Google
Cur-Cuna - Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalınız! Bilgi, Eğlence ve Yaşam Portalı
Ana Sayfa - Ajanda - Astroloji / Burçlar - Cep - Dosya - Eğitim - Ev / Dekorasyon - Faydalı Bilgiler - Giyim / Moda - Hobi - Kariyer - Kültür / Sanat - Magazin - Mekan - Otomobil 
Özel Günler - Sağlıklı Yaşam - Seyahat / Tatil - Spor - Teknoloji - Televizyon - Eğlence - Yaşam - Çocuk - Dostlarımız - Erkek - Genç - Kadın - Seri İlan - Ziyaretçi Defteri 
Yaşam
- Askerlik
- Evlilik
- İlişkiler



Kadın ve erkeğin aşka yaklaşımı farklı
Aşk için kadınlar ölüyor erkekler öldürüyor
Kadın ve erkeğin aşka yaklaşımı farklı       Aşk için ölümü göze alanların sayısı hiç de az değil. Prof. Dr. Arif Verimli, özellikle travmatik aşklarda kadın ve erkeğin tutkusunu farklı şekilde ortaya koyduğunu söylüyor: Kadınlar öldürmek yerine ölmeyi tercih ediyor, erkeklerse öldürmeyi seçiyor ve eline daha kolay silah alabiliyor..

      Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli, 'Aşk için ölünür mü?' sorusunun karşılığını bilim diliyle veriyor. Prof. Dr. Verimli, sorunlu aşklar yaşayanlar için sorularımızı yanıtladı:

Aşk için ölünür mü?
      Evet, aşk için ne yazık ki ölünüyor. Özellikle kadınlar travmatik şekilde aşık olurlarsa, genelde öldürmek yerine ölmeyi tercih edebiliyor, intihar ediyorlar. Aşk duygusunun kadınları ölüme götürdüğüne şahit oluyoruz. Erkekler ise ölmek yerine genelde öldürmeyi tercih ediyorlar. Aşk onlarda travma yaratırsa ellerine daha kolaylıkla silah alabiliyorlar.

HASTALIK BELİRTİSİ Mİ?
      Aşk için delirme noktasına gelmek herkesin başına gelebilecek bir durum mu, yoksa zaten ruhsal sorunları olan kişiler mi aşkı bahane ederler?
      Normalde herhangi bir kişi aşık olunca birdenbire delirmez. Normal bir insanda aşk bu tip yaralar açmaz. Ama psikolojisi bozuk olan bir hastada travmatik aşk, belki de hastalığın ilk belirtisi olabilir. Aslında psikolojik olarak sağlıklı değildir, belki de hastadır ama bu onda büyük bir aşk olarak belirti gösterir. Bazen de yaşanan aşk ruhsal hastalığı tetikler. Kişi aşık olur, yaşadığı sorunla başa çıkamaz ve ruhsal hastalık boyutuna gelir. Bu durumdaki insanların aşk için delirdiği söylenir, hâlbuki hiç alakası yok.

      Aldatma mı, aldatılma mı, yoksa karşılıksız aşk mı daha fazla aşk cinayetlerine neden oluyor?
      Aldatılmak büyük bir travma yaratıyor. Ciddi biçimde suç oranını artırıyor. Aldatılan insanlar karşılıksız aşktan çok daha fazla aşk cinayetlerine neden oluyor. Karşılıksız aşkta bu oran daha düşük ama o da son derece tehlikelidir.

      Platonik, yani tek taraflı aşk sizce bir sorun mu, yoksa herkesin başına gelebilir mi?
      Psikolojide sorundur, adı da erotomanidir. Diğer kişinin kabul etmediği, farkında olmadığı platonik, tek taraflı bir tutku olarak devam eder. Gazetede verilmiş bir ilanı kendisine yazılmış bir ilan olarak algılayanlar var. O kişinin normal hayat içinde gösterdiği bütün davranışları kendine verilen bir işaret olarak algılarlar. Bu sorun giderek ciddi bir hastalık boyutuna bürünmeye başlıyor. Ondan sonra kadın ya da erkek, karşı cinsteki kişi istemediği halde peşini bırakmıyor. Bu bazen ölümle sonuçlanabiliyor. Aşık olduğu kişiyi öldürebilecek kadar sorunlar yaşayabiliyor.

SEVEN BIRAKMAYI BİLİR
      Platonik aşklar aslında büyük sorun mudur, karşılıksız aşk Türk filmlerindeki gibi gerçekten insanı hasta eder mi? Karşılıksız aşklar insanı hasta eder mi, yoksa bunlar gerçekten hasta kişiler mi; buna, kişiyi inceleyince karar veririz. Platonik anlamda tutku derecesinde aşık olduğunu söyleyen bir kişi lütfen bir psikiyatriste gitsin.

Aşka nereye kadar sahip çıkmak gerekir? Vazgeçme noktası, neresi olmalı?
      Karşı taraf istemeyene kadar! Karşı taraf istemiyorsa 'ben yine de aşkıma sahip çıkarım' demek doğru değildir. Aşk insanın içindeki duygulardan biridir, onu en doğru kişiye vermek gerekir. Ve aşk iki kişi arasında yaşanır. Tek taraflı, karşılıksız aşksa, en doğrusu vazgeçmektir. Zaten gerçekten seven kişi bırakmasını da bilir.

Yas en fazla 40 gün sürer iki ay sonrası takıntıdır
Kadın ve erkeğin aşka yaklaşımı farklı       Aşk yüzünden acı çeken birinin hemen yeni arayışa girmesi doğru olur mu?
      Eğer yeni bir arayışa giriyorsa, o başındaki zaten aşk değildir. Basit bir haz duygusunun peşinden koşuyordur. "Ben birinci aşkımı unutayım, ikinci bir aşka yöneleyim" düşüncesi, ikinci aşka saygısızlıktır zaten.

      Elden giden aşkın ardından ne kadar üzülmek doğru, bunun bir süresi var mı? Ne kadar süre sonra bu, takıntı anlamına gelir?
      Üzülme süresi iki aydır. Annebaba ölümü gibi sevilen bir kişinin kaybına karşı gösterilen tepkiye yas denir. Aşk da bir yas gerektirir. Yasın süresi 40 gündür. İki ayı geçince de takıntı haline gelir. İki ayı geçtikten sonra hayatına başka biri girerse, bununla birinci aşkı unutma amacı güdülmemelidir.

Her gün 20 farklı kişiye aşık olan insanlar var
      İnsan hayatı boyunca bir kişiye mi aşık olabilir?
      Bir kişiye aşık olanlar var, çok kişiye aşık olanlar var. Her gün 20 farklı kişiye aşık olanlar var. Her gün 20 kişiye aşık olanlara erkeklerde 'Don Juanizm', kadınlarda 'ninfomani' denir. Ama burada seks aşkından bahsediyoruz.

      Yaşadığı aşk yüzünden ruhsal dengesi dağılan birini tedavi ettiniz mi, tedaviye kolay yanıt verirler mi?
      Aşk o kadar geniş bir şey ki... Geçişler vardır. Aşırı değerlendirilmiş düşüncelerden hezeyanın, gerçekten sapmanın derecesi çok önemlidir. Gerçekten sapmayan bir fikirden bahsediyorsak, bu bir patoloji değil. Ama bu, gerçekten sapmaya başlıyorsa patolojidir ve tedavi gerektirir.

Ferhat ile Şirin meğer sorunlu kişiliklermiş!
      Aşkın sembolü ilan edilen Romeo- Juliet, Ferhat ile Şirin'in aşkları sağlıklı mıydı?
Kadın ve erkeğin aşka yaklaşımı farklı       Aşkın tarifi bile çok zor. Çok da büyük şeyler yüklememek gerekli, yoksa başa çıkılamaz. İnsandaki sevgi kişinin olgunlaşmasıyla, büyümesiyle birlikte değişik isimler almaya başlar. Bugünkü bilgilerimle geriye doğru dönersem, Ferhat'la Şirin'in aşkı evet sorunluydu. Çünkü hayatlarını tek bir konuya endekslemişlerdir. Oysa hayat çok dallıdır. Yalnızca bir kişiye duyulan inanılmaz aşkın üzerinde sağlıklı aşkı bulmak için insanın kendini ve çevresini de sevmesi gerekir.

      Aşk gerçekten sevdiği kişiye kavuşamamak mı?
      Kişi sevdiği kişiye kavuşamazsa aşk acısı çeker. Psikolojik olarak arzu ve isteklerini gerçekleştiremez. Kavuşamamaya aşk diyemeyiz, insana acıdan başka bir şey vermez.

Aşk seksin estetiğidir
      'Aşk dediğiniz şey, seksin estetik biçimidir' der bir düşünür. Yani seks, temelde bir amaçtır. Aşk da o amaca ulaşmak için kullanılan psikolojik tutkunun adıdır. Orada bir haz duygusu var. Bu haz duygusunu, duygularla karıştırıp adına aşk diyebiliriz. Yaşamda hiçbir şey dengede değildir. Aşık oldunuz, duygularınız var. Her şey çok güzel gidiyor. İşin içine seks girdi. Beden sıvıları girdi. Kişiyi nefret ettiren bir koku duydunuz. Ne oldu? Olmadı, ilişki bitti.

Kaynak: Sabah




Google