikle belli bir süre beklemeyi tercih ediyor. Aldatma nedeniyle hemen boşanma girişiminde bulunmak, hem sosyal hem de ekonomik olarak belli bir düzeyde olmayı gerektiriyor.

BOŞANMA OLMALI
      Burhan Apaydın: Yeni medeni kanuna göre zina kavramı ortadan kalktı. Şu durumda evlilik süresi içerisinde aldatma, eşlerin birbirini kandırmasıdır. Bu durum güven kaybını ve beraberinde geçimsizliği artırır. Güven bağlarının kopması aynı zamanda aile birliğinin devam edemez hal almasına da yol açar. Bu durumda en akıllıca ve ideal çözüm boşanma olmalıdır.

Telefonsuz duramıyorsa aşırı neşeliyse şüphelenin!
Aldatılmanın belirtileri       Aldatmanın da ipuçları var! Bir anda ortaya çıkan değişimlere dikkat: Gereğinden fazla mutlu ve neşeli hale gelmesi, kendisiyle çok daha ilgili olması, telefonu kapalı tutması ya da yanından hiç ayırmaması, sizi sürekli başkalarıyla kıyaslaması aldatmanın ipuçlarıdır

      İlişki Psikiyatristi Doç. Dr. Armağan Samancı, aldatmayla ilgili sizlerden gelen mailleri yorumladı:

Sizce aldatmanın ipuçları var mı? S.A./Ordu
      Vardır; eşinizin gereğinden fazla mutlu ve neşeli hale gelmesi, kendisiyle çok daha ilgili olması, günlük rutinlerinin değişmesi, aradığınızda ulaşılamıyor olması, sizi başkalarıyla olumsuz mukayese etmesi, cinsellikte uzaklaşması ipuçlarıdır. Telefonunu kapalı ya da sürekli yanında tutması, ortalıkta bırakmaması ipucudur. Özel günleri unutmaya başlaması ve bencilleşmesi; yani bir anda ortaya çıkan değişimler şüpheyi artırmalı.

      Eşim internetin başından kalkmıyor; beni aldattığını düşünüyorum. Yazışmalarına baktım, sürekli yazıştığı biri var. Geceleri yatağa gelmiyor, seks hayatım bitti. Geçer mi, buluşurlar mı?
      S.A./Ankara İnternet üzerinden duygusal olarak gelişen ilişkiler oldukça tehlikelidir. Uzun süre duygusal ağırlıklı olarak devam eden ilişkiler, zaman içinde güçlü bir noktaya gelir ve eninde sonunda görüşme söz konusu olur. İlk görüşmeden sonra ya ciddi bir ilişkiye döner ya da kopar. Bir an evvel eşinizi duygusal arayışa iten evlilikteki çatlak noktaları fark edip düzeltin.

İLİŞKİYİ GÜÇLENDİRİN
      Hamileyim ve en büyük korkum eşimin beni aldatması. Çünkü daha önce beni aldattı...
      P.O./Karabük İlişkilerde aldatmanın olmaması için en önemli garanti, ilişkinin iyi tutulmasıdır. İlişkiniz güçlenirse güvensizlik kalmaz. Daha önce bir aldatmanın olması, karşı tarafın aldatma riskinin biraz daha yüksek olduğunu gösterir. İlişkiyi iyi tutmak için çocuğun doğumuyla ilgili sürecin içine eşinizi de katın. İlişkinin hamilelik nedeniyle cinsel boyutu etkilendiği için, duygusal boyutunu artırmaya çalışın. Bu dönemde önleyici bir faktör olur.

      Sekiz yaşında bir oğlumuz var ve eşim beni aldatıyor. Daha önce de ben onu aldattım ama o bunu bilmiyor. Boşanmalı mıyım?
      Y.T./İstanbul İki taraf da başka bir ilişkiye kaçabiliyorsa evlilikte ciddi problemleriniz var demektir. Önce ilişkinizdeki problemlerinizi çözmeyi deneyip sonra karar verin. Özellikle sizin için boşanma sonrası hayat daha zor olacaksa, çocuğunuz da zorlanır.

MİSİLLEME EN KÖTÜSÜ
      Eşimin beni aldattığını öğrendim; intikam için onu aldattım ama kızgınlığım daha da arttı. En acı veren intikam ne olabilir?
      T.O./İzmir Bireylerin kızgınlıkla hareket edip eşini başkasıyla aldatmaları en kötü seçenek. İntikam, problemi çözemez. Sizin güçlü olup, problemi keşfetmeniz ve çözmeniz gerekir. Bunu haksızlık olarak görebilirsiniz ama inanın işe yarar. Kendi tarafınızı tamir edip, sonra karşı tarafı onarmanız lazım.

      Eşim sevgilisiyle birlikte olmak için beni boşamak istiyor; direnmeli miyim?
      D.K./Denizli Direnmek bence iyi bir seçenek değil. Yeni ilişkisi bir yılı geçmemişse belki boşanma konusunda bekleyebilirsiniz. Ama eşinizin oturmuş bir ilişkisi varsa, kalıcı ve yerleşik ilişkiye karşı direnmek zor olur. Kendinize bunu yapmayın. Kızgınlığın etkisiyle süreci uzatmak sizi de yıpratabilir.

İlaçlar aldatmayı artırdı mı?
GENÇ KADIN SEÇİYORLAR
Aldatmanın sebepleri       Dr. Akif Poroy (Seksolog): Cinsel gücü artırıcı ilaç kullanan erkekler daha çok genç kadınlara ilgi gösteriyor. Bu ilaçların etkinliğini birkaç kez test ettikten sonra eşleri dışındaki kişilerle de rahatlıkla cinsel beraberlik yaşıyorlar. Bu dönemde 'yaşlıyım, bir kenara çekilmeliyim' yerine, cinsel hayatı aktif tutarak yaşamlarını sürdürüyorlar.

ALDATMALAR İLAÇ DESTEKLİ
      Prof. Dr. Halim Hattat (Ürolog): 2000 yılından beri çıkan bir dizi ilaç, organik veya psikolojik yönden erkeklere destek verdi. Erkekleri genç sevgili arayışına itti diyemeyiz; ancak bu eğilimde olanlar ilaçtan fazlasıyla faydalanıyor.

İLAÇ DENEMESİ ARTTI
      Prof. Dr. Ferruh Şimşek (Ürolog): Bu ilaçların, plasebo (ilaç görünümünde ancak etkisi olmayan) olduklarını düşünüyorum. Bugüne kadar kanıtlanmış bir etkinlikleri yok. Ancak belli bir yaşı aşmış ve cinsel ilişki kurmakta zorlanan erkeklerin bu ilaçlara inanarak eşleri dışındakilere yönelimleri hayli fazla. Aldatmanın değil, bu tarz ilaçları kullanan ve deneyen kişilerin arttığını düşünüyorum.

GENİŞ BİR ARAŞTIRMA LAZIM
      Prof. Dr. Tarık Esen (Ürolog): Hastalara cinsel performansı artırmak için ihtiyaç duydukları ilaçları yazıyoruz. Ancak bunu eşleriyle mi yoksa başka bir partnerle mi kullandıklarını bizimle paylaşmıyorlar. Bu açıdan bence geniş katılımlı bir araştırma yapılmalı. Bugüne kadar bu konuda yapılan bir çalışma olmadı.

DÜRTÜLER KONTROL EDİLMELİ
      Zehra Erol (Psikolog): Cinsellik vesaldırganlık insanın doğasında var. Dürtülerimizi tatmine yönelik bir parçamız her zaman var ve bu dürtülerimizi kontrol edemediğimizde aldatma olabilir. Toplumun kuralları ve yaşantılarımız, bunları kontrol edebilmemiz açısından vardır. Bu dürtülerimizi kontrol etmeye çalışırlar. Nasıl aldatmaya neden olan dürtülerimiz varsa, bu dürtüleri kontrol etmeye yarayan mekanizmalarımız da vardır.

Aldatma insan doğasında var mı?
ERKEK ÜREMEK İSTER
      Prof. Dr. Arif Verimli (Psikiyatrist): Bütün canlılarda neslin devamı için cinsellik ön plandadır. Ama erkekler, kadına kıyasla son derece fazla bebek sahibi olma potansiyeline sahiptir. Erkekler, türün devamı için doğaları gereği bu potansiyallerini kullanmak isterler. Dolayısıyla işin doğasında; dişi daha çok tekeşli bir eğilim gösterirken, erkekler biyolojik özellikleri itibariyle çokeşli özellik gösterirler.

TOPLUM DÜRTÜLERİ FRENLER
      Prof. Dr. Armağan Samancı (Psikiyatrist): İnsan dürtülerinde aldatmaya eğilim vardır. Ancak dürtüler zor da olsa kontrol edilebilir. Sosyal çevre, kurallar ve değerler aldatma duygusunu bloke eder, engellenmiş olur. Önemli olan; bireyin dürtülerden kaynaklanan aldatma eğilimini ne kadar kontrol edip, ne kadar kontrol etmediği. Bu da insanın istemli ve kontrollü davranışıyla bağlantılı.

RUHUMUZDA ÇOKEŞLİLİK VAR
      Prof. Dr. Emre Akkuş (Ürolog): Çokeşlilik geni bilimsel olarak kanıtlanmasa da bir şekilde insanın doğasında ve ruhunda var. Kadınlar tekeşliliğe daha yatkınlar. Hormonal ve ruhsal yapıları nedeniyle kadınların çokeşli olduğunu söylemek mümkün değil. Cinsel ilişki sırasında bile birlikte olduğu kişiyi değil, hayal ettiği kişiyi düşünenler vardır. Bu, insan doğasındaki çokeşliliğin bir yansıması ve refleksidir.

ERKEĞİN ALDATMA BAHANESİ
      Prof. Dr. Aysel Ekşi (Psikiyatrist): Doğalarında var mı, yok mu bilmem ama çokeşlilik; cinsel dürtülerini kontrol altına almamış erkeklerin kendilerini makul gösterme çabasıdır. Cinsel dürtüler ve hormonlar güçlüdür ama kontrol altına alınabilir. Bekar hayat içinde çokeşlilik daha az yıpratıcıdır. Ama insan evliyse kendini terbiye etmeli, edemiyorsa da boşanmalı! Çokeşlilik; çapkın erkeklerin övünme bahanesidir. Don Juan erkek, kendi içindeki cinsel eksikliğini çapkınlıkla ifade eder. Sevgi varsa, aşk varsa tekeşlilik doğal olanıdır.

AŞK SADAKATİ ÖĞRETİR
      Prof. Dr. Tuncay Özgünen (Psikiyatrist): Erkeğin biyolojik temelinde sadakat duygusu yoktur. Sadık erkekleri ancak sevgiyle başlayıp aşka dönüşen evliliklerde görürüz.

Magazin özendiriyor
Aldatmanın nedeni
      Son 25-30 yıldır Türkiye'de önlenemez bir sosyal değişim yaşandığını söyleyen Prof. Verimli, magazinin etkisine dikkat çekiyor: Nikahsız ilişkiler 'seviyeli birliktelik' oldu artık! Magazin programlarında aldatmalar o kadar sık tekrarlanıyor ki; artık normal gibi kabul ediliyor

      Pskiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli; son yıllarda 'aldatma' olaylarındaki artışı ve magazin dünyasındaki aldatmaların topluma yansımasını yorumladı:

      Eskiden kadınlar bu kadar yüksek sesle 'bütün erkekler aldatır' demiyordu; artık aldatma normal mi oldu?
      Son 25-30 yıldır Türkiye'de önlemez bir sosyal değişim yaşanıyor. Örneğin, 'o beni aldattı, ben şunu aldattım' kelimeleri daha aleni kullanılmaya başlandı. Nikahsız birlikteliklere 'seviyeli birliktelik' denir oldu. Aldatma algısında da böyle bir sosyal değişim var. Toplum tarafından aldatma daha kolay kabullenilir oldu.

Kadınlar son yıllarda mı aldatmaya başladı?
      Hayır, dünya tarihi boyunca bu tür şeyler hep vardı. Ancak kadınlar daha bireyselleştikçe, özgüvenleri arttıkça, kendi haklarını arar oldular.

Aldatmanın magazin malzemesi olması özendirici mi?
      Eğer toplum karşısında istenmedik bir davranışı sık sık normal ve alışılmış bir davranış halinde sunarsanız, toplumda o eyleme karşı bir duyarsızlaşma olur. Magazin programlarında aldatma olayları o kadar sık tekrarlanıyor ki; artık aldatma kavramı normal bir durummuş gibi kabul ediliyor. Bu durumda da özendirici olduklarını söyleyebilirim.

EVLİYKEN İLİŞKİ ETİK DEĞİL
      Cem Hakko, uğruna eşinden boşandığı Ronit Gülcan'a belli ki çok aşık, Kaya Çilingiroğlu Hülya Avşar'ı aldattı ve sevgilisi Feraye Tanyolaç'la liseli aşıklar gibi şimdi. Bunlar aşk diye aldatma olmuyor mu?
      Bütün kültürlerde (bazı dinler hariç) boşanma olgusu yasaldır ve vardır. Dolayısıyla bir birey evlenmiş olduğu bir kişiden evlilik süresince mutluluk üretememişse ayrılma hakkına sahiptir. Fakat birisiyle evliyken birinci evliliğini bitirmeden ikinci ile bir yola çıkması etik değildir. Toplumsal normlarda beklenen, boşanmış olmasıdır. Kadına toplum olarak namusunu korumak gibi fazlaca bir yük veriliyor. Bu durumda erkeğin namusu yok mu? Erkek de kadın kadar kendi namusunu korumak zorundadır. Yakalanmadığı durumlarda aldatması mubah sayılmalı.

MAZERETİ OLAMAZ
      Ünlü klarnetçi Hüsnü Şenlendirici daha çocuğu birkaç aylıkken eşini aldattı; bu dönemde erkekler daha mı aldatmaya eğilimli oluyor?
      Bireyler zevke dönük yaşam kurmamalı. Çünkü çocuk ortak ürünleridir. Bugünkü eğlence dünyasında zevke yönelik davranış örnek alınmamalı. Erkekler; doğum yapmış eşlerine karşı, fizyolojik özellikleri sebebiyle cinselliğe hazır olmadığı zamanlarda ona karşı anlayışlı davranmak ve saygı duymak zorundadır.

      Aldatmanın etiği var mı? Eşini askerdeyken aldattığı için Pınar Altuğ çok tartışıldı.
      Aldatmanın asla mazereti yoktur. Eşin askere gitmesi ya da iş nedeniyle ülke dışında olması durumunda kadının aldatması toplum normlarına göre suçtur. Bu şekilde aldatılan kişinin aldığı darbe daha büyük olur. Kolay kolay toparlanamaz.

Aldatılan kadın mı kolay toparlanıyor yoksa erkek mi?
      Türk toplumunda aldatılan kadın; eğer çocuk varsa ya da ekonomik bağımlılığı bulunuyorsa, duygusal anlamda erkeğe göre daha affedici davranıyor. Erkeğin affedici davranmasına çok ender rastlanıyor. Aldatma olayında kadınlar, olayı asla hafızalarından çıkaramıyor ama evliliklerini de hemen bitirmiyor. Ancak erkek böyle bir şeyle karşı karşıya kaldığında genellikle evliliği noktalıyor, daha çok örseleniyor. Erkeğin toparlanması daha uzun süreç alıyor. Onlar için bu dönem daha yaralayıcı oluyor.

ERKEK AFFETMİYOR
Aldatılan kişi nasıl intikam alıyor?
      Kadınlar aldatmayı bir intikam olarak düşünmezler. Aldatılan erkeğin ilk başvurduğu yöntem evden gitmektir. Erkeklerin affedebilme olasılığı çok çok azdır.

Ünlü aktör Tamer Karadağlı'nın olayında herkes aldattığını biliyordu ama eşi Arzu Balkan en son öğrendi. Sizce en son eşler mi anlar?
      Eşler hisleri sayesinde partnerinin tutum ve davranışlarını çok önceden saptayabilir ve şüphelenebilir ama genellikle bunu konduramaz. Bir ilişkinin başlamasından aylar ya da yıllar sonra bir kaza ile haberdar olabilir. Kadınların aldatılmasında en sık bunu gözlemliyorum. Kendisiyle barışık olmayan ve kişilik bozukluğu olanlar aldatma eğilimindedir. Aldatma bir ego güçsüzlüğüdür; içgüdülerini kontrol etmeyi becerememiş kişilerde aldatma eğilimi bulunur.

Aldatmayı asla itiraf etmeyin!
Aldatan insan nasıl davranmalı       İlişki Psikiyatristi Doç. Dr. Armağan Samancı, sizlerden gelen mailleri yorumladı:

      Eşimi aldatmaya alıştım. Artık gizlenme gereği duymuyorum. Çapkın olduğum etrafta da nam saldı. O, masum ve mağdur görülüyor. İyi ama tüm suç bende mi?
      C.Z./İzmir Bu kadar sık aldatıyorsanız ve artık bu eşiniz tarafından da bilinen ve baş edilemeyen durumdaysa; problemin çoğunluğu sizden kaynaklanıyor. Başka evlilik de yapsanız diğerini de aldatma potansiyeliniz yüksek. Bağlanma problemi yaşayan, kişiler arası ilişkilerde sorun yaşayan erkelerde bu tür eylemler gözlenir. Narsistik kişilik özellikleri daha baskındır. Suçu eşe atmanın bir anlamı yok! Sizin bu durumda sağlıklı evlilik oluşturmanız mümkün değil.

TEKRARLIYORSANIZ AYRILIN
      Doğumdan sonra eşimi aldattım. Cinsel hayatım kötüydü. Sizce bu sır olarak kalmalı mı, itiraf etmem ortalığı karıştırır mı? T.A./Gölcük
      Eşinize söylemeniz olayları daha da karmaşıklaştırır. İlişkinin temel ayağı güvendir. Yapılması gereken; sizi aldatmaya götüren nedenleri ve problemleri çözmeniz. Ama eğer aldatma eğilimi tekrarlama konumuna geliyorsa; ilişkinizi sonlandırmanız daha uygun olur.

      Eşimi aldattım ve öğrendi. İlişki psikiyatristine gittik. Şimdi iyiyiz. Erkekler bunu hazmedemezmiş, 'sonra senden bunun acısını çıkartır' diyorlar. Gerçekten unutulmaz mı?
      K.A./İstanbul Eğer ilişkide bu tarz olaya neden olan sorun bu terapide çözülmüşse tekrarı olmayabilir. Eşi, bu problemleri çocuklara yansıtmadığı sürece, ilişkide temel anlamda çok büyük bir problem oluşturmaz. Ne zaman ki eşi bunu çocuklarıyla paylaşma noktasına gelirse ilişkide geri dönülmesi mümkün olmayan sürece girilir. .

KIZGINKEN ANİ KARAR ALMAYIN
      Meme kanseri oldum, tedavi sırasında eşim beni aldattı ve evden ayrıldı. Aradan altı yıl geçti, ben iyileştim; şimdi biraz da maddi sıkıntı nedeniyle eve dönmek istiyor. B.İ./Marmaris
      Ciddi olarak düşünülmesi gereken bir karar. Altı yıl önemli bir süreç, eşinizin yeniden eve dönüşü birtakım değişiklikler oluşturacak. Çocuklarınızla da görüşün. Bence birden eve dönüşü çok olumlu olmayabilir. Altı yıl içinde sorumluluklarını sürdürdüyse daha ılımlı olabilirsiniz.

      Eşim beni aldattı; çok kızdım ve iki çocuğumuza rağmen boşanmak istedim, o da kabul etti. Aslında boşanmak istemiyorum ama bunu söylemeye gururum izin vermiyor.
      A.K./Adana Kızgınlıkla ve ani olarak verilen boşanma kararları çok uygun değil. Kararınızdan istediğiniz zaman vazgeçebilirsiniz; problemleri belli bir düzeye koyana kadar bunu erteleyin. Çünkü maddi ve manevi olarak bu ani karar aleyhinize olabilir; en kötüsü mahkemede bile 'emin değilim' diyebilirsiniz!






Google